Toplam 9 sonuçtan 1 ile 9 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

  1. #1
    akcabey
    Guest

    ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Gıda takviyesi olduğu halde ilaç gibi tanıtımı yapılan ürünlere yasak geliyor. Lida ve benzeri ürünler yüzünden halk sağlığının tehlikeye girdiğini dikkate alan İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, yönetmelik hazırladı.



    Düzenlemeye göre ilaç olmayan ürünler 'ilaç gibi' tanıtılırsa toplatılacak ve satışı yasaklanacak. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç, Lida, Aloe Vera gibi ürünlerin her türlü hastalığa iyi geldiğine yönelik vaatlerde bulunulduğuna dikkat çekti. Tokaç, "Bir hastalığı tedavi eden her şey ilaçtır. Eğer ilacın kutusunda, kullanma talimatında, tanıtım broşüründe falanca hastalığı tedavi ediyor diyorsa bu ne gıda takviyesi olabilir ne başka bir şey olabilir. Bu ilaçtır." diyerek, bu ürünlerin ilaç ruhsatı alınmadan satılmasının 'kaçak ilaç' hükmüne girdiğini söyledi. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan da bu tür ürünlerin 'takviye edici gıda' tebliğiyle Tarım Bakanlığı'nca ruhsatlandırılmasının yanlış olduğunu savunuyor. Saydan, "İlaç formunda olan tüm ürünler ister bitki kökenli, ister kimyasal kökenli olsun ilaçtır. Bunların bilinçsiz tüketimi halk sağlığına telafisi imkansız zararlar verecektir." uyarısında bulunuyor. Hasan Bozkurt, Ankara

    zaman

  2. #2
    biomer
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Sayın Müdürümüz her yolu tıkamış. En iyisi bitkisel ürünleri sadece eczacılar satsın da amacınıza ulaşın. (Asıl amacınız da bu değil mi zaten?)
    Bitkisel ürünlerin ilaç satışlarını azalttığı artık tartışılmaz bir gerçek. Bunun en iyi örneği de çoğu eczanelerin, dükkanlarının belli bir kısmını da bitkisel ürünlere ayırmış olmaları. Maalesef yanlış kullanımlar ve abartılı tanıtımlar da yapılmıyor değil. İlaç formundan bahsediliyor. Yönetmelikte herhangi bir madde boş kapsülün içerisine konamaz gibi bir ibare geçiyor mu? Ya da tablet formu sadece ilaçlar için kullanılabilir diyor mu? Geçerse de insanlar buna gülerler. Dünyaya rezil oluruz. Bir hastalığı iyileştirmek için, gerekli bitkinin gerekli kısımlarını gerekli miktarlarda ve şekilde ve belli aralıklarla kullandığınızda o hastalığın iyileşmesine tek başına fayda sağlayabiliyorsa, evet bu bir ilaçtır. Bir kelime üzerinden yola çıkarak kazanım sağlanılmaya çalışılmasın(Kelime oyunu yapmaya gerek yok). Zamanında bitkisel ürünler Sağlık Bakanlığı izniyle piyasaya sürülebiliyordu. O zamanlar gelecek vaad etmiyorlardı ya da Sağlık Bakanlığı; yoğunluktan dolayı "uğraşmak istemiyordu" ve dolayısıyla bitkisel ürünlerin izin ve denetim işlemleri TKB' ye devredilmişti. Broşürlerin veya ürün ambalajlarının üzerinde ürünlerin faydalı yanları yazılmakta ve çoğu bitkisel ürünün de TEDAVİ EDİCİ özelliği bulunmakta. Bunun yanında; "bilinçli tüketim" herşey için geçerli, sadece ilaçlar yada bitkisel ürünler için değil. İnsanlar bilgi sahibi olmaktalar. Ülkem insanı bilgileniyor işte, fenamı? İnsanlar titanyum dioksit yemeden tedavi olabiliyorlar. (Bu boyar maddelerin veya dolgu maddesi olarak kullanılan herhangi bir kimyasal maddenin her ne kadar, böbreklerden süzülüp idrar yoluyla dışarı atıldığı farmakolojik olarak ispatlansa da.)Kaldı ki; bu işi eczacılardan önce asıl yapması gerekenler de Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Mezunu arkadaşlardır. Veya bu konuda uzmanlaştığını gerekli otoritelere resmi yolardan kabul ettirebilen Biyolog, Gıda Mühendisi, Ziraat Mühendisi veya Biyokimya uzmanı kişilerdir.
    Doktorlarımızın reçeteye ilacın ismini yazarken neden okunaklı bir şeklde yazmadıklarını açıklar mısınız?
    Neden her mikrobiyal rahatsızlığa karşı "geniş spektrumlu" antibiyotik yazarak vücudumuzdaki doğal florayı yok ettiklerini izah eder misiniz?
    Sorarım size, ilaç mümessilleri neden doktor-eczane arası mekik dokumaktalar.
    Neden bir ilaç mümessili bir doktorun odasına ilaç tanıtımı için girdiğinde bir anda doktor sıcaktan terleyivermekte ya da bilgisayarı yavaşlamakta?
    Saygılar...

