Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: M

  1. #1
    Administrator
    K.Tarihi
    30 Mayıs 2018
    Mesajlar
    1

    M

    MAAŞ: Aylık.
    MAÇUNA: Ağır cisimleri veya eşyayı kaldırmak, indirmek veya aktarmak gibi hizmetlerde kullanılan denizde teknede veya karada tekerlekli olarak çalışabilen kaldırıcı alet, vinç.
    MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIK: Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ile belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar ve şerefiyelerin izlendiği hesap grubu.
    MAĞAZA: İçinde ticaret yapılan büyük dükkân, eşya ve zahire deposu.
    MAHAL: Yer.
    MAHCUR: Kısıtlı. Hâkim tarafından hacir altına alınan kimse.
    MAHCUZ: Haczedilen, hacizli.
    MAHÇUZ MAL: Kullanılması mahkeme kararı ile yasaklanmış mal.
    MAHDUT MESULİYET: Ortakların alacaklılara karşı sorumluluğunu kendi hisseleri ile sınırlama.
    MAHFUZ LİMAN: Kıyıdan denize doğru yapılan mendirek veya kıyı ile bağlı olmaksızın denizin ortasına yapılan dalgakıran tertibatlı liman.
    MAHFUZ: Saklı, muhafaza altına alınmış. MAHRUKAT: Yakılacak madde.
    MAHSUP: Hesap olunmuş, sayılmış. Bir alacağın borca sayılması suretiyle borcun tamamen veya kısmen kaldırılması.
    MAHSÜL: Ürün.
    MAKARNALIK BUĞDAY: Tane rengi kırmızı veya kehribar sarısı, uzunca, sert ve camsı yapıda, ince kabuklu, proteince zengin irmik verimi yüksek durum cinsi buğday.
    MAKBUZ SENEDİ: Emtia senetlerinden biri olan makbuz senedi, çeşitli türden malların kolayca devredilmesi amacı ile umumi mağazalar tarafından çıkarılan kıymetli evraktır.
    MAKBUZ: Alınan mal ya da para karşılığı verilen imzalı belge.
    MAKEDONYA: İthal, kılçıksız, beyaz kavuzlu, verimli, kışa dayanıklı, ekmeklik kalitesi iyi, bin dane ağırlığı 40 gr. civarında olan bir ekmeklik kırmızı sert buğday çeşidi.
    MAKSİMUM: Değişen bir değerin varabileceği en yüksek değer.
    MAKTA KESİT ALETİ: Makarnalık buğdaylarda züccaci tane tespitinde kullanılan ve buğday tanelerini enine kesen bir alet.
    MAL: Bir toplumun belli sayıdaki kişilerinin pazarda satmak için sürekli olarak ürettikleri ve her zaman üretebilecekleri toplumsal değiştirme değeri. Kurumumuzda stoklu ürünleri belirtmek için kimi zaman kullanılır
    MALİ TABLO: Bilânço, gelir tablosu, nakit akış tablosu, öz kaynaklar değişim tablosu, kar dağıtım tablosu ile bu tablolara ilişkin dip notları ve açıklamaları kapsayan tablo.
    MALİ YIL: Devlet bütçesi için uygulanan yıl. MALİK: Sahip.
    MALİYE: Ekonominin, gelir tahakkuk ve tahsili ile ödemeler ve vergiler konularını inceleyen bilim dalı.
    MALİYET ANALİZİ: Maliyetlerin kendilerini oluşturan maliyet unsurlarına ayrıştırılmasıdır.
    MALİYET BEDELİ: İktisadi bir kıymetin çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde iktisap edilmesi ya da değerinin artırılmasına kadar o mala yapılmış olan harcamaların tümü.
    MALİYET DEĞERİ: Bir malın satın alınması ya da değerinin artırılması nedeniyle yapılan harcamaların toplamı.
    MALİYET KOŞULLARI: Bir malı üretmek için gerekli etmenlerin tümü.
    MALİYET: Bir malın üretim giderlerinin toplamı.
    MALT: Biracılık sanayisinde kullanılan, çimlendirilmiş arpadan elde edilen ürün.
    MALTLIK ARPA: Bira yapımında kullanılan, malt yapımına uygun şartları taşıyan ince kavuzlu arpa türü.
    MALZEME: TMO'nun alım, satış ve her türlü idari ve işletme faaliyetleri için gerekli muhafaza, ambalaj, kırtasiye, büro malzemeleri, melbusat, döşeme-demirbaşlar ile benzeri yardımcı araç ve gereçlerdir.
    MAMELEK: Bir kimsenin sahip olduğu para ile ölçülebilen mal hak ve borçlarının tamamı
    MAMÜL: İşlenerek mal haline getirilmiş ürün.
    MANİFESTO: Gemi ile nakledilen yükün neden ibaret olduğunu gösteren ve varılan yerin gümrük idaresine yapılan beyan.
    MANİPLASYON: Yükleme, boşaltma, aktarma vb.
    MANİTAL: Grubu içinde en kısa ve en dolgun taneli yapıya sahip olan bir ekmeklik beyaz sert buğday çeşidi.
    MANTAR(FUNGUS): Hücre çekirdeği olan, parazit, saprofit yada simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, zehirli ya da zehirsiz canlı yapı.
    MARABA: Ortakçı, yarıcı, yanaşma.
    MARŞANDİZ TRENİ: Demiryolu nakliyatında sadece yük ve eşya taşımaya tahsis edilmiş yük vagonlarından oluşan katar.
    MARŞANDİZ VAGONU: Her türlü yük taşımaya mahsus vagon. MASRAF: Gider, harcanan para. MATLUBAT: Alacakların tümü. MATLUP: Alacak.
    MATRAH: Vergiye esas olan, üzerinden vergi hesaplanan, vergi konan ve para ile ölçülebilen değerlerin tümü.
    MAVNA: Ahşap veya çelikten yapılmış ve römorkör tarafından çekilen düz güverteli ve yük taşımakta kullanılan deniz aracı.
    MAYA: Ekmek yapımında kullanılan canlı yada ölü tek hücreli mantar yada bakteriler. (IŞITIR Erol, Biyoloji Sözlüğü)
    MAYDÜ: Modern açık yığın depolama ünitesi. Kuruluşumuzda hububat depolamakta kullanılan depo türü olup, oval ve yuvarlak şekilli olabilmektedir (2.500-5.000-10.000 ton kapasitelidir.) Oval tiplerde ürünü depoya kamyon boşaltır, yuvarlak tiplerde ise tremi vardır.
    MAYİİ MAHRUKAT: Akaryakıt.
    MEBLAĞ: Para miktarı, tutar.
    MECMUU: Toplanmış, bir araya getirilmiş, tümü.
    MECUR: Kiralanan.
    MEDARI TATBİK: Tetkiki esas, uygulamaya elverişli.
    MEDDÜCEZİR (GEL GİT): Ay çekimi nedeniyle denizin yükselip alçalması.
    MEHİL: Müddet, vade, ek süre, önel.
    MEKANİZE UFKİ DEPO (MUD):On bin ton ürün stoklanabilen, havalandırma sistemi bulunan, mekanik olarak doldurulup seyyar elevatörlerle boşaltılan, çelik konstrüksiyonlu beton depo.
    MELAMİR: Pelemir.
    MELEZ: Herhangi bir karakter yönünden farklı iki arı dölün çaprazlanması sonucu oluşan heterozigotdöl. (IŞITIR Erol, Biyoloji Sözlüğü)
    MELHUZ: Akla gelebilen, olabilen, düşünülebilen. MEMNUİYET: Yasak olma, yasak edilme durumu.

  2. #2
    Administrator
    K.Tarihi
    30 Mayıs 2018
    Mesajlar
    1

    Cevap: M

    MEMUR: Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerinde, genel idare esaslarına göre, bir ücret mukabilinde devletin asli ve sürekli kamu hizmetlerini kamu gücünü kullanarak ifa ile görevli kişilerdir.
    MENDİREK: Bkz. Dalgakıran. MENKUL KIYMET: Taşınabilir mal. MENSUCAT: Dokunmuş mallar.
    MENŞE ŞEHADETNAMESİ: Herhangi bir malın yapıldığı ve üretildiği menşe ülkeyi belirtmek amacıyla düzenlenen belgelerdir.
    MENŞE: Orijin, kaynak, soy MER'İ: Yürürlükte olan.
    MERCİMEK: Pul, sıra, kabuklu kırmızı ve kara gibi çeşitleri olan yurdumuzun hemen her yerinde üretilen insan beslenmesi için önemli olan, Kuruluşumuzca çeşitli yıllarda alımı yapılan bir bakliyat.
    MESAFE NAVLUNU: Taşımalarda geminin herhangi bir sebeple risk alması durumuna karşılık taşıtanın aşılan mesafenin tüm yolculuğa olan oranına göre ödediği para miktarı.
    MESAFE: İki nokta arasındaki uzaklık.
    MESAJERİ: Vapurla süratli olarak eşya nakli.
    MESLEK: Bir kimsenin yaşamına gereken parayı sağlamak için seçtiği, tuttuğu iş,
    META: Mal, ürün.
    METEOROLOJİ: Hava olaylarını inceleyen bilim dalı.
    MEVDUAT: Bankaya yatırılan para.
    MEVSİM İŞSİZLİĞİ: Doğa koşullarına bağlı olan işlerde bu koşulların elvermemelerinden doğan işsizlik.
    MEVZİİ: Kısmi.
    MEZKÜR STOK: Adı geçen, bahsedilen, kayıt altında olan stok.
    MISIR (Zea mays L.): Üretim bakımından genel olarak dünya da buğdaydan sonra ikinci sırayı alan, tahıllar içinde dünya da en yüksek verim ortalamasına sahip, at dişi, ,sert, unlu, şeker, cin, mumlu, kavuzlu, gibi çeşitleri olan bir tahıl.
    MİCROJET: Depo dezenfeksiyon işlemlerinde kullanılan soğuk sisleme cihazı.
    MİKROORGANİZMA: Gözle görülemeyen ancak mikroskop altında büyütülerek görülebilen tek hücreli küçük canlılardır.(Mayalar, bakteriler ve küf mantarları olmak üzere 3 gruba ayrılırlar.)
    MİKST GEMİLER: Önceden yapılan ve ilan edilen bir yolculuk planı dâhilinde, belli hatlarda belli saatlerde belli limanlara uğramak ve kalkmak suretiyle düzenli sefer yapan gemiler.
    MİLLİ GELİR: Bir ülkede belli dönemlerde üretilen mal ve hizmetlerin, üretimine katılan üretim faktörlerinin (emek, sermaye, toprak ve müteşebbis) üretime katılmaları karşılığında aldıkları payların (ücret, kar, faiz, kira) ve dolayısıyla nihai mal ve hizmetlerin toplam parasal değeridir. Bir ulusun bir yıl içinde ürettiği toplam değer.
    MİNİMUM ÜCRET: Çalışana verilebilecek en az ücret, asgari ücret. MİNİMUM: Değişen bir değerin inebileceği en düşük değer. Asgari değer. MİRAS: Ölenden kalan mal ve para.
    MOMCHİL: Kılçıksız, beyaz kavuzlu, orta boylu, kışa, kurağa, paslara ve kurağa dayanıklı, tane dökmez, verimli, bin dane ağırlığı 43 gr civarında olan ekmeklik kırmızı yarı sert buğday çeşidi.
    MONOKÜLTÜR: Tek türde tarım.
    MONOPOL: Piyasada tek bir satıcının olduğu tekelci firma,
    MONTAJ SANAYİ: İthal edilen yabancı malı, parçaları birleştirip satışa çıkarma yolu ile gerçekleştirilen sanayii.
    MONTAJ: Kurma, parçaları birleştirme.
    MORFİN HİDROKLORÜR: Morfinin, hidroklorür asitle tuz formu verilmiş bir türevi. (Haşhaş Alk. İşl. İzah namesi Madde:45, sayfa 29)
    MORFİN SÜLFAT: Morfinin, sülfürik asitle tuz formu verilmiş bir türevi. .(Haşhaş Alk. İşl. İzah namesi Madde:45, sayfa 29)
    MORFİN: Haşhaş kapsülünde (papaver somniferum) en fazla bulunan alkaloit'tir. (Haşhaş Alk. İşl. İzah namesi Madde:45, sayfa 26)
    MOSTRA: Göstermelik, örnek.
    MUACCEL: Peşin, hemen ödenmesi gereken.
    MUAYENE: Uğraşı konumuza giren ürünlerin evsafını ve durumunu tespit etmek amacıyla çeşitli aletlerle veya yalnızca duyu organlarıyla yapılan işleme denir.
    MUDİ: Bankaya para yatıran. MUGAYİR: Aykırı, uygun olmayan.
    MUHAFAZA: 1. Koruma, saklama. 2. Depolama süresince, depolanan ürünün miktar ve kalite yönünden bir değişime uğramaması için gerekli tüm önlemlerin alınması işlemidir.
    MUHASEBE: Hesap görme.
    MUHİK SEBEB: Haklı sebep.
    MUKABİL: Karşılık.
    MUKADDEM: Önde olan, önceki, üstün.
    MUKAVELE: Bkz. sözleşme.
    MUKRİZ: Borç veren.
    MUNASALAT LİMANI: Varma limanı, bir navlun sözleşmesine göre yolculuğun sona ereceği liman.
    MURAKIP: denetçi
    MURİS: Miras bırakan. MURTABIT: Bağlı, irtibatlı.
    MUŞAMBALI YIĞIN: Teşkilatımızda buğday, arpa, çavdar ve yulafın açıkta depolanması amacıyla iç genişliği 6,5 m. yüksekliği 1,6 m. ve 8x8 m. ebadında muşambalar kullanılarak tekniğine göre yapılan depolama şekli. . (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 10, sayfa 76)
    MUTABAKAT: Fikir birliği içinde olma.
    MUTALEBE: Bir hakkın, içeriği itibariyle o hak sahibine verdiği bir talep hakkı.
    MUTAZARRIR: Zarar görmüş, zarara uğramış.
    MUTLAK BUTLAN: Temelden bozukluk. Kamu düzenine, ahlaka, adaba aykırı olması veya zorunlu şartlardan birinin olmaması nedeniyle taraflarca geçersizlikleri ileri sürülebilen ve hiçbir zaman geçerli olamayacak doğuştan batıl olan hukuki işlemler.
    MUTLAK NEM: Belli bir sıcaklık derecesinde 1 m3 havada bulunan su buharının gram olarak ağırlığı.
    MUVAKKAT TEMİNAT: Bkz. geçici teminat.
    MUVAZAA: Gerçeği gizleyerek yalandan iş görme, danışık ve gizli anlaşma.
    MÜBADELE: Değiş tokuş.
    MÜBAYA: Satın alma.
    MÜCBİR SEBEP: Önceden bilinmesi ve önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında gelişen beklenmedik olaylar.
    MÜCBİR: Kaçınılmaz neden, sezilemeyen ve karşı konulamayan sebep.
    MÜDAHALE DÖNEMİ (Intervention Period): Avrupa Birliğinde Hububat için; İtalya- İspanya - Yunanistan - Portekiz'de müdahale dönemi 1 Ağustos / 30 Nisan, Finlandiya ve İsveç'te 1 Aralık/30 Haziran, diğer ülkelerde ise 1 Kasım /31 Mayıs olarak belirlenmiştir. Çeltik için ise müdahale dönemi 1 Nisan /31 Temmuz'dur.
    MÜDAHALE FİYATI fiyatı (Intervention price): Ortak Tarım Politikası çerçevesinde temel tarım ürünleri fiyatlarının ancak önceden belirlenmiş sabit sınıra kadar düşmesine izin verilir. Asgari garanti edilen bu fiyata müdahale fiyatı adı verilir.
    MÜESSESE: Bir ticaret işi için kurulan kurum.
    MÜKELLEF: Kendisine yükletilen bir külfeti, bir görevi veya bir şartı yerine getirmesi gereken kişi veya kurum.
    MÜKELLEFİYET: Genel olarak bir şahsa veya bir kuruma yükletilen bir külfet, bir görev, bir şart.
    MÜLK: Sahip olunan taşınmaz mal.
    MÜLKİYET: Sahip olma.
    MÜMESSİL: Bir firma ya da tüccar adına davranma yetkisini taşıyan kişi.
    MÜMEYYİZ: Yaptığı hareketin anlamını bilen ve ona göre hareket eden kimse
    MÜNAVEBE: Dönüşümlü, nöbetleşe.
    MÜNFESİH: Fesih edilmiş, hükümsüz hale getirilmiş, bozulmuş.
    MÜPHEM: Anlaşılamayacak kadar kapalı söz.
    MÜRAFAA: Yargıtay ve Danıştay da açılmış olan davalarda, tarafların duruşmada bulunarak davayı anlatması.
    MÜRETTEBAT: Gemi ve uçaklarda bulunan personel. MÜRSELÜNİLEYH: Gönderilen.
    MÜRSİL: Gönderen.
    MÜRURİYE: Gemilerin kanaldan veya köprülerden geçiş ücreti.
    MÜRURU ZAMAN: Zaman aşımı, bir hakkın belli bir zaman geçtikten sonra istenemeyecek duruma düşmesi.
    MÜSTACEL: Acele, ivedi. MÜSTAHSİL: Bkz. Üretici. MÜSTAKİL: Tek başına, bağımsız. MÜSTECİR: Kiracı MÜSTEHLİK: Tüketici.
    MÜŞTEREK BORÇ: Alacaklıya karşı iki ya da daha çok borçluların eşit sorumluluktaşıdıkları borç.
    MÜŞTERİ: Alıcı.
    MÜTEAHHİT: Bir işi belli bir çıkar karşılığı yapmayı üstüne alan kişi.
    MÜTECANİS: Birbirine benzeyen, ebatları birbirine yakın olan.
    MÜTEMMİM: Bir şeyin esas unsuru olan şey, tamamlayıcı, bütünleyici.
    MÜTENAKIZ: Çelişkili, zıt.
    MÜTERAKKİ VERGİ: Matrahı çoğaldıkça oranı artan vergi.
    MÜTESELSİL ALACAKLI: Bir şey veya hakkın tamamını istemeye hakkı olan birden fazla alacaklılar.
    MÜTESELSİL BORÇ: Birden fazla borçlunun, her birinin ayrı ayrı tamamından sorumlu olduğu borç.
    MÜTESELSİL KEFİL: Birbirlerine bağlı olarak kefil olan kimselerden her biri.
    MÜTESELSİL: Zincirleme, birbirine bağlı olan.
    MÜTEŞEBBİS (GİRİŞİMCİ): Bir ticaret ya da sanayii işine girişen kimse, (üretim faktörü)

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •