Istanbul Altin Rafineri
+ Konuya Cevap Yaz
Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz

FORUMSEL Genel Konular kategorisinde ve Genel Konular (Uygun Başlık Bulamadığınız konular) forumunda Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz başlıklı konuyu görüntülüyorsunuz.=>
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA)'nın finanse ettiği bir araştırma, iki farklı sınıf prokaryot hücrenin birleşmesinin dünyada yaşamın evrimi sürecinde önemli bir rol oynamış olabileceğini ortaya koydu. Türkiye'de ve ...

  1. #1
    Banned
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    939
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    5
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz

    ABD Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA)'nın finanse ettiği bir araştırma, iki farklı sınıf prokaryot hücrenin birleşmesinin dünyada yaşamın evrimi sürecinde önemli bir rol oynamış olabileceğini ortaya koydu.



    Türkiye'de ve dünyada evrim tartışmaları sürerken araştırmacılar evrim kuramını destekleyen yeni bulgulara ulaşıyor. Kaliforniya Üniversitesi – Los Angeles (UCLA) Astrobiyoloji Merkezi'nden moleküler biyolog James A. Lake, 3000'den fazla prokaryotta (çekirdeği olmayan bir çeşit tek hücreli canlı) bulunan proteinleri karşılaştırarak, iki ana sınıftan görece basit mikroskobik canlıların yaklaşık 2.5 milyon yıl önce birleştiğini ortaya koydu. NASA tarafından duyurulan haberde, Lake'in araştırmasının dünyada yaşamın evrimi sürecinde yeni bir izi ortaya çıkardığı belirtildi. Çalışma aynı zamanda Nature dergisinin dijital versiyonunda yayınlandı
    Endosimbiyoz olarak adlandırılan hücre birleşmesi olayı sayesinde, güneş ışığını kullanarak fotosentez yoluyla enerji üretebilen kararlı organizmaların oluşması mümkün oldu. Evrimsel sürecin devamında, yan ürün olarak oksijen üreten fotosentetik canlılar ortaya çıktı. Dünya atmosferine oksijen salınması dünyada yaşamın evrimini ciddi şekilde etkiledi ve insanın da atası olan oksijen tüketen kompleks yapılı canlıların evrilmesine katkıda bulundu.

    "Daha üst düzey yaşam bu olay olmaksızın mümkün olmazdı" diyen Lake, bu iki ilkel prokaryotun evrildiği dönemde dünya atmosferinde serbest oksijen bulunmadığını, bu nedenle oksijen tüketen canlıların yaşamasının imkansız olduğunu belirtti.

    Araştırmacılara göre, bu iki organizmanın genetik donanımları ve yapısal organizasyonları bir araya gelerek, çift zarlı prokaryot denilen canlıları meydana getirdi. Bu canlılardan olan cyanobacteria, evrim sürecinde dünyadaki ana oksijen üretici haline geldi ve atmosferin kimyasal içeriğinin değişmesine yol açtı. Bu da bitkiler ve hayvanlar gibi yüksek yapılı organizmaların evrimleşmesini mümkün kıldı.

    Moleküler Biyolog
    James A. Lake

    Neden önemli?

    Arlington'daki Ulusal Bilim Vakfı (Naitonal Science Foundation) ile birlikte çalışmayı finanse eden NASA Ames Araştırma Merkezi'ndeki NASA Astrobiyoloji Enstitüsü'nün müdürü Carl Pilcher, bu çalışmanın, bir grup organizmanın nasıl bir araya gelip güneşten yararlanmayı öğrendiklerine ve dünyanın gördüğü en büyük çevresel değişimi etkilediklerine dair kavrayışımız açısından büyük bir ilerleme olduğunu kaydetti.

    Türkiye açısından değerlendirildiğinde bu gelişme, son derece güncel ve bir o kadar bilgi kirliliğine maruz kalmış evrim tartışmasına bir katkı sunuyor. Bilimsel literatürde Endosimbiyotik Teori (Endosymbiotic Theory) olarak bilinen kurama göre, yüksek yapılı canlıların temel yapıtaşı olan ökaryot hürcelerde (çekirdeği bulunan hücre) bulunan mitokondri ve plastidler de endosimbiyoz sayesinde bu hücrelere dahil oldu. Bir bilimsel kuram olmasının da etkisiyle halen üzerinde tartışılan, bununla birlikte pek çok açıdan desteklenen bu kuram, geçtiğimiz günlerde gazeteci Yiğit Bulut'un Habertürk'te yayınlanan "Sansürsüz" adlı programında gündeme gelmişti. Bilindiği üzere Yiğit Bulut, evrim kuramına dair özgün sayılamayacak itirazları nedeniyle gerici basının sempatisini kazanmış bir gazeteci.
    [Üyelerimiz Mesaj Yazmadan, Misafirlerimiz Kayıt Olmadan Linkleri GöremezlerÜcretsiz Kayıt İçin Tıklayınız ! ]
    Bir endosimbiyoz şeması. Büyütmek için üzerine tıklayınız.

    Programda evrim karşıtlarının bilindik itirazlarının yanısıra endosimbiyoz kuramı hakkında da çeşitli iddialar dile getirilmişti. Programın yayınlandığı tarihten altı gün sonra NASA tarafından duyurulan ve Nature dergisinde yayınlanan bu çalışma, programda dile getirilen iddialara bir nevi yanıt niteliği de taşıyor. Bunun sebebi olarak, hem endosimbiyoz olayının gerçekleştiğine dair kanıtların artıyor olması, hem de kimi modern bilim insanlarının evrim sürecinde canlılar arasındaki simbiyotik ilişkilerin önemli rol oynadığına dair katkılarının bu sayede destekleniyor olması gösterilebilir. Simbiyotik ilişkiler ile genel olarak canlıların geliştirdikleri bir arada yaşama biçimleri kastediliyor ve endosimbiyoz olayı bu ilişki biçimlerinden bir tanesi olarak açıklanıyor. Simbiyotik ilişkileri içinde canlıların beraber evrimleştikleri ve bu ilişkilerin evrim sürecinde önemli rol oynadığı görüşünü savunan bilim insanlarının bu yaklaşımı, evrim kuramının çürütüldüğünü iddia edenlerin karşı argümanlarından daha makul tezler içeriyor; zira bu yaklaşım, evrim kuramının kendisi gibi, somut bulgulara dayalı ve sınanabilir bir yaklaşım olarak ortaya konuyor.
    Kaynak: [Üyelerimiz Mesaj Yazmadan, Misafirlerimiz Kayıt Olmadan Linkleri GöremezlerÜcretsiz Kayıt İçin Tıklayınız ! ]
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 63.000 den fazla üyesi ile 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede ücretsiz olarak üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  2. #2
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    822
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    8
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz

    Siz hala bu işlerle mi uğraşıyorsunuz..
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 63.000 den fazla üyesi ile 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede ücretsiz olarak üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  3. #3
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesajlar
    1
    Post Thanks / Like
    Dosyasel
    0
    Uploads
    0

    Cevap: Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz

    Evrim teorisine göre, bitki hücresinin bakteri hücresinden evrimleştiği varsayılmaktadır. Ancak bitki hücresinde, bakteri hücresinde bulunmayan kompleks organların var olması, böyle bir senaryoyu savunan evrimcileri güç durumda bırakmaktadır. Bu konuda
    Prof. Ali Demirsoy, bakteri hücrelerinin ökaryot hücrelere ve bu hücrelerden oluşan kompleks canlılara dönüşmesi senaryosunun temelsizliğini şu sözleriyle itiraf eder:

    "Evrimde açıklanması en zor olan kademelerden biri de bu ilkel canlılardan, nasıl olup da organelli ve karmaşık hücrelerin meydana geldiğini bilimsel olarak açıklamaktır. Esasında bu iki form arasında gerçek bir geçiş formu da bulunamamıştır. Bir hücreliler ve çok hücreliler bu karmaşık yapıyı tümüyle taşırlar, herhangi bir şekilde daha basit yapılı organelleri olan ya da bunlardan birinin daha ilkel olduğu bir gruba veya canlıya rastlanmamıştır. Yani taşınan organeller her haliyle gelişmiştir. Basit ve ilkel formları yoktur." (Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara, Meteksan Yayınları, s.79)

    Bu gerçek karşısında evrimci biyologlar spekülatif teorilere başvurmuşlardır. Ancak yapılan deneyler, ortaya atılan bu hipotezleri desteklememektedir. ("Book Review of Symbiosis in Cell Evolution", Biological Journal of Linnean Society, vol. 18, 1982, s. 77-79 ) Bu teorilerden en popüler olanı ise "endosimbiyoz" tezidir.

    Lynn Margulis ortaya attığı bu tezde bakteri hücrelerinin ortak ve asalak yaşamları sonucunda bitki ve hayvan hücrelerine dönüştüklerini iddia etmişti. Bitki hücreleri, bir bakteri hücresinin bir başka fotosentetik bakteriyi yutmasıyla ortaya çıkmıştı. Fotosentetik bakteri ana hücrenin içerisinde evrimleşerek kloroplast haline gelmişti. Son olarak ana hücrede (her nasıl olduysa) çekirdek, golgi, endoplazmik retikulum ve ribozomlar gibi son derece kompleks yapılara sahip organeller evrimleşmiştir. Böylece bitki hücreleri oluşmuştu. Nitekim bu hayal ürünü olan bir senaryodan başka bir şey değildir. Hatta konu hakkında otorite sayılan pek çok bilim adamı tarafından da çok yönlü olarak eleştirilmiştir.( örnek olarak David Lloyd (D. Lloyd, The Mitochondria of Microorganisms, 1974, s.476), M.W. Gray ve W.F. Doolittle (Gray & Doolittle, "Has the Endosymbiont Hypothesis Been Proven?" Microbilological Review, vol. 30, 1982, s.46) ya da Raff ve Mahler verilebilir.)

    Endosimbiyozun savunulmasındaki en önemli konu, hücre içerisindeki kloroplastların ana hücredeki DNA'dan ayrı olarak kendi DNA'larını içermesidir. Bu özellikten yola çıkarak bir zamanlar mitokondri ve kloroplastların bağımsız hücreler oldukları ileri sürülür. Ne var ki kloroplastlar detaylı olarak incelendiğinde, bu iddianın tutarsızlığı ortaya çıkmıştır.Eğer kloroplastlar iddia edildiği gibi geçmişte bağımsız hücreler iken büyük bir hücre tarafından yutulmuş olsalardı, bunun tek bir sonucu olurdu; o da, bunların ana hücre tarafından sindirilmesi ve besin olarak kullanılmasıdır.Çünkü söz konusu ana hücrenin dışarıdan besin yerine yanlışlıkla bu hücreleri aldığını varsaysak bile, ana hücre sindirim enzimleriyle bu hücreleri sindirirdi. Tabii bu durumu bazı evrimciler "sindirim enzimleri yok olmuştu" diyerek geçiştirebilirler. Ama bu, açık bir çelişkidir. Çünkü eğer sindirim enzimleri yok olmuş olsaydı, bu kez ana hücrenin, beslenemediği için ölmesi gerekirdi.
    Biz yine,bu gerçeği göz ardı ederek tüm imkansızların gerçekleştiğini ve kloroplastın atası olduğu iddia edilen hücrelerin, ana hücre tarafından yutulduğunu varsayalım. Bu kez karşımıza başka bir problem çıkar: Hücre içerisindeki bütün organellerin planı DNA'da şifre olarak bulunmaktadır. Eğer ana hücre yuttuğu diğer hücreleri organel olarak kullanacaksa, onlara ait bilgiyi de DNA'sında şifre olarak önceden bulunduruyor olması gerekirdi. Hatta yutulan hücrelerin DNA'ları da ana hücreye ait bilgilere sahip olmalıydı. Böyle bir şey ise elbette imkansızdır; hiçbir canlı kendisinde bulunmayan bir organın genetik bilgisini taşımaz. Ana hücrenin DNA'sıyla, yutulan hücrelerin DNA'larının birbirlerine sonradan "uyum sağlamaları" da mümkün değildir. Bu, besin olarak kümes hayvanlarını tüketen insanlarda da bir süre sonra kanat gelişeceğini iddia etmekten farksızdır.

    Hücre içinde çok büyük bir uyum vardır. Kloroplastlar ait oldukları hücreden bağımsız hareket etmez. Kloroplastlar protein sentezlemede ana DNA'ya bağımlı olmalarının yanında çoğalma kararını da kendileri almaz. Bir hücrede tek bir tane kloroplast ve tek bir tane mitokondri yoktur. Bunların sayıları birden fazladır. Tıpkı diğer organellerin yaptığı gibi bunların sayıları da hücrenin aktivitesine göre artar ya da azalır. Bu organellerin kendi bünyelerinde ayrıca bir DNA bulunmasının özellikle çoğalmalarında çok büyük faydası vardır. Hücre bölünürken, çok sayıdaki kloroplast da ayrıca ikiye bölünerek sayılarını 2'ye katladıklarından, hücre bölünmesi daha kısa sürede ve seri olarak gerçekleşir.

    Kloroplastlar bitki hücresi için son derece hayati önemi olan güç jeneratörleridir. Eğer bu organeller enerji üretemezlerse, hücrenin pek çok fonksiyonu işleyemez. Bu da canlının yaşayamaması demektir. Hücre için bu derece önemli olan bu fonksiyonlar kloroplastlarda sentezlenen proteinlerle gerçekleştirilir. Ancak kloroplastların bu proteinleri sentezlemek için kendi DNA'ları yeterli değildir. Proteinlerin büyük çoğunluğu hücredeki ana DNA kullanılarak sentezlenir.( Wallace-Sanders-Ferl, Biology: The Science of Life, 4th Edition, Harper Collins College Publishers s.94)

    Böyle bir uyumu deneme-yanılma metoduyla elde etmeye çalışırken, DNA üzerinde meydana gelebilecek değişikliklerin ne gibi etkileri olabilir? Bir DNA molekülünün üzerinde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik kesinlikle canlıya yeni bir özellik kazandırmaz, aksine sonuç kesinlikle zararlı olur. Mahlon B. Hoagland, Hayatın Kökleri adlı kitabında bu durumu şu sözleriyle açıklamaktadır:

    "Hatırlayacaksınız, hemen hemen her zaman bir organizmanın DNA'sında bir değişikliğin olması onun için zararlıdır; başka bir deyişle yaşamını sürdürebilme kapasitesinde azalmaya yol açar. Bir benzetme yapalım: Shakespeare'in oyunlarına rastgele eklenen cümlelerin onları daha iyi yapması pek olası değildir... Temelinde DNA değişiklikleri ister mutasyonla, ister bizim dışarıdan bilerek eklediğimiz yabancı genlerle olsun, yaşamı sürdürebilme şansını azaltma özelliklerinden dolayı zararlıdır."(Mahlon B. Hoagland, Hayatın Kökleri, TÜB?TAK 12.Basım, Mayıs 1998, s. 153)


    Evrimcilerin öne sürdükleri iddialar bilimsel deneylere ve bu deneylerin sonuçlarına dayanılarak ortaya atılmamıştır. Çünkü bir bakterinin başka bir bakteriyi yutması gibi bir olgu hiçbir şekilde gözlenmemiştir. Moleküler biyolog Whitfield, bu durumu şöyle ifade etmektedir:

    "Prokaryotik endosimbiyoz (yutma) belki de tüm endosimbiotik teorinin dayandığı hücresel mekanizmadır. Eğer bir prokaryot bir diğerini içine alamaz ise, endosimbiozun nasıl kurulduğunu tahmin etmek güçtür. Maalasef, endosimbiyoz teori için hiçbir modern örnek yoktur.” (Whitfield, "Book Review of Symbiosis in Cell Evolution", Biological Journal of Linnean Society. 77-79 (1982) s. 18 )


    Amerikalı biyolog L. R. Croft ise bu konuda şu yorumu yapar:

    "Bir bakterinin başka bir bakteriyi yutması hiçbir şekilde gözlemlenmemişken, böyle bir iddiada bulunmak hiçbir şekilde bilimsel değildir. Kaldı ki kloroplast, ribozom, mitokondri, lizozom gibi organeller hücre dışına alınarak birbirlerinden ayrıldıklarında yaşayamamaktadır." (L.R. Croft, How Life Began, , Evangelical Press (1988 ) s. 93-94 )



    Yazımda da bilimsel araştırma sonuçlarından ve bu konuda uzman insanların izahlarından yararlanarak kısaca anlattığım gibi endosimbiyoz teorisini destekleyici hiçbir gözlem bulunmamaktadır. Evrimcilerin bu teoriye bağlılığı, -bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış olmasına göre değil- yaşam formlarının daha alt formlardan evrimleşmiş olduğuna dair dogmatik inançlarından kaynaklanmaktadır.

    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 63.000 den fazla üyesi ile 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede ücretsiz olarak üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

+ Konuya Cevap Yaz

Benzer Konular

  1. Acaba Canlılarda Evrim Var mı?
    Konu Sahibi biomer Forumsel.com Tabiatın Dilinden İlimler ve Yorumlar
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 25.12.09, 22:07
  2. Evrim, mitlerden örülü bir mitolojidir
    Konu Sahibi selim Forumsel.com Fıkra, Makale, Şiir, Deneme yazıları, Öykü-Hikaye vs..
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.03.09, 09:53
  3. Gıda Katkı Maddesi
    Konu Sahibi selsarac Forumsel.com GIDA BİLİMİ VE TEKNOLOJİLERİ
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.01.09, 21:56
  4. 20 Soruda Evrim Teorisinin Çöküsü [e-kitap]
    Konu Sahibi cankurtaran Forumsel.com Program Paylaşımları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.10.08, 15:40
  5. Bilimsel bilim 'evrim çöküyor' dedi
    Konu Sahibi Bahcesel Robot Forumsel.com Bahcesel ve Tarımsal Haberler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.11.07, 21:00

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Var
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306