KİVİNİN ÇOĞALTILMASI
Kivi kolay çoğaltılabilen bir meyve türüdür. Diğer meyve türlerinde uygulanan hemen her türlü çoğaltma şekli kivilerde kolayca uygulanabilmektedir. Ancak pratikte uygulama alanı bulan başlıca çoğaltma şekilleri; aşı, çelik ve doku kültürü yöntemleriyle yapılan çoğaltma şekilleridir.
a. Aşıyla Çoğaltma
Aşıyla çoğaltmada tohumdan üretilen çöğürler anaç olarak kullanılmaktadır. Çöğürlerin kök yapısı kuvvetli olduğundan üzerlerine aşılı kivilerin gelişmesi ve verimi de çelikle üretilmiş olanlara oranla daha fazla olmaktadır. Kivilerde kök yapısının kuvvetli olması özel bir önem taşır. Çünkü kivilerdeki yaprak alanı diğer meyve türlerinin bir kaç mislidir. Sıcak havada yapraklardan kaybolan suyun ancak kuvvetli köklerle bitkiye yeniden kazandırılması mümkün olmaktadır. Bu nedenle sıcak ve kurak bölgelere çöğürler üzerine aşılı fidanları tavsiye etmek daha uygun olur.
1. Çöğür Üretimi:
Bir kivi meyvesinde ortalama 1000 adet tohum bulunur. Tohumlar çok küçüktür, 1000 tane ağırlıkları yaklaşık 1g’dır. Tohum kabukları incedir ve kolay zedelenmektedir. Tohumlar çiçeklenmeden itibaren geçen 110 gün içerisinde tam büyüklüklerine ulaşmaktadırlar. Çöğür üretiminde en fazla Bruno ve Abbott çeşitlerine ait tohumlar kullanılmaktadır. Hayvard çeşidine ait tohumlar zayıf geliştiklerinden çöğür üretiminde pek kullanılmazlar. Dinlenme halinde bulunan tohumların çimlenebilmeleri için bunların belirli bir süre düşük sıcaklığa maruz bırakılmaları gerekmektedir. Tohumlar ya olduğu gibi meyvenin içerisinde veya meyveden çıkarıldıktan sonra soğuğa maruz bırakılabilirler. Eğer tohumlar meyveden ayrılmış ise çıkarıldıktan sonra önce gölgede kurutulur, daha sonra bir süre nispi nem oranı %30 ile 50 arasında ve sıcaklığı 10°C'nin altında olan bir depoda bekletilirler. Uzun süre depoda bekletilen tohumlar çimlenme kabiliyetlerini kaybederler. Çimlenme yeteneklerini sürdürebilmeleri için depoda bekletilen tohumların nispi nem oranının %4 ile %6 arasında olması gereklidir. Tohumların soğuklama ihtiyaçlarının meyvenin içerisinde karşılamaları isteniyorsa, o takdirde iri ve olgunlaşmış meyveler seçilip bunların soğuk hava deposunda 0 ile 5°C sıcaklıkta bir kaç ay bekletilmeleri gerekmektedir. Tohumu çıkarılacak meyveler önce düşük hızlı bir blendirden geçirilir, sonra pulp haline gelen meyve eti su ile yıkanarak tohumlar ayıklanır. Daha sonra tohumlar serin bir yerde kurutulurlar. Tohumların ekilmeye yakın bir zamanda çıkarılması daha uygun olur. Eğer tohumlar soğuk hava deposunda bekletilmemişlerse bunların ekilmeden önce katlamaya alınmaları gerekir. Çimlenme oranlarının artırılabilmesi için tohumların ekilmeden önce 4.4°C'de 6-8 hafta kadar nemli kum, talaş veya perlit gibi ortamlarda bekletilmeleri uygun olur. Tohumlar kış sonu ile yaz ortası arasında geçen bir zamanda ekilmelidir. Tohumlar erken ekildiği takdirde gelişmeleri için yeterli zamanı bulacaklarından çöğürlerin ertesi yıl ilkbaharda aşıya gelmesi mümkün olacaktır. Şaşırtma işleminin kolaylaşması ve tohum çürümelerinin önüne geçilebilmesi için tohumların 3mm derinlikte steril ortam içerisine ekilmesi gerekmektedir. Tohumlar ekildikten sonra yastıkların üzeri bir süre kapatılarak harcın kuruması önlenmelidir. Bu aşamada fidecikler çok hassas olduklarından bunların direkt güneş ışığına maruz bırakılmamaları gerekir. Aşırı nem birikimi de fidelerin hastalık kapmasına zemin hazırlayacağından aynı oranda tehlikelidir. Yarı gölgeli havalandırılmış ortamlar bu aşamada en uygun ortamlardır. Bu ortamda 21°C’ de tohumların tamamı 2-3 hafta içerisinde çimlenirler. Çöğürler 2-4 yapraklı olunca dikkatlice sökülüp çapları 6-8cm olan tüplere şaşırtılmalıdırlar. Bu aşamadan sonra çöğürlerin dış şartlara yavaş yavaş alıştırılmaları zorunludur. Alıştırma işlemi bittikten sonra çöğürlerin tüplü olarak fidanlığa taşınmaları mümkündür. Fidanlıkta çöğürlerin gölge bir ortamda bekletilmeleri ve yeterince sulanmaları gerekmektedir. Yaz sonuna kadar bakımı yapılan çöğürlere eğer gelişime kuvvetli ise aynı yıl sonbaharda durgun aşı yapmak mümkündür. Eğer gelişme zayıf ise ertesi yıl erken ilkbaharda kalem aşısı yaparak aşılı fidanların bu vejetasyon dönemi sonuna kadar gelişmeleri sağlanmalıdır.
2. Göz Aşıları:
Bilindiği gibi göz aşıları kullanılan gözün şekline göre "T", "Ters T" ve "Yongalı Göz Aşısı" gibi adlarla anılmaktadırlar. Son yıllarda meyvecilikte en fazla kullanılan aşı yongalı göz aşıdır. Yongalı göz aşısının hem uygulanması kolay, hem de başarı oranı daha yüksektir. Mayıs ayı kiviler için en uygun aşı zamanıdır. Mayıs ayında aşı yapabilmek için aşı kalemlerinin kış dinlenme döneminde damızlık bahçeden kesilip soğuk hava deposunda 0-4°C’ de nemli talaş veya perlit içerisinde aşı zamanına kadar bekletilmesi gereklidir. Aşı sırasında çeşitli hastalıkların ortaya çıkmaması için bu kalemlerin bir fungusitle ilaçlanması yararlı görülmektedir. Yongalı göz aşısında gözler kalemlerde odun dokusuyla birlikte alınır. Alınan yonganın 25-30mm uzunlukta ve 8-10mm genişlikte olması ve yandan bakıldığında üstten dip kısma doğru 45°'lik bir açı meydana getirmesi gerekir. Aynı kesim işlemi anaçta da yapılarak" yonganın anaç üzerine iyice oturması sağlanmalıdır. Bilindiği gibi anaçla kalemin birleşen kısımlarında ne kadar geniş yara yüzeyi açılırsa bu iki parçanın kaynaşma oranı o ölçüde artar. Üzerinde göz bulunan yonga, çöğür üzerine sıkıca oturtulmalı, arada boşluk bırakılmamalıdır. Eğer çöğür yeterli kalınlığa erişememiş ise o takdirde yonganın bir kenarı çöğür üzerinde açılan kesik kabuk yüzeyi ile iyice temas ettirilmelidir. Daha sonra plastik aşı bağı ile üstten başlayarak alta doğru sıkıca sarılmalıdır. Aşının kaynaması 2-3 hafta içerisinde tamamlandığından, boğulmayı önlemek için bu süre sonunda aşı bağı çözülmelidir. Eğer aşı Mayıs ayında yapılmış ise aşıdan iki hafta sonra anacın aşı noktasının üzerinde kesilerek aşılanan gözün sürmesi teşvik edilmelidir. Eğer aşı sonbaharda yapılmış ise kışı o şekli ile geçirmesi, ertesi yıl fidanlar uyanmadan bu kesim işleminin yapılması uygundur.
3. Kalem Aşıları:
Kivilerde kalem aşıları göz aşısı yapılamayacak kadar kalınlaşmış çöğürlere ve çeşit değiştirmek için yaşlı kivi omcalarındaki dallara uygulanan bir aşı tekniğidir. Aşı kalemleri kış dinlenme döneminde damızlık bahçeden kesilir, yıkanır, ilaçlanır, nemli talaş veya perlit gibi ortamlara yerleştirilerek soğuk hava deposunda, miktar az ise buzdolaplarında bekletilirler. Bekletme sırasında sıcaklığının 0-4°C'yi aşmaması gerekir. Kalem aşıları bitkiye su yürüme başlangıcında uygulanır. Ülkemiz şartlarında kivi yetiştirilen bölgeler için en uygun zaman Şubat ve Mart aylarıdır. Bu dönemde bitkilerde özsu hareketi henüz başlamadığından aşı tutma şansı %100'e yakındır.
Kivilerin çoğaltılmasında en yaygın kullanılan kalem aşıları dilcikli aşı, yarma aşı ve kakma aşıdır. Yarma aşıda üzerinde 2 göz bulunan ve uzunluğu 10-15cm olan kalemler kullanılır. Kalemlerin anaçla aynı kalınlıkta olması tercih edilir. Bu amaçla önce anaç üzerinde derinliği 2.5-3cm olan "V" şeklinde bir kesik meydana getirilir. Daha sonra aynı kesik çıkıntı şeklinde kalem üzerinde de meydana getirilerek kalemle anacın karşılıklı olarak kabuk kısımlarının birbirine temas etmesi sağlanır. Yara yüzeylerinin kurumasını önlemek için bu kısımlara macun sürülür. Daha sonra aşı bağı ile sıkıca bağlanarak anacın kalemi sıkması sağlanır.
Dilcikli aşıda anaç ve kalem eğimli olarak 45° açıyla kesilir. Anaç üzerinde içeriye doğru, kalem üzerinde ise dışa doğru 1-1.5cm uzunluğunda bir dilcik meydana getirilerek anaçla kalemin birbirini iyice sarması sağlanır. Daha sonra aşı yeri macunlanır ve sarılır.
Kakma aşılar iyice kalınlaşmış anaçlara uygulanır. Bu amaçla anaçlar yerden 15cm yükseklikte düzgün olarak kesilir. Daha sonra anacın üst yüzeyinden başlamak üzere "V" şeklinde bir oyuk açılır. Oyuğun derinliği üstten 2-3cm derinlikten başlayarak 4-5cm aşağıda sıfıra çıkarılır. Kalem üzerinde de bu şekle uygun bir kesim yapılarak kalemin anaç üzerine iyi bir şekilde oturması sağlanır. Bundan sonra yapılacak işler yarma aşıda olduğu gibidir.
b. Çelikle Çoğaltma
Kivi aşıyla çoğaltıldıkları gibi çelikle de kolay bir şekilde çoğaltılabilmektedir. Kivilerde sürgün, diğer meyve türlerinde olduğu gibi başlangıçta yeşil renkli ve yumuşak dokuludurlar. Mevsim ilerledikçe dokular sertleşir. Mevsim sonuna doğru tamamen odunlaşır. Bu nedenle, çelikler alınma zamanlarına göre yeşil çelik, yarı odunsu çelik ve odun çeliği adlarını alır.
Kaynak : ziraatci.com



LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı ile Cevapla
