Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cahide Yağmur, “yaygınlaşan damacana sularda 'yumuşak' içimli olanların tercih edilmesi mineral kaybına yol açıyor” dedi.
Yağmur, “hayat kaynağı” olarak nitelendirilen suyun insan vücudunun yüzde 65'ini oluşturduğunu ifade ederek, suyun her gün çok miktarda tüketilen temel bir besin maddesi olduğuna dikkati çekti.


Suyun içerisindeki minerallerin, vücudun günlük mineral ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunduklarını söyleyen Yağmur, “yaygınlaşan damacana sularda 'yumuşak' içimli olanların tercih edilmesi, mineral kaybına yol açıyor. Çünkü suyun içerisindeki mineral miktarı, 'sertliğini' belirler. Yani sert sularda mineraller daha çoktur. Sert sular lezzet açısından beğenilmese de mineral alımı için tercih edilebilir” dedi.

Her suyun içerisindeki mineral zenginliğini, geçtiği kaynakların belirlediğini ifade eden Yağmur, “tüketilen suyun içerisindeki minerallerin oranlarını bilmek lazım. Bu bilgi damacana suların üzerinde yazar. Hastalık gibi bir nedenle belli bir minerale ihtiyaç varsa, bu maddenin zengin olduğu su tercih edilmeli” diye konuştu.

BARAJ SUYUNDAKİ KALSİYUM

Barajlardan şebekeyle gelen suyun sert, ancak besleyici olduğunu ifade eden Yağmur, şöyle konuştu:

“Sudan alınan minerallerin başında kalsiyum geliyor. Çeşmeden gelen su, damacana sulara göre daha serttir, çünkü kireçlidir. Kireçle birlikte kalsiyum oranı da yüksektir.

Şebekeye verilmeden önce klorlanan ve temiz olan su, genelde depolarda bekleyerek eve ulaşıyor. Ancak, depolardaki temizlik sorunu nedeniyle içim açısından fazla tercih edilmemesi, bizi bu kaynaktan uzak tutuyor.”