  3. #3
    biomer
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Bu konuda "Tüm Eczacı İşverenler Sendikası" nın Tarım ve Köyişleri bakanlığına yazdıkları dilekçe:

    Tarih: 06/08/2008
    Sayı: TEİS2008–436









    T.C.

    TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

    KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE

    ANKARA







    İlgi: 14.07.2008 tarih 026619 sayılı yazınız





    İlgi yazınızda da belirttiğiniz üzere gıda formunda sunulan gıdaların, takviye edici gıdaların üretim ve ithalat kontrolleri Tarım Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Ancak, bir farmasötik form şeklinde sunulan tıbbi ürünlerin üretim ve kontrolleri ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu tıbbi ürünlerde yer alan yardımcı maddeler, vitamin ve mineraller ile diğer bitkisel bileşenlerin farmasötik form halinde sunulmasında gerek imalat teknolojileri, gerekse güvenilirlik ve riskler açısından kontrolleri Sağlık Bakanlığı tarafından Farmakognost, Farmasötik Teknolog, Toksikolog ve Farmakologlardan oluşan komisyonda incelettirilmekte ve analizleri yaptırılmaktadır.

    Ülkemizde son zamanlarda birtakım bitkisel zayıflama ilacında ve benzeri birçok üründe görülen istenmeyen durumların ortaya çıkması tıbbi farmasötik preparat halindeki ürünlerin (kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzer sıvı veya toz formlarda hazırlanarak doz halinde sunulan ürünler) Sağlık Bakanlığı kontrolü dışında olmasından kaynaklanmaktadır.

    Bakanlığınızca hazırlanmakta olan Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği Taslağı”nın 4/b maddesindeki düzenleme ile ilacın tanımı değiştirilerek ilaç ve ilaç formundaki ürünler Takviye Edici Gıda tanımı içine alınmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görev ve yetki alanı dışında olan ilaç formundaki bu ürünlerle ilgili olarak yapılmak istenen düzenlemelerin, ilgi yazınınızda belirttiğinizin aksine taslağın 15. maddesinde yer alan Avrupa Birliği Direktifi dahil hiçbir yasal dayanağı olmadığı gibi, hayata geçirilmek istenen söz konusu düzenleme ile ilaç ve halk sağlığı alanında telafisi imkansız ciddi sorunlar ve kayıplar yaşanacak olup, açıklamanızdan da anlaşıldığı üzere Bakanlığınız bu ürünleri gıda formunda olmamasına rağmen gıda kapsamında gördüğünden bu ürünler ile ilgili düzenlemenin geri çekilmesi gerekmektedir.

    Zira;

    Yasal dayanaklardan biri olarak yönetmelik taslağının 15. maddesinde ayrı bir başlık altında belirtilen 2002/46/EC sayılı “Takviye Edici Gıdalar” Direktifinin yapılmak istenen düzenleme ile hiçbir hukuki bağı bulunmamaktadır.

    İlgi yazınızdan da açıkça anlaşılacağı üzere bu direktif gıdalarla ilgili olarak hazırlanmıştır ve gıdalara hangi vitamin ve minerallerin konulabileceğini gösteren ve sadece gıdaları ilgilendiren bir direktiftir.

    Dolayısıyla da bu direktifte Takviye Edici Gıda adı altında ilaç formundaki ürünlerin düzenlemesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

    Ülkemizde halen, Sağlık Bakanlığı ilaç dışında sağlığı koruyucu amaçla kullanılan farmasötik formda olan ürünlerin kontrollerini yapmaktadır. Bu yetkinin Bakanlığınızca tanım değiştirilerek yapılan düzenleme ile yeniden sınıflandırılması hukuka açıkça aykırı olup yetki gaspı kapsamına da girmektedir.

    Bakanlığınızca hazırlanarak yürürlüğe sokulmak istenen “Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği Taslağı” Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yetkisi ve faaliyet konusu dışında bir alanda düzenlemeyi içerdiğinden ve ilgili yazınızdan da açıkça anlaşılacağı üzere esasında gıdalarla ilgili bir düzenleme olmasına karşın şekil itibariyle bir farmasötik preparatı konu ettiğinden; tüm yönleri ile hukuka aykırı, hukuken yetki gaspı kapsamında bir düzenleme olup, geri çekilmesi ve bu tür ürünlerin Sağlık Bakanlığı'nca ruhsatlandırılması zorunlu olduğundan başvuruların Sağlık Bakanlığı'na yönlendirilmesi gerekmektedir.

    Tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla gereğini bilgilerinize arz ederim.

    Saygılarımla.





    Ecz. Nurten SAYDAN

    Tüm Eczacı İşverenler Sendikası

    Genel Başkanı

  4. #4
    biomer
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın verdiği cevap:

    T.C.
    TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIGI






    ANKARA 55185/.../2008







    1 4.07.2008,026619



    TÜM ECZACI İŞVERENLER SENDİKASI
    Türkocağı Cad. No:50/2 Balgat-ANKARA



    İlgi: 26.06.2008 tarih ve TEİS 2008-384 sayılı yazınız.



    İlgide kayıtlı "TGK- Takviye Edici Gıdalar Tebliğ Taslağı"na ilişkin yazınız incelenmiştir. Yazınızda, söz konusu Taslağın esas alındığı 2002/46/2EC sayılı Avrupa Birliği Direktifinin takviye edici gıdalar ile ilgili olmadığı, "üye ülkelerin gıda katkıları hakkındaki kanunlarını, gıda katkısı etiketleme, vitamin, mineral ve gıda katkılarının özel kurallarını uyumlu hale getirmek hakkındaki direktif olduğundan bahisle direktifin 2. bölümünün gıda katkılarına özel besinsel amaçlar için katılabilecek vitamin ve minerallerin listesini içerdiği, ilacın tanımın değiştirilerek ilaç formundaki ürünlerin takviye edici gıda tanımı içine alındığı, bu Taslak kapsamının ilacı konu etmesi nedeni ile Bakanlığımızın hukuka aykırı, hukuken yetki gaspı kapsamında bir düzenleme yaptığı ifade edilerek Taslağın geri çekilmesi" talep edilmektedir.



    Avrupa Birliğinde Renklendiriciler ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri 95/2/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi ile düzenlenmiştir. Söz konusu Direktifte gıda katkı maddesi "food supplement olarak değil food additive" olarak geçmekte olup "Gıda katkı maddesi: Tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıdanın karakteristik bileşeni olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, teknolojik bir amaç doğrultusunda üretim, işleme, hazırlama, ambalajlama, taşıma veya depolama aşamalarında gıdaya ilave edilmesi sonucu kendisi ya da yan ürünleri, doğrudan ya da dolaylı olarak o gıdanın bileşeni olan maddeleri ifade eder" şeklinde tanımlanmaktadır.



    10 Haziran 2002 tarihli 2002/46/EC sayılı Parlamento ve Konsey Direktifi ise Üye Ülkelerin Takviye Edici Gıdalar ile ilgili kurallarının uyumlaştırılmasına ilişkin çerçeve bir mevzuattır. 2002/46/EC sayılı Direktifin 1inci maddesinin 1 inci bendinde, piyasaya sunulan ve pazarlanan takviye edici gıdaların "gıda" olarak kabul edildiği 2inci bendinde ise bu Direktifin 2001/83/EC sayılı Direktifiyle tanımlanan insanlar tarafından tüketilen tıbbi ürünleri kapsamadığı açıkça ortaya konmaktadır. Direktifin 2inci maddesinde ise "takviye edici gıda: normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla, vitamin, mineral ya da besleyici veya fizyolojik etkileri olan diğer maddelerin konsantrelerinin tek başına veya karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzer sıvı veya toz formlarda hazırlanarak doz halinde sunulan gıdayı ifade eder" -



    "food supplements means foodstuffs the purpose of which is to supplement the normal di et and which are concentrated sources of nutrients or other substances with a nutritional or physiological effect, al one or in combination, marketed in dose form, namely forms such as capsules, pastilles, tablets, pills and other similar forms, sachets of powder, ampoules of liquids, drop dispensing bottles, and other similar forms of liquids and powders designed to be taken in measured small unit quantities" şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere takviye edici gıdaların kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzer sıvı veya toz formlarda hazırlanarak doz halinde piyasaya arz edilmesi gıda olmadığını göstermemektedir.

    2002/46/EC sayılı Direktifin giriş bölümündeki (6) numaralı açıklamadan da görüleceği üzere bu takviye edici gıdaların kapsamının sadece vitamin ve mineraller ile sınırlı olmayıp amino asitler, esansiyel yağ asitleri ve çeşitli bitkisel ekstraktlar gibi oldukça geniş bir kapsamı olabileceği belirtilmektedir. Adı geçen Direktifin giriş bölümündeki (7) ve (8) açıklamalarda ise şu an için bu Direktif ile takviye edici gıdalarda kullanılacak vitamin ve minerallere düzenleme getirildiği vitamin mineraller dışında kalan besin öğelerini içeren takviye edici gıdalar için ise bu Direktifte yer alan özel kuralların geçerli olduğu ancak bunlara ilişkin özel kurallarında takviye edici gıda kapsamında olmak üzere bilahare düzenleneceği ifade edilmektedir.

    İlgili Direktifin detaylı incelenmesinden ve yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere takviye edici gıdalar normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla, vitamin, mineral ya da besleyici veya fizyolojik etkileri olan diğer maddelerin konsantrelerinin tek başına veya karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzer sıvı veya toz formlarda hazırlanarak doz halinde sunulan gıdalardır.

    Diğer yandan yazınızda bahsi geçen 2004/24/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi ise 06.11.2001 tarihli 200l/83/EC sayılı "İnsan tüketimine Yönelik Tıbbı Ürünlere İlişkin Birlik Kodları ile ilgili Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifi"nin bugüne kadar yapılmış olan 6 değişiklik Direktifinden bir tanesidir. Bilindiği üzere ana Direktif olan 2001/83/EC sayılı Direktifin 1 inci maddesinde yer alan "Tıbbi ürün" tanımında bu ürünlerin insanların hastalıklarını engelleyici veya tedavi edici maddeler olduğu ifade edilmektedir. 2004/24/EC sayılı Değişiklik Direktifinde ise geleneksel bitki tıbbi ürünlerinin (Traditional Herbal Medicinal Products) tanımları ve bu ürünlere ilişkin özel uygulama hükümleri yer almaktadır. Oysa 2002/46/EC sayılı Takviye Edici Gıdalara ilişkin Direktifin 6ıncı maddesinin 2inci bendinde "Takviye edici gıdaların etiketi, sunumu ve reklâmlarında insan hastalıklarını önleyici tedavi edici herhangi bir özelliğe atıf bulunamayacağı" hükme bağlanmıştır.

    Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliğ Taslağının EK 3 ünde yer alan Takviye Edici Gıda Kapsamında İzin Verilecek Vitamin ve Minerallerin Üst Limitleri için ise AB Komisyonu Sağlık ve Tüketiciyi Koruma Genel Müdürlüğü'nün Gıda Zinciri Güvenliği Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yayınlanmış takviye edici gıdalardaki vitamin ve minerallerin maksimum ve minimum miktarlarını belirleyen 26.07.2007 tarihli "Uyarlama Doküman" esas alınmıştır. Bu değerler RDA değerleri olmayıp vitamin minerallerin takviye edici gıdalar ile diğer gıdalarda kullanımına ilişkin risk esasına dayalı değerlendirmeyi takiben ortaya konmuş değerlerdir.

    Takviye Edici Gıdaların Avrupa Birliğindeki mevzuat düzenlemesinin yanı sıra Kodeks Alimentarius Komisyonu açısından da bilgi verilmesinde fayda görülmektedir. Takviye edici gıdaların gıda olup olmadığı Kodeks Alimentarius Komisyonu'nda da değerlendirilmiştir. FAO ( Gıda ve Tarım Örgütü) ile WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından ortaklaşa oluşturulan bu komisyona ülkemizin ve Avrupa Birliğinin de dâhil olduğu 174 ülke üyedir. Bu komisyonda gıda maddelerinin uluslararası ticaretinde uygulanacak kriterler belirlenmektedir. 2003 yılı sonunda yapılan Kodeks Mimentarius Komitesi "Beslenme ve Özel Beslenme Amaçlı Gıdalar Komitesi toplantısında söz konusu ürünler

    "ilaç değil gıda" olarak kabul edilmiş ve böylece "gıdamı ilaç mı" tartışması uluslararası platformda da son bulmuştur.

    Takviye edici gıdalar 1995'den bu yana Bakanlığımızın gündeminde olan ürünlerdir. 560 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi Ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte bu konusu ürünlerin üretim ve ithalat kontrolleri Bakanlığımızca yürütülmeye başlanmıştır. Aynı şekilde 2004 yılında yayınlanan ve yürürlükte olan 5179 Sayılı "Gıdaların Üretimi, Tüketimi Ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun" da

    "Gıda/Gıda maddesi: Tütün ve sadece ilaç olarak kullanılanlar hariç olmak üzere; içkiler ve sakızlar ile hazırlama ve işleme gereği kullanılan maddeler dâhil, insanlar tarafından yenilen ve/veya içilen ham, yarı mamul veya mamul her türlü maddeyi,"

    "Takviye edici gıdalar: Bir ya da birden fazla besin öğeleri; vitamin, mineral, protein, bitki, botanik, bitkisel kaynaklı maddeler, aminoasitler ve benzeri bileşenler ile bunların konsantresi ve/veya ekstraktlarından oluşan ve günlük alım dozu belirlenmiş ürünleri ifade eder." şeklinde tanımlanmakta olup bunların üretim, ithalat, ihracat ve denetimine ilişkin yetkiler Bakanlığımıza verilmiştir.

    Bakanlığımız bu görevlerini yürütürken takviye edici gıdalarda kullanılacak vitamin mineraller için Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) Gıda Bilimsel Komitesi tarafından belirlenen vitamin ve minerallerin güvenli üst limitlerini dikkate almıştır. Diğer yandan, Bakanlığımızda bitkisel bileşen içeren takviye edici gıdalarda yer alan bitkilerin gıda olarak kullanımına ilişkin, üyelerini Bakanlığımız, Eczacılık Fakültelerinin Farmakognozi Anabilim Dalı ve Farmasotik Botanik Ana Bilim Dalı ile Ziraat Fakültesi temsilcilerinin oluşturduğu Bitki Danışma Kurulu aracılığı ile bitki pozitif listesi, bitki negatif listesi ve


    Zehirli ve zararlı oldukları için gıda amaçlı kullanımda yasaklanması gereken bitkiler listesi oluşturulmuştur. Bitki Danışma Kurulu belirli periyotlar ile toplanmakta ve başvurusu yapılan bitkileri değerlendirmekte ve listeler sürekli olarak güncellenmektedir. Ulusal mevzuatımızda da Avrupa Birliği mevzuatında olduğu gibi takviye edici gıdaların etiketinde hastalıkları önleme, iyileştirme ve tedavi etme özelliği olduğunu bildiren veya ima eden ifadelerin yer alamayacağına dair hükümler bulunmaktadır.

    "Takviye Edici Gıdalar Tebliği Taslağı" gıda kodeksi konusunda ülkemizde en yetkili merci olan Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu tarafından oluşturulmuş olan Özel Beslenme Amaçlı Gıdalar İhtisas Alt Komisyonunca çalışılarak ortaya çıkarılmıştır. Ulusal Gıda Kodeks Komisyonunda Sağlık Bakanlığı temsilcisi, Özel Beslenme Amaçlı Gıdalar İhtisas Alt Komisyonunda ise Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü temsilcileri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin temsilcileri de bulunmaktadır. Bu Taslak uyum kapsamında olduğu için Avrupa Birliğinin takviye edici gıdalara ilişkin Direktifi esas alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu direktifte bu ürünlerin "gıda" olarak kabul edildiği, herhangi bir hastalığı tedavi etme, önleme amacına yönelik kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

    Bilgilerinizi rica ederim.

    Doç Dr. Muzaffer AYDEMİR Bakan a.

    Genel Müdür

  5. #5
    biomer
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Saygıdeğer Eczacılarımız; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın verdiği bu cevabı yetersiz buluyorlar ve bakın neler yapıyorlar:

    Teis: "Tarım Bakanlığı İlaçtan Elini Çeksin"



    Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan, Tarım Bakanlığı'nın, "Takviye Edici Gıdalar Tebliği"ne Getireceği Düzenleme ile Bazı Bitkisel Kökenli İlaçların Tanımının Değiştirilerek Gıda Kapsamına Alınacağını Söyledi. Saydan, "İlaç, Sağlık Bakanlığı'nın Uzmanlık Alanıdır. Tarım Bakanlığı'nın Uzmanlık Alanı Değildir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İlaçtan Elini Çekmelidir" Dedi.



    Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan, Tarım Bakanlığı'nın, "Takviye Edici Gıdalar Tebliği"ne getireceği düzenleme ile bazı bitkisel kökenli ilaçların tanımının değiştirilerek, gıda kapsamına alınacağını söyledi. Saydan, "İlaç, Sağlık Bakanlığı'nın uzmanlık alanıdır. Tarım Bakanlığı'nın uzmanlık alanı değildir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ilaçtan elini çekmelidir" dedi.

    Tüm Eczacı İşverenler Sendikası gerçekleştirdikleri faks eylemi ile Tarım Bakanlığı'nın, "Takviye Edici Gıdalar Tebliği"ne ilişkin çalışmalarını protesto ettiler.

    TEİS Başkanı Nurten Saydan, yaptığı basın açıklamasında, Sağlık Bakanlığı'nca ruhsatlandırılan, kontrol ve denetimi yapılan bebek mamaları, bitkisel ürünler ve vitaminlerin son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerden sonra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca ruhsatlandırılmaya başlandığını söyledi. Bu düzenlemelerin yanlış olduğunu ifade eden Saydan, "İlaç formunda olan tüm ürünlerin ister bitkisel kökenli, ister kimyasal kökenli olsun "ilaç' olduğu, kontrolsüz ve bilinçsiz tüketiminin halk sağlığına telafisi imkansız zararlar vereceği eczacı örgütlerince ve sendikamızca kamuoyuna defalarca deklare edilmiştir" dedi. Saydan şunları söyledi:

    "Bu öngörümüz, "bitkiseldir' ve "zararsızdır' diye lanse edilerek satışa sunulan ve kamuoyunun yakından bildiği bir bitkisel zayıflama ilacını kullanan basın mensubunun ölümü ile maalesef doğru çıktı. Ölüme neden olan ilacın tam olarak analizlerinin bile Tarım Bakanlığı'nca yapılamadığı yaşanan bu süreçte tüm kamuoyunca görülmüştür. Toplatma kararı ve işlemi bile Sağlık Bakanlığı'nca yapılabilmiştir. Tarım Bakanlığı'nın ruhsatlandırma ve denetleme yetkisinde bulunan bu tip ürünlerin sağlıklı bir şekilde ne ilk kontrolleri, ne satış sonrası kontrolleri ne de ilaç etkileşme ve yan etki bildirimleri yapılabilmektedir. Belki de ülkenin çeşitli yerlerinde kamuoyuna yansımayan yeni can kayıpları yaşanmakta, henüz tespiti yapılamayan kalıcı hastalıklara yakalanarak sağlığını kaybeden insanlarımız olmaktadır."

    -İLAÇ SAĞLIK BAKANLIĞI'NIN UZMANLIK ALANIDIR-

    TEİS Başkanı Saydan, Tarım Bakanlığı'nın, hazırlamakta olduğu "Takviye Edici Gıdalar Tebliği"nde getireceği düzenleme ile ilacın tanımında kullanılan tüm terimleri kullanarak yeni bir takviye edici gıda tanımını yürürlüğe sokmak istediğini belirtti. Bu yeni düzenleme ile tüketimi arttırılmak ve satışı yaygınlaştırılmak istenen ilaçların Sağlık Bakanlığı'nın yetkisinden çıkarılmasının ve Tarım Bakanlığı'nın yetkisine geçirilmesinin önünün açılmak istendiğini bildiren Saydan, "İlaç, Sağlık Bakanlığı'nın uzmanlık alanıdır. Tarım Bakanlığı'nın uzmanlık alanı değildir. Bugüne kadar yapılan uygulamalardan ve yaşananlardan dolayı tüm kamuoyu ilaç formunda olan bütün ürünlerin Sağlık Bakanlığı'nca ruhsatlandırılması gerektiği gerçeğini görmüştür. İlaç Sağlık Bakanlığı'nın denetiminde ve yetkisinde olmalıdır" dedi. Saydan şöyle devam etti:

    "Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı analizleri yapamayan, uzmanlık alanı ilaç olmayan, kansere neden olan tarım ilaçlarının tüketimi ve kontrolünü bile tam olarak denetleyemeyen Tarım Bakanlığı'nın; tanımını değiştirip gıda kapsamına aldığı bitkisel kökenli ilaçlarla ilgili yaptığı düzenlemelerin tamamı iptal edilerek yetkiler Sağlık Bakanlığı'na devredilmeli, insanımızın sağlığı olumsuz etkilenmelerden korunmalı, Tarım Bakanlığı da kendi faaliyet konusuna geri dönmelidir.



    Bebek bezleri ve oyuncaklarla ilgili yetki bile Sağlık Bakanlığı'ndayken tüm ilaç ve ilaç formundaki ürünlerle ilgili yetki Sağlık Bakanlığı'nın olmalı, ilaç her zaman eczanelerden ve eczacılar eliyle satılmalıdır. Bitkiyi bitki olarak kullanırsanız zararsız olabilir; ancak ilaç gibi kullanacak olursanız hayatınızdan olabilirsiniz. Bu nedenle bitkisel, kimyasal olsun her türlü maddenin birbirleriyle etkileşebileceğini unutmadan, eczacınıza danışmadan ilaç kullanmayınız. Sabah içtiğiniz bir bardak ıhlamur ya da ada çayı ile tansiyon ilacının etkileşebileceğini göz önünde bulundurunuz. Ve eczacıya danışmanın önemini daha iyi anlayacaksınız.

    Tarım Bakanlığı görev alanı içinde olup yeterince kontrol edilmediği için vatandaşlarımıza satılan kaçak etleri her gün duyduğumuz hijyen kurallarına uygun üretilmeyen gıdalar vatandaşlarımızın sağlığını tehdit ederken, Tarım Bakanlığı'nın ilaçla uğraşmasını hayretle izliyoruz. Bazı ilaçlarda takviye edici gıda ismi verilerek vatandaşlarımızın sağlığının tehdit edilmesini ve yeni kurbanlar verilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Tarım Bakanlığı yetkililerine önerimiz asli görevlerine dönerek, ilaçtan ellerini çekmelidir. Vatandaşlarımızın, geleceğimizin teminatı çocuklarımıza ipotek koyacak bu düzenlemelere "dur' demeye çağırıyoruz."

    Saydan ve beraberindeki eczacılar, taleplerinin yer aldığı metni Tarım Bakanlığı'na faks çekerek gönderdiler.

    (ANKA)

  6. #6
    ubeyd
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    O zaman hep den meydan boş kalır.Sağlık bakanlıgı bir zaman gıda denetiminde yapıyordu ama tam bir curcuna idi.Bitkisel içerikli destekleyiçileri de denetlerse.İş marketlerde ,bakkalarda satılan beşeri ilaçlara döner.

  7. #7
    TABİATCI
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Sn Biomer İnsanın Gözünü bir avuç toprak doyurur.Para hırsı,rant edinimi ve yetki kargaşası var bu işte.Ülkemizde mevzuat ve yasalar bana göre tam oturmamış,hatda kimin ne yaptığı belli değil.Belli olanlarda tabana tam yansımamış.En basit bir gıda kotrolünde bile kurumlar arası anlaşmazlık söz konusu;Bu yasal düzenlemelerin acilen tabana yaygınlaştırılması şart.Anlatdıklarınızın çoğunada katılmamak elde değil;bu işlerin bazı kişilerin keyfi tutumuna bırakılmaması taraftarıyım.Esen kalınız.

  8. #8
    kardelen
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Beyler allah herkese kolaylık versin gördümki herkes haklı ama ne yapalım kanun ne derse o bu ülkede şahsen bende ilaç gibi satılan şeylerin çift ruhsatlandırılmasından yanayım. Bitkisel kaynaklı olup olmadığını tarım ilaç özelliği taşıyıp taşımadığınıda sağlık ruhsatlandırsın ama bizim bürokrasi bunuda eline yüzüne bulaştırır.

  9. #9
    biomer
    Guest

    Cevap: 'ilaç gibi' tanıtılan ürünler toplatılacak

    Kardelen kardeşim;
    Eczacı arkadaşların derdi, büyüyen bu pastadan daha fazla pay almak diye düşünüyorum. Daha önce neredelerdi? Bitkisel ürünlere "kocakarı ilacı" diyenler nerelerdeler?
    Bir Biyolog olarak bu işi en güzel yapacak olan kişilerin Tıbbi ve Aromatik Bitkiler mezunu arkadaşlar olduğunu düşünüyorum.
    SAYGILAR...

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •