PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bal hasadı



TABİATCI
09.10.08, 13:43
Sitedeki müracatlardan ve şahsımında gerekli gördüğü bazı ayrıntıları burayı aktarmayı uygun gördüm. buradaki uygun gördüğüm görüşler,hem arıcılarımız hemde tüketicilerimizin bilgisine sunuyorum.

Dünyada yapılan bütün işler,akla ve ilme dayanır. Bu sitenin Arıcılıkla ilgili uzmansel danışmanı olmam itibariyle bana göre "Bal hasadı" arıcılıkta en önemli konulardan birisini işgal eder.

Bal Hasadında arıcının bilgisi,becerisi vetecrübesi büyük önem taşır. Arıcı bal hasadından önce gerekli alet ve ekipmanlarını temizleyerek steril hale getirmek zorundadır. Öreğin Bal fırçasını, eldivenlerini, sağım makinalarını güzelce yıkayıp,metal aletleri uygunsa çamaşır suyuyla temizlemeli, gerekirse pürmüz kullanmalıdır. Bal konulacak depolar temiz,havadar yabani arı ve fare girmeyecek şekilde dizayn edilecektir.Kapı önlerine böcek girişini önlemek için bir karton yada mukavva üzerine yapışkan sürülecektir.Bal hasadında acele edilecek yağmacılığa meydan verilmeyecek,bu tehlike görülürse hasat bırakılacaktır.Unutmamalıdırki her işte hassas ve titiz davranılması başarıyı artıracaktır. Genellikle sakin ve bol bal verimli arı ırklarıyla çalışılacak, hayvana zarar vermekten kaçınılacaktır. Fazla gürültü yapmak ve körük sıkmak hem arıyı hırçınlaştırır, hırçınlaşan arı hem arıya, hemde çevreye zarar verebilir.

Körük kullanırken öncelikle bala zarar verecek yakıtlara dikkat edilmelidir. tezek kaba talaş tiplerinden kaçınınız.Özellikle tezeği kullanmak balda kalıntıya ve hoş olmayan kokuya sebep olabilir. Mümkünse Çam kozası, kekik ve ceviz yaprağı kullanınız. Bunları dahi kullanırken enaz düzeyde kullanınız. Bu itibarle çevrenizdeki tecrübeli arıcılardan bilgi ve yardım isteyiniz. Petekli ballarda mümkün mertebe çift poşet kullanınız ve Mum Güvesi için önceden mutlaka önlem alınız.

Depolarda ve ballıklarda Naftalin kesinlikle kullanmayınız. Tüketicilerede önerim Naftalinli balı kesinlikle almayınız. süzme balları mümkünse cam kaplarda ve oda sıcaklığında muhafaza ediniz. Hasattan sonra ortaya mum,bal kalıntısı ve kavara bırakmayınız. Hasattan önce zayıf koloni deliklerini daraltınız. Şayet siyah kavaralar arıya yalatılacaksa,arılıktan en az 1,5km uzaklıkta ve insansız bir bölgede yapılmalıdır. Yada hassas davranılarak kuvvetli kovanların ballıkla kuluçkalık arasına ana arı ızgarası konularak verilmelidir.

Tüketicilerimize esmer ve polenli balı tercih etmelerini öneririm. Şayet sadece polen acıysa,balla karıştırıp yenmesi tavsiye edilir.Ayrıca süzme balın süt yada şeker yerine çayla karıştırılıp içilmesi sağlık açısından son derece yararlıdır.

Donan yada kristalize olan balları atmayınız. Bunları sıcak suda ısıtarak yada kalorifer üzerinde ısıtarak değerlendiriniz. Balı +5 derece üzerindeki ortamlarda muhafaza ediniz ve Plastik veya aliminyum kaplara koymayınız. Şayet balın mumunu sevmiyorsanız, bir kaşıkla ortayı sıyırıp tüketiniz.Unutmayızki mum genç arıların bal salgısıdır. Çocuklarınıza bir bardak süt içerisine katacağınız 1 kaşık bal uykudan önce verilecek en güzel gıdadır.

Hepinize sağlıklı ve hayırlı ömürler dilerim esen kalınız.

selsarac
09.10.08, 15:20
Sayın Tabiatçı,
Sitemizde, bilgi paylaşımında yanımızda olmanız bizi memnun ediyor. Çünkü tüm üyelerimiz bilmeliler ki arıcılık konusunda kimolursa olsun, ne sorunla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar size sorunlarını aktarıp bilgi alabileceklerini biliyor olmalılar. Bu nedenle tekrar Teşekkürler.

Hatta eğer arı iğnesine alerjim olmasa 4 kovan alıp tekrar başlama hevesim dahi geldi ama yine de korkum beni engelliyor. Bazıları evinde akvaryum ile vakit geçirmeye uğraşıyorlar. Halbuki yerleri müsait olanlar 1 kovanla başlayıp devam ederlerse göreceklerdir ki arı kovanı ile ilgilenmek tarif edilmez bir mutluluk veriyor insana. Sizcede öyle değil mi?

TABİATCI
09.10.08, 16:13
Sn saraç:Aynen öyle çok zevkli bir iş,Ayrıca arının Tabiat'a ifade edilmez faydaları var.Mükemmel bir hayvan,içine girdikce anlatılmaz bir haz duyuyorsunuz.Ayrıca sofranızda bal gibi bir nimet oluyor.Bir Hasta ve ahbap ziyaretine ufak bir miktar bal götürüyorsunuz.Emin olun en kıymetli hediyeden daha makbul'e geçiyor.Cebinizden harçlığınız hiç eksik olmuyor.Çevremden bana gelipde yardımcı olmadığım insan yok! Ne olacak işte geldim,gidiyoruz.Bana bunu öğretenler şu an 80 kusur yaşında hala bir kaç kovanları var.Tavsiye ederim.

selsarac
09.10.08, 18:01
Bende arılarla uğraşmak istiyorum ancak arı sokmasının bende oluşturduğu alerjiyi nasıl önleyeceğiz? benim 4 tane kovanım vardı ki tam işin başında bu alerji ortaya çıktı ve bıraktım. Ama arıcılık uğraşı hep hayalimde kaldı...
Ben de imkanları olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. İnanılmaz zevkli bir faaliyet...

TABİATCI
10.10.08, 07:14
Sn Saraç : Arı sokmasından dolayı alerji olmasının çeşitli türü mevcut.Şayet sadece şişlik ve kızarıklık oluyorsa zamanla vücut bağışıklık kazanıyor endişe etmeyiniz.Eğer sokma anında hemen kızarıklık vucutda anormal kaşıntı,özellikle ayaklarda veyüz bölgesinde kızarıklık ve kaşıntı ve ilerisinde bulantı,titreme ve baş dönmesi,ateş varsa iş tehlike demektir.Ayrıca alerji durumu sokulan yer ilede alakalıdır.Mesela boyun damarı ve beyne yakın ana damarlar daha çabuk etkili ve tehlikelidir.Ancak el üstü parmak uçları fazlaca etkisi yoktur.Tecrübelerime dayanarak buradan bir hususuda anlatmak istiyorum.Lütfen teleşa kapılmayınız.Bal arısı sokmasında alerji olanların%80 oranında gizli şeker yada şeker hastası olduğu veya kalp ve damar hastası olduğuortaya çıkıyor.Böyle tesadüfen denk gelipde kendilerine izah etdiğim ve tedavi olanlar mevcut.Ayrıca sizin gibi alerji olupda şu an arıcılık yapanlar var.Onuda izah edelim.Elİn üst bölgesine yakalanan arı ilk önceleri,hafifce sokmalar.İlk sokmadan sonra iki gün beklenecek,daha sonra aynı küre 5 kez devam edilecek 2'şer yada 3'er gün arayla (yani vucudun bağışıklık sistemi kazandırılecek)şayet durumda düzelme varsa,istediği yerden soksun.Yok eğer alerji devam ediyorsa;kesinlikle arıya yanaşmayınız.Bal arısı sokmalarında ilk işlem iğnenin temizlenmesidir.Ne diyelim hayırlısı olsun.Esen kalınız.

selsarac
10.10.08, 17:39
Benim durumum anlatmış olduğunuz ikinci duruma tıpatıp uyuyor. Tek bir arının ayak bileğimin üzerinden sokması sonrasında, 1 saat içinde acile zor yetiştirildim ve gittiğim zaman tüm bedenim şişmişti ve müthiş bir titreme vardı. İki tane iğne yapılınca 15 dakikada düzeldim.

İşin enteresan tarafı bütün acildeki doktorlar istanbulda arıyı nerden buldunuzda.... diye bize gülüyorlardı. Bana arı kovanlarında yardım eden arkadaşı 6 yerinden arı soktuğu halde onda bir değişiklik yoktu. O etkilenmedi ve beni hastaneye o yetiştirdi.

Netice olarak arı uğraşı, benim için galiba hayalden öteye gidemeyecek...

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

TABİATCI
13.10.08, 08:14
O zaman Size önerim,mümkün mertebe bal arısı dahil tüm arı cinslerinden uzak durmanız ve mümkünse piknikde ve açık alanlarda üzüm, kavun karpuz ve et gibi gıdaları yerken dikkatli olmanız.Tabi bu önerim tüm insanlarımız için geçerli.sağlıklı ve hayırlı bir ömür dileğimle, esen kalınız.

ubeyd
13.10.08, 08:24
Sayın Tabiatçı Bal hasadı yapılırken,üreticilerimizin bir kısmında bir kanat var kovan içersindeki mevcut balın hepsini almak.Kışın arıların beslenmesi için daha ucuz olan arılara kek ve dondurulmuş şekerli maddeler koymak.Bunun bir sakıncası var mı.Yani balın bir kısmını arıların kışlık beslenmesi için bırakılmalımı.Yoksa balın hepsini alıp onun yerine ucuz kek ve benzeri maddeler koyabilirmiyiz.Birde bal koymamız gerekiyorsa normal bir arı kolonisi için kışlık beslenmesi için kovan içersinde ne kadar bal kalmalı.Selamlar.

TABİATCI
13.10.08, 14:01
Üstat:Malesef arıcılarımız arıyı soyup,soğana çeviriyorlar.Ondan sonrada ucuz balla kek yapıp,arıya yediriyorlar. hatda bazı arıcılarımız bal yerine Glikoz ve Mısır şurubu kullanıyorlar.Şu an piyasada bulunan pudra şekerlerinde mutlaka en azında %2 oranında Nişasta var.Buda arıya zarar veriyor.Kovan içinde arıya yeterince bal bırakılması şart.Buda yöreye göre değişir.Bal sadece arı beslenmesi için değil,Kolonininde varlığı için mutlaka elzem,çünkü bal sadece besin maddesi değil; Arı için ısı ve enerji kaynağı,Arı Kışın Bal üzerinde halka oluşturuyor,Balın olmaddığı yere,bazen polen bile koymuyor.Kuluçkalıkta bal varken Güz ve Bahar ayları Kekle beslemek uygun,iAncak yapılacak Kekde l Oran Çİçek süzme çiçek balı,4 Oran Öğütülmüş Pudra şekeri.Çünkü Sonbahar ve İlkBaharda yapılan şuruplamalar özellikle Orta Anadolu veDoğuda Nem ve Rutubet yaparak zarar veriyor.Hatda dahada ileri gidelim Geç bahar donlarıyla erken verilen şuruplar donarak, yavru ölümlerine ve yavru çürüklüğü hastalığı için ortam hazırlıyor. Özellikle Sonbaharda arıların boş peteklerinin alınarak daraltılması ve gazete kağıdı konması arının bal tüketiminde tasarruf sağlıyor.Benim görüşüme göra Orta Anadoluda enaz 7 çıta bal bırakılması gereklidir buda 17-ile 20 kg arsında değişir.Tabi bu bal arısının kuvvetine göre değişir kuvvetli arı daha az bal tüketir.Ege ve Akdenizde bala ihtiyaç azalır;
Ancak ordada rüzgarlı gidilen havalarda arının yavru sökmemesi için, Kovan içerisinde kek'in eksik edilmemesi gerekir.Bu arada Vorava ilaçlaması yapıldıktan sonra kalan balların alınmaması ve mutlaka arıya yem olarak verilmesi önerilir.Yardımcı oldumsa ne mutlu. esen kalınız.