SABİT KUR: Hükümetçe saptanmış kur.
SADIR OLMAK: Çıkmak, meydana gelmek, ortaya çıkmak.
SADOVA1: Kılçıksız, beyaz kavuzlu, kışa, kurağa, pasa dayanıklı, tane dökmez, verimli, bin dane ağırlığı 46 gr. civarında ekmeklik kırmızı buğday çeşidi.
SAF SU CİHAZI: Suyun buharlaştırılıp tekrar yoğunlaştırılması esası ile çalışan saf su üreten cihaz.
SAFİ TONAJ(NRT): Gemide doğrudan doğruya ticaret amacıyla kullanılmayan yerlerin hacim ölçüsünün brüt tondan düşüldükten sonra kalan kısmı.
SAFRA: Gemide su çekimi ve dengeyi sağlamak amacıyla bulundurulan su, kum veya taş gibi kıymetleri az fakat ağırlığı fazla olan maddeler.
SAGİTTARİO: Sapı sağlam, başakları kılçıklıdır. Daneleri kırmızı yarı sert yapılıdır. 1000 tane ağırlığı 40-44 gr'dır. Erkenci, soğuğa dayanıklı, Pas ve Septoria'ya mukavim ekmeklik kırmızı sert buğday çeşidi. (Tasaco Tar.Tic.San.ltd.Şti. 2001)
SAKARYA 75:Yazlık karakterli, orta boylu, kurağa ve yatmaya dayanıklı, dane dökmez, kırmızı kılçıklı, kırmızı çıplak kavuzlu. Ekmeklik kırmızı yarı sert buğday çeşidi.
SAKIT OLMAK: Düşmek, hükmü kalmamak.
SAL: Kalın tahta direklerden yapılarak akarsularda yük ve yolcu taşımasında kullanılan araç.
SALAŞ: Etrafı açık hangar.
SALİHLİ-92: Bitki boyu kısa, Başaklar kılçıklı beyaz renktedir. Daneleri yumurta şeklinde, beyaz ve kısa tüylü. 1000 tane ağırlığı 45-48 gr. dır.Yazlık bir çeşittir, soğuğa ve kurağa mukavemeti orta, yatmaya ve dane dökmeye mukavemeti iyi, kara pasa dayanıklı, sarı ve kahverengi pasa orta dayanıklı makarnalık buğday çeşidi. (Ege Tar. Arş. Ens.. izmir 1992.)
SAMYELİ: Gökyüzü bulutsuzken zeminin aşırı ısınması sonucu oluşan, aşırı sıcak ve kurak hafif rüzgâr.
SANA: Bitki boyu 80 cm. civarında, başakları kılçıksızdır. Daneleri kırmızı renkli, Soğuğa, kurağa ve yatmaya dayanıklı yarı sert bir buğday olup, 1000 tane ağırlığı 40-42 gr. Ekmeklik yarı set buğday çeşidi. (Önder Toh. Tic.San. A.Ş./ Tekirdağ 2001)
SANAYİ: Hammaddeleri mamul madde haline getirmek için gerçekleştirilen üretim ve bu üretimde kullanılan araçların tümü.
SANCAK: Geminin sağ tarafı.
SAPA KALKMA: Kaleme kalkma veya kucak yapma da denir.
SAPAN: Yüklerin vinç kancasına takılıp kaldırılabilmesi için kullanılan vasıta.
SAP-SAMAN: Ürünlerin temizlenmesi sonucu açığa çıkan ve ürün kavuzları ile diğer artıklardan oluşan çıkıntı.
SARAHET: Açık.
SARAYBOSNA: Slovenya orijinli, kılçıksız beyaz kavuzlu, verimli, kışa dayanıklı, ekmeklik kalitesi iyi, Trakya Bölgesi için uygun, bin dane ağırlığı 38 gr. civarında olan bir ekmeklik kırmızı yarı sert buğday çeşidi.
SARF MALZEMESİ: Kullanılınca yok olan malzemeler sarf malzemesidir.
SARI OLUM: Hububat tanesinin yetişmesinin ikinci devresi, tanede protein birikiminin sona erip nişasta birikiminin başladığı su oranının % 40 'a düştüğü dönem. (TMO 2001 Depolama ve Muhafaza Ders Notu)
SARİH: Açık, seçkin, belli.
SAROZ 95: Kırmızı başaklı kılçıklı bir çeşittir. Bitki boyu 90-95 cm.dir. Kışlık bir çeşit olup soğuklara dayanıklılığı iyidir. Kuraklığa, yatmaya, küllenmeye karşı dayanıklıdır. Danesi amber renkli yarı sert ve orta irilikte olup, 1000 tane ağırlığı 32 gr. Ekmeklik buğday çeşidi. (Trakya Tar. Arş. Enstitüsü)
SATIN ALINMA ŞARTLARI: Kuruluşumuzca alımı yapılacak ürünlerin sahip olması gereken özelliklerinin belirtildiği, her ürün için farklı kıstaslar içeren ve her yıl düzenlenen baremlerle değişebilen şartlar.
SATIŞ HÂSILATI: Bir firmanın esas faaliyet konusunu oluşturan mal ve satışlarını ifade eder.
SATIŞ: Satma işlemi.
SEBKEDEN: Geçmiş olan, vaki olan.
SEDİMANTASYON ÇALKALAMA CİHAZI: Sedimantasyon değerinin bulunması amacıyla un ve laktik asit süspansiyonunu belli devir ve sürede standart olarak çalkalamaya yarayan alet.
SEDİMANTASYON DEĞERİ: Un ve laktik asit çözeltisiyle hazırlanmış süspansiyondaki un parçacıklarının glüten kalitesine bağlı olarak şişmeleri sonucu belirli zaman içersinde mezür içersinde çöken miktarın cc cinsinden değeri.
SEDİMANTASYON: Çökelme. (IŞITIR Erol, Biyoloji Sözlüğü) SEKTÖR: Ekonomik kesim.
SELÇUKLU-97: Bitki boyu orta, başaklar kılçıklı rengi sarıdır. Daneler orta elips şeklinde, uzun ve amber rengindedir. 1000 tane ağırlığı38-40 gr'dır. Soğuğa, kurağa ve yatmaya dayanıklı olup orta erkencidir. Yapay ve doğal koşullarda kara ve kahverengi pasa dayanıklı makarnalık buğday çeşidi.(B.D.M.Kışlık Hububat Arş. Merk. 1997)
SELÜLOZ: Üç bin ya da daha fazla glikozun birleşmesi ile oluşan bitki hücrelerinin temel yapı taşı olan polisakkarit. (IŞITIR Erol, Biyoloji Sözlüğü)
SEMERE: Ürün, kar, hâsılat. Bir malın kendiliğinden ve belli zamanda meydana getirdiği fazlalık.
SENDİKA: İşgücü satanlarla işgücü alanların birbirlerine karşı kendi çıkarlarını korumak için kurdukları örgüt.
SENET: Bir borcu ya da hukuksal bir işlemi saptamak için düzenlenen belge.
SERBEST DÖVİZ: Uluslar arası ödeme aracı niteliğinde para.
SERBEST KUR: Fiyatı arz ve talep kuralları ile belirlenen kur.
SERBEST LİMAN: Transit geçen mallardan gümrük resmi alınmayan liman.
SERBEST MESLEK: Memur olmayan, bağımsız çalışanların mesleği.
SERBEST PİYASA: Alım ve satımın rekabet koşulları içerisinde yapıldığı pazar.
SERMAYE: Bkz. Anamal.
SERT MISIR: İri taneli ve küçük taneli olmak üzere iki alt gruba ayrılan 1000 tane ağırlığı 100-700gr arası değişen, yurdumuzda mısır çeşitleri içinde en fazla üretimi yapılan, taneleri sert ve yüksek proteinli mısır çeşidi.
SERTİFİKASYON: Tohumlukların genetik, fiziksel ve biyolojik durumlarının tespit edilmesi.
SEVK İRSALİYESİ: Düzenlenmesi kanunlarla zorunlu olan, yollamalarda her vasıta(kamyon, vagon, gemi, vb.) muhteviyatının ayrı ayrı numunelerinin alınıp muayene ve analiz sonuçları ile araç bilgileri ve ürün miktarının belirtildiği, bir nüshasının karşı işyerine gönderildiği yollama evrakı.
SEYHAN-95: Bitki boyu 80-95 cm olup, Başakları beyaz renkli kılçıklı, Başak uzunluğu 7-9 cm'dir. Taneleri beyaz renkli, sert yapıda ve oval şekillidir. 1000 tane ağırlığı 40-42 gr'dır. Kışa ve kurağa orta derecede dayanıklıdır. Kahverengi ve sarı pasa dayanıklı, septoria'ya karşı hassas ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Çukurova Tar. Arş. Ens./Adana-1995)
SEYRİ HAFİF TAŞIMA: Taşıma süreleri genellikle yük trenlerinin hızına göre tespit edilen yük nakli.
SEYRİ SERİ TAŞIMA: Taşıma süreleri genellikle yolcu trenlerinin hızına göre tespit edilen yük nakli.
SEYRÜSEFER: Bkz. Trafik.
SHAFİR: İsrail orijinli, kılçıklı, beyaz başaklı, erkenci, yatmaya orta dayanıklı, verimli, Çukurova Bölgesi için uygun, bin dane ağırlığı 40 gr. civarında olan bir ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi.
SHAM-I: Bitki boyu 100-105 cm, Başakları kırmızı siyah kılçıklı, Daneleri amber renkli, camsı, 1000 tane ağırlığı 50 gr'dır. Orta erkenci bir çeşittir. Yatmaya dayanıklı, soğuğa orta derecede dayanıklıdır. Kahverengi pasa orta derecede hassas, septoria'ya toleranslı makarnalık buğday çeşidi. (Çukurova Tar. Arş.Ens./Adana-1991)
SHİFTİNG(Şifting):Bir gemi veya Lash Layterindeki eşyanın, bu geminin aynı veya diğer ambar veya güverteleri arasında gemiden indirilmeksizin yerinin değiştirilmesi.
SICAKLIK: Isı enerjisi sonucu molekül titreşimlerinin etrafa yaptığı etkidir. SIĞINAK LİMANI: Bkz. Barınma limanı.
SINIFLANDIRMA NUMUNESİ: Satışa esas olmak üzere, sınıfların tespiti için kalite ve kantite analizi yapılacak şekilde her depodan ayrı ayrı alınan numune.
SIVILAŞMA SAYISI: Düşme sayısıyla (Falling Number) amilaz aktivitesi arasındaki ilişkinin doğrusal hale getirilmesi için kullanılan değer. Sıvılaşma sayısı=6000/ düşme sayısı-50
SİCİL NUMARASI: Varlık, donanım-yedek parça ve malzeme-demirbaş kodunun yanında kullanılan, silsile takip eden ve bunların takip ve kontrolünü sağlamak için verilen numaradır.
SİGORTA DEĞERİ: Sigorta ettirilen bir şeyin veya şahsın sigortalı için temsil etmekte olduğu menfaati ifade eden kıymet.
SİGORTA MENFAATİ: Sigortalının bir rizikonun gerçekleşmesinde gördüğü veya umduğu menfaat.
SİGORTA MUKAVELESİ: Sigorta sözleşmesini tespit eden evrak. SİGORTA PİRİMİ: Sigortacının üstlendiği rizikoya karşılık sigortalının ödediği ücret. SİGORTA: Olası bir zararın para ile karşılanacağının önceden garanti edilmesi. SİGORTACI: Sigortalının zararını karşılamayı taahhüt eden kişi ya da kuruluş.
SİGORTALI: Sigortacının, kendisine karşı bir riziko gerçekleşmesi halinde tazminat ödemeyi taahhüt ettiği gerçek veya tüzel kişi.
SİLO SONDASI 30 m.ye kadar kuyu derinliği olan silolardan numune almak için kullanılan sonda.
SİLO: Silindir biçiminde beton veya çelikten yapılmış dikey depo. (Alım ve Muhafaza İşleri İzah namesi Depolama İşleri Bölümü Madde: 5, sayfa 61)
SİMSAR: Komisyoncu.
SİNTİNE: Gemi içindeki en alt kısım.(Gemi ambarlarının en alt kısmı)
SİPARİŞ: Ismarlama ve ısmarlanan şey.
SİRAYET: Bulaşma.
SİSLEME CİHAZI: Depoların dezenfeksiyonunda kullanılan cihaz.
SİYAH-ÇAKIR ARPA: Arpa tanesinin kavuzundaki melanin pigmentlerinden ileri gelen, rengi itibariyle daha koyu grimsi veya siyah renkte olan, yemlik amaçla kullanılan, daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilen arpa cinsi.
SİYANET: Koruma, esirgeme.
Soğuğa ve kurağa dayanımı iyidir. Ekmeklik kalitesi ve verimi iyidir. Kahverengi pasa ve septoria'a karşı dayanıklı ekmeklik buğday çeşidi. (Toros Gübre ve Kimya End. A.Ş. 2002)
SOĞUTMALI ETÜV:-10 ve+80 C arasında istenilen sıcaklıkta çalışan ısıtma, soğutma, hava sirkülâsyon ve termostat donanımlarına sahip bir dolap.
SOLMAZ: Pelemir.
SOMAJ: Vagonların, kiralayanlar emrinde bekledikleri zamanı ifade eden bir terim
SONDA: Küçük bir parça alarak kalitelerini kontrol etmek amacıyla hububata batırılan alet.
SORTİ: Elektrik tesisatının buat ile priz veya lamba arasında kalan bölümü.
SÖZLEŞME: İlgililer arasında yapılan yazılı anlaşma, akit.
SPEKÜLASYON: Ekonomik darlıklardan yararlanarak aşırı kazanç sağlama düzeni.
SPOR: Eşeysiz üreyen türlerde, küçük ve dayanıklı olan üreme hücresi.
STANDARDİZASYON: Ürünlerde ve hizmetlerde tip birliğini sağlama.
STARYA: Bkz. Boşaltma süresi
STİĞMA: Haşhaş kapsülünün tepesinde ortalama 12 civarında olan parçalı dişli tepecik.
STOK DURUM CETVELİ: İşyeri stoklarında bulunan ürünlerin; miktarını, arıza ve haşere durumunu, sıcaklık ve rutubetini, satışa etki eden fiziksel özelliklerini, hangi depoda stoklandıklarını ve ayrıca işyerinin depo durumunu gösteren,15 'er günlük periyotlarda hazırlanarak işyeri yetkililerince imza altına alınan cetvel.
STOK: Gelecek bir zamanda tüketilmek için biriktirilmiş mal, Ofisimizde muhafaza altına alınan ürünler.
SU BANYOSU: Maksimum suyu kaynama derecesine kadar ısıtabilen ve oda sıcaklığı ile kaynama sıcaklığına kadar istenilen sıcaklıklarda sabit kalabilen içi suyla dolu küvettir.
SUBTROPİK: Yarı ılıman iklim. SUİNİYET: Kötü niyet. SUİSTİMAL: Kötüye kullanma.
SULTAN-95: Sap 100-110 cm boyunda, başakları beyaz renkte, kılçıklıdır. Taneleri beyaz renkli, yumuşak yapıdadır. 1000 tane ağırlığı 33-37 gr'dır. Sarı pas, kara pas, sürme ve rastığa dayanıklı, kahverengi pasa orta derecede hassas ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. Anadolu Tar. Arş. Ens. / Eskişehir. 1995
SULU ARAZİ: Bitkilerin büyümeleri ve ürün vermeleri için gerekli olan suyun sulama ile karşılanabileceği araziler.
SULU TARIM: Bitkilerin büyümeleri ve ürün vermeleri için gerekli olan suyun sulama ile karşılanabileceği yerlerde uygulanan tarım sistemi.
SUN'İ (YAPAY) LİMAN: İnsan gücüyle meydana getirilen, koruma altına alınmış liman.
SUPALAN: Gemi yükleme ve boşaltmalarında işlemin vinç üzerinde veya vinç altında olduğunu ifade eden bir terim.
SURET: Yasal bir işlemi tespit eden senet veya evrakın aslına uygun örneği. SÜBVANSİYON: Destekleme, para yardımı. SÜKNA: Konut, oturulan yer.
SÜKÛTU HAK: Bir hakkın hiçbir şekilde öne sürülemeyecek biçimde düşmesi.
SÜNE: (Eurygaster integriceps) Larvaları bitkinin sap ve yapraklarını, erginleri süt olumundaki buğday tanelerini emerek zarar veren, özellikle Güneydoğu Anadolu ve Çukurova bölgelerinde etkili bir tarla zararlısı.
SÜRETLİ OTU: Pelemir.
SÜRME: Mantari bir hastalık.
SÜRMELİ TANE: İçleri sürme sporları ile dolu bütün veya kırık buğday taneleri.
SÜRSTARYA: Starya zamanını aşan zaman, sözleşmeye göre zaman aşımı dolayısıyla kiracı tarafından ödenmesi kararlaştırılan tazminat.
SÜT OLUM: Hububat tanesinin yetişme devresinin başlangıcı, besi dokuda proteinin biriktiği ve danede su oranının % 60 civarında olduğu dönem.
SÜZEN-97: Bitki boyu orta uzunlukta, başaklar beyaz renkli, kılçıklı, Daneler yumurta şeklinde ve beyazdır. 1000 tane ağırlığı 33 gr'dır. Soğuğa, kurağa ve yatmaya dayanıklıdır. Yapay ve doğal koşullarda sarı ve kahverengi pasa orta dayanıklı, kara pasa ise dayanıklı ekmeklik beyaz yarı sert buğday çeşidi. (Anadolu Tar. Arş. Ens. / Eskişehir.)
SVEVO: Sapları orta boylu, başak kılçıklı, 1000 tane ağırlığı 35,0–48,1 gr'dır. Kışlık bir çeşittir. Soğuğa ve yatmaya, pas hastalıkları ile kök ve kök boğazı hastalıklarına dayanıklı makarnalık buğday çeşidi. (Tasaco Tarım San. Tic. Ltd. Şti./ İstanbul - 2001.)
SVİÇ: Bir elektrik devresini açıp kapamaya yarayan, daha çok elektronik devrelerde veya düşük akımlı elektrik devrelerinde kullanılan araç.
SWİNGFOG: Depo dezenfeksiyonlarında kullanılan sıcak sisleme cihazı.
ŞAHİN (Hawk):Amerikan orijinli, kılçıklı, beyaz-çıplak kavuzlu, orta boylu, sağlam yapılı, yüksek verimli, kurağa dayanıklı, ekmeklik kalitesi ve un randımanı yüksek, bin dane ağırlığı 30 gr. civarında, Doğu Anadolu Bölgesi için uygun bir ekmeklik Anadolu Kırmızı sert buğday çeşidi.
ŞALTER: Bir elektrik devresini el ile ve/veya otomatik olarak açıp kapayan cihaz.
ŞAMANDIRA: Limanlara giren ancak rıhtıma yanaşmadan yükleme -boşaltma yapan gemilerin bağlanmalarına yarayan vasıta.
ŞART: Sözleşmelere konulan kayıt.
ŞARTNAME: Yapılacak işlerin teknik ve idari esas ve usullerini gösteren belge veya belgeler.
ŞAT: Gerek liman römorkörleri tarafından çekilen, gerekse motor gücü ile kendi hareket eden ambarsız, düz güverteli ahşap veya çelik tekne.
ŞİFAHİ: Sözlü.
ŞİLEP: Makineli veya makinesiz yük gemisi.
ŞİRKET: İki ya da daha çok kişinin ekonomik bir amaçla kurdukları ortaklık.
ŞUFA HAKKI: Önalım hakkı.