Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: PERİÇİÇEGİ (Şeflera) (Sc/ıefflera sp. (Brassaia sp.)) HASTALIKLARI

  1. #1
    ubeyd
    Guest

    PERİÇİÇEGİ (Şeflera) (Sc/ıefflera sp. (Brassaia sp.)) HASTALIKLARI

    PERİÇİÇEGİ (Şeflera) (Sc/ıefflera sp. (Brassaia sp.)) HASTALIKLARI
    (Salon Bitkisi)
    Yanıklık : Rhizoctonia solani mantarının periçiçeği bitkisinde husule getirdiği 'yanıklık" hastalığı esas olarak yazın ve sıcak aylar esnasında ortaya çıkar, "devrilme" lastalığı periçiçeği bitkisi fideciklerinde ciddi bir sıkıntı olabilir. Hastalık bir haftadan Jaka kısa bir zaman içinde gelişir, bundan dolayı bitkiler dikkatle ve sık sık gözlem altında tutulur. Yaprakların her yerinde esmer ve düzensiz biçimli "leke"ler oluşur, ancak çoğu bitkinin tacı içerisinde en yaygındır, böyle bitkiler sık sık ıslak olurlar. Hastalık hızla yayılır, bitkinin bütünü etmen mantara ait esmer ve ağ gibi misel ile örtülebilir.
    Mücadele : Etmen mantar'dan yoksun saksı harcı, toprakta yaşayan hastalık 3tmen'lerinin denetiminde ilk adımdır. Bitki'ler, etmen mantar'dan arındırılmış îtok'dan çoğaltılır, yükseltilmiş tezgahlar üzerinde yeni veya steril edilmiş saksılarda yetiştirilir. Bu etmen toprakta yerleştiği için, bitkilerin yaprakları ve kökleri bir mantar lacı ile muamele edilmelidir. Ya "iprodion" ya da "thiofanatmetil" ilacında hazırlanan slatma-püskürtme işlevi yapan birleşik ilaç denetimi en iyi biçimde sağlamaktadır
    Çürüklük : Pythium irreğulare ve P. splendens mantarlarının yarattığı "gövde je kök çürüklüğü" hastalığı ile, ortaya çıkan "kötü çimlenme ve kötü topraktan ;ıkma" veya çıkıştan sonra "fidecik kaybı" gibi olgular, "devrilme" hastalığının genel belirtileridir. Fusarium, Rhizoctonia, Altemâria, Phytophthora ve Pythium türleri gibi birçok mantar bu hastalıktan sorumludur, buna rağmen Pythium splendens mantarı periçiçeği tohumlarının ve fideciklerinin en yaygın hastalık etmenleridir. Yaşlı bitkilerde, "gövde çürüklüğü" ve "kök çürüklüğü" önemli sıkıntılardır. Etkilenmiş kök

    sistemleri seyrek ve koyudur, bunların dış tabakaları iç merkezden kolaylıkla ayrıldığı için ele alındıkları zaman parçalanıp bütünlükleri bozulur.
    Mücadele : Hastalık etmeninin tanınması "devrilme" hastalıklarının denetimi yönünde en önemli adımdır. Phytophthora sp.tarafından yaratılan "yaprak lekelenmesi" hastalığında bahsedilen aynı denetim usulleri uygulanır. Tavsiye edilenden daha yüksek oranda gübre, bodurperiçiçeği {Schefflera arboricola) bitkisindeki Pythium sp. "kök çürüklüğü"nü azaltmaktadır. İlaç kullanarak denetim en iyi biçimde "metalaksil" ile başarılmaktadır.
    Yaprak Lekelenmesi : Alternaria panax mantarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" hastalığı ile; yapraklar, bazan yaprak sapları ve gövdeler üzerinde her yerde geniş ve koyu esmerden siyaha değişen renkli "yaprak Ieke"leri meydana gelir. Şiddetli hastalık halleri "yaprak dökülmesi" sonucunu doğurur ve bitkiye seyrek bir görünüş verir, bu görünüş de "kök çürüklüğü"nden dolayı gerçekleşen benzer yaprak kaybı ile karıştırılabilir. "Yaprak lekele"leri ıslak gözükür ve birkaç gün içinde bütün yaprağı kuşatarak yayılabilir. Su sıçratma, bu mantarın konidi'lerini yere düşmüş yapraktan 5 0-60 cm yukarıdaki yaprak'lara taşıyabilir. Bu etmen mantar 17-30 oC arasındaki sıcaklıklarda faaldir, ancak 24-27 oC arasındaki sıcaklıklarda en fazla hasar verir. Mücadele; yaprakları kuru tutma, herhangi bir ilaca ihtiyaç duyurmaksızın bu hastalığı denetler; tavsiye edilenden yüksek oranda gübre kullanma da, hem periçiçeği (Schefflera sp.) hem de bodurperiçiçeği (S. arboricola) üzerindeki hastalığın şiddetini önemli ölçüde azaltır; periçiçeği bitkileri zehirleme tepkimelerine ve yeni yaprakların çarpıklaşmasına çok eğilimli olduğu için, sadece birkaç ilaç bu bitkiye karşı emniyetli ve etkili biçimde kullanılmaktadır; birçok kimyasal madde periçiçeği bitkilerindeki bu "yaprak lekelenmesi" hastalığını denetler, fakat bir derece zehirli etkide de bulunurlar, bunlar arasında yer alan "chlorothalonil" çok etkilidir ancak "yaprak çarpıklaşması" yarattığı için periçiçeği ve bodurperiçiçeği bitkilerinde kullanılamazlar; "iprodion" ve "mancozeb" de çok etkilidir ve emniyetle kullanılmaktadır; bu konukçu bitkide "benomil"in "yaprak lekelenmesi"nin şiddetini önemli ölçüde artırdığı kanıtlanmış olmasına rağmen, "thiofanatmethil" bileşikleri ister toprak ıslatma ister yaprak püskürtme ilacı olarak uygulansın, aynı etkiyi göstermez.
    Phytophthora parasitica mantarının periçiçeği bitkisinde husule getirdiği "yaprak lekelenmesi" hastalığı'nın belirtileri, Alternaria sp.'ninki ile esas olarak aynıdır, sadece bu mantarın yarattığı "leke"lerin genelde yere yakın olan alt yapraklar üzerinde görülmesi bundan istisnadır. Mücadele ; bitkiler tabii topraktan uzakta ve yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir; etmen mantardan yoksun saksılar ve saksı harcı kullanılır, yağışa maruz kalma ve yukarıdan sulama en aza indirilir; periçiçeği bitkisine birçok ilaç zehirli etkide bulunmaktadır, ancak "etridiazol", "fosetilalüminum" ve "metalaksil" emniyetli ve etkilidir; işlemler arasında saksı ortamını ve eğer bitkiler yerde yetiştiriliyorsa saksıların etrafındaki "toprağı ıslatma" vardır.
    Pseudomonas cichohi bakterisinin sebep olduğu "yaprak lekelenmesi" hastalığı ile ortaya çıkan "leke"ler, başlıca bodurperiçiçeği bitkisinin yaprak kenarlarında görülür, başlangıçta küçük ve suya sokulmuş gibi, hızla genişleyen ve siyahlaşan kısımlardır. Şiddetli yaprak düşmesi yaygındır, bitkinin baştanbaşa görünüşü Alternaria sp.mantarınca yaratılan "yaprak lekelenmesi" ile bulaşmış olanlara oldukça benzemektedir. Periçiçeği'nden başka aralya'lar da bu bakteri hastalığına karşı hafifçe duyarlıdır. Mücadele ; bakteri ilaçları kullanılabilir, fakat çok etkili

    değildir; hastalığın denetimi, yaprakları kuru tutmaya ve yetiştirme yerinden hastalıklı yaprakları ve bitkileri uzaklaştırmaya dayanmaktadır, bu işlem ile hastalığın sağlıklı bitkilere yayılması azaltılır; eğrelti (Asplenium sp.), difenbahya (Diefenbahya sp.) ve incir (Ficus sp.) bitkileri de bu bakterinin konukçularıdır; tavsiye edildiğinden daha yüksek oranda gübre kullanılması, bodurperiçiçeği bitkisindeki bu bakterinin yarattığı hastalığın şiddetini azaltır.
    Xanthomonas campestris pv. hederae bakterisinin meydana getirdiği "yaprak lekelenmesi" hastalığı ile ortaya çıkan belirtiler, yaprak yüzeyinde dağınık ve genelde topluiğne başı boyutunda, sarıdan esmere değişen renkte "hastalıklı" kısımlardır; bunlar geniş ve damarlar arasında sınırlı olabilir. "Hasta" kısımlar düzensiz yükselmiş kenarlı olan çoğunlukla 1 milimetre genişliktedir, bu durum yaprak alt yüzüne şişe mantarı gibi görünüş verir. Alt yaprakların şiddetle hastalanması tam bir "sararma" ve nihayette "yaprak düşürme" sonucunu doğurur. Mücadele ; bu hastalığın denetimi, yaprak'lar üzerinde serbest suyun en aza indirilmesi ile elde edilebilir; bitki'ler hastalığın belirtileri bakımından sık sık gözden geçirilir ve "yanıklık"lı olanların hepsi atılır; ormansarmaşığı (Hedera sp.) ve aralya (Po/ysc/as sp., Fatsia sp., Fatshedera sp., Dizygotheca sp.) bitkileri de bu bakterinin konukçularıdır; periçiçeği türlerine tavsiye edilenden yüksek oranda gübre uygulanması, bu hastalığa karşı büyük direnç yaratır; ilave olarak, "nitrat" ve "amonyum" arasında 50-50'lik bir dengesi olan gübre kaynağı kullanılması, bunları tek tek içeren kaynağın kullanılmasından daha yüksek bir hastalık sonucu getirir;
    Cinsaçı : Çiçekli bitkilerden cinsaçı (Cuscuta sp.) tür'leri, periçiçeği bitkisinin yüzeylerinde gelişigüzel biçimde gelişen saman renkli "iptik"ler olarak görülür. Bir parazit bitki olan cinsaçı'nın iplikleri konukçu olan periçiçeği'nin gövdesi içerisine işler, bunun etkisi ile konukçu bitki'nin gövdesi'nde "doku düğüm"leri, parazitin küçücük ve sarı renkli çiçek'ler gelişir.
    Mücadele : Cinsaçı seralarda yaygın değildir, ancak cinsaçı'nın istila etmiş olduğu yabancıl ağaç'lardan periçiçeği tohumu toplama ile seraya sokulabilir. Cinsaçı bulunan fidanlıktan ve çevresindeki bölgeden getirilen tüm periçiçeği bitkileri uzaklaştırılır ve yok edilir.
    Amonyum Zehirlemesi : Hastalığın sebebi yüksek oranda "amonyum" içeren gübrelerin kullanılmasıdır. Hastalık ile, yapraklarda kenarda ve damarlar arasında "sararma" ve "esmerleşme" oluşur. Yapraklar "çukurlu" olur ve aşağı doğru döner.
    Mücadele : Özellikle kış esnasında veya bitkilerin yavaş gelişme gösterdiği herhangi zamanda, "amonyum"dan çok, "nitrat" yüzdesi yüksek gübreler kullanılır. 15 santimetre daha ufak saksılar içindeki genç fidecikler, "amonyum zehirlemesi"ne en duyarlı olmaktadır.
    Asefat İlacı Zehirlemesi: Hastalığın sebebi toprağa "asefat" ilacı uygulanmasıdır. Yaprakların kenarında "ölü-hasta doku" gelişir ve yapraklar bitkiden kolaylıkla düşer.
    Mücadele : Periçiçeği bitkilerinin saksı harcına "acephate" uygulanmaz. Yaprak püskürtme ilaçları zaman zaman emniyetle kullanılmıştır, fakat yapraklardan büyük ölçüde akıp gidebilecek olan yaprak püskürtme ilaçları da bu belirtilerin ortaya çıkması sonucunu yaratmaktadır. Tüm pestisid'lerin etiketlerindeki talimata göre uygulanmasından emin olunması gerekir.
    Bendiokarb Zehirlemesi : Hastalığın sebebi saksı ortamına "bendiocarb" ilacı

    uygulanmasıdır. Saksıtoprağınatekbir"bendio carb" uygulanması; "yaprakçukurlanması", "ölü dokulu lekeler", "çarpıklaşma" ve "uç ölü dokuları" sonucu doğurur.
    Mücadele : Pestisid etiketlerine daima uygulama "oranı", "aralığı" ve özellikle "yeri" bakımından uyulur. Yapraklara uygulanacak ilaç ürünler, saksı ortamı yolu ile köklere uygulandığı zaman, daima emniyetli değildir.
    Kimyasal Madde Zehirlemesi: Hastalığın sebebi çeşitli "mücadele ilaçlarının uygulanmasıdır. Başlıca yaprak alt yüzlerinde kabaca yuvarlak, esmer ve tek halka halindeki "yara dokusu" veya "yaprak izi dokusu" oluşur. Birkaç insektisid'in ve fungisid'in bu belirtileri yarattığı bilinmektedir.
    Mücadele : Yeni bir mücadele ilacı denendiği zaman, her üretici daima kendi yetiştirme şartları altında küçük sayıda bitkiye sınama uygulanır. Etiketinde periçiçeği'ne kullanılacağı tavsiye edilenler bile bazı şartlar altında zehirli olabilir. Denemeler göstermiştir ki en uygun sıcaklık şartları altında hızlı gelişen bitkiler, mücadele ilacı uygulamasına en hassas durumda olmaktadır.
    Şişkinlik : Bu hastalık, su kullanımı ve suyun iletimi arasındaki dengesizlikten ortaya çıkmaktadır. Bitki, yapraklarının dış kenarımda siğil gibi ve yükselmiş oluşumlar geliştirir, bunlar yaprak alt taraflarında en kolayca görülebilirdir. İlerlemiş safhada, yaprak kenarının dıştaki 1 santimetresi açık yeşile döner ve yağlı gibi bir görünüşü vardır.
    Mücadele : Yıl içinde, bitkilerin hızlı büyüme yapmadıkları serin zamanlar sırasında su dikkatle yönetilir. Soğuk toprak ve ilik hava sıcaklıkları, bazı saksılı süs bitkilerinde "şişkinlik" gelişmesini teşvik etmektedir. Dipten ısıtma işlemi serada hastalığın gelişmemesine yardımcı olabilir, çünkü bitkilerdeki "şişkinlik" oluşumları kış ayları esnasında ortaya çıkmaktadır.
    Donma Hasarı: Hastalığın sebebi "don" etkisine maruz kalma'dır. Hastalık ile, yapraklar kırmızımsı renge döner ve yukarı doğru çukurlaşır.
    Mücadele: Periçiçeği'nin ve tüm tropik kökenli bitkilerin "don"dan korunması gerekir. Don hasarına uğramış yapraklar iyileşmez, buna rağmen yeni .yapraklar olağan biçimde gelişebilir.

    Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008

  2. #2
    Kayıtsız Üye
    Guest

    şeflara bitkimde cansızlık

    Evde beslediğim Şeflera bitkisi yapraklarında geçen aylarda önceki dönemlerine göre gözle görülür bir cansızlaşma oldu. Bunun sebebinin saksısına sığmadığı olabileceğinden toprak değişimi yaptım. Toprak değişimi sırasında iki adet kök geliştiğini fark ettiğimden, kökleri ayırarak iki adet saksıya dikim yaptım. Fakat hala bir canlanma söz konusu değil. Yapraklarda dökülme yok fakat eski canlılık da kayboldu. Sorun sizce nedir bir fikir yürütebilir misiniz?

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •