Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Herbisitler

  1. #1
    karamanlı
    Guest

    Herbisitler

    2.HERBİSİTLER

    Bitki koruma tedbirleri arasında, ortaya çıkan birçok yan etkilerine rağmen, ilaçlı uygulamalar, genellikle birinci sırayı teşkil etmektedir. Özellikle yabancı otlarla mücadele, ilaçlı uygulamalar son yıllarda büyük önem ve yaygınlık kazanmış bulunmaktadır.

    Genel anlamda pratikte, yabancı otları öldürmede veya normal gelişimini önlemede kullanılan kimyasal maddelerin tümüne birden HERBİSİT denir.
    Bordo Bulamacı’nın asma mildiyösü hastalığına karşı kullanılışı sırasında, 1896 yılında bu bulamacın bağlardaki yabancı otları da öldürdüğü dikkati çekmiş ve bu tarihten itibaren kültür bitkisi içerisindeki yabancı otlara karşı kimyasal mücadele üzerinde çalışmalar başlamıştır. 1900 yılından itibaren de sülfürikasit, demirsülfat, bakırnitrat, amonyak ve bazı potasyum tuzları herbisit olarak kullanılmıştır.

    II. Dünya Savaşı’ndan sonra büyüme maddesi (hormon) tabiatlı herbisitler üzerindeki çalışmalar büyük gelişmeler göstermiştir.

    Bugün hızlı bir gelişme süreci içerisinde bulunan herbisitleri kesin bir sınıflandırmaya tabi tutmak hemen hemen imkânsızdır. Birçok araştırıcı herbisitleri kendi maksatlarına uygun düşecek şekilde çok değişik olarak sınıflandırmışlardır.

    Kültür bitkisinin ekim ve çıkışı esas alınarak yapılan sınıflandırmada:

    1.Ekin öncesinde kullanılan herbisitler (preblant)
    2.Çıkış öncesinde kullanılan herbisitler (preemergence)
    3.Çıkış sonrası kullanılan herbisitler (postemergence)

    Herbisitler 3 gruba ayrılarak incelenir.
    Herbisitlerin atıldığı yer esas alınarak yapılan sınıflandırmada:

    1.Toprağa atılan herbisitler
    2.Yaprağa atılan herbisitler

    Herbisitler 2 gruba ayrılarak incelenir.
    Diğer bazı araştırıcılar ise herbisitleri;
    1.Seçici olmayan herbisitler(total herbisitler)
    2.Seçici herbisitler(selektif herbisitler)
    olmak üzere 2 ana grupta toplanmaktadırlar. Bu son sınıflandırma şekli tarımla uğraşanlar için daha gerçekçidir.

    2.1.Total Herbisitler

    Tüm bitkileri ayırmaksızın öldürmekte, tarım alanlarından daha çok, hava alanları ile demir ile karayolları kenarlarında ve endüstri sahalarındaki bitki örtüsünü tümden yok etmek maksadı ile kullanılmaktadır. Ayrıca bu çeşit herbisitlerin harp sırasında düşman ordularına gizlenme ve örtü vazifesi gören bitki örtüsünü bir sahada tümden ortadan kaldırmak maksadı ile kullanıldığı da görülmüştür. Bu çeşit herbisitler toprakta uzun müddet kalıcı olduklarından, genlikle tarımsal amaçla kullanılmaktadır. Total herbisitlere; bazı bor bileşikleri, sodyumarsenit, sodyumklorat, amonyum sülfamat, sülfürik asit gibi inorganik bileşikler örnek gösterilebilir.

    2.2.Selektif Herbisitler:

    Bu herbisitler, tarım alanında gelişmesi istenen kültür bitkilerine zarar vermeden, orada bulunan yabancı otları öldüren veya gelişimlerini önemli ölçüde etkileyen kimyasal maddelerdir.

    Herbisitlerin selektivitesini belirleyen faktörleri 3 ana grup altında toplayabiliriz.

    1.Bitkinin rolü
    2.Herbisitin rolü
    3.Çevrenin rolü

    2.2.1.Bitkinin Rolü:

    2.2.1.1.Bitkinin Genetik Yapısından İleri Gelen Selektive Faktörü

    Bir bitkinin yapısı, o bitkinin çevreden gelen uyarılara hangi derecede cevap vereceğini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Çevreden yapılan uyarılara karşı, bitkilerin göstereceği reaksiyonlar, genetik yapıları dolayısıyla cinsten cinse türden türe ve hatta çeşitten çeşide çok değişiktir.

    2.2.1.2.Bitkilerin Gelişme Dönemlerindeki Farklılıklardan İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Bir herbisitin herhangi bir bitkiye karşı olan selektivitesi o bitkinin gelişme dönemine göre değişiklikler gösterebilmektedir. Bitkilerin, özellikle yabancı otların, gelişme devreleri ilerledikçe, herbisitlere karşı gösterdikleri hassasiyet azalmakta, diğer bir deyimle bu yabancı otlarla kimyasal mücadele, ilerlemiş gelişme devrelerinde zorlaşmaktadır.

    Bir kültür bitkisinin değişik gelişme dönemlerinin, aynı herbisitin aynı dozuna karşı çok değişik reaksiyon gösterdiği, araştırıcılarca saptanmıştır.

    2.2.1.3.Bitkinin Morfolojik Yapısından İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Bir bitkinin morfolojik yapısı da o bitkinin belirli bir herbisitle öldürülüp öldürülemeyeceğini belirleyen çok önemli bir faktördür.

    Bitkilerinin morfolojik yapı farklılıkları

    I.Kök sistemindeki farklılıklar
    II.Büyüme noktası yerlerindeki farklılıklar
    III.Yaprak özelliklerinden ileri gelen farklılıklar
    olmak üzere 3 ana grupta toplanarak incelenebilir.

    2.2.1.3.1. Kök Sistemindeki Farklılıklardan İleri Gelen Selektivite Faktörü

    Genellikle çok yıllık kültür bitkilerin bulunduğu tarım alanlarındaki yabancıotların herbisitlerle kontrolü, bir yıllık kültür bitkilerinin bulunduğu alanlardaki yabancıotların kontrolünden çok daha kolay olmaktadır. Çok yıllık bitkiler derin ve geniş bir kök sistemine sahip olduklarından, toprak üstü kısımlarının herbisitlerle uğrayacağı zararlar, bu kök sistemi sayesinde kolayca telafi edilebilir.

    2.2.1.3.2.Büyüme Noktası Yerlerindeki Farklılıktan İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Bilindiği gibi büyüme noktaları, bitkilerin çevre şartlarından kolaylıkla etkilenebildikleri bölgelerdir. Monocotyledonea bitkilerde büyüme noktası , bitkinin tabanına yerleşmiştir ve etrafını saran yapraklar vasıtası ile dış şartlardan ve özellikle kontakt etkili herbisitlerden iyi bir şekilde korunmuştur. Buna karşılık Dicotyledoneae bitkilerde büyüme noktaları yaprak koltuklarında ve sürgün uçlarında açıkça bulduklarından, bu bitkiler dış etkenlerden ve özellikle buralara isabet edecek herbisitlerden kolaylıkla etkilenmektedirler.
    Bitkilerin toprak altı organlarındaki büyüme noktaları da topraktaki kimyasallardan kolaylıkla etkilenebilmektedir.

    2.2.1.3.3. Yaprak Özelliklerinden İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Herbisit uygulamalarının başarılı olabilmesi, etkili maddelerin yabancıotlara ulaşmasına ve bitki bünyesine geçmesine bağlıdır. Yapraklara uygulanan herbisitlerde bu durum çok daha büyük önem taşımaktadır. Burada uygulanan herbisitin etkili maddesinin, yabancı otun yaprağına ulaşması, ilk önce istenen husustur. Daha sonra bu istenen maddenin bitki tarafından absorbe edilmeye yetecek kadar bir süre yaprak yüzeyinde kalabilmesi gereklidir.

    Ayrıca yaprak yüzeyinin çok sık tüylerle kaplı olması herbisit damlacığı yaprak yüzeyine tutunmuş olma bile damlacık tüyler üzerinde asılı kaldığından, bitki dokusuna herbisit absorbsiyonu çok az miktarda vukubulmakta ve bundan dolayı da yaprak düzeyi sık tüylerle kaplı bitkilere kontakt tesirli herbisitler etki edememektedir.

    2.2.1.4.Bitkideki Fizyolojik Olaylardan İleri Gelen Selektivite Faktörü

    Yapraklara püskürtülen herbsitlerin yabancı otlara etki şekli iki yolla olmaktadır. Bu herbisitlerden bir kısmı kontakt etki yapmakta yani bitkide değdiği kısımları öldürmektedir ki, bu çeşit herbisitlere Kontakt Etkili Herbisitler etkileri verilmektedir. Diğer bir kısım herbisitler ise itemik etkilidirler., diğer bir ifade ile bunlar bitki bünyesine alındıkları noktadan bitkinin diğer kısımlarına taşınarak oralarda da etkierinin göstermektedirler. Bu çeşit herbisitlere ise Sistemik Etkili Herbisitler ismi verilmektedir.

    Kimyasalların bitki bünyesindeki taşınma işlemine Translakasyon ismi verilmektedir. Bilindiği gibi kimyasallar bitki bünyesinde üç türlü translakasyona uğramaktadır.

    I.Floem yoluyla translakasyon
    II.Ksilem yoluyla translakasyon
    III.İntersellüler translakasyon

    2.2.2. Herbisitin rolü:

    2.2.2.1. Etkili Maddenin Kimyasal Yapısındaki Farklılıktan İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Araştırıcılar herbisidin etkili maddesindeki kimyasal yapı itibarı ile görülecek değişikliklerin, o herbisitin belirli bitkiler için söz konusu olan seçiciliğini etkilediğini saptamışlar ve durumdan pratikte yararlanmak için bazı yeni etkili maddeler geliştirmişlerdir. Bu durum benefin ve trifluralin bileşimli herbisitlerin selektivite kriterlerindeki değişikliği kanıt olarak gösterilebilir. Bu iki etkili maddenin kimyasal yapılarındaki tek farklılık (CH2) grubunun halkanın bir kenarından diğerine kaymış olmasıdır. Trifluralin bileşimli herbisitin çok küçük bir dozu bile salatalık bitkisini öldürdüğü halde benefin bileşimli herbisit bu bitkiye hiçbir etkide bulunmamaktadır.

    2.2.2.2. Herbisitlerin Formülasyonlarındaki Farklılıklardan İleri Gelen Selektivite Faktörü:

    Herbisitler ya granüle halde veya su ile püskürterek uygulanmaktadır. Herbisit katı taneli granüle bir formülasyon halinde uygulandığında gelişmiş olan bitkilerde tutunamayarak yere düşmekte ve esas etkisini yeni yeni çimlenmekte olan bitkilerde göstermektedir. B duruma bir örnek verilecek olursa hem azotlu gübre ve hem de herbisit olarak granüle halde kullanılan kalsiyum siyamid, çimlenmiş ve gelişmiş olan bu hububatın yapraklarında tutunamadığından onlara herhangi negatif bir etki yapmadığı halde hem çimlenmekte olan yabani otları etkileyerek öldürmektedir.

    2.2.3. Selektivitede Çevrenin Rolü:

    Bitki koruma ilaçları arasında çevre faktörlerinden en çok etkilenen herbisitlerdir. Çevre faktörlerinin herbisitlerin selektivite kriterlerine olan etkilerini 4 ana gruba ayırırız.
    I. Selektivitede Toprak Karakterinin Rolü
    II. selektivide nisbinemin rolü
    III. selektivide çevre sıcaklığın rolü
    IV. selektivide ışığın rolü [3]

    Herbisit Kalıntısı

    Topraktaki herbisit kalıntısı bir sonraki yıl yetiştirilecek bitkiye etki edebilir.Herbisit kalıntısı zamanla ortaya çıkar. Bir sonraki bitkiyi etkileyecek derecede toprakta herbisit biriktiğinde kalıntı bir sorun olmaya başlar.
    Herbisitin toprakta kaybolma oranı veya diğer bir deyimle toprakta birikmesi, herbisitin içerdiği asitlilik durumuna, eriyebilirliğine ve buharlaşma özelliğine bağlıdır. Ayrıca toprak özellikleri, iklim,bitki ve mikroorganizma gibi çevresel faktörlerde herbisitin toprakta kaybolmasını etkiler.

    Herbisitler topraktan parçalanma, absorbsiyon ve kaldırma yoluyla kaybolurlar.

    Parçalanma: Bir herbisitin parçalanması mikrobiyolojik, kimyasal, güneşışığı ve bitkiler vasıtasıyla olur. Canlı bir organizmanın olmadığı ortamlarda herbisitler, kimyasal reaksiyonlarla parçalanırlar.

    Organik maddesi yüksek olan mikrobiyal parçalanma en hızlıdır. Azaltılmış sürüm koşullarında organik maddesi yüksek olan topraklarda herbisit kalıntısının az olmasının bir nedeni de budur. Her yıl sürekli herbisit kullanılırsa o tarlada herbisit kalıntısına rastlanabilir. 2-4-D içeren bazı herbisitler mikrobiyal parçalanmaya daha müsaittir.

    Öte yandan pek çok herbisit güneş ışığına maruz kalınca parçalanırlar. Ayrıca bitkiler herbisitler bünyelerine olrak bunları toksik olmayan formlara sokarlar.

    Absorbsiyon: Herbisitlerin toprak solusyonu olan kil ve organik madde parçacıkları tarfından tutunması olayına absorbsiyon denir. Absorbe miktrına hem herbisit hem de toprak özellikleri etki eder.

    Herbisitin Topraktan Kaybı: Herbist topraktan yıkanma, yüzeysel akış, rüzgar, su erozyonu, buharlaşma ve bitki alımıyla kaybolabilirler.

    Organik maddesi düşük olan kumlu topraklarda herbisit daha çabuk yıkanır.

    Düşük organik madde içeren ve rutubetli topraklarda sıcaklık artınca Eradicane gibi uçucu herbisitlerin toprak yüzeyinde buhar halinde kaybı daha da artar.

    Toprakta herbisit kalıntısını artıran faktörler sayılacak olursa; yüksek dozda herbisit kulanımı, kuru soğuk, toprak koşulları, yağışı düşük olan yerler, drenajı ve tesviyesi bozuk olup su biriken ortamlar, organik maddesi düşük olan topraklar ve pH’sı 7’nin üzerinde olan tuzlu topraklar.

    Herbisit kullanımında alınacak temizlik özellikleri

    İlk sırayı alet ekipman temizliği, ikinci sırayı çevre temizliği alır.

    Herbisit kullanımından sonra holder temizliğinde eritici (çözücü) bir materyal gereklidir.
    2-4-D gibi ester tipi herbisitler uygulanmışsa holder temizliğinde kerosene ve fuel oil gibi yağ eriticileri kullanılır.

    2-4-D amin tuzları içeren herbisitler ise suda eriyenlerdir. Suda eriyen herbisitlerin çoğunun temizlenmesi holderin birkaç defa suyla çalkalanarak yıkanması genellikle yeterlidir. [4]

    KAYNAKLAR

    1)KARPUZCU M.,”Çevre Kirlenmesi ve Kontrolü” Gebze İleri Teknoloji Enstitüsü Çevre Mühendisliği Bölümü Mayıs-1996
    2)ÖNCÜER C., “Tarımsal Zararlılarla Savaş Yöntemleri ve İlaçları” İzmir-1995
    3)Prof.Dr. Oktay YEĞEN “Yabancıotlar ve Mücadelesi” Antalya–1993
    4)Prof.Dr. Yusuf KIRTOK “Mısır Üretimi ve Kullanımı”
    5)ALTINMEŞE Ü., ÇENGEL M., UYSAL H., OKUR B., KURUCU Y., DELİBACAK S., “Toprak Bilimi” Ege Üni. Ziraat Fak. Toprak Böl. İzmir–2004
    6) Kimya Sanayi(Tarım ilaçları)
    Özel İhtisas Komisyonu Raporu
    7)AKMAN Y., KETENOĞLU O., KURT L., EVREN H., DÜZENLİ S.,”Çevre Kirliliği” Ankara-2000
    8)TUNÇBİLEK A., AYVAZ A., SAATÇİ E., “Pestisitlerin Çevreye Etkisi ve Yayılma Yolları” Kayseri-1998
    9)DELEN N., GÜNGÖR N., DURMUŞOĞLU E., TURGUT Ç., GÜNCAN A., BURÇAK A., “Türkiye’de Pestisit Kullanımı Kalıntı ve Organizmalarda Duyarlılık Azalışı Sorunları” Türkiye Ziraat Mühendisliği 6. Teknik Kongre-2005

  2. #2
    karaman15
    Guest

    Cevap: Herbisitler

    merhabalar ben burdurluyum burda afyon (haşhaş) ekimi yapıyoruz.sizlerden öğrenmek istediğim şeyse; afyonun yabancı ot ilacı varmı . varsa ilaç ismi verebilirmisiniz .şimdiden teşekkür ederim.

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •