Istanbul Altin Rafineri
Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

Meyvecilik kategorisinde ve Bağcılık forumunda Bağ Zararlıları ve Hastalıklar başlıklı konuyu görüntülüyorsunuz.=>
Bağ Zararlıları ve Hastalıklar Bağ Küllemesi, Mildiyö, Ölü Kol Hastalığı, Kurşuni Küf, Bağ Kanseri, Maymuncuk, Salkım Güvesi ve benzeri hastalık ve zararlılara karşı yapılması gerekenler. Bağ Küllemesi Bağ hastalıkları arasında ...

  1. #1
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    3,445
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    1
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Bağ Zararlıları ve Hastalıklar Bağ Küllemesi, Mildiyö, Ölü Kol Hastalığı, Kurşuni Küf, Bağ Kanseri, Maymuncuk, Salkım Güvesi ve benzeri hastalık ve zararlılara karşı yapılması gerekenler.

    Bağ Küllemesi

    Bağ hastalıkları arasında en fazla bilinen ve en sık görülenidir. Hastalığı bir tür fungus (mantar) meydana getirir. Hastalık omcanın bütün yeşil organlarında görülebilir. İlk gelişme döneminde genç yapraklarda hastalık güç farkedilir. Yaprağın alt yüzünde yağ lekesine benzeyen, üst yüzünde renk açılması gösteren belli belirsiz tekeler oluşur. Yaprak yaşlandıkça normal parlaklığını kaybeder, kalınlaşıp gevrekleşir. Daha ileri dönemde yaprak yüzeyinde kirli beyaz renkte kül serpilmiş gibi lekeler oluşur ve kenarlarından içe doğru kıvrılır. Hastalığa erken yakalanan tane büyüyüp gelişemez, olgunluğa yakın dönemde hastalığa yakalanırlarsa danelerin çatladığı, çekirdeklerin dışa doğru çıktığı görülür.
    Çubuklar üzerindeki lekeler, yeşil dönemde iken siyahımsı, sonbaharda odunlaşmış dönemde ise kahverengimsidir. Hastalık Türkiye'nin hemen her yöresindeki bağ sahalarına yayılmış durumdadır. Mücadelesi yapılmadığı zaman büyük oranda ürün kaybına yol açar ve omcayı zayıflatarak bir sonraki yılın ürününü de etkiler.


    Mücadelesi
    Hastalıkla mücadelede kültürel önlemler önem taşır. Kısa budama ile omcaların çubuk ve tomurcuk pullarında kışı geçiren mantarın zararını bir ölçüde hafifletmiş oluruz. Omcaların havalanmasına ve güneşlenmesine imkan veren budama şekliyle de hastalığın şiddetini azaltma şansı yaratılmış olur.

    İlaçlı Mücadelesi
    Külleme hastalığına karşı ülkemizdeki farklı bölgelere göre ilaçlama sayıları değişmekle beraber, genellikle yılda iklim şartlarına bağlı olarak, 3-5 arasında olmaktadır.
    Birinci İlaçlama: Çiçeklenmeden önce ve sürgünlerin 20-25 cm. boya ulaştığı devrede yapılmalıdır.

    İkinci İlaçlama: Çiçek taç yapraklarının döküldüğü ve korukların saçma tanesi iriliğine ulaştığı devrede uygulanmalıdır.

    Üçüncü ve diğer ilaçlamalar kullanılan ilacın etki süresine bağlı olarak 1 hafta ya da 10 gün aralar ile hastalığın durumuna göre yapılmalıdır. İlaçlamalarda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının il, ilçe ve köylerdeki ilgili uzmanlarına danışılarak hangi ilacın kullanılacağı öğrenilmelidir. Bu uzmanların Teknik talimatlarla dayanarak yapacağı tavsiyeler doğrultusunda davranılmalıdır.

    Bağ küllemesi ile mücadelede kükürtün yanı sıra kullanma izni olan bazı sistemik ilaçlar kullanılabilir. Kükürt toz olarak bulunabileceği gibi suda eriyebilir nitelikte olanlar da vardır. Toz kükürt kullanılacak ise sabah erken saatlerde yahut akşam üzeri atılması uygundur.
    Sistemik ilaçları sık sık ve birbiri ardı sıra bilinçsizce kullanmak bazı durumlarda sakıncalı sonuçlar doğurabilmektedir. İlgili tarım kuruluşlarından bilgi alınmalıdır. En iyisi bir kez sistemik ilaç kullanılmışsa arkasından gelen ilaçlama kükürtle yapılmalı ve ilaçlamalar münavebeli sürdürülmelidir.

    Mildiyö

    Bağcılar arasında Pronos diye bilinen bir fungal (mantari) hastalıktır. Daha çok yağışlı ve rutubetli ilkbahar ve yaz başlangıcında dikkati çeker. Kurak bölgelerde ve yörelerde pek görülmez. Ülkemizde, külleme hastalığı gibi her yıl görülen bir hastalık değildir. Ancak görüldüğü yıllarda ve yerlerde mücadelesi yapılmazsa çok büyük ürün kayıplarına yol açar. Asmanın her türlü yeşil organını (yaprak, sürgün, salkım, sülük) hastalandırabilir. Sürgünler 25 cm boya ulaşınca hastalık önce yapraklarda dikkati çeker. Başlangıçta yaprak bir yağ lekesi görünümünde olan lekelerin bir süre sonra alt yüzünde beyaz bir küf örtüsüyle kaplandığı görülür. Bu kısımlarda yaprak rengi sarımtıraktır. Lekeler zaman geçtikçe büyür orta kısımları kızarır kurur ve dökülür. Sürgünler de bazen hastalığa yakalanır. Hastalık şiddetli olursa sürgünleri kurutabilir. Çiçek salkımlarının hastalığa yakalanmaları sıkça görülür. Böyle çiçek salkımları bembeyaz bir küf örtüsüyle kaplanır ve sonuçta kururlar. Daneler ise külleme hastalığında olduğu gibi çatlamaz sadece suyu çekilir, buruşur ve adeta meşinleşir.

    Mücadelesi
    Kültürel Önlemler
    Özellikle hastalığın art arda görüldüğü yıllarda ve yerlerde yere dökülmüş hastalıklı yaprakları ve omca üzerinde hastalıklı kısımları toplayıp imha etmek bir sonraki yıl için yararlı olur.

    İlaçlı Mücadele
    Bugün ülkemizde bu hastalık için geliştirilmiş tahmin ve uyarı sistemi ile uygulamaların yapıldığı bölgeler olduğu gibi klasik mücadelenin uygulandığı yöreler de vardır. Tahmin ve uyarı sistemine ileriki sayfalarda yer verileceği için burada klasik mücadele biçimine değinilecektir. Hangi sistem uygulanırsa uygulansın mücadeleye hastalık görülmeden önce başlamak esastır. Bu bakımdan genellikle sürgünler 20-25 cm. boya ulaştığında 1. ilaçlamayı yapmak gerekir. 2. ve daha sonraki ilaçlamalar için yörede hastalığın görülüp görülmediğine ve havanın yüksek orantılı nemli, yağışlı ve çiğli olup olmadığı dikkate alınarak karar verilir. Hastalığın çıkışı için uygun koşullar varsa ilaçlamalara devam edilmelidir.

    Bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kitle haberleşme araçları ile yaptığı duyurular dikkatle izlenmelidir. Mildiyöye karşı bordo bulamacı veya ruhsatlı diğer hazır ilaçlar koruyucu olarak kullanılabilir. İlaçlamalara nem ve yağış devam ettiği sürece devam edilmelidir.

    İlaçlamalarda dikkat edilmesi gereken husus pülverize edilen ilacın, omcanın bütün yeşil aksamını ve özellikle de yaprakların alt ve üst yüzeylerini ince zerreler halinde tam olarak kaplamasını sağlamaktır.

    Bağlarda Ölü Kol Hastalığı
    Bağlarda görülen fungal (mantari) hastalıklardan biridir. Omcanın bütün yeşil kısımlarında görülebilir. Ancak daha çok sürgünlerde dikkati çektiği için, bir sürgün hastalığı olarak bilinir. Bu yüzden bazı yörelerde sürgün kuruması olarak da anılır. İlkbahar veya yaz başlarında sürgünler üzerinde önceleri siyah lekecikler halinde görülür. Daha sonra da birleşip genişleyen bu lekeler yüzeyde çatlak ve yaralar meydana getirir. Bu belirtiler sürgünlerin daha çok dip kısımlarında ilk 5 boğuma kadar olan bölgelerde yoğunlaşır. Yapraklar ise sararır buruşur ve parçalanır. Daneler üzerinde de yuvarlak siyah lekeler meydana gelir. Sonbahara doğru hastalığa yakalanmış çubuklar beyazlaşarak hastalık için çok tipik olan bir görünüm alırlar.



    Mücadelesi
    Kültürel Önlemler

    Asmalarda budama ve temizleme işleri zamanında yapılmalı hasta sürgünler dipten kesilerek bağdan uzaklaştırılmalıdır. Budama artıkları bağın içinde bırakılmamalı mutlaka imha edilmeli, yakılmalıdır.

    İlaçlı Mücadele
    Kış İlaçlaması
    Budamadan sonra gözler uyanmadan hemen önce yapılmalıdır.

    Yaz İlaçlamaları
    1. İlaçlama:
    Sürgünlerin 2-3 cm boya ulaştığı devrede
    2. İlaçlama: Sürgünlerin 8-10 cm boya ulaştığı devrede
    3. İlaçlama: Sürgünlerin 25-30 cm boya ulaştığı devrede yapılmalıdır.
    Kış ilaçlamalarında %4'lük bordo bulamacı veya ruhsatlı kışlık ilaçlar kullanılabilir. Yaz ilaçlamalarında da yine bu hastalık için ruhsatlı ilaçlardan biri seçilerek kullanılmalıdır.


    Kurşuni Küf



    Kurşuni küf hastalığı sadece bağda değil çok sayıda bitkide görülmektedir. Hastalığı bir tür fungus (mantar) meydana getirir. Ilıman ve serin, yağışlı iklimler hastalığı teşvik ederler. Hastalık daha çok üzümlerin olgunlaşma dönemi ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Özellikle hasadı sonbaharda olan çeşitlerde daha da önem kazanmaktadır. Hastalıklı taneler üzerinde yuvarlak açık kahverenginde lekeler oluşur, bu lekeler parmakla bastırılacak olursa, kabuğun üzümün etli kısmından kolayca ayrıldığı görülür. Kurak havalarda bu taneler kururlar. Nemli ve yağışlı havalarda ise taneler yarılır, içindeki tatlı su dışarı çıkar, ve bunların üzerinde kurşuni renkli küf tabakası oluşur. Küf zamanla salkımın her tarafını kaplar. Salkım güvesinin, dolunun ve kuşların yol açtığı yaralar hastalık için kolay birer giriş yoludur. Kurşuni küf bağda, depoda ve nakliyat sırasında üzümün kalitesini düşürür





    Mücadelesi

    Kültürel Önlemler
    Bağlarda aşırı azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır. Asmalarda güneşlenme ve havalanma iyi bir şekilde sağlanmalıdır. Salkımlarda yaralanmalara meydan verilmemelidir. Özellikle salkım güvesi mücadelesi çok iyi gerçekleştirilmelidir.

    İlaçlı Mücadele
    İlk ilaçlama, tanelere ben düşme zamanında yapılmalıdır. Diğer ilaçlamalar ilacın etki süresi bitince yinelenmelidir. Son yapılan ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken gün sayısı dikkate alınarak mücadeleye son verilmelidir. Bu süre, ilaçların üzerindeki etiketlerinde yazmaktadır. Hasat bu süreden önce yapılmamalıdır.
    Bağ Kanseri

    Bu hastalığı bir tür bakteri meydana getirmektedir. Bağcılık yapılan hemen her ülkede görülen bu hastalığa ülkemizde Orta Anadolu bağlarında daha sık rastlanmaktadır. Ege Bölgesi?nde ise soğuk ve don olaylarının fazlaca görüldüğü kesimlerde dikkati çeker.

    Bağ kanseri, fidanlıklarda, asma fidanlarının aşı yerlerinde ve köklerinde omcalarda ise toprak üstü kısımlarında, fındık veya ceviz büyüklüğünde tümörler şeklinde görülür. Tümörler yeni meydana geldiğinde yuvarlak, yüzeyleri düz, renkleri açık kahverengi ve yapıları yumuşaktır. Eskidikçe renkleri esmerleşir ve yüzeyleri çatlayarak girintili çıkıntılı bir hal alır. Adeta karnabahar çiçeğini andırır.


    Kanserle bulaşık fidanlar iyi gelişmezler ve bu fidanlarla tesis edilen bağlar hastalıklı olur. Yıldan yıla şiddetini arttıran hastalık asmaları zayıflatır, ürün miktarı düşer ve sonunda asmalar kurur.

    Mücadelesi
    Kültürel Önlemler
    Fidanlık toprağının bu hastalıkla bulaşık olması en önemli husustur. ?üpheli fidanlıklardan köklü fidan ya da aşı kalemi alınmamalıdır. ?üpheli hallerde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ilgili kuruluşlarının tavsiyeleri doğrultusunda dezenfekte edilmesi gerekir.

    Kanser, eğer fidanlıkta değil de bağda görülmüş ise ilaçlama ile birlikte koruyucu önlemler almak gerekir. Hasat sonrasında Ağustos Eylül aylarında önce tümörler bağ bıçağı ile sağlam dokuya kadar derinleşerek çıkarılır ve temizlenir. Sonra yara yerlerine %5'lik göztaşı eriyiği sürülür daha sonra bitkisel katranla yara yeri örtülür.

    Koruyucu önlem olarak da budama, don ve dolu yaralarından olabilecek bulaşmaları önlemek için bu gibi olaylardan hemen sonra bağlar %3'lük bordo bulamacı ile ilaçlanmalıdır.
    Bağ Zararlıları

    Maymuncuk
    Maymuncuklar genellikle siyah veya koyu kahverenkli 5-15 mm boyunda böceklerdir. Vücutlarının üzeri yaldızla kaplı veya çizgilidir. Ağız parçaları kısa ve geniş hortum şeklindedir. Yurdumuzda bölgelere göre zaman zaman yoğun olarak bulunmakla beraber daha ziyade kumsal ve taban yerlerde tesis edilmiş olan bağlarda her yıl ve yer yer görülürler.

    Maymuncuk erginleri ilkbaharda gözler uyanmağa başladığı zaman kışladıkları yerden çıkarak kabarmakta olan gözleri genç aşıları, filizleri daha sonraları yaprakları yemek suretiyle zarar yaparlar. Yoğunlukları fazla olduğunda gözlerin uç kısmından başlayarak taban kısmına kadar tamamen yediklerinden, zarar yaptığı omcalar yeşermezler.
    Böyle bir bağa uzaktan bakıldığında don vurmuş bir bağ gibi, görünür. Maymuncuklar gözlerden başka olgun yapraklarda da beslenirler. Yaprakların kenarlarını yarım yuvarlak şekiller meydana getirecek şekilde, damar aralarını genişçe, muntazam sadece yaprak damarları kalacak şekilde yemek suretiyle de zararlı olurlar.

    Larvalar (kurtlar) omcaların kökleri ile beslenirler. Yoğun larva hücumuna uğrayan omcalar kurur veya cılız kalıp verimden düşer. Özellikle yeni kurulmuş bağlardaki zararları önemlidir.

    Maymuncukların en ekonomik zararı baharda gözlerde meydana getirdikleri zarardır. Özellikle zararlı yoğunluğu fazla ise zarar gören omcalardan o yıl ürün almak mümkün olmaz.

    Maymuncuklar kışı ergin halde toprakta, omca kabukları altında, yere düşmüş yapraklar altında geçirirler. İlkbaharda gözler uyanmaya başlarken omcalara tırmanarak kabaran gözleri, daha sonraları yeni çıkan yaprakları yiyerek beslenirler. Gündüzleri omcaların dibinde, toprakta, omcanın yarık ve çatlaklarında, kabuk altında gizlenirler. Geceleri faaliyete geçerler. Yumurtalarını omcaların dibine veya toprak içerisine bırakırlar. 15-20 gün sonra yumurtalardan çıkan larvalar bitki kökleri ile beslenerek gelişirler. Toprak içerisinde yaptıkları odacıklarda pupa olurlar. Pupa dönemleri genel olarak 20-35 gün devam eder. Çıkan erginler asma yapraklarında beslenirler. Yılda 1-1,5 döl verirler.

    Mücadelesi
    Bağın içinde ve çevresinde zararlının kışlayabileceği barınak yerleri yok edilmeli, bağ otlu bırakılmamalıdır. Ayrıca zararlının omcaya yerden sürünerek tırmanması dolayısıyla, omcaların dallarına yapışkan bir macunun çepeçevre sürülmesi halinde gelen erginler, yakalanır ve bunlar kısa aralıklarla yapılan kontrollerde yok edilebilir.

    Erken ilkbaharda zararlının çıkması muhtemel olan zamanlarda bağlarda gözlemler yapılmalı, zararlının kendisi veya zararı görülür görülmez ilaçlamaya geçilmelidir. İlaçların uygulanmasında omcaların tümüyle ilaçlanmasına özen gösterilmesi, özellikle gözlerin ve kök boğazlarının da ilaçla kaplanmış olması gerekmektedir.

    Bağ Salkım Güvesi
    Salkım güvesi ergini küçük bir kelebektir. Kelebeğin kanat açıklığı 10-12 mm, boyu 6 mm kadardır.

    Ön kanatların zemini gri renkte, üzeri gri-mavi, kahverengi, kızılımsı sarı ve zeytin yeşili renklerle mozaik gibi süslüdür. Arka kanatlar ise gri renkte açık sarı, mavi parıltılıdır. Etrafı saçaklıdır. Yumurta mercimek şeklinde ve çok küçüktür. Larva yumurtadan yeni çıktığında yaklaşık 1 mm boyundadır. Olgun larva ise 9-10 mm boyundadır. Larvanın vücut rengi genellikle sarımsı yeşildir. Koyu renkli üzüm çeşitlerinde beslenen larvanın rengi mor renkte olabilir. Larvanın başı kahve renklidir. Larva her döneminde çok hareketlidir. Rahatsız edildiğinde salgıladığı ince bir iplikle kendini yere sarkıtır.
    Pupa kahve renginde ve boyu 5-7 mm' dir. Beyaz bir kokon içinde bulunur. Salkım güvesi yurdumuz bağlarının tümünde yayılış göstermektedir. Salkım güvesinin 1. döl larvaları salkımın tomurcuk ve çiçekleri, 2. döl larvaları korukları 3. döl larvaları olgun taneleri delip içine girerek beslenir. Tomurcuk çiçek veya tanede beslenen larva oradan çıkıp hemen yanındakine girerek içinde beslenir. Bu şekilde birden fazla tanede beslenir. Bu arada beyaz renkli salgıladığı ipliklerle taneleri birbirine birleştirir. Olgun üzümde beslenme esnasında tanelerde sulanma başladığı için larva bir tane içinde uzun süre kalamaz ve daha fazla yer değiştirir. Bu arada larvanın girip çıkarken deldiği tanelerden akan şekerli su çürüklük meydana getiren mantarların çoğalması sonucu salkımda önemli derecede zarar meydana gelir. Salkım güvesi bu şekilde direkt olarak üründe meydana getirdiği zararla bağların en önemli ve en ekonomik öneme haiz zararlısıdır.

    Ayrıca yaş üzüm ihracatında ambalajlamada sorun olarak karşımıza çıkar. Zarar görmüş üzümlerden yapılan şarapların da kalitesi düşük olur.

    Salkım güvesi kışı omca kabuklarının altında ya da barınabileceği yerlerde pupa halinde geçirir. İlkbaharda uygun orantılı nem ve sıcaklıkta pupalardan kelebekler çıkar. Kelebekler gündüzleri omcanın iç kısımlarında hareketsiz dururlar. Akşamüstü güneş battıktan sonra sıcaklığın 10°C üstünde olduğu saatlerde uçuşmaya başlarlar. Uçuşlar gece yarısına kadar devam eder. Dişiler yumurtalarını baharda çiçek tomurcuklarına, çiçeklere ve çiçek saplarına bırakırlar. Bir dişi 60-70 yumurta bırakabilir. Yumurtalardan 8-10 gün sonra larva çıkar. Yeni çıkan larva bir süre dolaştıktan sonra çiçek kılıflarını delip tomurcuk veya çiçek kılıfı içine girer ve beslenir. Dört gömlek değiştirdikten sonra olgun larva salgıladığı iplikçiklerle bir kokon örer ve onun içinde pupa olur. 1. dölün yaşam süresi 35-40 gün kadardır. 2. döl larvaları korukta; 3. döl larvaları da asmanın olgun üzüm döneminde zararlı olurlar. Bu dönemlerde hava koşulları zararlının gelişme isteklerine daha uygun olduğundan bu döllerin gelişme süreleri daha kısadır. Salkım güvesi genellikle yurdumuzda 3 döl verir. Ancak hava koşulları zararlının isteklerine uygun olan bölgelerde ve yıllarda 4. bir döl daha meydana gelebilir.

    Mücadelesi
    Salkım güvesi larvalarının faaliyeti için sıcaklık ve orantılı nem bakımından omcaların iç ve alt kısımları daha uygun olduğu için salkım güvesi dişi kelebekleri yumurtalarını iç alt kısımlardaki salkımların üzerine bırakılır. Bu nedenle omcayı askıya almak, aralama ve uç almayı omcanın iç kısmını havadar tutacak şekilde yapmak, bağı otlu bırakmamak, kış temizliğine önem vermek zararlının faaliyetini azaltmak bakımından yararlıdır.

    Bugün için salkım güvesi ile en etkin mücadele yöntemi kimyasal mücadeledir. Kimyasal mücadelede en önemli husus ilaçlama zamanının iyi bilinmesidir. Bunun için de Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı kuruluşlarda çalışan Ziraat Mühendisleri ve Ziraat Teknisyenlerince, tahmin-uyarı yöntemi esaslarına göre yapılan incelemeler sonucunda saptanan ilaçlama tarihleri, çeşitli araçlarla üreticilerimize bildirilmektedir. İlaçlamalar için uyarı alındığında görevli elemanların önerdikleri ilaçları, verilen dozlarda kullanmalıdır. Uygulamalarda özellikle salkımların ilaçlanmasına özen gösterilmeli ve ilaçlama günün serin saatlerinde yapılmalıdır.
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  2. #2
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,858
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Unlu Bit

    Ergin dişi oval ve yassı biçimde, 3.5 mm uzunluğunda, 2-2,5 mm genişliğindedir. Vücut rengi sarı veya sarımsı turuncudur. Ancak üzeri un görünümünde beyaz mumsu tabaka ile örtülü olduğu için beyaz renkte görünür.

    Yumurta, uzunca oval şekilde ve sarı renktedir. Yumurtalar beyaz mumsu iplikçiklerden oluşmuş yığınlar arasında kümeler halinde bulunur. Bir kümede 150-200 adet yumurta vardır.

    Larva açık sarı renklidir. Mumsu örtüleri yoktur. Unlu bit asmanın her tarafına yayılarak, yaprak sürgün salkım ve gövdede zarar yapar.

    Bitkinin özsuyunu emerek omcanın zayıflamasına, üründen düşmesine ve sonunda kurumasına neden olur. Unlu bitin salgıladığı tatlımsı maddeler çürüklük yapan mantarların gelişmesine ortam sağlar. Böylece bitki organlarının üzerinde siyah renkli küfler oluşur. Bunlar solunuma ve bitkinin güneş ışığından yararlanarak besin maddesi üretmesine engel olarak bitkiyi zayıf düşürdüğü gibi meydana gelen ürün de kalitesiz olur.

    Unlu bit kışı ergin, yumurta ve çeşitli larva dönemlerinde omcaların kabuk altında, yarık ve çatlaklar arasında, kök boğazına yakın yerlerde geçirir. Mayıs ayı sonunda kışlağı terk eden ergin ve larvalar, beslenmek üzere omcanın yeşil kısımlarına tırmanırlar. Yaz ortalarında, taneler sulanmaya başlayınca salkımlara geçiş başlar ve bu dönemde çoğalmaları da hızlanır. Yumurta bırakma süresi uzundur. Bu nedenle, her zaman ergin yumurta ve larva dönemlerine her zaman birlikte rastlamak mümkündür. Bir dişi 250-600 adet yumurta bırakabilir.

    Unlu bit sıcak ve nemli yerleri seven bir zararlıdır. Bu nedenle ilkbaharda ve yaz mevsiminde orantılı nem yüksek olduğu zaman çoğalmakta, kurak geçen yıllarda zarar daha az olmaktadır. Bu nedenle unlu bitin zararı yıldan yıla değişmekte ve özellikle sık dikilmiş nemli ve gölgelik bağlarda daha fazla zarar yapmaktadır. Unlu bit yurdumuzda 2-6 döl vermektedir.

    Mücadelesi
    Çok su tutan taban arazide ve gölgelik yerlerde bağ tesis edilmemelidir. Zorunlu kalındığı taktirde omcalar seyrek dikilmeli ve sürgünler yükseltilmelidir.

    Bulaşma görülen bağlarda omcaların yaprakları seyreltilmeli, salkımların havalanması temin edilmelidir. Ayrıca kışın budama yapılırken kabuklar soyulup yakılarak, zararlı yoğunluğunun azalması sağlanmalıdır.

    Bağda unlu bite karşı kimyasal mücadele iki devrede yapılabilir. 1. devre omcanın gövdesinde kabuklarda ıslaklık görülmeye başladığı ve unlu bitin bitkinin yeşil kısımlarına doğru yürümeye başladığı devredir. Bu devrede koruklar tahminen nohut büyüklüğündedir. 2. devre unlu bitin yaprak ve salkımlara geçtiği tanelerin sulanmaya başladığı devredir.

    Ancak 1. devrede zararlı birkaç omcada ve çok seyrek olarak rastlanmışsa sadece 2. devrede ilaçlama yapılmalıdır.

    İlk devrede omcaların çoğunda, bulaşma saptanırsa ve ayrıca ihraç edilen çeşitlerde her iki devrede de ilaçlama yapmak zorunludur.

    Her iki devrede de tarım teşkilatlarınca öğütlenen ilaçlar önerilen dozlarda yazlık yağ ile karıştırılarak kullanılmalıdır. Ancak yazlık yağların kükürt ile karışması halinde yakma yapabileceği göz önünde bulundurularak bağlarda kükürt kullanılması gereken durumlarda unlu bite karşı yapılan uygulamalarla kükürt uygulaması arasında en az 15- 20 gün zaman bulunmalıdır. Mecbur kalınırsa, ilaçlar yazlık yağ karıştırılmadan kullanılmalıdır.

    İlaçlamalarda gövde, sürgün ve salkımların iyice ilaçlanmasına dikkat edilmeli ve ilaçlama kaplama şeklinde yapılmalıdır.

