Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Gıda açığı ile ilgili olarak özellikle ithalatçı ülkeler açısından global bir sıkıntı olduğunu fakat, Türkiye'nin böyle bir sıkıntısı olmadığını dile getirdi.
Nisan ve Mayıs aylarında yağışların iyi gitmesi halinde hububat üretiminde iyi bir rekolte beklediklerini de belirten Eker, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yağışların azlığı nedeniyle biraz sorun olabileceğini söyledi. Eker, son açıklanan büyüme rakamlarında, tarımda küçülme yaşanmasını ise geçen yıl yaşanan kuraklığa bağladı.


Eker, Ankara Zirai Üretim İşletmesi Personel ve Makine Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde düzenlenen 'Genç Çiftçilere Sertifika Verilmesi Töreni'ne katıldı. Tören çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Eker, son büyüme rakamlarına göre, tarımda yaşanan küçülmeyi değerlendirdi.

TARIMDA KÜÇÜLMENİN NEDENİ KURAKLIK

Tarımdaki küçülmenin sebebini, geçen yıl anormal bir kuraklık olmasına bağlayan Eker, "Bu bizim büyük ölçüde doğal şartlara bağlı olarak yaptığımız tarımsal üretimi olumsuz etkiledi. Maalesef sadece hububat üretimimizde ki, 30 milyon tonun üzerinde bir toplam hububat üretimimiz var. Bunun yaklaşık 20 milyon tonu buğday ve 10 milyon tonu arpa idi. Diğer hububat ürünlerinde hep birlikte 30 milyon tondu. Buradaki düşüş sadece yüzde 13-14 ortalamada ve bu diğer sebze meyve ve diğer endüstri bitkilerine de yansıdı. Bu sebeple tarımsal üretim düştü ve onun için yaşandı tarımdaki düşme" diye konuştu.

Eker, 2004-2005-2006 yıllarında üst üste pozitif büyüme yaşandığını hatırlattı. Eker, "Bugün itibari ile Güneydoğu Anadolu bölgesi dışında Türkiye'nin diğer bölgelerinde yağış geçen yıla göre oldukça iyi. Güney doğu Anadolu bölgesinde biraz sorun var. Nisan ve Mayıs ayı yağışları önemli. Eğer Nisan ve Mayıs ayı yağışları iyi giderse, biz bu sene iyi bir rekolte bekliyoruz" dedi.

"GIDA AÇIĞI GLOBAL BİR SIKINTI AMA TÜRKİYE'NİN SORUNU YOK"

Gıda ürünlerindeki fiyat artışı ve üretimdeki düşüşlerin 3 temel nedene dayandığını belirten Eker, şöyle dedi: "Biri dünyada enerji tarımı sebebiyle geniş tarım alanlarından hububat, buğday, mısır, şeker kamışı ve patates olmak üzere bioetanol elde ediliyor. Bütün yağlı tohumlardan ise biodizel elde ediliyor. Dünyada petrol fiyatlarının anormal artması ile birlikte dünyada büyük tarım alanları bu iş için ayrıldı. Bu bir faktör. Dünyadaki gıda ham madde fiyatlarının anormal şekilde artmasının bir nedeni bu. Bir başka sebep, geçen sene dünyada Akdeniz havzası, Balkanlar, Avustralya gibi dünyanın bazı bölgelerinde ki kuraklık ve küresel ısınmanın getirdiği problemler var. 3'üncü bir faktörde, dünyadaki büyük tüketici Çin gibi Hindistan gibi, bunların alışkanlıklarında refah düzeyinin artması ile birlikte tüketim alışkanlıklarında artma meydana geldi. Örneğin en çok pirinç tüketen ülkeler daha çok buğday tüketmeye başladı. Bu, dünyada hem uluslar arası taşıma fiyatlarını etkiledi, hem arzın talebi karşılamaması sorunun ortaya koydu. Hatta bu biodizel ve bioetanol üretimi ile ilgili geniş alanların gıda dışı amaçlarla kullanılması sebebiyle artan tarımsal üretim gübre fiyatlarını da anormal etkiledi. Dünyada gübre üretimi sınırlı iken, tüketiminde artış yaşandı. Dünyada bir iki yıl gibi kısa sürede talebe kendisini ayarlayamadı."

ABD ve AB ülkelerinin biodizel ve bioetanol ile ilgili politikalarını gözden geçireceklerini düşündüğünü kaydeden Eker, "Çok şükür biz iyi durumdayız. Dünyadaki diğer ülkelere göre bizim öyle gıda ile ilgili bir açığımız yok. Önemli bir açığımız hele hiç yok. Buğday tüketimimiz 18 milyon ton iken bizim üretimimiz 17, 5 milyon ton. Az bir miktar açığımız vardı. Onu da ithalat ile karşıladık. Türkiye açısından bir sorun yok. Ama global bir problem bu, özellikle ithalata dayalı ülkeler açısından onların gıda faturaları anormal açıdan artıyor. Bu küresel meseleyi dikkate almak ve enerji tarımı ile ilgili politikalarını da AB ve ABD gözden geçirir diye düşünüyorum" dedi.

"EKMEĞE YÜZDE 20 ZAM İÇİN BUĞDAY FİYATLARI ARTTI BAHANESİ DOĞRU DEĞİL"

Özellikle ekmek zamları ile ilgili açıklamalarda, buğday fiyatlarındaki artışın ekmek zammını zorunlu kıldığı ve pirinç üretimi ile ilgili ciddi sorunların olduğu değerlendirmelerinin hatırlatılması üzerine ise Eker, şöyle dedi: "Doğru değil, doğru değil. Pirinç üretimi, biz iktidarı ele aldığımızda Türkiye'deki çeltik üretimi 320-330 bin ton civarındaydı. Geçen sene 700 bin ton üzerine çıktık. Bizim hükümetimiz döneminde Türkiye'nin çeltik üretimi iki kat arttı. Ekmekteki maliyetin sadece beşte biri buğdaydan oluşuyor. Ekmeğe yüzde 20 zam yapabilmeniz için buğday fiyatının yüzde yüz artması gerekiyor. Türkiye'de buğday fiyatları geçen haziran ayından bu yana ancak yüzde 40 civarında arttı. Buda ihracat yasağı koyduk. Dünyadaki bir problem."

AK Parti'nin kapatılması yönündeki dava sürecinin tarımsal üretimde bir soruna neden olup olmayacağı ile ilgili başka bir soruya ise Eker, "Biz, hükümet olarak da parti olarak da Türkiye'nin kalkınması için görevimizi sürdürüyoruz. Benim söyleyeceğim sadece bu" cevabını verdi. (Cihan Haber Ajansı)