Uygulama biçimlerine göre daldırma başlıca:
1. Adi daldırma
2. Yılankavi daldırma
3. Hava daldırması
4. Tepe daldırması
5. Hendek daldırması
olarak adlandırılabilir.
ADİ DALDIRMA
Adi daldırma gövdenin alt kısmından veya kök boğazından çıkan ve yere doğru
kolay bükülebilen, uzun, bir yaşlı sürgünler veren bitkilerde uygulanır
(Sözgelimi Camellia japonica ve Rhododendron simsii gibi), ilk olarak dal kemer
şeklinde aşağı doğru kıvrılarak, toprağa değen yeri köklenme materyali ile
örtülür ve ucu topraktan dışarı çıkarılır. Dalın toprağa değen kısmına rastlayan
gözün hemen altında bir çentik açmak suretiyle köklenme teşvik edilir. Ayrıca bu
yaraya toz köklendirme hormonlarının uygulanması yaarlı olabilir. Dalın gövdeye
kadar olan kısmındaki gözler köreltilir. Daldırılan dalı toprak altında tutmak
için bir ağaç çatal, U şeklindeki kıvrılmış kalın bir tel veya taş parçaları
kullanılabilir.
Açılan çentikten kökler oluştuğunda, daldırma sürgünü bu kısımdan kesilmek
suretiyle ana bitkiden ayrılır ve ana bitkinin köklenmiş çeliklerinin tabi
tutulduğu işleme tabi tutulurlar.
YILANKAVİ DALDIRMA
Yılankavi asnnda adi daldırmaya benzer. Farkı, Uzun bir dalın bir kısmının
gönülmesi, ondan sonra bir kısmının toprak yüzüne çıkarılması, sonraki kısmın
tekrar gömülmesi ve dalın sonuna değin bu işlemin sürdürülmesidir Adi daldırmada
olduğu gibi dalın gömülen kısımlarına rastlayan gözlerin alt kısımlarında küçük
çentikler açılır v< daha sonra hacim olarak eşit miktarlardaki turba ve kum
karışımından oluşan köklenme materyali ile örtülür. Toprak üstünde kalan her
kısımda en az yeni bir sürgün oluşturacak bir tomurcuk bulunmalıdır.
Yılankavi daldırma için en uygun zaman Haziran ayıdır. Gömülen her kısımda
kökler oluşur. Köklenme olduktan sonra erken Sonbaharda dal, bir gün ve
köklenmiş kısım olmak üzere parçalara ayrılarak John Innes saksı kompostu No.1
ile doldurulmuş saksılara dikilirler. Böylelikle bir tek daldan birçok yeni
bitki elde edilmiş olur.
Bu yöntem Philodendron scandes gibi, uzun kolay eğilip bükülebilir sürgünleri
olan bitkilerin üretilmesinde kullanılır.
HAVA DALDIRMASI
Bu üretim yöntemi dalları toprak yüzeyine değin bükülmeyen bitkilerde uygulanır.
Sözgelişi: Dieffenbachia maculata, Dracaena deremensis, Ficus elastica, Gardenia
jasminoides, Monsterera deliciosa, Philodendron erubescens Rhododendron simsii
vb. gibi birçok tropik ve subtropik sera bitkisi bu yöntemle üretilebilir.
Hava daldırmasında bitkinin, kabuğuun bilezik alınmış veya kabuğu bıçakla
yarılmış ve bu yaralanan kısımları nemli bir köklendirme materyali ile sarılmış
olan havai kısımlarnda kökler oluşur.
Hava daldırmasını asıl sınırlayıcı etmen, köklendirme materyalinin gereği gibi
nemli tutulmasının güçlüğüdür. Köklenme materyalinin etrafının sarılmasında,
metal veya tahta kutular, ikiye ayrılmış çiçek saksıları, kağıt koniler ve
lastik levhaları kullanılmıştır. Eğer nem yeteri kadar yüksek ise ve bitkiye her
gün su püskürtülüyorsa yalnız yosunla sarma da yeterlidir. Bu sargı
materyallerinin yerini günümüzde ince plastik örtüler almıştır. Bu amaçla
kullanılan esas plastik polietilen olup, piyasada değişik adlarla satılmaktadır.
Plastik örtüler oksijen ve karbondioksit gibi gazları iyi geçirmelerine
karşılık, suyu pek fazla geçirmezler. Böylelikle, plastik örtüyle sarılan
köklendirme materyalininnemini uzun süre korumak olanaklıdır.
Hava daldırmaları İlkbaharda (Mart-Nisan aylarında) bir veya iki yaşındaki
sürgünler üzerinde yapılır. Daha yaşlı dallarda yapılan daldırmalarda ise hem
köklenme daha zayıf, hem de köklenen dallar oldukça büyük olduğundan, bunların
kesilip taşınması ve dikilmesi daha güç olmaktadır.
Bu üretim yönteminde ilk iş, daldırma yapılacak gövdenin büyüme noktasının 15-40
cm. kadar aşağısında bir yerden kabuğun bilezik şeklinde çıkarılması veya
yarılmasıdır. Bitkinin cinsine bağlı olarak, gövdedeki kabuk 1-2,5 cm.
genişliğinde bir bilezik halinde tümüyle çıkarılır. Yaranın kapanmasını
geciktirmek için, kambiyum tabakasının tümüyle çıkarılmasını sağlamak amacıyla,
bilezik alınan yer bıçakla kazınabilir. Bilezik alma yerine değişik bir yöntem
de uygulanabilir. Bu yöntemde dal keskin bir bıçakla yatay yönde yarıya kadar
kesilir veya hafifçe bir çentik atılır. Yaranın veya çentiğin arası bir parça
sphagnum yosunu ile açık tutulur. Açığa çıkan çıplak yüzeye bir köklendirme
hormonu uygulanması yararlı olabilir.
Yaralanan kısmın etrafı 20-25 cm. uzunluğunda bir plastik (Poiietilen) örtü ile
sarılmalı ve bu örtünün alt ucu yararın 7,5 cm. aşağısından su geçirmez
izolebant ile sıkıcı kapatılmalıdır. DAha sonra içerisi hacim olarak:
2 kısım sphagnum yosunu 1 kısım turba ve 1 kısım kumun
karışımından oluşan köklendirme materyali ile doldurulmalı ve nemlendirilmelid '
Kompost yaranın 5-7,5 cm. üzerine kadara doldurulmalı ve üst kısmından yine
iyice kapatılmalıdır.
Daldırma yerindeki poiietilen örtü ve kompostun çıkarılma zamanı en iyi olarak,
şeffaf poiietilen örtü arasından kök oluşumunun gözlenmesi ile
kararlaştırılabilir. Bazı bitkilerde köklenme 2-3 ay veya bundan daha kısa bir
sürede olabilir. İlkbahar veya Yaz başlarında yapılan hava daldırmalarının,
sürgün Sonbaharda dinlenmeye girinceye değin yerinde bırakılması en iyi yoldur.
Köklenen sürgünün bitkiden ayrılma ve yeni bitkinin kendi kökleri üzerinde
yaşamaya bırakılma zamanı çok kritiktir. Bitki köklenmiş olsa bile bu dönem iyi
seçilmezse ölebilir. Genellikle hava daldırması yöntemiyle üretilen bitkilerde,
kök sistemi taç sistemine oranla daha küçük olup; özel önlemler alınmazsa genç
bitkiye gerekli olan su ve besin maddelerini yeterince sağlayamaz. Bu nedenle,
köklenen kısım büyüme kompostu ile doldurulmuş uygun saksılara alınmalı ve
bitkilere sıkk sık su püskürtülerek, orantılı nemin yüksek olması sağlanmalıdır.
Eğer bu işlem Sonbaharda yapılırsa, İLkbahara değin oldukça büyük ve yeterli bir
kök sistemi oluşur.
TEPE DALDIRMAS
Tepe daldırması yönteminde, bitkiler dinlenme döneminde iken, tepeleri toprak
yüzeyinin 2-3 cm. üstünde vurulur. Boğaz kısımlarından oluşan taze sürgünler
8-12 cm. uzunluğa erişince, her sürgünün boğazı yüksekliklerinin yarısına değin
köklendirme materyali ile doldurulur. Toprakla kapatılmış sürgündiplerinde
kökler oluşunca, köklü sürgünler ana bitkiye en yakın yerlerinden kesilerek
ayrılır ve büyüme kompostu içeren saksılara dikilirler.
Bu yöntem, kök boğazından bol miktarda sürgün verme eğiliminde olan bitkilerin
üretilmesinde kullanılır.
HENDEK DALDIRMASI
Hendek daldırması, bir bitki veya dalın bir hendeğe yatırılmış olarak yatay
şekilde büyütülmesi ve çıkan sürgünlerin etrafına toprak doldurulması işlemleri
içerir. Çıkan bu sürgünlerin diplerinde kökler oluşur.
Hendek daldırması yöntemi bazı tropik ve suptropik bitkilerin (Sözgelişi
Dracaena deremensis, Monstera deliciosa, Philodendron erubescens vb.)
üretilmesinde uygulanabilmektedir.
Monstera deliciosa'da en uygun daldırma zamanı Ocak ayıdır. Bunun için, yaşlı
bir gövde boylu boyunca sıcaklığı 20-25°C olan bir üretim yastığına yatırılır.
Yaprak saplarının gövde ile birleştiği kısmın altında birer çentik açılır.
Yatırılan gövdenin üzeri hami olarak eşit miktarlardaki nemli turba (veya
sphagnum yosunu) ve kum karışımından oluşan köklendirme materyali ile örtülür.
Daha sonra her boğumdan oluşan sürgün ve kökleri taşıyan gövde kısmı kesilerek
parçalara ayrılır. Yeni köklü bitkiler büyüme kompostu ile doldurulmuş uygun
saksılara şaşırtılırlar.
DOĞAL DALDIRMAYA UYGUN BİTKİ KISIMLARI
Bazı bitkilerin vegetatif bünyelerinde ortaya çıkan bazı değişiklikler veya
uygulanan büyüme yöntemi, bu bitkilerin doğal olarak vegetatif yolla
üretilmelerine neden olur. Aşağıda adları verilenlere, doldırmaya uygun doğal
birer form gözüyle bakılabilir. Bunlar o bitkilerin üretilmesinde
kullanılabilir.
KOLLAR
Kol, bir bitkinin boğazındaki bir yaprağın koltuğundan çıkan, toprak yüzüne
yatık olarak büyüyen ve boğumlardan birinde yeni bir bitki oluşturan özelleşmiş
bir gövdedir. Chlorophytum comosum ve Saxifraga stolonifera bu yolla üretilen
bitkilerdir. Bu bitkilerin her biri tipik bir rozet şeklinde büyür.
Stolon toprağa değince köklenen bir hava sürgünüdür. Yatay olarak toprak üstünde
uzanan, çok uzun boğum araları ve indirgenmiş yapraklar içeren ince yapılı
gövdeler "stolon" adını alır. Nephrolepis exaltata ve Platycerium bifurcatum
stolonlar yardımıyla üretilen tipik bitkilerdir.
YAVRULAR
Yavru, kimi bitkilerde ana gövdenindibinden çıkan karakteristik bir yan sürgün
veya dal tipidir. Bu terim genellikle rozete benzer görünüşlü, kısa kalın
gövdeler için kullanılmaktadır. Birçok soğanlar dip kısımlarından tipik yavru
soğancıklar oluşturarak ürerler. Bromeliaceae familyasına mensup iç mekan
bitkilerinin tümü yavrularla üretilir. Orkideler (Orchidaceae) de olduğu gibi
rizomlardan çıkan yan sürgünler de yavru olarak adlandırılabilir.
Yavrular keskin bir bıçakla ana gövdeye olabildiğince yakın bir yerden kesilerek
ana bitkiden ayrılırlar, iyi köklenen yavrular köklenmiş olan herhangi bir
çelikte olduğu gibi saksılanabilir.
KÖK SÜRGÜNLERİ
Kök sürgünü bitkinin toprak altı kısmından çıkan bir sürgündür. B udeyimin en
doğru kullanılış şekli ise, kök üzerindeki adventif bir tomurcuktan çıkan sürgün
anlamınadır. Yetiştiriciler genellikle aşı noktasının altından (yani anaçtan)
çıkan her sürgünü adı vermektedirler.
Kök sürgünleri, etrafları kazılmak ve ana bitkiden kesilme suretiyle çıkarılıp
daimi yerlerine şaşırtabilirler.
BOĞAZ VE PENÇELER
Boğaz terimi, gödenin toprak yüzeyiyle hemen toprak altında bulunan ve yeni
sürgünlerin çıktığı kısmı ifade etmektedir. Çok yıllık otsu bitkilerde boğaz,
yeni sürgünlerin her yıl çıktığı kısımdır.
Saintpaulia ionantha'da gövde kısa ve kalın bir yapıda olup, yapraklar ve
gövdedenr rozete benzer bir rüzenle çıkarlar. Bitkinin tümüne çoğu zaman bir
boğaz veya pençe gözüyle bakılmaktadır. Yan sürgünler veya yavru bitkiler boğaz
veya pençenin dibinden çıkarlar. Yaşlı bir bitki büyük bir olasılıkla birçok
pençelerden ve bu yolla oluşmuş pençe parçalarından ibarettir. Bu pençeler,
keskin bir bıçakla birbirinden ayrılıp ayrı saksılara dikilebilirler