Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Tatarcıklarla Mücadele ve Bu Alandaki Son Gelişmeler

  1. #1
    biomer
    Guest

    Tatarcıklarla Mücadele ve Bu Alandaki Son Gelişmeler

    Mehmet YAMAN
    Mustafa Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Parazitoloji Anabilim Dalı, Hatay, Türkiye
    Anahtar Kelimeler: Tatarcık, vektör savaşı, insektisit, cibinlik, aşı

    ÖZET
    Sokmaları oldukça rahatsız edici olan tatarcıklar, başta leishmaniasis olmak üzere bir çok hastalık etkenini taşımaları nedeniyle bir çok ülkede halk sağlığı açısından sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle ciddi kontrol önlemleri almak gerekmektedir. Ancak tatarcıkların ergin öncesi dönemlerine ilişkin etkili bir savaş yöntemi bulunmamaktadır. Habitatlarının tahribine veya modifiye edilmesine yönelik çalışmalar ergin tatarcıkların kontrolünde etkili bulunmaktadır. Eksofilik tatarcıklar için önerilen bariyer püskürtme yöntemi ekonomik olmadığından her zaman uygulanması mümkün değildir. Endofilik tatarcıkların yoğun olduğu kentsel bölgede başarılı sonuçlar veren barınaklarının kalıcı insektisitlerle ilaçlanması, çok geniş alana dağılmış evler ve rezervuar konakçılar yüzünden kırsal bölgelerde etkili ve pratik değildir. Bu nedenle kırsal bölgelerde en uygun çözüm insektisit emdirilmiş cibinlikler ve perdelerdir. Ancak bu uygulama her zaman diğer uygulamaların yerini tutmamaktadır. Zoonotik visseral leishmaniasis'in kontrolü insektisit emdirilmiş köpek tasmalarıyla sağlanmaya çalışılmaktadır. Bunlar dışında tatarcıkların enerji sağladıkları şekerli bitkiler üzerine avermektinlerin, biyolojik insektisitlerin püskürtülmesi, feromon tuzaklarının kullanılması gibi alternatif savaş yöntemleri araştırma aşamasındadır. Ayrıca tatarcık tükrüğüne karşı konakçıda gelişen antikorların hem leishmaniasis'in hem de tatarcıkların kontrolünde aşı olarak kullanılabileceğine dair umut verici gelişmeler vardır.

    Eklenti 1150 Eklenti 1151 Eklenti 1152

  2. #2
    biomer
    Guest

    Cevap: Tatarcıklarla Mücadele ve Bu Alandaki Son Gelişmeler

    Tatarcıklar Hakkında Kısa Bilgi

    Deniz seviyesindeki sıcak şehirlerden yüksek dağlardaki köylere, nemli tropikal ormanlardan çöllere kadar çok değişik habitatlara adapte olabilen 4 tatarcıklar; 2-3 mm büyüklüğünde, oldukça uzun bacaklara sahip, vücutları tüylü, geceleri aktivite gösteren, gün boyu karanlık ve nemli mikrohabitat-larda saklanan sineklerdir. İstirahat halindeyken kanatlarını karın üzerinde “V” harfi şeklinde tutmaları, kıllı olmaları ve kan emmek için yöneldikleri konakçısına konmadan önce çevresinde kısa sıçramalarla uçmaları gibi tipik davranış özellikleri sayesinde kolayca tanınırlar33. Tatarcıklar karasal alanlarda ürerler4. Beslenmeleri geceleyin alacakaranlıkta olur. Erkek ve dişi tatarcıklar enerji kaynağı olarak bitkilerdeki şekerlerle beslenirler. Sadece dişiler yumurtalarını geliştirebilmek için insan ve hayvanlardan kan emerler40. Kan emdikten 3-8 gün sonra gündüzleri dinlendikleri nemli, gölgeli ve bitki artıklarınca zengin mikrohabitatlara19,20 bir defada 100 kadar yumurta bırakırlar39. Yumurtadan çıkan larvalar yaprak küfü, böcek parçaları ve hayvan dışkısı ile beslenirler. Dört larva ve bir pupa safhası geçirerek 1-2 ay içinde ergin hale gelirler40. Çok çeşitli konakçı üzerinde beslenirler. İnsanları sokan ve Leishmania türlerini bulaştıran tatarcık türleri antropofilik olmaktan daha çok fırsatçı olarak kabul edilirler4. Hareketleri yaklaşık 100 metre yarıçapında bir alanla sınırlıdır3. Dişilerin çoğu eksofaj (dışarıda beslenen) ve açık alanlarda yaşayan ekzofilik özellikte türler olmaları nedeniyle evlere insektisit sıkmakla her zaman etkili bir şekilde kontrol edilemezler. Sadece evlerde ve hayvan barınaklarında dinlenen endofilik türler bu yolla ortadan kaldırılabilir33.

    Diptera takımı, Nematocera alttakımında yer alan tatarcıkların Psychodidae ailesinde ve Phlebotominae alt ailesinde sınıflandırılması genel kabul görmektedir38,40. Tatarcıkları oluşturan yaklaşık 700 türün 70 kadarı 20'den fazla Leishmania türüne ve diğer patojenlere vektörlük yapmaktadır4,33. Phlebotomus ve Lutzomyia soylarında yer alan tatarcık türleri kan emmeleri esnasında tatarcık humması ve Oraya humması gibi çeşitli arbovirusları40, flavivirusları, orbivirusları ve vezikülovirusları9,12 insanlar, kemiriciler ve köpekler arasında taşırlar. Tatarcıkların asıl önemleri insan, köpek ve kemirgen hayvanlara leishmaniasis'i taşımalarından ileri gelmektedir. Leishmaniasis'in vektörü olan tatarcıklar Türkiye'nin de içinde bulunduğu54 80'den fazla ülkede insanları etkilemektedirler17. Yapılan hesaplara göre 1.98 milyon insanın yaşam kalitesini düşüren ve yıllık 57000 insanın ölümüne neden olan leishmaniasis; sıtma ve tripanosomiasis'den sonra vektör kaynaklı üçüncü büyük hastalıktır28. Türkiye'de Leishmania infantum'un neden olduğu visseral leishmaniasis olguları Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu bölgelerinde sporadik olarak (1997-2000 arası 161 vaka) bildirilmiştir. Güneydoğu ve Akdeniz bölgelerinde endemik olan (1994-2000 arası 18216 vaka) ve etkeni şimdiye kadar L. tropica olarak bildirilen kutanöz leishmaniasis vakalarının54 ayrıca L. major2,55,56,75 veya L. infantum'dan kaynaklanabileceği vektör75 ve moleküler çalışmalarla68 ortaya konmuştur.

    Türkiye'nin de içinde bulunduğu Eski Dünya'da, Leishmania türlerinin vektörleri 40'tan fazla Phlebotomus türünden oluştuğu74 ve parazit ile vektörleri arasında açık bir ilişki bulunduğu bildirilmektedir31. Etkeni L. major olan zoonotik kutanöz leishmaniasis'in (ZVL) vektörleri Phlebotomus altcinsinde yer alan Phlebotomus duboscqi, P. papatasi ve P. Salehi türleridir. Leishmania infantum'dan kaynaklanan visseral leishmaniasis'in (VL) kesin vektörleri Larroussius altcinsinde yer alan P. neglectus, P. tobbi, P. syriacus, P. perniciosus ve P. Ariasi türleridir31. Akdeniz ülkelerinde L. tropica'nın etken olduğu antroponotik kutanöz leishmaniasisin (ACL) kesin vektörü ise P. Sergenti'dir27,29. Şimdiye kadar Türkiye'de, dokuz tanesi Eski Dünya'da vektör olduğu bildirilen32 20 Phlebotomus türü saptanmıştır. Bunlardan P. Papatasi (ZCL), P. sergenti, P. halepensis (ACL), P. neglectus, P. Syriacus ve P. Tobbi (VL) vektör olduğundan şüphelenilen türlerdir. Bunlar dışında P. brevis, P. perfiliewi, P. transcaucasicus, P. galilaeus, P. mascittii, P. alexandri, P. similis, P. jacusieli, P. caucasicus, P. kyreniae, P. simici, P. balcanicus,P. burneyi ve P. kandelakii Türkiye'den bildirilen diğer türlerdir8,54,73,75,76.

    Tatarcıkların Kontrolü

    Leishmaniasis pek çok ülkede halk sağlığı açısından ciddi bir sorundur. Hasta insanların tedavisi bulaşmayı etkilemediği için, daha ekonomik ve pratik bir yöntem olması nedeniyle hastalığı önlemek için vektör tatarcıklarla savaş zorunludur. Ayrıca hastalık taşımasalar da sokmaları ve rahatsız etmeleri nedeniyle tatarcıklara karşı bazı bölgelerde savaş gerekebilir4,45. Bu amaçla öncelikli olarak bölgenin ve bölgedeki vektör türlerinin karakteristik özelliklerinin, taşıdıkları hastalıkların ve/veya rezervuarlarının olup olmadığı gibi hususların tespiti ile savaş yönteminin seçimi önem taşımaktadır. Örneğin L. tropica ile savaş açısından peridomestik ve barınak içi çevreye insektisit püskürtmek, piretroidli insektisit emdirilmiş cibinlik ve perdeler kullanmak iyi sonuç vermektedir. Yine L. infantum'a karşı rezervuarları olan köpeklere deltamethrin emdirilmiş tasmalar takılarak etkili bir kontrol sağlanabilmektedir40. Tatarcıklarla savaşta değişik yöntemler kullanılmaktadır:

    1. Ergin olmayan safhalarına karşı savaş

    Bir kaç kimyasal ve biyolojik ajanın etkisi laboratuar denemelerinde gösterilmişse de; üreme yerlerini doğada bulmak güç olduğundan tatarcıkların ergin olmayan safhalarına karşı savaş uygulanabilir değildir4.

    2. Habitatlarının tahribi veya değiştirilmesi yoluyla savaş

    Tatarcıklar humus ve nemce zengin karanlık köşeler ile duvar yarıklarında gelişirler. Tatarcıkların kontrolünde en etkin yol habitatların tahrip edilmesidir33. Killick-Kendrick33, Faizulin ve ark. ile Vioukov'a atfen Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde kemiricilerin barınaklarına eksoz gazıyla birlikte verilen DDT ve BHC karışımının buralarda yaşayan P. Papatasi'lerin kontrolünü sağlayamadığını bildirmiştir. Kenya'da termit tepelerine ve kemirici barınaklarına cyfluthrin püskürtülerek buralarda dinlenen tatarcıklar 12 hafta süreyle kontrol edilebilmiştir63. Bolivya'da ormanları tahrip etme yoluyla iki silvatik tatarcık türüne (Lutzomyia umbratilis and L. yuilli pajoti) karşı yapılan savaş başarılı olmuştur23. Çevreyi tahrip etmekten daha çok modifiye ederek tatarcıkların kontrol edilebildiği örnekler de vardır. Dhiman18, duvarlara ve zemine 23 cm genişliğinde çimentodan süpürgelik yaparak P. papatasi populasyonunun %70'ini kontrol etmeyi başarmıştır. Hindistan'da P. Argentipes'in gündüzleri dinlendikleri evlerin, sığır barınaklarının ve helâların duvarlarındaki yarık ve çatlakların 2.22 metreden yukarısında kalan kısımlarının kireç ve çamur karışımı ile sıvanmasıyla bu sineklerin sayısında keskin bir düşüş saptanmıştır36. Absorbe etme kapasitesinin yüksekliği nedeniyle kireç suyu tatarcıkların yaşadıkları ortamı kolayca bozabilmektedir. Bazı araştırıcılar5, tatarcıkların dinlendikleri ağaçları ilaçlamaktan veya kesmektense kireçle badana edilmesini önermektedirler. Bu şekil şekilde badana edilmiş ağaç gövdelerinde barınmayı uygun görmeyen tatarcıkların köylerden daha uzaktaki ağaçlara yönelmeleri sağlanacaktır. Böylece insan-tatarcık temasının ve buna bağlı olarak peridomestik leishmaniasis'in bulaşmasının azaltılabileceği savunulmaktadır4.

    3. İnsan ve hayvan barınaklarına kalıcı insektisit püskürtme yoluyla savaş

    Bu yöntemin uygulanabilmesi yeterince insektisite, gerekli malzemelerin teminine, gözlem yapabilen, toplanan verileri değerlendirebilen eğitilmiş personele ve uygun sağlık altyapısının bulunmasına bağlıdır. Tatarcıklara (P. papatasi, P. argentipes, Sergentomyia shorti) karşı direnç geliştiği bildirilen tek insektisit DDT'dir. Bunun dışındaki insektisit gruplarına karşı tatarcıkların hala duyarlı olmaları savaş açısından önemli bir avantaj sayılsa da direnç gelişme ihtimalinin gözden uzak tutulmaması akılcı bir yaklaşım olacaktır4,45. Türkiye'de ve dünyanın değişik yerlerinde sıtmanın eradikas-yonu amacıyla 1950 ve 1960 yılları arasında evlerin DDT ile ilaçlanmasıyla leishmaniasis odaklarının sayısında ciddi düşmeler görülmüş, ancak ilaçlama durdurulduğunda bir önceki düzeye geri dönülmüştür1,45,51,69,78. Cezayir'de DDT ile savaş sonucu P. Papatasi sayısında ciddi bir düşme gözlenmiş, bölgede L. infantum'un yıllık insidansı 100000 yerleşimci başına 426 vakadan 17.9'a düşmüştür10. Hindistan'da P. argentipes'le savaş amacıyla DDT52 veya Malathion57 püskürtülen evlerde dokuz ay civarında kontrol sağlanmıştır. Mısırda çimentoyla sıvanmış duvarlara insektisit püskürtülmüş, 75 gün sonra üzerine konan P. Papatasi'lerin % 50'sinin BHC, malathion ve permethrin'den, % 76.7'sinin propoxur'dan etkilenerek öldükleri görülmüştür50. Brezilya'da duvarlara cyfluthrin püskürtülerek peridomestik bir tür olan L. Longipalpis iki ay süreyle kontrol edilebilmiştir16. Kolombiya'nın kırsal bölgelerinde, duvarlarına deltamethrin püskürtülen evlerde L. youngi sayısında azalma görülmesine karşın bu sineklerin çoğunun evlere girmeyi tercih etmemesi nedeniyle insan tuzaklarıyla yakalananların sayısında ciddi bir değişiklik gözlenmemiştir6. Bu veriler tatarcıkların belli durumlarda, evlerin ilaçlanmasıyla kontrol edilebileceğini kanıtlamaktadır. Bununla birlikte kalıcı insektisitleri evlere püskürtmenin etkinliği bu çevrenin özelliklerine ve ilaçların uygulandıkları yerlere tatarcıkların adaptasyon derecesine bağlıdır4,6. Bu nedenle evlere insektisit püskürtülmesi sadece P. Papatasi gibi peridomestik vektör türleri için başvurulabilecek bir seçenektir. Toplam vektör populasyonunun oldukça küçük oranda kaldığı kırsal ve ormanlık bölgelerde geniş araziye dağılım gösteren insan ve hayvan barınaklarında insektisit kullanımı tatarcıkların kontrolünde etkisizdir4,6,45.

    4. Bariyer spreyleme yöntemi

    Leishmania bulaşması evlerin içinde ve çevresinde gerçekleşiyor ama tatarcıklar bu barınakları çevreleyen ormanlarda dinleniyor ve gelişiyorlarsa, bariyer spreyleme yöntemi peridomestik çevreyi ve evlerin içerisini ilaçlamaya alternatif olabilir. Bu yöntem nadiren konutlara giren tatarcıkların kontrolü amacıyla insan barınaklarının çevresinde belirlenen yarıçap içerisindeki bitkilere ve ağaç gövdelerine insektisit uygulamaktan ibarettir4. Ağaç gövdelerine ilaç püskürtülmesi bu gibi yerlerde dinlenen tatarcıkların sayısını keskin bir derecede düşürmüş, 11 ay sonra bile ilaçlanan ağaçların çoğunda tatarcıkların görülmediği bildirilmiştir60. Guatemala'da, 100 m genişlikteki bir alan içindeki bitkilerin cyfluthrin ile ilaçlanmasıyla 80 günlük zaman periyodu içerisinde tatarcık sayısında % 50 azalma sağlanmıştır59. Bu yöntemin olumsuz yanı yeterince insektisit sağlamanın güçlüğü, kullanılan insektisit-lerin dış ortamda kalıcılığının az olması ve hedef olmayan organizmalar için tehlike arz etmesidir4.

    5. İnsektisit emdirilmiş cibinlikler ve perdelerle savaş

    İnsektisit emdirilmiş perde veya cibinliklerin sağlık otoriteleri tarafından lokal olarak kolayca üretilmesi ve halkın eğitimini sağlamak yoluyla uygulanması mümkündür. Ayrıca uygulandıkları toplulukları etkili bir şekilde korumaları, barınaklara insektisit püskürtmeye kıyasla daha az insektisit kullanımı gerektirmeleri, hem endofilik, hem de eksofilik türlere etkili olmaları, evde yaşayan herkes tarafından kolayca uygulanabilmeleri gibi avantajlara sahiptir4,35. İnsektisit emdirilmiş cibinlikler sıtmanın kontrolünde de kullanılan etkili ve ucuz bir yöntemdir41. Vektörün dinlendiği yerin bilinmediği veya erişilemediği ormanla çevrelenmiş kırsal bölgelerde evlere giren tatarcıkların kontrolünde insektisitli cibinlikler güçlü ve pratik bir koruma sağlamaktadır4,7,45. Bu uygulama aynı zamanda sivrisinek, pire, tahtakurusu gibi diğer artropodlara karşı da iyi bir koruma sağlamaktadır45. Cibinliklere uygulanan sentetik piretroidler memeliler açısından düşük toksisite79 ve uçuculuğa, yüksek insektisidal ve repellent aktiviteye sahiptir. Konakçının vücut kokusuna ve nefesiyle dış ortama bıraktığı CO2 gazına yönelerek ölen tatarcıklar için bu tür cibinlikler yem tuzağı görevi yapmaktadırlar4,35.

    Laboratuar çalışmalarında çeşitli sentetik pirotroidlerin tatarcıkları öldürücü ve beslenme aktivitesini engelleyici etkileri üzerinde çalışılmıştır. Cibinliklere emdirilen permethrin P. perniciosus'a, permethrin ve piriproxifen kombinasyonu P. Perniciosus'a, permethrin ve imidocloprid kombinasyonu P. Papatasi'ye, deltamethrin ve trifenilfosfataz kombinasyonu P. Perniciosus ve P. Papatasi'ye karşı etkili bulunmuştur45. Bir başka çalışmada; P.papatasi'ye karşı cyfluthrin deltamethrinden daha etkili bulunmuştur11. Sahada yapılan çalışmalarda, Sudan'da silvatik bir tür olan ve barınaklarda çok düşük sayıda80 bulunan VL vektörü P. Orientalis 10 mg a.i/m2 lambdacyhalothrine emdirilmiş cibinlik kullanılarak kontrol altına alınmıştır21. Yine 1 g a.i./m2 permethrin ile doyurulmuş cibinliğe maruz bırakılan P. Papatasi ve P. Perniciosus'ların %90'ının 24 saat içinde öldüğü ve ısırma oranlarında azalma görüldüğü kaydedilmiştir44. İtalya'da, tatarcıkların içinden geçebilecekleri 1 mm2 hatta 4 mm2 aralığa sahip permethrin emdirilmiş cibinliklerle bile P. perfiliewi türüne karşı tam bir koruma sağlanmıştır43. Benzer cibinlik deneyleri, peridomestik çevrede yüksek yoğunlukta bulunan ekzofilik türlerden P. Sergenti'ye karşı Afganistan ve Suriye'de ACL odaklarında sürdürülmektedir. Ancak çoğu vektör türünde ısırma aktivitesi güneşin batmasından az sonra pik yapmakta, böylece insanlar henüz yataklarına girmediklerinden cibinliklerin etkisi az olmaktadır. Bununla birlikte insektisit emdirilmiş cibinlikler tatarcıkların tahmini ömürleri kısaltarak enfeksiyon riskini azaltabilmektedir33.

    Cibinliklere alternatif olarak insektisit emdirilmiş perdelerle yapılan deneyler de vardır. Kolombiya'da deltamethrin emdirilmiş pencere perdeleriyle L. lichyi, L. colombiana ve L. Youngi'nin kontrolü başarılı olmazken7, İtalya'da44 ve Sudan'da22 permethrin emdirilmiş perdelerle endofilik tatarcıkların sayılarında %90-99 arasında azalma sağlanmıştır. Sonuçların çelişkili olması deneylerin farklı türlere karşı yapılmasından kaynaklanmakta ve araştırılmaya muhtaç görülmektedir. Leishmaniasis sorunu olmayan bölgelerde bile, P. Papatasi gibi endofilik olan ve evlerde insanları rahatsız eden tatarcık türleri için insektisitli cibinliklerin ve perdelerin kullanılmasının oldukça fayda sağlayacağı düşünülmektedir33.

    6. Rezervuar Hayvanların Kontrolü

    Akdeniz ülkelerinde çok yaygın seyreden ve etkeni L. infantum olan ZVL'nin epidemiyolojisinde evcil köpekler hastalığın insanlara bulaşmasında birinci derecede rol oynayan rezervuar konakçılarıdır4. Bölgede hastalığı taşımaktan sorumlu tutulan şüpheli veya kesin vektörler P. perniciosus, P. ariasi (Fransa, İspanya, Portekiz, Fas, Cezayir, Tunus), P. Perfiliewi (İtalya, Yunanistan, Sırbistan, Fas, Cezayir, Tunus), P. langeroni (Mısır), P. tobbi (Yunanistan, Kıbrıs, Suriye)24, P. Neglectus (Yunanistan, Türkiye), P. Syriacus (Suriye, Lübnan, İsrail, Türkiye) ve P. Tobbi (Türkiye) türleridir8,24,54,73,75,76. Ev içlerinde beslenmesi ve dinlenmesi olmayan bu gibi tatarcık türleri hastalığı daha çok dış ortamda bulaştırdıklarından barınaklara insektisit püskürtmekle kontrol edilemezler. İnsanlardaki hastalığı kontrol etmenin yolu rezervuar olan köpekleri tedavi etmekten geçmektedir. Hastalığın aşısı yoktur ve tedavisi çok maliyetlidir. Üstelik tedavi edilenlerde nüksler sık görülmektedir. Hastalığın hem köpeklerde hem de insanlarda birlikte bulunduğu odaklarda, köpekleri imha ederek ortadan kaldıran Çin dışında hastalığın kontrolüne ilişkin çalışmalar başarısızlıkla sonuçlanmıştır24.

    Zoonotik visseral leishmaniasis'in kontrolüyle ilgili çalışmaların çoğu köpekler, özellikle de köpek aşıları üzerinde odaklanmaktadır. Bununla birlikte, deltamethrin emdirilmiş tasmalarla köpekleri tatarcıklardan korumanın en uygun seçenek olacağı düşünülmektedir4. İran'da köpeklere tasma kullanımıyla köpeklerdeki ve çocuklardaki ZVL insidansında belirgin derecede azaltılma sağlanmıştır46. Miles ve ark47, Xiong ve ark. atfen Çin'de deltametrin ile banyo yaptırılan köpeklerde tatarcık saldırılarının ve VL'in bulaşmasının önlendiği bildirilmiştir. Deltametrin emdirilmiş tasmaların köpekleri P. Perniciosus türlerinin sokmalarından 34 hafta süreyle % 94 oranında koruduğu, ayrıca tatarcıklar üzerinde güçlü bir beslenme önleyici ve öldürücü etki oluşturduğu bildirilmiştir34. Aynı sonuçlar Yeni Dünya ZVL ve CL vektörleri olan L. Longipalpis ve L. Migonei üzerinde de gösterilmiştir13. Bu etkiler tasmaların insektisidal etkilerini kaybetmeleriyle ortadan kaybolmaktadır. Hastalığın bulaşması yaz aylarıyla sınırlı olan Güney Avrupa'da köpek tasmaları ile bir yıl boyunca korunma sağlanmaktadır. Ancak sokak köpeklerinin yaygın olduğu ve ZVL'nin yıl boyu varlığını sürdürdüğü Brezilya gibi ülkelerde köpek tasmaları tek başına yeterli görülmemiştir4. Tatarcıkların beslenmesini insektisitli tasmalar yoluyla kesintiye uğratmanın leishmaniasinin doğadaki sirkülasyonunu ve insan populasyonları açısından riskini azaltıp azaltmadığına dair soru işaretleri hala varlığını korumaktadır. Bu soruların cevapları kontrollü saha denemeleriyle araştırılmaktadır33.

    7. Alternatif Yöntemler

    Vektör tatarcıkların ve bulaştırdıkları hastalıkların kontrolüne ilişkin yukarıda bahsedilen savaş yöntemleri dışında alternatif yöntem arayışları da mevcuttur. Lutzomyia longipalpis erkekleri tarafından üretilen feromonların sentetik kopyalarının insektisitlerle kombine edilmesiyle hazırlanan solüsyonların püskürtüldüğü yüzeylere dişilerin cezbedilerek kontrol edilebileceği bildirilmiştir38. Tatarcık feromonları evcil hayvanlar ve köpekler üzerine uygulanarak çiftleşmeyi önlemek için de kullanılabilir4.

    Sivrisinek ve Simulium larvalarını kontrol amacıyla yaygın kullanılan Bacillus thuringiensis israelensis ve B. Sphaericus isimli mikrobiyel inseksitlerin ergin tatarcıklar üzerinde de öldürücü etkileri olduğu bilinmektedir15,58,77. Bununla birlikte, tatarcıkların üredikleri yerlere ilişkin bilgilerimizin azlığı nedeniyle bu mikroorganizmaların ergin öncesi gelişme dönemlerine karşı kullanılabileceğimiz bir yol şimdiye kadar bulunamamıştır. Kenya'da kemirici barınakları civarındaki bitkilere B. sphaericus içeren şekerli solüsyonlar püskürtülmüş, bu bitkiler üzerine beslenmeye gelen tatarcıkların öldükleri gözlenmiştir64.

    Avermektinler çevre açısından emniyetli sistemik insektisit-lerdir. Laboratuar çalışmalarında avermektin karıştırılmış kan ve şekerle beslenen P. papatasi ve P. Langeroni'lerin çoğunun öldüğü görülmüş, hayatta kalanların ise yumurtlama yeteneklerinin azaldığı anlaşılmıştır. Saha çalışmalarıyla, bitkilerin yaprak ve saplarına püskürtülen avermektinlerin bitki özsularıyla beslenmeye gelen tatarcıklar üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir30.

    8. Tatarcıklara karşı aşı geliştirme çalışmaları

    Leishmania türleri omurgalı konaklara infekte tatarcıklar tarafından bulaştırılmaktadır. Antienflamatuar ve immunomo-dulatör özelliklere sahip tatarcık tükrüğü sokulan yerde konakçının fizyolojisini modifiye etmekte ve patojenin invazyonunu kolaylaştırmaktadır62,66,71 . Buna karşın, bu moleküllere karşı oluşan konakçı cevabı artropod vektörlerin doğurganlığını53 ve beslenme yeteneğini olumsuz etkilemektedir71. Tatarcıkların tükrük salgısına karşı konakçıda gelişen antikorların hareketlerini inhibe ederek özefagusa yönelen parazitlerin, tükrük bezinin antijen bulunduran kısımlarına bağlanarak tatarcığın ölümüne yol açabileceğine dikkat çekilmektedir. Bu nedenle, anti tatarcık tükrük antikorlarının hem vektörlerin kontrolünde hem de leishmaniasis'in taşınmasının bloke edilmesinde kullanılması mümkün görülmektedir25,70,71. Lutzomyia longipalpis, L. intermedia, P. papatasi, P. ariasi, P. Argentipes ve P. Perniciosus'tan sağlanan tükrük proteinlerinin şifreleri başarılı bir şekilde kopyalanarak klonlanmıştır. Bunlar arasında L. Longipalpis'in tükrük bezinden elde edilen maxadillan ve P. Papatasi tükrüğünde bulunan PpSP15 proteinine karşı omurgalı konakçıda gelişen antikorlar yoluyla tatarcık tükrük bezi temelli aşı çalışmaları ümit vaat etmektedir71.

    8.1 Antimaxadilan aşı (MAX)

    Lutzomyia longipalpis tükrüğündeki kuvvetli vazodilatatör gen kodlanarak klonlanmış42 ve bu genin (maxadilan veya MAX) protein üretim aktivitesi incelenmiştir 70. Tatarcık MAX'ı, NO ve TNF-α'nın makrofajlardaki üretimini kısıtlamak65,67 ve konakçı immun cevabının L. major'u öldürmesini önlemek suretiyle bu parazitin enfeksiyonunu şiddetlendirmektedir. Tükrük bezi lizatlarının da, makrofajlar üzerinde MAX'inkine benzer etkilere sahip olduğu bildirilmiştir71. MAX ile aşılanan farelere, tükrük bezi lizatı ile birlikte L. major injekte edilmiştir. Sonuçta farelerin L. major enfeksiyonundan belirgin bir şekilde korunduğu (P < 0•001), meydana gelen lezyonların kontrol farelerdeki lezyonlardan 5 kat daha küçük olduğu ve bu lezyonların 13.413 kat daha az parazit içerdiği anlaşılmıştır. İnfeksiyondan korunan farelerin anti-MAX antikorları kadar antiMAX CD4 T (Th1) hücreleri ürettikleri de görülmüştür49. Bu sonuçlardan hareketle, eğer omurgalı konakçıda antiMAX antikorları geliştirilebilirse, tatarcıkların bu çeşit konakçılardan kan emmede başarısız olacakları düşünülmektedir48. Böylece MAX'a dayalı aşı sadece omurgalı konağı leishmaniasis'e karşı korumakla kalmayacak, aynı zamanda tatarcığın üremesini de olumsuz etkileyecektir71.

    8.2 Anti-SP15 aşısı

    Phlebotomus papatasi tükrüğünden elde edilen 9 protein bu sineklerle hiç karşılaşmamış farelerin kulağına derialtı yolla teker teker verilmiş, bunlardan 15 kDa'luk bir proteinin (PpSP15) L. major enfeksiyonuna karşı iyi bir koruma sağladığı görülmüştür. PpSP15'in koruyucu etkisi, PpSP15'in gen kopyasını içeren DNA aşılarıyla (Vical VR 1020) aşılanan farelerde doğrulanmıştır. Aşılanan farelerde meydana gelen lezyonların kontrol farelerdeki lezyonlardan daha küçük olduğu ve bu lezyonların 3-4 kat daha az parazit içerdiği anlaşılmıştır. Burada oluşan bağışıklığın hücresel kaynaklı olduğu düşünülmektedir72. PpSP15'in Latin Amerika'da L. infantum'un başlıca vektörü olan L. Longipalpis'in SL1 proteini ile benzer yapıdaki sekansları paylaştığının anlaşılması, farklı vektörlere ait tükrük karışımlarının veya proteinlerin Leishmania enfeksiyonları için aşı olarak kullanılabileceği konusu heyecan uyandırmıştır. Bununla birlikte, her spesifik tatarcık vektör-Leishmania kombinasyonu için ayrı aşı geliştirilmesi de söz konusu olabilir61.

    Bu sonuçlar, tatarcık tükrük bezi kökenli aşıların başarılı kombinasyonlarının sağlanmasıyla hem MAX'in hem de PpSP15'in eski ve yeni dünyadaki tatarcıklara karşı insanlarda aşı olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunu tartışmaya açmıştır71. Tatarcıkların yaşadığı yerlerde bulunan ve aylarca, hatta yıllarca bu sineklerin tükrük bezi proteinlerine maruz kalan insanların doğal olarak aşılandığı düşünülebilir26. Leishmaniasis'in endemik olduğu yerlerde yaşayan insanlarda tatarcık tükrüğüne karşı doğal yolla gelişen antikorlar bu enfeksiyona karşı direnci artırmaktadır. 5631 hasta üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçları, yaşla birlikte arttığı tespit edilen direncin L. infantum'a karşı oluşan bir bağışıklıktan değil, aksine tatarcık tükrüğüne karşı oluşan antikorların Leishmania enfeksiyonlarını baskılamasından kaynaklandığını ortaya koymuştur14. Hem eski hem de yeni dünyada leishmaniasis ile infeksiyon oranı (ortalama %1.3) çok düşüktür37. İnfekte olmayan tatarcıkların tükrük salgılarına karşı çocuklarda gelişen antikorların, sonraları infekte tatarcıkların bulaştırdığı Leishmania infeksiyonuna karşı Th1 hücre kaynaklı bir koruma geliştirdiği görülmüştür. Tersine, tatarcık tükrüğüne karşı antikor gelişmemiş çocuklarda Leishmania enfeksiyonuna karşı gelişen Th2 cevabının koruyucu olmadığı görülmüştür26. Bu araştırıcıların14,26 bulguları bize doğada sürüp giden anti-tatarcık aşılamasının laboratuar çalışmalarıyla geliştirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Doğal anti-tatarcık antikorları gelişmeyen çocukların korunması açısından bu aşılarının geliştirilmesi avantajlıdır. Bu şekilde sadece endemik bölgelerdeki insanları korumakla kalmayacak, aynı zamanda endemik bölgelere seyahat edecek kişileri de hastalıktan koruyabileceğiz71.

    Kaynakçaya ulaşmak için TÜRKİYE PARAZİTOLOJİ DERGİSİ

  3. #3
    biomer
    Guest

    Cevap: Tatarcıklarla Mücadele ve Bu Alandaki Son Gelişmeler

    Tatarcıklar Hakkında Kısa Bilgi

    Deniz seviyesindeki sıcak şehirlerden yüksek dağlardaki köylere, nemli tropikal ormanlardan çöllere kadar çok değişik habitatlara adapte olabilen 4 tatarcıklar; 2-3 mm büyüklüğünde, oldukça uzun bacaklara sahip, vücutları tüylü, geceleri aktivite gösteren, gün boyu karanlık ve nemli mikrohabitat-larda saklanan sineklerdir. İstirahat halindeyken kanatlarını karın üzerinde “V” harfi şeklinde tutmaları, kıllı olmaları ve kan emmek için yöneldikleri konakçısına konmadan önce çevresinde kısa sıçramalarla uçmaları gibi tipik davranış özellikleri sayesinde kolayca tanınırlar33. Tatarcıklar karasal alanlarda ürerler4. Beslenmeleri geceleyin alacakaranlıkta olur. Erkek ve dişi tatarcıklar enerji kaynağı olarak bitkilerdeki şekerlerle beslenirler. Sadece dişiler yumurtalarını geliştirebilmek için insan ve hayvanlardan kan emerler40. Kan emdikten 3-8 gün sonra gündüzleri dinlendikleri nemli, gölgeli ve bitki artıklarınca zengin mikrohabitatlara19,20 bir defada 100 kadar yumurta bırakırlar39. Yumurtadan çıkan larvalar yaprak küfü, böcek parçaları ve hayvan dışkısı ile beslenirler. Dört larva ve bir pupa safhası geçirerek 1-2 ay içinde ergin hale gelirler40. Çok çeşitli konakçı üzerinde beslenirler. İnsanları sokan ve Leishmania türlerini bulaştıran tatarcık türleri antropofilik olmaktan daha çok fırsatçı olarak kabul edilirler4. Hareketleri yaklaşık 100 metre yarıçapında bir alanla sınırlıdır3. Dişilerin çoğu eksofaj (dışarıda beslenen) ve açık alanlarda yaşayan ekzofilik özellikte türler olmaları nedeniyle evlere insektisit sıkmakla her zaman etkili bir şekilde kontrol edilemezler. Sadece evlerde ve hayvan barınaklarında dinlenen endofilik türler bu yolla ortadan kaldırılabilir33.

    Diptera takımı, Nematocera alttakımında yer alan tatarcıkların Psychodidae ailesinde ve Phlebotominae alt ailesinde sınıflandırılması genel kabul görmektedir38,40. Tatarcıkları oluşturan yaklaşık 700 türün 70 kadarı 20'den fazla Leishmania türüne ve diğer patojenlere vektörlük yapmaktadır4,33. Phlebotomus ve Lutzomyia soylarında yer alan tatarcık türleri kan emmeleri esnasında tatarcık humması ve Oraya humması gibi çeşitli arbovirusları40, flavivirusları, orbivirusları ve vezikülovirusları9,12 insanlar, kemiriciler ve köpekler arasında taşırlar. Tatarcıkların asıl önemleri insan, köpek ve kemirgen hayvanlara leishmaniasis'i taşımalarından ileri gelmektedir. Leishmaniasis'in vektörü olan tatarcıklar Türkiye'nin de içinde bulunduğu54 80'den fazla ülkede insanları etkilemektedirler17. Yapılan hesaplara göre 1.98 milyon insanın yaşam kalitesini düşüren ve yıllık 57000 insanın ölümüne neden olan leishmaniasis; sıtma ve tripanosomiasis'den sonra vektör kaynaklı üçüncü büyük hastalıktır28. Türkiye'de Leishmania infantum'un neden olduğu visseral leishmaniasis olguları Akdeniz, Ege ve Orta Anadolu bölgelerinde sporadik olarak (1997-2000 arası 161 vaka) bildirilmiştir. Güneydoğu ve Akdeniz bölgelerinde endemik olan (1994-2000 arası 18216 vaka) ve etkeni şimdiye kadar L. tropica olarak bildirilen kutanöz leishmaniasis vakalarının54 ayrıca L. major2,55,56,75 veya L. infantum'dan kaynaklanabileceği vektör75 ve moleküler çalışmalarla68 ortaya konmuştur.

    Türkiye'nin de içinde bulunduğu Eski Dünya'da, Leishmania türlerinin vektörleri 40'tan fazla Phlebotomus türünden oluştuğu74 ve parazit ile vektörleri arasında açık bir ilişki bulunduğu bildirilmektedir31. Etkeni L. major olan zoonotik kutanöz leishmaniasis'in (ZVL) vektörleri Phlebotomus altcinsinde yer alan Phlebotomus duboscqi, P. papatasi ve P. Salehi türleridir. Leishmania infantum'dan kaynaklanan visseral leishmaniasis'in (VL) kesin vektörleri Larroussius altcinsinde yer alan P. neglectus, P. tobbi, P. syriacus, P. perniciosus ve P. Ariasi türleridir31. Akdeniz ülkelerinde L. tropica'nın etken olduğu antroponotik kutanöz leishmaniasisin (ACL) kesin vektörü ise P. Sergenti'dir27,29. Şimdiye kadar Türkiye'de, dokuz tanesi Eski Dünya'da vektör olduğu bildirilen32 20 Phlebotomus türü saptanmıştır. Bunlardan P. Papatasi (ZCL), P. sergenti, P. halepensis (ACL), P. neglectus, P. Syriacus ve P. Tobbi (VL) vektör olduğundan şüphelenilen türlerdir. Bunlar dışında P. brevis, P. perfiliewi, P. transcaucasicus, P. galilaeus, P. mascittii, P. alexandri, P. similis, P. jacusieli, P. caucasicus, P. kyreniae, P. simici, P. balcanicus,P. burneyi ve P. kandelakii Türkiye'den bildirilen diğer türlerdir8,54,73,75,76.

    Tatarcıkların Kontrolü

    Leishmaniasis pek çok ülkede halk sağlığı açısından ciddi bir sorundur. Hasta insanların tedavisi bulaşmayı etkilemediği için, daha ekonomik ve pratik bir yöntem olması nedeniyle hastalığı önlemek için vektör tatarcıklarla savaş zorunludur. Ayrıca hastalık taşımasalar da sokmaları ve rahatsız etmeleri nedeniyle tatarcıklara karşı bazı bölgelerde savaş gerekebilir4,45. Bu amaçla öncelikli olarak bölgenin ve bölgedeki vektör türlerinin karakteristik özelliklerinin, taşıdıkları hastalıkların ve/veya rezervuarlarının olup olmadığı gibi hususların tespiti ile savaş yönteminin seçimi önem taşımaktadır. Örneğin L. tropica ile savaş açısından peridomestik ve barınak içi çevreye insektisit püskürtmek, piretroidli insektisit emdirilmiş cibinlik ve perdeler kullanmak iyi sonuç vermektedir. Yine L. infantum'a karşı rezervuarları olan köpeklere deltamethrin emdirilmiş tasmalar takılarak etkili bir kontrol sağlanabilmektedir40. Tatarcıklarla savaşta değişik yöntemler kullanılmaktadır:

    1. Ergin olmayan safhalarına karşı savaş

    Bir kaç kimyasal ve biyolojik ajanın etkisi laboratuar denemelerinde gösterilmişse de; üreme yerlerini doğada bulmak güç olduğundan tatarcıkların ergin olmayan safhalarına karşı savaş uygulanabilir değildir4.

    2. Habitatlarının tahribi veya değiştirilmesi yoluyla savaş

    Tatarcıklar humus ve nemce zengin karanlık köşeler ile duvar yarıklarında gelişirler. Tatarcıkların kontrolünde en etkin yol habitatların tahrip edilmesidir33. Killick-Kendrick33, Faizulin ve ark. ile Vioukov'a atfen Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde kemiricilerin barınaklarına eksoz gazıyla birlikte verilen DDT ve BHC karışımının buralarda yaşayan P. Papatasi'lerin kontrolünü sağlayamadığını bildirmiştir. Kenya'da termit tepelerine ve kemirici barınaklarına cyfluthrin püskürtülerek buralarda dinlenen tatarcıklar 12 hafta süreyle kontrol edilebilmiştir63. Bolivya'da ormanları tahrip etme yoluyla iki silvatik tatarcık türüne (Lutzomyia umbratilis and L. yuilli pajoti) karşı yapılan savaş başarılı olmuştur23. Çevreyi tahrip etmekten daha çok modifiye ederek tatarcıkların kontrol edilebildiği örnekler de vardır. Dhiman18, duvarlara ve zemine 23 cm genişliğinde çimentodan süpürgelik yaparak P. papatasi populasyonunun %70'ini kontrol etmeyi başarmıştır. Hindistan'da P. Argentipes'in gündüzleri dinlendikleri evlerin, sığır barınaklarının ve helâların duvarlarındaki yarık ve çatlakların 2.22 metreden yukarısında kalan kısımlarının kireç ve çamur karışımı ile sıvanmasıyla bu sineklerin sayısında keskin bir düşüş saptanmıştır36. Absorbe etme kapasitesinin yüksekliği nedeniyle kireç suyu tatarcıkların yaşadıkları ortamı kolayca bozabilmektedir. Bazı araştırıcılar5, tatarcıkların dinlendikleri ağaçları ilaçlamaktan veya kesmektense kireçle badana edilmesini önermektedirler. Bu şekil şekilde badana edilmiş ağaç gövdelerinde barınmayı uygun görmeyen tatarcıkların köylerden daha uzaktaki ağaçlara yönelmeleri sağlanacaktır. Böylece insan-tatarcık temasının ve buna bağlı olarak peridomestik leishmaniasis'in bulaşmasının azaltılabileceği savunulmaktadır4.

    3. İnsan ve hayvan barınaklarına kalıcı insektisit püskürtme yoluyla savaş

    Bu yöntemin uygulanabilmesi yeterince insektisite, gerekli malzemelerin teminine, gözlem yapabilen, toplanan verileri değerlendirebilen eğitilmiş personele ve uygun sağlık altyapısının bulunmasına bağlıdır. Tatarcıklara (P. papatasi, P. argentipes, Sergentomyia shorti) karşı direnç geliştiği bildirilen tek insektisit DDT'dir. Bunun dışındaki insektisit gruplarına karşı tatarcıkların hala duyarlı olmaları savaş açısından önemli bir avantaj sayılsa da direnç gelişme ihtimalinin gözden uzak tutulmaması akılcı bir yaklaşım olacaktır4,45. Türkiye'de ve dünyanın değişik yerlerinde sıtmanın eradikas-yonu amacıyla 1950 ve 1960 yılları arasında evlerin DDT ile ilaçlanmasıyla leishmaniasis odaklarının sayısında ciddi düşmeler görülmüş, ancak ilaçlama durdurulduğunda bir önceki düzeye geri dönülmüştür1,45,51,69,78. Cezayir'de DDT ile savaş sonucu P. Papatasi sayısında ciddi bir düşme gözlenmiş, bölgede L. infantum'un yıllık insidansı 100000 yerleşimci başına 426 vakadan 17.9'a düşmüştür10. Hindistan'da P. argentipes'le savaş amacıyla DDT52 veya Malathion57 püskürtülen evlerde dokuz ay civarında kontrol sağlanmıştır. Mısırda çimentoyla sıvanmış duvarlara insektisit püskürtülmüş, 75 gün sonra üzerine konan P. Papatasi'lerin % 50'sinin BHC, malathion ve permethrin'den, % 76.7'sinin propoxur'dan etkilenerek öldükleri görülmüştür50. Brezilya'da duvarlara cyfluthrin püskürtülerek peridomestik bir tür olan L. Longipalpis iki ay süreyle kontrol edilebilmiştir16. Kolombiya'nın kırsal bölgelerinde, duvarlarına deltamethrin püskürtülen evlerde L. youngi sayısında azalma görülmesine karşın bu sineklerin çoğunun evlere girmeyi tercih etmemesi nedeniyle insan tuzaklarıyla yakalananların sayısında ciddi bir değişiklik gözlenmemiştir6. Bu veriler tatarcıkların belli durumlarda, evlerin ilaçlanmasıyla kontrol edilebileceğini kanıtlamaktadır. Bununla birlikte kalıcı insektisitleri evlere püskürtmenin etkinliği bu çevrenin özelliklerine ve ilaçların uygulandıkları yerlere tatarcıkların adaptasyon derecesine bağlıdır4,6. Bu nedenle evlere insektisit püskürtülmesi sadece P. Papatasi gibi peridomestik vektör türleri için başvurulabilecek bir seçenektir. Toplam vektör populasyonunun oldukça küçük oranda kaldığı kırsal ve ormanlık bölgelerde geniş araziye dağılım gösteren insan ve hayvan barınaklarında insektisit kullanımı tatarcıkların kontrolünde etkisizdir4,6,45.

    4. Bariyer spreyleme yöntemi

    Leishmania bulaşması evlerin içinde ve çevresinde gerçekleşiyor ama tatarcıklar bu barınakları çevreleyen ormanlarda dinleniyor ve gelişiyorlarsa, bariyer spreyleme yöntemi peridomestik çevreyi ve evlerin içerisini ilaçlamaya alternatif olabilir. Bu yöntem nadiren konutlara giren tatarcıkların kontrolü amacıyla insan barınaklarının çevresinde belirlenen yarıçap içerisindeki bitkilere ve ağaç gövdelerine insektisit uygulamaktan ibarettir4. Ağaç gövdelerine ilaç püskürtülmesi bu gibi yerlerde dinlenen tatarcıkların sayısını keskin bir derecede düşürmüş, 11 ay sonra bile ilaçlanan ağaçların çoğunda tatarcıkların görülmediği bildirilmiştir60. Guatemala'da, 100 m genişlikteki bir alan içindeki bitkilerin cyfluthrin ile ilaçlanmasıyla 80 günlük zaman periyodu içerisinde tatarcık sayısında % 50 azalma sağlanmıştır59. Bu yöntemin olumsuz yanı yeterince insektisit sağlamanın güçlüğü, kullanılan insektisit-lerin dış ortamda kalıcılığının az olması ve hedef olmayan organizmalar için tehlike arz etmesidir4.

    5. İnsektisit emdirilmiş cibinlikler ve perdelerle savaş

    İnsektisit emdirilmiş perde veya cibinliklerin sağlık otoriteleri tarafından lokal olarak kolayca üretilmesi ve halkın eğitimini sağlamak yoluyla uygulanması mümkündür. Ayrıca uygulandıkları toplulukları etkili bir şekilde korumaları, barınaklara insektisit püskürtmeye kıyasla daha az insektisit kullanımı gerektirmeleri, hem endofilik, hem de eksofilik türlere etkili olmaları, evde yaşayan herkes tarafından kolayca uygulanabilmeleri gibi avantajlara sahiptir4,35. İnsektisit emdirilmiş cibinlikler sıtmanın kontrolünde de kullanılan etkili ve ucuz bir yöntemdir41. Vektörün dinlendiği yerin bilinmediği veya erişilemediği ormanla çevrelenmiş kırsal bölgelerde evlere giren tatarcıkların kontrolünde insektisitli cibinlikler güçlü ve pratik bir koruma sağlamaktadır4,7,45. Bu uygulama aynı zamanda sivrisinek, pire, tahtakurusu gibi diğer artropodlara karşı da iyi bir koruma sağlamaktadır45. Cibinliklere uygulanan sentetik piretroidler memeliler açısından düşük toksisite79 ve uçuculuğa, yüksek insektisidal ve repellent aktiviteye sahiptir. Konakçının vücut kokusuna ve nefesiyle dış ortama bıraktığı CO2 gazına yönelerek ölen tatarcıklar için bu tür cibinlikler yem tuzağı görevi yapmaktadırlar4,35.

    Laboratuar çalışmalarında çeşitli sentetik pirotroidlerin tatarcıkları öldürücü ve beslenme aktivitesini engelleyici etkileri üzerinde çalışılmıştır. Cibinliklere emdirilen permethrin P. perniciosus'a, permethrin ve piriproxifen kombinasyonu P. Perniciosus'a, permethrin ve imidocloprid kombinasyonu P. Papatasi'ye, deltamethrin ve trifenilfosfataz kombinasyonu P. Perniciosus ve P. Papatasi'ye karşı etkili bulunmuştur45. Bir başka çalışmada; P.papatasi'ye karşı cyfluthrin deltamethrinden daha etkili bulunmuştur11. Sahada yapılan çalışmalarda, Sudan'da silvatik bir tür olan ve barınaklarda çok düşük sayıda80 bulunan VL vektörü P. Orientalis 10 mg a.i/m2 lambdacyhalothrine emdirilmiş cibinlik kullanılarak kontrol altına alınmıştır21. Yine 1 g a.i./m2 permethrin ile doyurulmuş cibinliğe maruz bırakılan P. Papatasi ve P. Perniciosus'ların %90'ının 24 saat içinde öldüğü ve ısırma oranlarında azalma görüldüğü kaydedilmiştir44. İtalya'da, tatarcıkların içinden geçebilecekleri 1 mm2 hatta 4 mm2 aralığa sahip permethrin emdirilmiş cibinliklerle bile P. perfiliewi türüne karşı tam bir koruma sağlanmıştır43. Benzer cibinlik deneyleri, peridomestik çevrede yüksek yoğunlukta bulunan ekzofilik türlerden P. Sergenti'ye karşı Afganistan ve Suriye'de ACL odaklarında sürdürülmektedir. Ancak çoğu vektör türünde ısırma aktivitesi güneşin batmasından az sonra pik yapmakta, böylece insanlar henüz yataklarına girmediklerinden cibinliklerin etkisi az olmaktadır. Bununla birlikte insektisit emdirilmiş cibinlikler tatarcıkların tahmini ömürleri kısaltarak enfeksiyon riskini azaltabilmektedir33.

    Cibinliklere alternatif olarak insektisit emdirilmiş perdelerle yapılan deneyler de vardır. Kolombiya'da deltamethrin emdirilmiş pencere perdeleriyle L. lichyi, L. colombiana ve L. Youngi'nin kontrolü başarılı olmazken7, İtalya'da44 ve Sudan'da22 permethrin emdirilmiş perdelerle endofilik tatarcıkların sayılarında %90-99 arasında azalma sağlanmıştır. Sonuçların çelişkili olması deneylerin farklı türlere karşı yapılmasından kaynaklanmakta ve araştırılmaya muhtaç görülmektedir. Leishmaniasis sorunu olmayan bölgelerde bile, P. Papatasi gibi endofilik olan ve evlerde insanları rahatsız eden tatarcık türleri için insektisitli cibinliklerin ve perdelerin kullanılmasının oldukça fayda sağlayacağı düşünülmektedir33.

    6. Rezervuar Hayvanların Kontrolü

    Akdeniz ülkelerinde çok yaygın seyreden ve etkeni L. infantum olan ZVL'nin epidemiyolojisinde evcil köpekler hastalığın insanlara bulaşmasında birinci derecede rol oynayan rezervuar konakçılarıdır4. Bölgede hastalığı taşımaktan sorumlu tutulan şüpheli veya kesin vektörler P. perniciosus, P. ariasi (Fransa, İspanya, Portekiz, Fas, Cezayir, Tunus), P. Perfiliewi (İtalya, Yunanistan, Sırbistan, Fas, Cezayir, Tunus), P. langeroni (Mısır), P. tobbi (Yunanistan, Kıbrıs, Suriye)24, P. Neglectus (Yunanistan, Türkiye), P. Syriacus (Suriye, Lübnan, İsrail, Türkiye) ve P. Tobbi (Türkiye) türleridir8,24,54,73,75,76. Ev içlerinde beslenmesi ve dinlenmesi olmayan bu gibi tatarcık türleri hastalığı daha çok dış ortamda bulaştırdıklarından barınaklara insektisit püskürtmekle kontrol edilemezler. İnsanlardaki hastalığı kontrol etmenin yolu rezervuar olan köpekleri tedavi etmekten geçmektedir. Hastalığın aşısı yoktur ve tedavisi çok maliyetlidir. Üstelik tedavi edilenlerde nüksler sık görülmektedir. Hastalığın hem köpeklerde hem de insanlarda birlikte bulunduğu odaklarda, köpekleri imha ederek ortadan kaldıran Çin dışında hastalığın kontrolüne ilişkin çalışmalar başarısızlıkla sonuçlanmıştır24.

    Zoonotik visseral leishmaniasis'in kontrolüyle ilgili çalışmaların çoğu köpekler, özellikle de köpek aşıları üzerinde odaklanmaktadır. Bununla birlikte, deltamethrin emdirilmiş tasmalarla köpekleri tatarcıklardan korumanın en uygun seçenek olacağı düşünülmektedir4. İran'da köpeklere tasma kullanımıyla köpeklerdeki ve çocuklardaki ZVL insidansında belirgin derecede azaltılma sağlanmıştır46. Miles ve ark47, Xiong ve ark. atfen Çin'de deltametrin ile banyo yaptırılan köpeklerde tatarcık saldırılarının ve VL'in bulaşmasının önlendiği bildirilmiştir. Deltametrin emdirilmiş tasmaların köpekleri P. Perniciosus türlerinin sokmalarından 34 hafta süreyle % 94 oranında koruduğu, ayrıca tatarcıklar üzerinde güçlü bir beslenme önleyici ve öldürücü etki oluşturduğu bildirilmiştir34. Aynı sonuçlar Yeni Dünya ZVL ve CL vektörleri olan L. Longipalpis ve L. Migonei üzerinde de gösterilmiştir13. Bu etkiler tasmaların insektisidal etkilerini kaybetmeleriyle ortadan kaybolmaktadır. Hastalığın bulaşması yaz aylarıyla sınırlı olan Güney Avrupa'da köpek tasmaları ile bir yıl boyunca korunma sağlanmaktadır. Ancak sokak köpeklerinin yaygın olduğu ve ZVL'nin yıl boyu varlığını sürdürdüğü Brezilya gibi ülkelerde köpek tasmaları tek başına yeterli görülmemiştir4. Tatarcıkların beslenmesini insektisitli tasmalar yoluyla kesintiye uğratmanın leishmaniasinin doğadaki sirkülasyonunu ve insan populasyonları açısından riskini azaltıp azaltmadığına dair soru işaretleri hala varlığını korumaktadır. Bu soruların cevapları kontrollü saha denemeleriyle araştırılmaktadır33.

    7. Alternatif Yöntemler

    Vektör tatarcıkların ve bulaştırdıkları hastalıkların kontrolüne ilişkin yukarıda bahsedilen savaş yöntemleri dışında alternatif yöntem arayışları da mevcuttur. Lutzomyia longipalpis erkekleri tarafından üretilen feromonların sentetik kopyalarının insektisitlerle kombine edilmesiyle hazırlanan solüsyonların püskürtüldüğü yüzeylere dişilerin cezbedilerek kontrol edilebileceği bildirilmiştir38. Tatarcık feromonları evcil hayvanlar ve köpekler üzerine uygulanarak çiftleşmeyi önlemek için de kullanılabilir4.

    Sivrisinek ve Simulium larvalarını kontrol amacıyla yaygın kullanılan Bacillus thuringiensis israelensis ve B. Sphaericus isimli mikrobiyel inseksitlerin ergin tatarcıklar üzerinde de öldürücü etkileri olduğu bilinmektedir15,58,77. Bununla birlikte, tatarcıkların üredikleri yerlere ilişkin bilgilerimizin azlığı nedeniyle bu mikroorganizmaların ergin öncesi gelişme dönemlerine karşı kullanılabileceğimiz bir yol şimdiye kadar bulunamamıştır. Kenya'da kemirici barınakları civarındaki bitkilere B. sphaericus içeren şekerli solüsyonlar püskürtülmüş, bu bitkiler üzerine beslenmeye gelen tatarcıkların öldükleri gözlenmiştir64.

    Avermektinler çevre açısından emniyetli sistemik insektisit-lerdir. Laboratuar çalışmalarında avermektin karıştırılmış kan ve şekerle beslenen P. papatasi ve P. Langeroni'lerin çoğunun öldüğü görülmüş, hayatta kalanların ise yumurtlama yeteneklerinin azaldığı anlaşılmıştır. Saha çalışmalarıyla, bitkilerin yaprak ve saplarına püskürtülen avermektinlerin bitki özsularıyla beslenmeye gelen tatarcıklar üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir30.

    8. Tatarcıklara karşı aşı geliştirme çalışmaları

    Leishmania türleri omurgalı konaklara infekte tatarcıklar tarafından bulaştırılmaktadır. Antienflamatuar ve immunomo-dulatör özelliklere sahip tatarcık tükrüğü sokulan yerde konakçının fizyolojisini modifiye etmekte ve patojenin invazyonunu kolaylaştırmaktadır62,66,71 . Buna karşın, bu moleküllere karşı oluşan konakçı cevabı artropod vektörlerin doğurganlığını53 ve beslenme yeteneğini olumsuz etkilemektedir71. Tatarcıkların tükrük salgısına karşı konakçıda gelişen antikorların hareketlerini inhibe ederek özefagusa yönelen parazitlerin, tükrük bezinin antijen bulunduran kısımlarına bağlanarak tatarcığın ölümüne yol açabileceğine dikkat çekilmektedir. Bu nedenle, anti tatarcık tükrük antikorlarının hem vektörlerin kontrolünde hem de leishmaniasis'in taşınmasının bloke edilmesinde kullanılması mümkün görülmektedir25,70,71. Lutzomyia longipalpis, L. intermedia, P. papatasi, P. ariasi, P. Argentipes ve P. Perniciosus'tan sağlanan tükrük proteinlerinin şifreleri başarılı bir şekilde kopyalanarak klonlanmıştır. Bunlar arasında L. Longipalpis'in tükrük bezinden elde edilen maxadillan ve P. Papatasi tükrüğünde bulunan PpSP15 proteinine karşı omurgalı konakçıda gelişen antikorlar yoluyla tatarcık tükrük bezi temelli aşı çalışmaları ümit vaat etmektedir71.

    8.1 Antimaxadilan aşı (MAX)

    Lutzomyia longipalpis tükrüğündeki kuvvetli vazodilatatör gen kodlanarak klonlanmış42 ve bu genin (maxadilan veya MAX) protein üretim aktivitesi incelenmiştir 70. Tatarcık MAX'ı, NO ve TNF-α'nın makrofajlardaki üretimini kısıtlamak65,67 ve konakçı immun cevabının L. major'u öldürmesini önlemek suretiyle bu parazitin enfeksiyonunu şiddetlendirmektedir. Tükrük bezi lizatlarının da, makrofajlar üzerinde MAX'inkine benzer etkilere sahip olduğu bildirilmiştir71. MAX ile aşılanan farelere, tükrük bezi lizatı ile birlikte L. major injekte edilmiştir. Sonuçta farelerin L. major enfeksiyonundan belirgin bir şekilde korunduğu (P < 0•001), meydana gelen lezyonların kontrol farelerdeki lezyonlardan 5 kat daha küçük olduğu ve bu lezyonların 13.413 kat daha az parazit içerdiği anlaşılmıştır. İnfeksiyondan korunan farelerin anti-MAX antikorları kadar antiMAX CD4 T (Th1) hücreleri ürettikleri de görülmüştür49. Bu sonuçlardan hareketle, eğer omurgalı konakçıda antiMAX antikorları geliştirilebilirse, tatarcıkların bu çeşit konakçılardan kan emmede başarısız olacakları düşünülmektedir48. Böylece MAX'a dayalı aşı sadece omurgalı konağı leishmaniasis'e karşı korumakla kalmayacak, aynı zamanda tatarcığın üremesini de olumsuz etkileyecektir71.

    8.2 Anti-SP15 aşısı

    Phlebotomus papatasi tükrüğünden elde edilen 9 protein bu sineklerle hiç karşılaşmamış farelerin kulağına derialtı yolla teker teker verilmiş, bunlardan 15 kDa'luk bir proteinin (PpSP15) L. major enfeksiyonuna karşı iyi bir koruma sağladığı görülmüştür. PpSP15'in koruyucu etkisi, PpSP15'in gen kopyasını içeren DNA aşılarıyla (Vical VR 1020) aşılanan farelerde doğrulanmıştır. Aşılanan farelerde meydana gelen lezyonların kontrol farelerdeki lezyonlardan daha küçük olduğu ve bu lezyonların 3-4 kat daha az parazit içerdiği anlaşılmıştır. Burada oluşan bağışıklığın hücresel kaynaklı olduğu düşünülmektedir72. PpSP15'in Latin Amerika'da L. infantum'un başlıca vektörü olan L. Longipalpis'in SL1 proteini ile benzer yapıdaki sekansları paylaştığının anlaşılması, farklı vektörlere ait tükrük karışımlarının veya proteinlerin Leishmania enfeksiyonları için aşı olarak kullanılabileceği konusu heyecan uyandırmıştır. Bununla birlikte, her spesifik tatarcık vektör-Leishmania kombinasyonu için ayrı aşı geliştirilmesi de söz konusu olabilir61.

    Bu sonuçlar, tatarcık tükrük bezi kökenli aşıların başarılı kombinasyonlarının sağlanmasıyla hem MAX'in hem de PpSP15'in eski ve yeni dünyadaki tatarcıklara karşı insanlarda aşı olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunu tartışmaya açmıştır71. Tatarcıkların yaşadığı yerlerde bulunan ve aylarca, hatta yıllarca bu sineklerin tükrük bezi proteinlerine maruz kalan insanların doğal olarak aşılandığı düşünülebilir26. Leishmaniasis'in endemik olduğu yerlerde yaşayan insanlarda tatarcık tükrüğüne karşı doğal yolla gelişen antikorlar bu enfeksiyona karşı direnci artırmaktadır. 5631 hasta üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçları, yaşla birlikte arttığı tespit edilen direncin L. infantum'a karşı oluşan bir bağışıklıktan değil, aksine tatarcık tükrüğüne karşı oluşan antikorların Leishmania enfeksiyonlarını baskılamasından kaynaklandığını ortaya koymuştur14. Hem eski hem de yeni dünyada leishmaniasis ile infeksiyon oranı (ortalama %1.3) çok düşüktür37. İnfekte olmayan tatarcıkların tükrük salgılarına karşı çocuklarda gelişen antikorların, sonraları infekte tatarcıkların bulaştırdığı Leishmania infeksiyonuna karşı Th1 hücre kaynaklı bir koruma geliştirdiği görülmüştür. Tersine, tatarcık tükrüğüne karşı antikor gelişmemiş çocuklarda Leishmania enfeksiyonuna karşı gelişen Th2 cevabının koruyucu olmadığı görülmüştür26. Bu araştırıcıların14,26 bulguları bize doğada sürüp giden anti-tatarcık aşılamasının laboratuar çalışmalarıyla geliştirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Doğal anti-tatarcık antikorları gelişmeyen çocukların korunması açısından bu aşılarının geliştirilmesi avantajlıdır. Bu şekilde sadece endemik bölgelerdeki insanları korumakla kalmayacak, aynı zamanda endemik bölgelere seyahat edecek kişileri de hastalıktan koruyabileceğiz71.

    Kaynakçaya ulaşmak için TÜRKİYE PARAZİTOLOJİ DERGİSİ

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •