Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: AĞAÇ

  1. #1
    habermerkezi
    Guest

    AĞAÇ

    AĞAÇ


    İki çeşit ağaç vardır. Birisi ormandaki ağaç, ötekisi
    açıklık kırda tek başına duran ağaç.

    Kırdaki tek başına ağaç ilk bakışta göze çarpar. İlk
    bakışta insanı hayrete düşürür. Fakat bir bakarsınız,
    iki bakarsınız, gözünüz gitgide alışır ona. Onun
    yalnızlığındaki "kahramanlık" gitgide kaybolur,
    gitgide mahsunlaşır. Biraz daha dikkat ederseniz, tek
    başına kırda duran ağacın bütün basit faciası
    gözümüzün önünden geçer. O, kırın dümdüz açıklığında
    komikleşir. Kışın sıska kollarıyla bir başına
    titreyen, yazın bir avuç gölgesinin başında neyi ve
    neden beklediğini bilmeden dikilip duran bu tek ağaç
    zavallıdır.

    Ormandaki ağaç, kırdaki ağacın büsbütün tersidir. İlk
    bakışta gözünüze çarpmaz. Fakat onun güzelliğini her
    bakışta biraz daha anlarsınız. Bütün ormanın ahenginde
    o ahengi tamamlayarak fakat ferdiyetinden
    kaybetmeyerek yaşamaktadır. Orman onu, o ormanı
    güzelleştirir. Kuvvetleştirir. Kışın, kolları öteki
    kolların yanında olduğu için onda üşümenin komikliği
    yoktur. Yazın, gölgesi öteki gölgelerden ayrı, fakat
    öteki gölgelere karıştığı için bir büyük yeşil
    serinliğin kaynağı halindedir.

    İki çeşit ağaç vardır, dedim. İki çeşidini de yazdım.
    İsterim ki, oğlum ormandaki ağaca benzesin.

    Nazım Hikmet

  2. #2
    serilaaa
    Guest

    mevlana şiiri

    AĞIT


    Kadr-î gam ger çeşm-i şer bigrîstî

    Rûz u şebhâ tâ seher bigrîstî



    Göz gamın ne olduğunu bilseydi,
    gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
    padişah bu acıyı duysaydı;
    göz gece demez gündüz demez ağlardı,
    gökler yıldızlara, güneşle, ayla
    gece demez gündüz demez ağlardı.
    padişah bakardı ününe,
    tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
    gece demez gündüz demez ağlardı.

    Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
    uçan kuş avlanacağını bilseydi,
    gerdek gecesi bu özlemi görseydi;
    gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
    uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,
    gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.

    Zaloğlu bu zülmü görseydi,
    ecel bu çığlığı duysaydı,
    cellâdın yüreği olsaydı;
    Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
    ecel bakardı kendine ağlardı,
    cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,
    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

    Ölüm acılarını gördü tatlı can,
    koyuldu işte böyle ağlamaya.
    Olanlar oldu, gitti dostum benim.
    şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
    öylesine topraklar altında kalmışım.

    Mevlana Celaleddin Rumi

  3. #3
    Gazi Kemal
    Guest
    Ellerinize sağlık paylaşımınız için çok teşekkürler.

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •