Arboretum Planlama İlkeleri

Yer seçim kriterleri
Arboretumların planlanmasında öncelikli olarak dikkat edilecek husus arboretum yapılması düşünülen alanın seçilmesidir.
Arboretum alanının seçiminde dikkat edilecek hususlar aşağıda verilmiştir:
• Arboretumlar, nüfusun ve bilim kurumlarının yoğun olduğu yerlerde kurulmalıdır.
Arboretum ve botanik bahçeleri, birer bilimsel kuruluş oldukları ve araştırma faaliyetlerine olanak sağladıkları için botanik araştırma merkezlerinin yakınında ve
üniversitelere bağlı olarak kurulmaları tercih edilir,
• Arboretum alanları seçiminde, don çukuru, kuvvetli rüzgara açık, taban suyu, tuzluluk ve drenaj problemi olan yerlerden kaçınılmalı, derin topraklı, geçirgen, asit karakterde, az meyilli, yeterli hava akımı olan yerler tercih edilmelidir,
• Arboretuma, dünyanın çeşitli yerlerinde yetişen bir çok türün dahil edilmesi için ılıman iklime sahip alçak rakımlı yerler tercih edilmelidir,
• Uzun [1978]’un yaptığı anket sonuçlarına göre; 20. yüzyılda kurulan botanik bahçeleri ve arboretumlar kentlerden uzakta kurulmalarına karşın, bunların yaklaşık %60 gibi büyük bir çoğunluğunun günümüzde hızlı kentleşme sonucu kent yerleşim alanları içinde kaldıkları görülmektedir. Bu sakıncalar göz önüne alınarak özellikle 20.yüzyılın ikinci yarısından sonra kurulan botanik bahçeleri için, kent merkezinin dışında uzun bir gelişme
projeksiyonu ile kentin fiziksel baskısı ve gelişiminden uzak kalabilecek uygun alanlarda yer seçimi yapılmalıdır. Ancak kent dışında kurulacak bir arboretum ulaşım sorununu da beraberinde getireceği için ilk aşamada bu tür sorunların çözümlenmesi gerekmektedir,
• Arboretumların ve botanik bahçelerinin yer seçiminde ekolojik özellikler de önemli
kriterlerdir. Batı bahçelerinin, özellikle rekreatif açıdan, göl, nehir, vadi, yamaç ve tepe gibi hareketli bir arazi plastiğine sahip alanlarda kurulması istenir. Böyle hareketli bir topografyaya sahip alanda kurulacak olan arboretumda değişik görünümler, sürprizli gezinti yolları yaratarak ziyaretçilerin ilgisini sürekli canlı tutmak olasıdır. Arazinin elverişli bir eğime sahip olması da yine hem görüş noktası yaratması hem de bitki koleksiyonlarının düzenlenmesinde avantaj sağlayabilir. Dünyadaki arboretum ve botanik bahçelerinin bir çoğunun dalgalı tepe ve vadileri içerdiği görülmektedir,
• Seçilecek alanın değişik bir jeomorfolojik karakter göstermesi de planlamada etkili
bir özellik olabilir. Arboretum alanında yer verilecek bir kaya bahçesi için alanda
bulunan kaya formasyonu kolaylık sağlayacaktır. Aksi halde arazide değişiklikler
yapmak gerekecektir,
• Arboretum yeri seçilirken dikkat edilecek en önemli hususlardan biri de toprak faktörüdür. Bilindiği gibi arboretum çok değişik bitki türlerini barındırmaktadır. Bu
bitki türlerinin bir çoğunun farklı özellikteki toprak yapılarında gelişme gösterdikleri bilinmektedir. Nitekim, ibreliler, yer örtücüler, su içi ve kıyısı bitkileri, kaya bitkileri için birbirinden farklı toprak özellikleri gerekmektedir (pH derecesi, kireç oranı, katyon değişim kapasitesi, toprak tekstürü, toprak strüktürü). Bunun için alanın değişik toprak özelliklerine sahip olması uygulama açısından büyük kolaylıklar sağlayacaktır,
• Botanik bahçeleri ve arboretumlar konum olarak, ekolojik ve fitocoğrafik görüş
noktalarında kurulmalıdır. Bahçenin, manzara ve görünüşlere de sahip olması rekreasyonel açıdan avantaj sağlayacaktır,
• Arboretum yapılacak alanların su yüzeyleri bulunan yerlerde yapılması, gerek bilimsel çalışmalar için gerekse rekreasyonel açıdan önemli bir faktördür,
• Arboretumlar, kent parkları içinde ya da botanik bahçeleriyle birlikte ve kent nüfusu
100 bine ulaşınca planlanmalıdır. Bir kentteki arboretumların sayısı 500.000 – 1.000.000 kişiye bir tane olarak hesap edilmelidir.
Planlama kriterleri
Arboretumda bulunacak bitkiler sadece sergilenmek için değil, üzerinde bilimsel
çalışmalar yapmak üzere yetiştirildiklerinden, planlamaları diğer park ve bahçelerden
farklı organize edilmelidir. Bu sayede arboretumlar esas görevleri olan, araştırma ve
eğitim işlevlerini yerine getirmektedirler.
Buna göre arboretumlar planlanırken dikkat edilecek hususlar aşağıda sıralanmıştır:
• Arazinin öncelikle en az 1/5000 ölçekli tesviye eğrili haritası çıkarılmalıdır.
• Alanı her yönüyle tanıyıp değerlendirebilmek amacıyla ayrıntılı doğal kaynaklar
surveyleri yapılmalıdır. Bunlar jeolojik yapı, jeomorfolojik yapı, toprak, topografik
yapı, hidrolojik yapı, iklim, bitki örtüsü (flora ve vejetasyon) ve yaban hayatı
(fauna) surveyleridir. Topografik yapı surveyleri içinde görsel analizler, eğim ve kod analizleri, ulaşabilirlik ve giriş analizleri yapılmalıdır. Tüm bu sürvey ve analiz çalışmaları sonucunda, alana ilişkin haritalar ayrı ayrı çıkarılmalıdır.
• Arboretum alanında 100 metre aralıklarla profiller açılarak entansif toprak etütleri
yapılmalı ve toprak haritası çıkarılmalıdır.
• Arboretum alanının ekolojisine göre gerektiğinde rüzgar perdesi, drenaj hendeği gibi
önlemler düşünülmeli ve bunlara ait uygulama projeleri yapılmalıdır.
• Sulama tesisi, aydınlatma tesisi gibi alt yapı tesislerine ilişkin projeler hazırlanmalıdır.
• Alanda fonksiyonlarına göre ayrılmış olan bölümler için, ileride gerek duyulabilecek gereksinimler dikkate alınarak gelişme alanları planlanmalıdır.
• Arboretum planlamasında, öncelikle farklı işlevleri olan üniteler belirlenmeli ve bunlar alanın mevcut durumu ile birbirleriyle ilişkileri de dikkate alınarak proje üzerinde yerleştirilmelidir.
• Alandaki bölümleri birbirine bağlayan yollar koşullar elverdiğince alanın doğal çizgilerine (eş yükselti eğrilerine) paralele yakın bir düzen içinde olmalıdır. Ayrıca, tüm yıl boyunca işlerlik taşıyan bir iç sirkülasyon sistemi oluşturmalıdır. Bu amaçla, yollar çok sayıda ziyaretçi kitlesine cevap verebilecek genişlikte olmalıdır. Çekici bir sirkülasyon insanda hareket ve yer değiştirme isteği yaratır,belirli hedeflere götürür. Böylece yaratılan sakin atmosferle kent insanı üzerindeki fiziksel baskının uzaklaştırılması sağlanabilir.
• Dalgalı bir topografyaya sahip bir alanda çalışılıyorsa alanın belirli bölümlerinin kullanım kapasitesini artırmak için teraslar kullanılmalıdır.
• Sirkülasyon hatları (ana yollar, servis yolları ve tali yollar) projede belirtilmelidir.
• Alanda bulunacak su yüzeylerinden geçişlerde gerekirse köprü gibi bağlayıcı elemanlar kullanılmalıdır.
• Arboretuma dahil edilecek türler belirlenmeli ve her bir türün işgal edeceği alanlar
ayrılmalıdır.
• Arboretumda tür grupları teşkil edilirken o türün tam gelişmiş halde alacağı tepe tacı genişliği dikkate alınmalı, tepeleri birbirlerine baskı yapmayacak şekilde dikim aralık ve mesafeleri belirlenmelidir.
• Arboretumda kullanılacak olan yerli ve yabancı türler (ağaç, ağaççık, çalı) özellikle
çeşitli biyolojik özellikleri ve ekolojik istekleri dikkate almak suretiyle, alanın
mikroklimatik ve edafik şartlarına göre yerlerini bulmalıdırlar.
• Arboretumda türler ve varyeteler veya melezler en az 5 adet veya 7 adet birey ile
temsil edilmelidir.
• Arboretumda yapılacak çeşitli gruplamalarda informal bir düzen üzerinde özellikle
durulmalı ve her grup bir türe, bir varyeteye veya bir form ve tipe ayrılmalıdır.
• Arboretum planlanırken bunların dışında bitkilerin yetiştirilmesi, bakımı ile tanıtılmaları bakımından gerekli olan bütün mimari ve yapısal tesislerle (herbaryum, laboratuar, kütüphane, yönetim binası), sera ve camekan gibi bitki yetiştirme, üretme ve koruma tesislerinin düşünülmesi zorunludur.