Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Rusya'nın Istediği şartlarda Ancak Organik ürün Ihraç Edilebilir

  1. #1
    akcabey
    Guest

    Rusya'nın Istediği şartlarda Ancak Organik ürün Ihraç Edilebilir

    Rusya Federasyonu'nun 7 Haziran itibariyle Türkiye'den bazı tarım ürünlerinin ithalatını durdurmasının yankıları sürüyor. Sektör temsilcileri, sorunu Tarım Ajansı tarafından düzenlenen 'Yaş Meyve Sebze İhracatında Rusya Pazarı' konulu Tarımsal Form'da masaya yatırdı. Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Mircalol Husanov'un da katıldığı forumda konuşan Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, sorunun Rusya'nın MRL (Maksimum Kalıntı Limitleri) değerlerinin dünyada referans olarak kabul edilen 'Kodeks Alimentarius'un da çok çok altında olmasından kaynaklandığını söyledi.

    Rusya'nın istediği standartlarda ürün yetiştirmenin kolay olmadığını belirten Satıcı, "Rusya'nın istediği standartlarda ancak organik ürün ihraç edebiliriz. Bu ürünlerin de fiyatları ortada" dedi.

    Satıcı, iki tarafın biraraya gelerek MRL değerlerini gözden geçirilmesinin sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacağını ifade ederek şöyle konuştu: "AB ülkeleri, 2007 yılında Rusya'ya ihraç edilen 2 milyon ton ürünün yarısının bu ülke standartlarına uymadığından dolayı sorun yaşadı. Problem, AB ile Rusya arasında memorandum anlaşması imzalanmasıyla giderildi. Biz de yakın zamanda Rusya'yla benzer bir anlaşma imzalamayı planlıyoruz. Üzüm sezonu başlamadan bu yasağın kalkmasını bekliyoruz."

    Rusya ile Türkiye arasında ciddi iletişim problemlerinin yaşandığına da dikkat çeken Birlik Başkanı, Rus tarafının bildirimleri 6 ay sonra yaptığını, yazdıkları yazılara ise cevap alamadıklarından şikayetçi oldu.

    Satıcı, kalıntıyla ilgili üretimden kaynaklanan sıkıntıların olduğuna da değinerek Türkiye'nin 2001 yılından beri rezidü sorunu yaşadığını anımsattı. Satıcı, şöyle devam etti: "Yeterli olmamakla beraber 2001 yılından daha iyi durumdayız. Bundan sonra yapmamız gereken izlenebilirlik ve barkot sistemini oturtmak. Sorun ancak böyle çözülür. Her üreticinin bir barkodu olması ve ürünü tüketicinin sofrasına ulaşana kadar izlenmesi gerekir. Bunu Rusya istiyor, bütün dünya istiyor. Bir an önce bu sistemi oturtmamız lazım."

    Satıcı'nın aktardıklarına göre, geçen yıl 1,5 milyar dolarlık yaş meyve sebze ihracatının 514 milyon dolarını Rusya'ya gerçekleştirildi. Rusya, toplam yaş meyve sebze ihracatında yüzde 34 paya sahip. Bu ülkeye en fazla domates, narenciye ve üzüm ihraç ediliyor. Domates yüzde 13, üzüm yüzde 12, limon yüzde 12 paya sahip. Rusya'ya en fazla ihraç edilen dört ürünün üçü yasak. Benzer bir sıkıntının 2005 yılında da yaşandığına dikkat çeken Birlik Başkanı Satıcı, "O dönemde Akdeniz Meyve Sineği gerekçesiyle Türkiye'den 103 kalem tarım ürününe yasak gelmişti. Politikacıların devreye girmesiyle bu sorun aşıldı. Rusya'yla iyi niyet anlaşması yapıldı. İhraç edilecek her parti ürüne analiz zorunluluğu getirildi. O günden bu güne gönderilen ürün her türlü analize tabi tutuluyor."

    "RUSYA İLE TÜRKİYE ARASINDA UZUN VADELİ MUTABAKAT İMZALANSIN"

    Rusya Federasyonu Antalya Başkonsolosu Mircalol Husanov, sorunların ileriki dönemlerde de yaşanmaması için iki ülke arasında uzun vadeli bir mutabakat imzalamasını önerdi. Antalya'nın Rusya'ya önemli oranda yaş meyve sebze ihraç ettiğini belirten Husanov, Türk yetkililerinden Rusya'nın taleplerine zamanında cevap vererek sorunun çıkmasına fırsat vermemelerini istedi.

    Son dönemde çıkan sorunun iki ülke arasında başbakanlar düzeyinde görüşüldüğünü hatırlatan Husanov, şöyle konuştu: "Bir süre öncede Rusya ile Polonya arasında et ürünleri konusunda sıkıtı yaşanmıştı. Polonya'dan uzun süre et ithalatı yasaklanmıştı. Daha sonra taraflar bir araya gelerek sorunu çözdü. Türkiye'nin Rusya'ya ihracatında da böyle bir mutabakatın sağlanacağını ümit ediyorum."

    İKİ ÜLKE ARASINDAKİ KRİZDEN EN FAZLA RAKİP ÜLKELER YARALANIYOR

    Forma katılan Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı İlhami Kaplan'a göre iki ülke arasındaki krizden en fazla rakip ülkeler yararlanıyor. 2005 yılında baş gösteren krizin Antalya'ya 40 milyon dolara mal olduğunu aktaran Kaplan, "İçeriden başlayarak soruna çara bulmamız lazım. Rusya gözden çıkaracağımız bir pazar değil. Rusya'yı tarımda gözden çıkaramayız. Önceki yıllarda ihracat pazarı Avrupa'ydı. Son yıllarda turizmde olduğu gibi tarımda da Rusya ön plana çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu. Kaplan, hızla gelişen Rusya'nın ilaç kalıntısı konusunda AB kadar hassas olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: "Son zamanlardaki gübre fiyatlarındaki aşırı yükselme, üreticiyi daha da ucuz gübrelere yöneltti. Bilinçsiz gübre kullanımı sonucunda bitki tek taraflı beslendiği için üründe kalıntı bırakma riski artıyor. Rusya'ya yaşanan sorunun temel kaynağı bu."

    HER TIR BİR PARTİ KABUL EDİLECEK

    Antalya Tarım İl Müdür Bedrullah Erçin, 2006 mayıs ayından itibaren Rusya'ya yapılan bütün ihracata analiz zorunluluğu getirildiğini kaydetti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın Rusya pazarını kaybetmemek için böyle bir karar aldığını belirten Erçin, "Bu sorunun karşılıklı diyalog halinde çözmemiz lazım. Görüşmeler de üst düzeyde devam ediyor. Beş kalemle ilgili yasak karşılıklı görüşmeler sonrasında çözülecek. Bunun dışındaki ülkelerle herhangi bir sorunumuz yok" diye konuştu.

    Erçin'in verdiği bilgilere göre, bundan sonra üreticilere kullandığı ilacı, hasat süresini gösteren form doldurma zorunluluğu getirilecek. Üretici, bitki koruma şubesi tarafından uygunluk denetiminden geçecek. Daha sonra ihracatına izin verilecek. Parti büyüklükleri 60 tona kadar çıkarılabiliyordu. Şimdi bir TIR bir parti olarak kabul edilip numune bu şekilde alınacak.

    (Cihan Haber Ajansı)

  2. #2
    Bahcedanismani.com
    Guest

    Cevap: Rusya'nın Istediği şartlarda Ancak Organik ürün Ihraç Edilebilir

    Sorun yine dönüp dolaşıp siyasete geliyor. Ama ben siyeset yapmak istemiyorum.

    Bu yazıda özetle;

    AB de aynı sorunları yaşamış ve kendi ürünlerini ve üreticisini korumak için AB ile Rusya arasında memorandum anlaşması imzalanmasıyla sorunu gidermiş, darısı bizim başımıza...

    Rusya bizden organik ürün değerinde meyve sebze istiyor ama standart ucuz fiyata. Bu ne uyanıklık?

    Ürünlerde kalıntı kalmasının sebebi bilinçsiz ve tek yönlü gübreler. Diyoruz ki; bitkinin azottan başka fosfor ve potasyum başta olmak üzere birçok temel bisinlere ihtiyacı vardır. Şu gübreyi şöyle şöyle atın.. tavsiye edilen gübre alınmaya gittiği zaman, gübre fiyatları ortada. En ucuzu azotlu gübreler. Üretici de "O da gübre, bu da gübre" deyip potasyum ve fosforu çıkarıp 3 kat azotlu gübre alıp getiriyor ve kullanıyor. "hayvancılıkta yanlış olarak yapıldığı gibi ot yerine saman versem ne olur" mantığı işliyor burada...

    Ne diyeyim. Herşey gönlünüzce olsun. Birşeyleri kendimizden başlayarak düzeltmek gerekiyor. Bu mantıkla bir yerlere varamayız. Ama kendini bizden daha akıllı zannedip geçinenlerin de haddini bildirmek lazım değil mi?

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •