Karadeniz'de hamsinin fiyatı 25 TL’ye dayandı

Marmara ve Karadeniz’de balığın az olması, Ege’deki balık fiyatlarının artmasına neden olurken, Karadeniz hamsinin fiyatı 25 TL’ye dayandı. Marmara ve Karadeniz'de balığın az olması, Ege'deki balık
...

Artık lop et de ithal edilebilecek

Canlı hayvan ve karkas etten sonra şimdi de kemiksiz et olarak bilinen lop et ithalatına izin çıktı. Ancak sektör yetkilileri tepkili. Hem lop etin denetimi
...
Anasayfa | ANASAYFA | Gıda ve Sağlık Haberleri | İçecek sektöründe ‘premium’ ürünlere ilgi artıyor

İçecek sektöründe ‘premium’ ürünlere ilgi artıyor

Bu konu tarihinde yayınlandı  258 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
İçecek sektöründe ‘premium’ ürünlere ilgi artıyor

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri İpek İşbitiren, daha doğal ya da besleyici tada sahip olma iddiasında olan premium ürünlere ilginin son dönemde arttığını söyledi. İşbitiren, “Bu da üreticiler için ısıl olmayan işleme teknolojilerini gündeme getirmiştir. Bu teknolojilerin kullanımının yaygınlaşması öngörüler arasındadır” diye konuştu.

Markaların; tüketicilerin doğal, sağlıklı, besleyici özellik taşıyan ürünlere olan olumlu yaklaşımını görmeye başladığını ifade eden İşbitiren, bu özelliklere sahip daha çok ürünün piyasaya sürülmesini beklediklerini söyledi.
İpek İşbitiren ile Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen sektörden yerli yabancı uzmanların katıldığı Juiceful Istanbul Summit etkinliği sonrası sektördeki son gelişmeleri, trendleri konuştuk.

Özlem As


Juiceful İstanbul etkinliğinde öne çıkan gündem başlıkları nelerdi?

2010 yılından beri her sene düzenlediğimiz Juiceful Istanbul Summit bu sene 25 Mayıs’ta 170 profesyonelin katılımı ile başarıyla tamamlandı. Yabancı ve yerli tüm konuşmacılar birbiri ile örtüşen konularda sunumlar yaptılar ve soruları yanıtladılar. Ne güzel ki, konuşmacılar katılımcılardan, katılımcılar konuşmacılardan öğrendi diyebiliriz.

Sürdürülebilirlik, toprak ve iklim değişikliği, meyve suyu-sağlık ilişkisi, tüketici yönelimleri, yeni teknolojiler, son dönem yapılan bilimsel çalışmalar, enerji verimliliği, otantisite kontrolü, Dünya’da ve Türkiye’de güncel yasal değişiklikler, Endüstri 4.0 ve etkileri üzerinde durulan konularımız oldu.

Görüldüğü üzere, endüstriye etki eden ve edecek teknik gelişmelerin yanısıra, ileriki günlerde MEYED olarak üzerinde aktif çalışacağımız BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (UN Sustainable Development Goals) ile ilintili üst başlıkları gündeme aldık.

Juiceful İstanbul'da konuşmacıların önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri ne yöndeydi?

Zirve konuşmacılarımız bu sene çok çeşitli konularda öngörülerini dile getirdiler. Bunlardan ilki tüketici bilincinin artmasıyla birlikte firmaların sürdürülebilirlik anlayışını yeniden belirleyeceği oldu. Artık bu kavram sadece bir sosyal sorumluluk projesi olmaktan öte tüketicilerin çevrelerine pek çok alanda sahip çıkmaya başlamaları ve marka tercihlerinde ürünün işlevselliğinin dışında kriterlere de dikkat etmelerinden dolayı şirketler için stratejik bir alana dönüşmüştür.

Gündeme gelen diğer bir konu ise tüketicilerin bilimsel doğruluğu olan bilgiye ulaşımı sağlanmasıyla meyve suyu sağlık ilişkisinin daha iyi anlaşılabileceğidir. Bugün var olan bilgi kirliliğinde dahi tüketiciler, Türkiye’de meyve suyu için ‘sağlıklı’ ve ‘vitaminli’ gibi olumlu tanımlamalar yapmaktadır. Markalar tüketicilerin doğal, sağlıklı, besleyici özellik taşıyan ürünlere olan olumlu yaklaşımını görmeye başlamıştır ve bu özelliklere sahip daha çok ürünün piyasaya sürülmesi beklenmektedir.

Daha doğal ya da besleyici tada sahip olma iddiasında olan 'premium' ürünlere ilgi son dönemde artmıştır. Bu da üreticiler için ısıl olmayan işleme teknolojilerini gündeme getirmiştir. Bu teknolojilerin kullanımının yaygınlaşması öngörüler arasındadır.

Endüstri 4.0’ın hayatımıza girmesiyle birlikte gelecekte daha fazla bilgi ve iletişim paylaşımı olması beklenmektedir. Kalite ve çeşitlilikte artışların yanı sıra bireysele yönelik çözümler de artabilecektir.

Meyve bahçeciliğine yönelik yatırımlar ne durumda?

Meyvecilik geleceği parlak, karlı ve aslında zaruri bir yatırım alanı. Ülkemizde halihazırda geçimlik meyvecilik tercih edildiği için, bu alanda gerekli ilerleme kaydedilemiyor. Meyvecilikteki potansiyeli kazanca dönüştürebilmek için; sinai şirketlerin kurulması, uygun havzada ve büyük ölçekte, ihtiyaç duyulan cins ve çeşitlerde meyve üretimi yapılması gerekiyor. Yatırım alanı arayışındaki iş adamlarının ve şirketlerin bu alana yönlendirilmesi bu aşamada büyük önem taşıyor.
Burada sanayici kadar endüstrinin başlangıç noktası olan çiftçinin bilinçlendirilmesinin altını çizmek isterim. Tedarik zincirinin ilk halkası olarak, sonraki tüm süreci kalite, fiyat, tercih görme gibi pek çok açıdan etkilemektedir. Bu bağlamda teşviklerin, direkt çiftçiye olması yerine üretime dayalı olması önemli bir çözüm yolu olarak gözükmektedir. Çiftçinin toplulaştırmaya yaklaşımının pozitife çekilmesi için çok yönlü çalışma yapılmalıdır. Üreticiler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, ihracatçılar bu süreçlerde ortak bilinç ile hareket edebilmelidir. Yatırımlar değerlendirilirken, satılabilir ürünün ne olduğu pazarda çok iyi araştırılmalı ve yatırıma esas olmalıdır.

Mevsim koşulları vs sektörün hammadde teminini etkiliyor mu?

Meyve suyu sektörü hammaddesi tarıma dayalı bir sektördür ve tarımsal faaliyetler doğal koşullardan etkilenmektedir. Bu koşullar arasında sıcaklık, rüzgar ya da yağış gibi faktörleri sayabiliriz. Bu faktörlerin yol açtığı don, kuraklık gibi olumsuzluklar üretimi, dolayısıyla hammadde sıkıntısını doğurmaktadır. Ancak 2016 yılı meyve ve sebze üretiminde artışların görüldüğü bir yıl olmuştur.

Sektörün son durumunu rakamlarla aktarır mısınız?

2016 yılında Türkiye pazarında tonaj bazında bir miktar daralmalar olsa cirosal bazda artışlar devam etmiştir. 2017 yılı için 2016 yılının üzerinde bir büyüme beklemekteyiz.
2016 yılında meyve suyu ve benzeri ürünler kategorisinde bir önceki yıla göre en çok büyüme yüzde 4,2 ile meyveli ve aromalı içecekler segmentinde görülmüştür. %100 meyve suyu ve nektarları pazarında ise yenilikçi ürünlerle büyüme yaşanmıştır. %100 meyve suları ile ilgili yenilikler özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın Okul Kantinlerinde Satılacak Gıdalara İlişkin Genelgesi’ni takiben görülmeye başlanmıştır. Birçok meyve suyu üreticisinin piyasaya 200 ml 100% meyve suyu ürünü sunması ile hem marka çeşitliliği artmış hem de 100% porsiyon paketlerdeki satış yaklaşık üç katına çıkmıştır. Meyve nektarları kategorisindeki yenilik ise kahvaltılık, atıştırmalık olarak konumlanan karışık meyve nektarlarından gelmiştir. Bu kategori de bu yıl hızlı büyüme göstermiştir ve 2017 yılında da büyümesini beklemekteyiz.

Öte yandan meyve suyu sanayinin Türkiye’nin ihracat başarısında da ciddi rolü vardır. Son 5 yıl içinde büyüme kaydetmiş ve 183 milyon dolarlık rakamlara ulaşmıştır. Türkiye meyve suyu sanayi her zaman dikkat çekici ölçüde dış ticaret fazlası vermektedir ve ileriki dönemde de yüksek ihtimalle dış ticaret dengesinin ihracat lehine gelişeceğini öngörüyoruz.

Sektör tüketimde istediği rakamı yakaladı mı?

Türkiye’de kişi başına düşen meyve suyu ve nektarı tüketimi her geçen yıl artıyor olsa da henüz Amerika ve AB ortalamalarıyla kıyaslandığında oldukça düşük seviyelerdedir. Kişi başına düşen ortalama yıllık meyve suyu ve nektarı tüketim miktarı 9 litre civarındadır. Bir diğer deyişle, haftada 1 bardak bile meyve suyu veya nektarı tüketmiyoruz. Buna karşılık Avrupa’da kişi başına düşen yıllık ortalama meyve suyu ve nektarı tüketimi 22 litre civarındadır. Hatta Avrupa ve Dünyadaki gelişmiş pazarlarda tüketim oranları, bu ortalamanın da oldukça üzerindedir. Örneğin Kanada’da 42 litre, Almanya’da tüketim 29 litre, Finlandiya ve Hollanda 28, Avusturalya ve Fransa’da 23 litre civarındadır.

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır