Kivinin Botanik Özellikleri


BİTKİ ÖZELLİKLERİ
Kivi, sarılıcı-tırmanıcı bir bitkidir. Gövde odunsu yapıda olmasına rağmen kendi ağırlığını taşıyamamaktadır. Bunun için telli terbiye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır.Yabani formları ağaçlara tırmanarak büyümektedir. Kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Sürgün gelişmesi çok kuvvetlidir. Özellikle erkek bitkilerin sürgün gelişmesi daha hızlıdır. Tırmanıcı olmasına rağmen asmadaki gibi tutunmak için (sülük gibi) bazı özel organları bulunmamaktadır.
KÖK
Kivinin kökleri saçak köklü ve etlidir. Bazı kökler derine gitse de çoğunluğu toprağın 40 cm’lik üst kısmına yayılmıştır. Kök hacmi toprak üstü organlarına göre daha azdır. Toprak üstü organları geniş olduğundan dolayı fazla su tüketir. Bu nedenle kök bölgesi sürekli nemli tutulmalıdır. Kivinin kökleri kuraklıktan zarar gördüğü gibi aşırı sudan da zarar görür. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde bahçe kurulmamalıdır. Çünkü böyle yerlerde köklerde boğulma görülür. Kökler bitkide en çok hasar görmeğe müsait kısımlardır. Ancak kendilerini hızla yenileyip çoğalırlar. Derin, hafif ve süzek topraklarda kökler daha derinlere inmekle beraber geniş bir dağılım göstererek, topraktaki bitki besin elementlerinden daha fazla faydalanmaktadır. Uygun yapıda olmayan topraklarda ise kökler toprak kaynaklı mantarı hastalık ve zararlılardan (nematod) çok etkilenmekte olup bitkinin gelişimi gerilemekte ve sonuçta ölüm oluşmaktadır.
GÖVDE ve SÜRGÜNLER
Gövde, odunsu olmasına rağmen ince kabuklu ve sarılıcı bir yapıya sahiptir. Genç yaşlarda gevşek ve kırılıcıdır. Gövde kendi ağırlığını taşıyamadığından telli terbiye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yeni tesis edilen bahçelerde dik ve düzgün gövde oluşturmak için gövdenin destek hereğine bağlanması gerekmektedir. Verim yaşındaki kivi gövdesi -13 oC’nin altındaki sıcaklıklarda çatlayarak zarar görebilir.Dikimden sonra terbiye şekline göre, şekil budaması ile ana dal üzerinde yan dalların düzgün bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Yan dallar düzenli bir şekilde terbiye edilirse bitkinin gelişmesi ve verimi daha iyi olur. Yan dallar gövdeden hemen çatallaştırılmamalı, yayvan ve yere paralel olacak şekilde oluşturulmalıdır. Yaklaşık 150-200 cm uzunluğunda ve zıt yönde bırakılan iki adet ana dal, gövde ile birlikte kivinin iskeletini oluşturmaktadır.
Sürgünler iki ve daha yaşlı kollardan çıkar. İlk baharda süren genç ve taze sürgünlerin, odunlaşması yaz ortasında (temmuzun ikinci yarısında) başlar yaprak dökümünde son bulur. Sürgünler uygun koşullarda 5-7 metre boylanabilmektedir. Sürgünlerin uç kısmı sarılıcı kahve renkli ve tüylüdür. İyi meyve veren sürgünlerin boğum araları daha kısa, belirgin, dolgun olmaktadır. Ana dallar üzerinde boğum araları uzun, çapları geniş, boyları uzun ve dik büyüyen sürgünler ise obur dalları oluşturmaktadır. Bu sürgünler eğer vejetasyon periyodu içerisinde (yaz ortasında) sürerse hiç meyve vermez. Bunun için yaz budaması esnasında bu dalların çıkarılması gerekmektedir. Çelik ve aşı kalemi için sürgünlerin orta kısımları daha uygundur. Sürgünler hızlı büyüdüklerinden ve diğer sürgünlerle kıvrılarak yumak oluşturduklarından dolayı yazın mutlaka sarılan kısım kesilip atılmalıdır.
GÖZ, YAPRAK ve ÇİÇEK YAPILARI
Gözler, bir yaşındaki sürgünlerin yaprak koltuklarından oluşur. Gözler verimli veya verimsiz olabilir. Verimli gözlerde meyve taslakları bulunur. Verimsiz gözlerde yalnız sürgün ve yaprak taslakları vardır. Gözlerin verimli veya verimsiz olması, bitkinin bir yıl önce topraktan yeterli düzeyde su ve besin maddesi almasına ve yaprakların yeterli derecede güneşlenmesine bağlıdır. Ayrıca verimli gözlerin patlamasıyla birlikte çiçek salkımlarının oluşması için kış dinlenme döneminde 7 oC ‘nin altında en az 600 saat kadar soğuklanmaya maruz kalması gerekmektedir. Yeterli derecede soğuklanma ihtiyacını karşılayamamış gözler çiçek açsa bile bu çiçekler dökülür. Soğuklanma isteğinin karşılanması çiçeklerin olmadan dökümünü önler. Uyanmanın tamamlanması 10-15 gün sürer. Çubuklardaki bütün gözler uyanmaz. Özellikle çubukların alt gözleri ile kuvvetli, kalın ve boğum araları uzun olan çubuklarda uyanma az olur. Hayward çeşidinde gözlerin yarısından fazlası uyanır ve sürer. Üç hafta içinde sürgün boyları 15-20 cm’ye kadar ulaşır.
Yapraklar sürgün üzerinde boğumların dip kısmından çıkar. Yaprakları açık yeşil renkli ve kalp şeklindedir. Yaprakların alt yüzeyleri tüylü, kenarları dişlidir. Yetişkin bir kivi bitkisinde 2000-3000 adet yaprak bulunur. Fazla yapraklı olması, fazla su tükettiği anlamına gelmektedir. Kivi, yapraklarını bölgemiz şartlarında aralık ayının başlarında döker.
Hayward ve Bruno çeşitlerinde çoğunlukla çiçekler tek veya üçlü oluşurken, erkek çeşit olan Matua’da daha ziyade 3’lü bazen de 5’li salkımlar halinde oluşur. Yine erkek çeşit olan Tomuri’de çiçekler daha çok, yoğun ve gruplar halindedir. Çiçekler yaprak koltuklarında oluşurlar. Çiçekler yapıları itibariyle birbirlerine benzeseler de iki evcikli olup, erkek çiçeklerde yumurtalık, dişi çiçeklerde ise polenler aktif halde değillerdir. Erkek çiçekler 3 güne kadar canlılıklarını muhafaza ederlerken dişi çiçeklerde bu süre 10 güne kadar uzamaktadır. Döllenen dişi çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar. Döllenmeyen beyaz kalır. Çiçeklenmeden sonra erkek çiçeklerde çiçek sapı kuruyarak sonbahara kadar asma üzerinde kalır. Çiçeklerin yeterli derecede döllenebilmesi için dişi çeşit Haywad kullanılırken, erkek çeşitlerden Matua ve Tomuriye yer verilmelidir. Çünkü Matua çeşiti erken çiçek açar, çiçeklenme süresi uzundur fakat soğuğa karşı dayanıklı değildir. Tomuri soğuğa dayanıklı ve çok sayıda çiçek açar. Bölgemizde erkek çeşit olarak daha ziyade Tomuri uygun olmaktadır(3,4,5).
Kivilerde rüzgarla tozlanma yeterli değildir. Bu yüzden mutlaka bahçe içinde veya bahçeye yakın bir yerde arı bulundurulmalıdır. Kivi çiçekleri nektar içermediklerinden arılar için cazip değildir. Ayrıca tozlaşmanın yeterli olması için bahçede yeterli sayıda erkek çeşit olmalıdır. Çiçekler arasında ne kadar iyi tozlaşma olursa meyvenin irileşmesine o derece katkıda bulunur. Normal olarak kivide meyve dökümü olmaz. Tozlanan bütün çiçekler meyve tutar. Bu yüzden kış budamasında yeterli sayıda göz bırakılmalı veya seyreltme ile meyve yükü dengede tutulmalıdır. Erkek çiçeğin olmadığı küçük bahçelerde, erkek dal kırılarak ya çiçekler üzerine silkelemek veya poli etilen şişe içerisine su koyup, dalı su içerisine yerleştirip asma gövdesine bağlamak suretiyle tozlaşma yapılabilir (Şekil 3, 4, 5.).

Şekil 3. Hayvard’a ait (dişi) çiçeğin görünüşü
Şekil 4. Matua’ya ait (erkek) çiçeğin görünüşü


Şekil 5. Hayvard’ın çiçeklenmeden sonraki hali.


TOZLAŞMA ve DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Yeterli ve ekonomik ürün alabilmek için çiçeklerin çoğunun tozlanmasına ve meyve bağlamasına ihtiyaç vardır. Normal olarak kivide meyve dökümü olmaz. Erkek ve dişi çiçekler farklı bitkilerde bulunmaktadır. Bu yüzden etkin tozlaşma sağlanmalıdır. Etkili bir tozlaşma için erkek çiçeklerle dişi çiçekler aynı anda çiçek açmalı, 1:6 veya1:8 oranında erkek bitki tesis edilen bahçede yer almalı ve iyi bir tozlaşma için arı kovanı bulundurulmalıdır. Ticari yetiştiricilikte tozlanma arılarla olur. Rüzgarla tozlanma çok az sayıda meyve tutumu sağlar.
Normal irilikteki meyvelerde 1000 den fazla tohum vardır. Meyve iriliği ile çekirdek sayısı arasında yakın ilişki vardır. Normalden az sayıda tohum içeren meyveler küçük , yuvarlak ve çok tüylü olurlar.Tozlanma yeterli olmazsa bir çok çiçek az sayıda meyve tutar, meyveler küçük kalır.
Kaliforniya da elle tozlama için erkek tomurcuklar açmadan toplanır ve oda sıcaklığında açılmaya terk edilir. Polenler fırça ile dişi çiçeklere sürülür ve tozlaşma yapılır.
Tozlanmadan sonra dişi çiçeklerde döllenme olur ve Meyve teşekkülü başlar
1.Dönem: Tozlaşmadan 9. haftaya kadar olan süredir. Meyve tohumları maksimum büyüklüğe ulaşır. Çok hızlı büyüme vardır (Haziran + Temmuz).
2.Dönem: 9–12 haftalar arasıdır.büyüme yavaşlar tohumlar renklenir.siyaha yakın lacivert renk alır (Ağustos) .
3.Dönem: 12-17 haftalar arasıdır. Meyve büyümesi yeniden hızlanır. Tohumlar koyu esmer renk alır (Eylül) .
4.Dönem: 17-21 haftalar arasıdır. Meyve irileşmesi azalır.Tohumlar tamamen siyah renk alır. Meyvede bu safhada karbonhidrat birikimi tamamlanmıştır. (Ekim).
5.Dönem: 21-23 haftalar arasıdır meyveler artık gerçek büyüklüklerine ulaşmıştır. Bu dönemde çekirdekler meyve etinden ayrılır (Kasım)


MEYVE
Kivi meyvesi; döllenmiş çiçekteki yumurtalığın gelişmesiyle oluşur. Döllenmeyle olgun meyve arasında geçen süre 20-24 haftadır. Meyvenin irileşme sürecinin 8. ve 9. haftalarında hızlı bir gelişme görülür. 9. haftadan sonraki 3 haftalık devrede yavaş bir gelişme görülür. Daha sonra sulama, bakım ve beslemeye bağlı olarak büyüme tekrar hızlanır.
Yetiştiriciliği yapılan kivi çeşitlerinin eni 4-5 cm, boyları 6-9 cm, ağırlıkları 40-160 gr arasında olabilir. Meyve şekli silindirik ovaldır. Meyve kabuğu açık kahverengi, üzeri ince ve kısa tüylerle kaplıdır. Şekil 6’da görüldüğü gibi dıştan içe tüyler, kabuk, dış meyve eti, iç meyve eti, çekirdek, çekirdek evi, yumurtalık izleri ve meyve özünden meydana gelmiştir. Meyveleri dişi çiçeğin döllenmesi ve yumurtalığın gelişmesi sonucu oluşur. Tohum, kivide diğer bitkilerde olduğundan daha önemlidir. Meyvedeki çekirdek sayısı ile meyve iriliği arasında ilişki vardır. İyi tozlanmış meyve iri olduğu gibi içerisindeki tohum miktarı da 1400’e kadar çıkmaktadır. Kivi meyvesi %81 oranında su ve %19 oranında kuru madde içerir.



Şekil 6. Hayvard meyvesinin iç görünüşü
Birçok meyve türünde ticari olarak yetiştiriciliği yapılan çok sayıda çeşit vardır. Buna karşılık kivi’de bütün dünyada üretimin tamamına yakın bölümü (%95’in üzerinde) bir tek çeşitten, Hayward çeşidinden yapılmaktadır. Başka çeşitler de olmasına karşılık, meyve iriliği, depolama, meyve yapısı, verim gibi bir çok özellik yönünden değerlendirildiğinde diğer çeşitler ticari önem taşımamaktadır. Tek çeşitten üretimin bazı önemli yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de vardır. O nedenle bir çok ülkede ıslah çalışmaları ile ticari potansiyeli olan (erkenci, C vitamini yüksek, meyve eti renkli, hastalık–zararlılara dayanıklı, düzgün şekilli…..) çeşit veya tipler bulmak için çalışmaları yapılmaktadır.
Dişi çiçekli Hayward çeşidine tozlayıcı (babalık) olarak çoğunlukla Tomuri, bazen de Matua gibi erkek çiçekli kiviler kullanılmaktadır. Kivi meyvesinin içerisinde bulunan klorofil pigmentleri meyvelere yeşil renk verir. Bu bakımdan kivi pasta ve dondurma yapımında aranan bir meyvedir.

Kaynak : ziraatci.com