Sanayi Stratejisi taslağı, gıda ihracatında sadece Rusya`nın değil AB`nin de Türkiye`ye karşı temkinli olduğunu ortaya koydu. Taslağa göre, Türkiye`den Avrupa`ya ihraç edilen ürünlerin bir kez kontrol edilmesiyle yetinilmiyor, yaş meyve ve sebze 2-3 kez kontrolden geçirilerek muayene ediliyor. Taslakta bu durumun depolama, nakliye ve ölçüm maliyetlerinin yanı sıra, test ve kontrol için harcanan zaman ve son kullanma tarihi kısa süreli ürünler için sıkıntı yarattığına dikkat çekildi. Kayıt dışının sektörde çok önemli bir etken olduğuna dikkat çekilen taslakta, Türkiye`de kaliteli gıda üretimi yapıldığını gösteren HACCP belgeli gıda işletmesi sayısının sadece 106 ve TS-ISO 9000 belgesi alan işletme sayısının da sadece 2286 düzeyinde bulunduğu belirtildi.


Firmalar yenilikçi değil


Sanayi ve Ticaret Bakanlığı`yla DPT tarafından hazırlanan, TOBB`un da destek verdiği Sanayi Stratejisi taslak metnine göre gıda ürünleri ve içecek imalatı Türkiye`nin en büyük sektörlerinden biri. Ancak sektördeki firmalar genel olarak yenilikçi ve rekabetçi kapasiteye sahip değil. Teknolojik yenilik ürettiğini belirten firmaların büyük çoğunluğunun tescil başvurusu yok. Buna göre ürün veya süreç yeniliği yaptığını iddia eden firmalardan patent başvurusunda bulunanların oranının yüzde 25`ten az olduğu tespit edildi. Başvuruda bulunmayan firmaların üçte birinin patent konusunda bilgi sahibi olmadıkları, üçte birinin ise patent korumasını önemsemedikleri saptandı. Taslak metne göre, Türkiye`nin gıda güvenliği ile ilgili altyapısının zayıflığı, AB regülasyonlarının uygulanmasına ilişkin engel yaratma potansiyeli taşıyor. Gıda güvenliğinin yetersizliği, konuyla ilgili sertifikalarda da ortaya çıkıyor. Sağlıklı gıda üretimi yapıldığını gösteren HACCP belgesini alan işletme sayısı sadece 106 düzeyinde iken, TS-ISO 9001 belgeli işletme sayısı da 2286.


Avrupa`dan üçlü kontrol


Metne göre sektör son dönemde ihracat performansını artırdı. Üretilen domates salçasının yaklaşık yüzde 50-60`ı, konservenin yüzde 70-80`i, meyve suyunun yüzde 15-20`si ihraç ediliyor. İhracatın artmasında özellikle eski Sovyetler Birliği`nin dağılmasından sonra ortaya çıkan pazarlar etkili oluyor. Ayrıca Irak da Türk gıda sektörü için önemli bir pazar haline geldi.


AB`ye ihracatta ise özellikle denetimin artması sıkıntı yaratıyor. Buna göre, örneğin Türkiye`den Avrupa`ya ihraç edilecek yaş meyve ve sebze 2 ya da 3 kez muayene ediliyor. Sektördeki kayıt dışılık da rekabette olumsuz bir unsur olarak ortaya çıkıyor.


Rus ithalatçıların ‘ilaçlı limon` tuzağı

Adana Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Cahit İncefikir, ilaç kalıntısını bahane ederek 5 kalem ürüne kapılarını kapatan Rusya`nın, ithalat yasağına bahane bulabilmek için Adanalı ihracatçılardan ilaç kalıntısı olan yetişmemiş limon istediğini öne sürdü.


Rus ithalatçıların kendi bakanlıkları ile birlikte hareket ederek Türkiye`ye konulan yasak sonrası yapılan baskılara kanıt olması için girişimde bulunduğunu belirten İncefikir, "Adanalı bazı üreticiler, Rus ithalatçıların, zararlılara karşı ilaçlaması yeni yapılan ve hâlâ çok küçük olan limondan ithal etmek istediğini bildirdi. Üreticilerin bu ürünlerin işe yaramayacağını söylemesi üzerine Ruslar, ‘Bize üzerinde ilaç kalıntısı olan ürün lazım` demişler. Bunun tek açıklaması Rusların yasakladığı ürünlerde bahane bulma çalışmasıdır. Üreticilerimiz bu oyuna gelmemiş ve bu isteği geri çevirmiştir" dedi.

iib.org.tr