Çim bitkilerinde büyüme ,çim kalitesi vb. özellikler çevre faktör ile yakından ilişkilidir. Ekolojik açıdan çevre, çim bitkilerini etkileyen tüm faktörleri içine alan bir terimdir. Çim üretimini etkileyen önemli çevre faktörleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.
3.1 İKLİM FAKTÖRLERİ
Bir bölgede çim alanları tesis ,bakım ve koruma çalışmalarına etki yapan en önemli faktör ,iklim faktörleridir.
Bu faktörler içerisinde ışık sıcaklık ve yağış en önemlileridir. Genel olrak yörenin yağış miktarı dağılışı ve şekii, bölgedeki ilk ve son doğum tarihleri ortalama sıcaklık ,nem v.b. bir çok kriter kullanılacak tür ve çeşitlerin seçiminden,ekim zamanı , gübre cins ve miktarına .karışımların oranına kadar etkili olurlar.
Ekolojik açıdan önemli olan faktörler sırasıyla aşağıda belirtilmiştir.
IŞIK
Bitki gelişimi en önemli iklim faktörlerinden birisidir. Hiçbir iklim faktörü ekolojik açıdan ışık kadar önemli değildir. Işık her şeyden önce hayatın enerji kaynağıdır. Bu gün tarımı yapılan tüm yeşil bitkiler gibi çim bitkileri de ışığa muhtaçtır.
Ekolojik açıdan bir gün içindeki ışıklanma süresine fotoperiyot denir. Genel olarak bir gün içerisinde 12 -14 saat aydınlatma kritik süre olarak kabul edilir. 12-14 saatten daha uzun aydınlatma süresinde çiçeklenen ve tohum veren bitkiler " uzun gün bitkisi " olarak kabul edilir . 12 - 14 saatten az ise " kısa gün bitkisi " olarak tanınırlar. Gün ortası uzunluğunun büyüme ve gelişimine önemli etkisi olmayan bitkiler " nötr bitkiler " olarak gruplandırılır.
Genellikle uzun aydınlanma süresinde bitki boyu artar boğum araları uzar. Kısa gün şartlarında bitki bodurlaşır ve yatık gelişir.
Bu nedenle çim bitkileri uzun yaz günlerinde dik olarak gelişmelerine karşılık sonbahar ve ilkbaharın kısa ve serin günlerinde yatık olarak büyürler. Gölge alanlarda tohumla üretim yerine, mümkün olan türlerde vejetatif üretim tercih edilmelidir.
Çim bitkilerinin gölge şartlara dayanımını artırmak amacıyla bazı basit önlemler alınabilir.
-Biçim yüksekliği ile gölgeye dayanım artırabilir. Gölge şartlarda bitkilerin 5-7,5 cm yükseklikten biçilmesi
önerilir.
-Kısıtlı azotlu gübreleme gölgeye dayanımı yükseltir. Fazla azot hastalık ve zararlılar için uygun ortam,basılmaya hassas bir örtü tabakası oluşturur.
-Seyrek sulama tercih edilmelidir. Gölgede verilecek su miktarı toprağın emme hızını geçmemelidir.
-Basılma ve çiğnenmenin engellenmesi gerekmektedir. Gölgede parçalanma ve ezilme yoluyla zararlanmalarda bitkilerin yenilenmesi uzun süre almaktadır.
-Yaprağını döken ağaçların altında kurulacak yeşil alanların sonbaharda ekilmesi gölgeye dayanımı yükseltir.
-ilkbaharda yeşil alanlara dökülen ağaç yapraklarının toplanması gölgenin olumsuz etkisini azaltmaktadır.
SICAKLIK
Canlıların büyüme ve gelişmeleri üzerinde en etkili iklim faktörlerinden biriside sıcaklıktır .Tüm canlılardaki fizyolojik olaylarda önemli rol oynar .Bitkilerin sıcaklık istekleri değişiktir.
Tohumların çimlenebilmeleri için sıcaklık,gerekli faktörlerinden birisidir. Çim bitkisi tohumlarının çimlenebilmesi için toprak sıcaklığını en az 0 oC olması gerekir. Ancak türler arasıda çok büyük farklılıklar bulunur . Örneğin lolium , poa,ağrostis,festuca gibi serin mevsim çim bitkilerinde minimum çimlenme sıcaklığı 5 oC , cynodon gibi sıcak mevsim bitkilerinde 12-15 oC kadardır. Çim bitkilerinde optimum sıcaklık dereceleri serin mevsim çim bitkilerinde 15-20 oC sıcak mevsim bitkilerinde ise 25-30 oC olarak kabul edilir. Çim bitkilerinde büyüme ve gelişme sıcaklığı ile kaliteli çim için gerekli optimum kavramları birbirinden farklıdır Kaliteli bir çim örtüsü,optimum büyüme ve gelişme sıcaklıklarından daha düşük derecelerde gelişir. Diğer bir ifade ile serin dönemlerde bitkilerin büyüme ve gelişmeleri yavaşlar.ancak çim kalitesi yükselir. Özellikle serin iklim çim bitkilerinde hava sıcaklığının 10-15 oC olması çim kalitesini artırır.
Çim bitkilerinde yüksek sıcaklığın olumsuz etkisi yaz aylarında çok sık görülür bu dönemde yüksek sıcaklığa ek olarak kuraklık ,basılma ve çiğnenme .kuruma ve hastalık - zararlıların etkileri çim bitkilerini olumsuz yönde etkiler.
Düşük sıcaklıkta ise çim bitkileri büyüme ve gelişimlerini yavaşlatırlar.
Kışları çok sert geçen bölgelerde .dayanıklı türlerde kurulan çim alanlarda bile büyük zarar görünebilir. Çim alanlar kış aylarında kullanılmaz bir duruma geldiği gibi ,bazen tüm bitkileri ölebilir. Bu nedenle kışları çok sert geçen bölgelerde çim alanları korumak için değişik önlemler alınılabilir .Kar örtüsü,Organik malç veya değişik örtü malzemeleri soğuktan korumak amacı ile kullanılır.
Termoperiyodizm
Bitkilerin günlük sıcaklık değişimlerine karşı gösterdiği tepkiye termoperyodizm denir.Bitkiler gündüz sıcaklığının geceden daha yüksek olması halinde iyi gelişirler.
Vernalizasyon
Serin iklim çim bitkileri 4-8 hafta süre ile 0-5 oC arasında kalmamaları durumunda vejeatif devreden generatif devreye geçemezler. Diğer bir ifade ile bu bitkilerin sapa kalkıp tohum bağlayabilmeleri için bir süre soğuk devreden geçmeleri gerekmektedir. Bitkilerin bu isteğine vernalizasyon (soğuklanma) isteği denir.
Kış Dormantlığı
Bazı çim bitkilerinde kış aylarında düşük toprak ve hava sıcaklığı nedeni ile büyüme pratik olarak durur Yapraklar kurumaya başlar. Çoğu yaprak klarofil eksikliği nedeni ile kahverengine döner. Cynodon.Zoysia gib sıcak mevsim çim bitkilerinde kış dormantlığı çok tipiktir. Bu bitkilerde toprak sıcaklığı 10oC geçtiği zaman dormantlık kırılır. Kış aylarında sarı kahverengi olan renk ilkbaharda yeşile döner.
Don Kabarması
Bitkilerde ölüme yol açan diğer bir olayda "don kabarması" olayıdır. Fazla kar örtüsü bulunmayan, ince yapılı, zayıf drenajlı topraklarda rastlanır. Nemli olan toprağın üst tabakası donduktan sonra, toprağın alt tabakalarından yukarıya su çeker. Özellikle gece sıcaklığının düşmesiyle çekilen su burada donar. Böylece belirli bir tabakası donan toprakta, bir hacim genişlemesi olacağından dolayı toprak katmanı kabarır. Bu kabarma sırasında bitki köklerini kabartır. Bu kabarma sırasında bitki köklerini kopartır. Kökler açıkta kalır. Don kabarmasının etkisinin azaltılması için toprak süzek ve hafif hazırlanması gerekir.
SU
Tüm yaşayan canlılarda biyolojik faaliyetler ve kimyasal olaylar için su gerekli bir maddedir. Topraktaki bitki besin maddelerinin alımı, bunların bitki dokuları içerisinde taşınması, fotosentez ve benzeri olaylar su yardımı ile gerçekleşir. Bitkilerde turgor olayında ve sıcaklığın düzenlenmesinde su etkin bir rol oynar. Bitki tarafından kullanılan suyun çok büyük bir bölümü kök ucundan alır. Bitkiler tarafıdan alınan suyun %1-3 metabolik faaliyetler için kullanılır. Geriye kalan bölümü terleme yolu ile atmosfere verilir.
Çim alanların su ihtiyacı doğal yağışlar ve sulama ile karşılanır. Doğal yağış olarak yağmur yanında kar, sulu sepken dolu sayılabilir. Bu yağış şekillerinin yanında atmosfer neminin yoğunlaşması ile sis, çiğ ve kırağı çim bitkileri için önemli su kaynağıdır.
Çim Bitkilerinin Su Tüketimi
Bitkilerde biçimden sonra su tüketimi artar. Su tüketimleri bölgelere ve iklim şartlarına göre değişebilir. Ancak, genel olarak çim bitkilerinin günde 2,5-7,5 mm arasında su tükettiği kabul edilir.
Keskin bıçaklı biçme makinaları veya makaslarla yapılan biçimlerde çim alanı daha az su tüketir. Buna karşılık küt bıçaklar su tüketimini artırır.
Biçim yüksekliği ile birlikte su tüketimi artar. Bu nedenle suyun kıt bölgelerde biçim biraz derinden yapılmalıdır.
Çim alanlarda gübreleme bitkilerin su tüketimini önemli ölçüde etkiler özellikle azotlu gübreleme sürgünlerin büyüme hızını artırması nedeni ile su tüketimini yükseltir. Bu nedenle çim alanlarda aşırı azot kullanımı fazla sulamayı gerektirir. Fosforlu ve potaslı gübrelerin kök gelişimini hızlandırması nedeni ile kurağa dayanıklılığını artırır.
Solma
Solma ise köklerden alınan sudan daha fazlasını terleme yolu ile atmosfere verilmesinden kaynaklanır. Geçici su eksikliğinden kaynaklanan solma, su düzeyinin normale dönmesi ile ortadan kalkar.
Kuraklık
Su eksikliğinin belirli bir süre devam etmesi halinde bitki büyümesi durur, dokular sararır ve ölümler başlar.Çayır salkımotu, bermuda çimi , uganda çimi gibi kök saplı türler kurak dönemlerde dormant hale geçerek kuraklıktan fazla zarar görmezler. Koyun yumağı,otlak ayrığı gibi türler ise derin ve iyi gelişmiş kökleri sayesinde uzun yıllar canlılıklarını koruyabilirler. Dayanıklı türlere karşılık ,çoğu Lolium ve Agrostis türleri kuraklıktan büyük zarar görürler.
Kış Kuruması
Kış yağışlarının çok az oşduğu bölgelerde bazı çim türleri kurur. Özellikle kış aylarında rüzgar hızının fazla yağışın az , hava sıcaklığının 0 oC üzerinde olduğu bölgelerde bu kuruma daha belirgindir. Kurumanın başlıca nedeni toprakta yeterli nemin bulunmaması, rüzgar nedeni ile bitkilerden su kaybının fazla olmasıdır. Kış kurumasının engellenmesi için toprağın kuru olduğu dönemlerde sulama yapılmalıdır.
Su Göllenmesi
Su göllenmesi zayıf toprak drenajı , aşırı sulama veya yağış,yüksek taban suyu veya sel gibi değişik nedenlerden kaynaklanabilir. Toprakta su fazlalığı doğrudan bitkileri etkilediği gibi toprakta oksijen azalmasına karbondioksit oranının artmasına neden olur. Su göllenen alanlarda topraktaki oksijen birkaç içinde tükenir. Çim bitkilerinin kökleri solunum için yeterli oksijeni bulamazlar. Köklerde ilk önce tüyler , sonra ince kökler olur. Bitkilerde su ve besin maddeleri alımı kesintiye uğrar. Besin maddesi noksanlığı nedeni ile bitkilerde sararma görülür.
RÜZGAR
Rüzgar bir hava hareketidir. Hava katlarının belirli yöndeki hareketleri, canlılar üzerinde değişik etkilerde bulunurlar. Bitkiler rüzgardan mekanik ve fizyolojik olarak 2 yönlü etkilenirler. Hızlı rüzgarlar özellikle organik topraklarda veya kumlu alanlarda çimlerin sökülmesine,köklerin ortaya çıkmasına .sürüklediği ince toprak parçalan ile örtünmesine neden olurlar. Bu olumsuzlukları engellemek amacı ile yeni ekilmiş çim alanları sürekli nemli tutulmalı, rüzgara dik rüzğarkıran örtüleri kurulmalıdır.
Tarımsal açıdan rüzgarın en önemli olumsuz etkilerinden biride topraktan ve bitkilerden olan terlemeyi arttırmaları fotosentezi olumsuz yönde etkilemeleridir.
Sıcak rüzgarlar, ortam sıcaklığını yükseltirken, orantılı nemi önemli ölçüde düşürürler. Toprakta yeteri kadar su bulunsa bile bitkiler sıcak rüzgarla karşılaşan bitkiler gözeneklerini kapatarak fotosentez hızını azaltırlar. Bitkiler kaybettikleri fazla miktarda suyu topraktan sağlayamaz. Ve kısa sürede sararır ve ölürler. Ülkemizin bir çok yöresinde "sam rüzgarları" adı verilen bu sıcak rüzgarlar çim alanlarda önemli zararlara neden olurlar.
Deniz kenarlarındaki çim alanlarda rüzgarın beraberinde getirdiği tuz parçacıkları önemli bir sorundur. Bu zararı önlemek amacı ile, tuza dayanıklı çim bitkilerinin kullanılması ve sık sık sulanması tuzun olumsuz etkisini azaltır.
Rüzgarın beraberinde getirdiği yabancı ot tohumları ve çeşitli hastalıklarda rüzgarın çeşitli olumsuz etkilerndendir.
ATMOSFER
Atmosfer dünyamızı çevreleyen bir gaz tabakasıdır. Güneş ışınları için bir süzgeç görevi gören hava, bitkiler içinde bir yetişme ortamıdır. Canlıların yetişme ortamındaki hava, hacim olarak %78 azot , %21 oksijen,%0.03 karbondioksit ve %0.097 başta argon olmak üzere diğer gazlardan oluşmuştur.
Oksijen,bitki kökleri ve toprak mikroorganizmalarının solunum ve hayati faaliyetleri ile bazı iz elementlerin
alımı için gerekli bir elementtir. Solunum sırasında kökler oksijen alır. CO2 verirler. Bu nedenle CO2 miktarı gittikçe artar. Ancak toprak ile atmosfer arasında devamlı bir değişim söz konusu olduğu için normal topraklarda CO2 miktarı toksit bir düzeye çıkmaz.
Son yıllarda hava kirliliği çim bitkilerini olumsuz yönde etkiler. Özellikle ozon, SO2 ve değişik azotlu
bileşikler çim bitkilerinin yapraklarında renk değişimi ve kurumlara neden olur.
3.2. TOPRAK FAKTÖRLERİ
Toprak, yeryüzünün dışını kaplayan, kayaların ve organik maddelerin parçalanması ile oluşan bitkiler için bir yetişme ortamıdır. Topraktaki mineral madde, içerdiği besin maddelerinden çok, bitki besin maddelerini tutma kapasitesi yönünden önemlidir.
Toprak başlıca 4 yapı maddesinden oluşmuştur.
1) Mineral Madde 2) Organik Madde 3) Su 4) Hava

3.3 BASILMA VE ÇİĞNENME
Basılma ve çiğneme çim alanlarında sık rastlanan bir olaydır.. Basılma ve çiğnenmeye bağlı olarak çim bitkilerinin yaprak ve sapları bazende kök taçları zarar görür. Bitkilerin kendilerini yenilemesi için yeterli sürenin verilmesi halinde bitki örtüsü yeniden sağlığına kavuşur. Çim bitkilerinde basılma ve çiğnemeye karşı dayanıklılık yönünden büyük farklılıklar vardır. Örneğin, kaba, sert ve yaprak saplara sahip türlerde basılma ve çiğnemeye karşı dayanıklılık daha fazladır.
Genel olarak genç fideler, olgun bitkilerden kuvvetli ve iyi gelişmiş çim örtüsü, bozuk çim örtüsünden basılmaya daha dayanıklıdır. Biçim yüksekliği arttıkça basılma ve çiğnenmeye karşı dayanıklılık artar. Genellikle Uganda çimi,Bermuda çimi, Kamışsı yumak ,İngiliz çimi gibi türler basılma ve çiğnenmeye çok iyi dayanır. Buna karşılık bazı Poa Phleum ve agrostis türlerinin dayanımı çok zayıftır. Köksap ve sülüklü türlerin basılma ve çiğnenmeden sonra kendini yenileme kabiliyeti yüksektir.