Pankobirlik ve Konya Şeker Genel Başkanı Recep Konuk, biyo-yakıt üretiminde gıda ile enerji arasındaki dengenin de gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Konuk, Türkiye'nin enerji gereksinimini gidermek ve hava kalitesini korumak için biyo-yakıtlara çok fazla ihtiyaç olduğunu vurguladı. Konuk, ayrıca, ülkedeki tüm özelleştirilecek şeker fabrikalarına talip olduklarını belirtti.
Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) Genel Başkanı Konuk, son günlerde gıdayla, özellikle de pirinçle ilgili spekülatif bilgilerin had safhaya ulaştığını söyledi. Gıdada yaşanan sıkıntının nedeninin biyo-yakıtlarmış gibi sunulduğunu belirten Konuk, pirincin biyo-yakıt yapımında kullanılmadığını belirtti.


Son 10 yılda dünya borsalarında şeker fiyatlarında hiç bir artış olmadığını vurgulayan Konuk, "Biyo-yakıtlar son 10-15 yılda 4-5 kat artmasına rağmen, şeker fiyatında ve stokunda bir artış olmadığına göre biyo-yakıtlar gıda krizinin sebebi olarak gösterilemez. Şekerin üretimi ve stoku devam ediyor, dünya borsalarındaki denge devam ediyor" dedi. Konuk, Türkiye'nin enerji gereksinimini gidermek ve hava kalitesini korumak için biyo-yakıtlara çok fazla ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Biyo-yakıt üretiminde gıda ile enerji arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini dile getiren Konuk, biyo-yakıt kullanmanın zorunlu hale geldiğine, dünyanın buna ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Konya Ovası'nın bin 100 rakamıyla gıda ve biyo-enerji üretimi açısından önemli saha olduğunu kaydeden Konuk, "Konya Ovası'nın kuraklıkla ilgili problemi var. Bugün 2 milyar metreküp su Göksu Nehri vasıtasıyla ihtiyacı olmayan Akdeniz'e dökülüyor. Bunun yalnızca 4'te birini Konya Ovasına döktüğümüz zaman devasa bir kaynağı insanımızın kullanımına sunmuş olacağız. Kuraklığın konuşulmadığı ve üretimin önünün açıldığı bir ova kazanmış olacağız" diye konuştu.

Suyu israf etmeme ve verimi artırma adına damla sulama yönteminin önemine de işaret eden Konuk, şu değerlendirmeyi yaptı: "Kesinlikle sulama alışkanlıklarımızın ve kültürümüzü yenilemek zorundayız. Artık vahşi sulamayı terk etmeliyiz. Su kaynaklarını çok verimli kullanma, toprağımızın tekrar çoraklaşmaması, tuzlaşmaması, özellikle gübrelemenin faydalarının alınması için damla sulama şart. İşçilik giderlerinin azaltılmasını sağlayan çok daha az su ile çok daha fazla üretimin sağlanacağı damlama sulama yöntemini bu ülke benimsemeli ve uygulamalıyız."

Türkiye'nin, şeker üretiminde dünya ülkeleri arasında ilk 5'te yer aldığı bilgisini veren Konuk, ileriki yıllarda gıda güvenliği ve zincirinin doğru oluşması adına iyi bir stratejiyle Türkiye'nin dünya şeker üretimindeki yerini koruması gerektiğini bildirdi. Son yıllarda kimyasal tatlandırıcıların yaygınlaşmaya başladığını ve insan sağlığını tehdit eder seviyeye ulaştığını söyleyen Konuk, doğal şeker varken, yapay, sentetik ve kimyasallarla gıda güvenliğinin tehdit edildiğini kaydetti. Konuk, Türkiye'nin tatlandırıcılar konusunda Avrupa Birliği normlarıyla örtüşen bir çizgi takip etmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye'nin, kendi tüketimini kendi üretimiyle karşılayacak bir altyapıyı oluşturması gerektiğini aktaran Konuk, Türkiye'deki bütün şeker fabrikalarının özellikle işletmesinin özelleştirilerek, verimliliğinin artırılmasının şart olduğunu söyledi. ABD'deki şeker üretiminin yüzde 100'ünün üreticilere ait sektöre devredildiğini hatırlatan Konuk, "Ham maddeyi üretenin, sanayisinin de içinde olma mecburiyeti vardır. Buna çalışan işçi ve yöneticiler de ilave edilmelidir. Bugün Fransa'da, Almanya'da birçok gelişmiş ülkelerde tarımsal sanayi, tarım ürünlerini üretenler tarafından işletilir" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'deki şeker fabrikalarının da mutlaka üreticinin, Ponkobirlik'in içinde olduğu bir modelle özelleştirilmesinin yerinde olacağını dile getiren Konuk, üreticiler olarak, Türkiye'deki bütün şeker fabrikalarına talip olduklarını açıkladı. Hükümet ve ilgililerle bu konuda çalışmaya, fabrikaları dünyayla paralellik arz edecek verimliliğe ulaştırmaya da talip olduklarını ifade eden Konuk; bilgi birikimi, işletme kabiliyeti ve tecrübenin yönetimlerinde mevcut olduğunu sözlerine ekledi. (Cihan Haber Ajansı)