    Bağ Uyuzu

    Bağ yaprak uyuzunu meydana getiren zararlı, gözle görülemeyecek kadar küçük bir akardır. Akar kışı asmanın gözlerindeki tüyler arasında, kalın ve ince dalların çatlakları arasında ergin halde geçirir. İlk baharda taze yapraklara geçerek beslenmeye başlar. Yaprakları alt yüzünden emer. Emgi yaptığı yerlerde yaprak üst yüzüne doğru kabarcıklar meydana gelir. Kabarcıkların içinde beyaz renkli tüyler meydana gelir. Dişiler bu tüylerin arasına yumurtalarını bırakır. Yumurtalar açılınca çıkan yavrular da aynı erginler gibi beslenerek zararlı olurlar.

    Bu akar türü yılda 7-8 döl vermektedir. Bu nedenle yapraklardaki belirtiler devamlı olarak görülür. Uygun giden havalarda bulaşmalar çok olduğu için yaprakların üstünde, çiçek tomurcuklarında ve çiçeklerde de beslenir ve ağır zararlar meydana gelir. Kabarcıkların içinde önceleri beyaz renkli olan tüyler zamanla kahverengi olurlar. Yeni bulaşmalarla meydana gelen kabarcıkların üzerindeki tüyler beyaz renklidir. Beslenme İlkbaharda gözler açılırken başlar, geç sonbahara kadar devam eder. Zarara uğrayan yapraklar özümleme işini tam olarak yapamazlar ve zararının yoğunluğu oranında ürün miktarı etkilenir.

    Külleme hastalığı için kükürt kullanılıyorsa bu zararlının zararı pek hissedilmez. Çünkü kükürt bu zararlıyı da kontrol altında tutar. Ancak kükürt kullanılmayan bağlarda yapraklarda kabarcıklar görüldüğü zaman ilaçlama yapılmalıdır.

    Bağ Filokserası

    Filokseranın köklerde yaşayan formuna kök filokserası, yapraklarında yaşayan formuna yaprak filokserası denir.
    Kök filokserası yerli asmaların köklerinde, yaprak filokserası ise Amerikan asmalarının yapraklarında zarar yapar.

    Kök filokserası oval veya armut şeklinde, sarımsı yeşil esmer, kırmızı kahverengine kadar değişen renklerdedir. Sırtında koyu renkli lekeler vardır. Ağız uzun bir emici hortum şeklindedir. Vücut uzunluğu 0,5-1,3 mm' dir.
    Yaprak filokserası ise 1,5-1,7 mm, sarı renkli sırt kısmı lekesizdir. Emici hortumu daha kısadır.

    Ayrıca filokseranın kanatlı ve kanatsız olan formları vardır. Filokseranın değişik formları tarafından 4 farklı tipte yumurta bırakır. Bunların bir kısmı küçük bir kısmı büyüktür. Bir kısmı döllenmiş bir kısmı döllenmemiş yumurtadır.

    Yumurtalardan çıkan larvalar gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Boyları 0,55 mm kadardır. Yeşilimsi sarı renklidir. Dört gömlek değiştirdikten sonra ergin olurlar.

    Yurdumuzun tüm bağ yetiştiriciliği yapan yerlerinde yayılmıştır. Zaman zaman hissedilecek derecede zarar yapar. Kök filokserasının köklerde beslendiği yerlerde emgi sonucu meydana gelen şişkinlikler görülür. Bu şişkinliklerin çürüyüp dağılmaları ve bu şeklin devamlı tekrarı köklerin görev yapamaz hale gelmesine sebep olur.

    Yaprak filokserası ise yeni açılan tomurcuklara girerek taze tomurcuk ve yaprakları sokup emer. Emgi noktalarında yaprak dokusu alt yüze doğru çıkıntılar yaparak şişkinlikler meydana gelir.

    Filoksera ile bulaşık olan bağlarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, omcada zayıflık, yapraklarda küçülmeler, sararmalar görülür. Boğum araları daralır. Çubuklar odunlaşamadıklarından kışın soğuktan etkilenirler. Ayrıca salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, normal şekerleme ve renklenmenin olmadığı görülür. Omcalar birkaç yıl içinde ağır bir durgunluk göstererek kururlar. Bu tip omcalar bağın içinde kümeler halindedir:

    Kök filokserası, kışı nimf halinde omca köklerinde geçirir. İlkbaharda beslenerek ergin olurlar ve yeni dölleri vermeye başlarlar. Köklerde yumurtalar ve larvalar ana etrafında birlikte bulunurlar. Beslenen ve gelişen larvalar ergin olarak yaz süresince bir kökten diğerine ve toprak yarık ve çatlaklarına çıkarak diğer omcalara geçerler.
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  3. #3
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    3
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Değerli Üyeler,
    Benim asmam ile önemli bir sorunum var. Bu konuda bana yardımcı olabilirseniz çok sevineceğim. Sorunum şu: asmadaki salkım gelişimi olgunlaşma dönemine yakın bir zamana kadar normal gidiyor. Ancak olgunlaşma döneminde taneler matlaşıyor, kararıyor ve yukarıdan aşağıya doğru çatlayarak büzüşüyor. İki yıldır aynı problemi yaşıyorum. 3 defa fungosit ilacı yapmıştım. Durumu fotoğraftan da görebilirsiniz. Gelecek sene de aynı şeyi yaşamak istemiyorum. Yardım lütfen.
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  4. #4
    Member
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    40
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Küllenmeyle fungisit kullanarak önleyemedim, yaprak seyreltmesi (havalanma) ile toz kükürt kullanımıyla (3 kez) bu yıl çok daha iyi neticealdım.
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  5. #5
    Uzmansel.com Arıcılık Danışmanı
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    1,924
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    42
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Sn Muvaffak:Resmi bütünü ile incelediğimizde,başaralı olsaydınız yani;hastalıksız olsaydı şaşardım.Sebebine gelince;Asma bitkisinin civarında epeyce yeşil aksamlı bitki var.Haliylede sulanmakta vede bu sudan Asmanın gövdesi ve dallarıda nem almakta.Bu şekilde yapmanız halinde,asmadan verim almanız mümkün değil.Hastalığı yok edecek etmenleri kaldırınız.Haaa.. çiçeklerim ve bitkilerim su istiyor diyorsanız o zaman asmayı başka yere kaldıracak,yada duruma razı olacaksınız.Esenlikler dileğimle...
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  6. #6
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    3
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Sayın Kum9 ve Sayın TABİATÇI,
    Teşhis ve önerileriniz için teşekkür ederim. Asmanın altına çiçek ve başka bitkiler ekmiştim ve onları sürekli sulamam gerekiyordu. Anlaşılan bu yanlış uygulama yüzünden iyi sonuç alamadım. Bahçemi ona göre yeniden düzenleyeceğim.
    Saygılarımla,
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  7. #7
    Uzmansel.com Arıcılık Danışmanı
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    1,924
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    42
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Sn Muvaffak: Teşhisi koyduktan sonra size diğer tavsiyelerimiz olacak.Erken ilkbaharda usulünce bir budama yapıp,gözler uyanmadan bordo bulamacı yapacak ve asma çiçek açmadan önce bir defa ve koruklar saçma tanesi olunca 15 sonra olmak üzere en az 2 yada üç sulu kükürt uygulamanız ve yukardaki önerilerimi uygulamanız halinde asmanızda külleme olmayacaktır.Başarı dileklerimle...
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  8. #8
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    3
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Teşekkürler...
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  9. #9
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Mesajlar
    7
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    arkadaslar ben aydın da yasıyorum gecen yıl bağda külleme hastalığı görüldü bu hastalık seneyede aynı asmalarda tekrar görülürmü yardımcı olursanız sevinirim
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  10. #10
    Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesajlar
    35
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Bağ Zararlıları ve Hastalıklar

    Alıntı bekir güler Nickli Üyeden Alıntı [Üyelerimiz Mesaj Yazmadan, Misafirlerimiz Kayıt Olmadan Linkleri GöremezlerÜcretsiz Kayıt İçin Tıklayınız ! ]
    arkadaslar ben aydın da yasıyorum gecen yıl bağda külleme hastalığı görüldü bu hastalık seneyede aynı asmalarda tekrar görülürmü yardımcı olursanız sevinirim
    Görülür.

    Ortam bulduğu sürece her yıl tekrar eder.

    Kışın budama sonrası en az iki kez bordo bulamacı atılmalı. Ya da gülleci bulamacı.

    Saygılar
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

Benzer Konular

  1. Çim Alanlarda Görülen Hastalıklar
    Konu Sahibi akcabey Forumsel.com Yeşil Alan (Çim) Bakım Tekniği
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 02.12.10, 11:18
  2. Serada oluşan hastalıklar.
    Konu Sahibi aliburak Forumsel.com Bitki Hastalıkları, Fungisitler, Tohum Hastalıkları ve Çim Hastalıkları
    Cevap: 9
    Son Mesaj : 10.01.10, 06:21
  3. Balık Yetiştiriciliğinde Hastalıklar
    Konu Sahibi akcabey Forumsel.com Su Ürünleri ve Balıkçılık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.11.08, 23:12
  4. Bitkilerde Fizyolojik Hastalıklar
    Konu Sahibi cankurtaran Forumsel.com Hastalıklarla Mücadele Bilgileri
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 26.09.08, 08:07
  5. Virüs Hastalıklar (virozlar)
    Konu Sahibi selsarac Forumsel.com İç Mekan Süs Bitkileri Hastalıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.04.08, 16:40

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306