İstanbul'da 16-22 Mart 2009 tarihinde 140 ülkenin katılımıyla yapılacak 5. Dünya Su Forumu'na hazırlan Türkiye, bölge konferanslarına devam ediyor.
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü öncülüğünde ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Gazi Üniversitesi (GÜ), Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ile çok sayıda sivil toplum örgütününün desteği ile yapılan hazırlık çalışmalarının 10. bölge konferansı Samsun'da başladı.


DSİ'nin 7. Bölge Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan ve 2 gün sürecek olan Sel, Taşkın ve Heyelan Konferansı'nda ülke genelindeki su sorunları masaya yatırılacak.

Su kaynaklı doğal afetlerin önlenebilmesi için çözüm yollarının aranacağı konferansta çıkacak sonuçlar ise 5. Dünya Su Forumu'nde gündeme gelecek. Samsun etabından sonra konferanslar, sırasıyla Trabzon, Van, Bursa Konya ve Artvin'de de tertiplenecek.

Sel, Taşkın ve Heyelan Konferansı'nın açılış konuşmasını yapan DSİ 7. Bölge Müdürü Recep Özbal, amaçlarının muhtemel sel, taşkın ve heyalanlara karşı gereken önlemlerin alınması olduğunu söyledi.

Doğal afetlerde taşkının yüzde 52, depremin yüzde 17, fırtına -kasırganın yüzde 15, kuraklığın yüzde 7 ve yanardağ patlamasının yüzde 3 payı olduğunu hatırlatan Özbal, "Tüm doğal afetlerde önemli olan tedbirlerimizi önceden almaktır. Ancak bizler taşkını ancak zarar ziyan oldğunda öğreniyoruz. Taşkınların can ve mal kaybına neden olmaması, ulaşımı, ekonomik ve sosyal hayatı kesintiye uğratmaması için suyun amacına uygun işletilmesi, akarsı yataklarının korunması hayati önem arzetmektedir." şeklinde konuştu.

Karadeniz Bölgesi'nin su bazlı doğal afetlerle özdeşleştiğine dikkat çeken DSİ Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Balcı da, bunda en büyük etkenin doğal dengenin bozulması ve plansız yapılaşma olduğunu kaydetti.

Son 50 yılda yaşanan bin 768 taşkında bin 344 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Balcı, "Doğal afetlerde can ve mal kaybı olmaması için potansiyel heyelan ve sel haritaları önemlidir. Kayıpları en aza indirmek için afete maruz alanlar tespit edilip, gerekirse tahliye edilmelidir. Riskli bölgelerde ağaçlandırma, palyeleme, teraslama, topuk teşkili, tahkimat yapımı sağlanmalıdır. Doğal afetler erken uyarı sistemleriyle izlenmeli, yöre koşullarına uygun eğitim politikaları hayata geçirilmelidir." diye konuştu.

Konferans öncesi konuşan TEMA Vakfı Onursal Başkanı Prof. Dr. Hayrettin Karaca da, sel, taşkın ve heyelanların önlenebilmesi için üretim sisteminin değiştirilmesi gerektiğine değindi. Sanayi ve ekonomi adına toprakların giderek kaybolduğunu, doğal dengenin tahrip edildiğini söyleyen Prof. Dr. Karaca, "Tüketim ve üretim sistemimiz değişmediği sürece konuşmak fayda sağlamaz. Sanayi ve sermayenin istediği kadar değil, ihtiyaç kadar üretmesini sağlamamız gerekiyor. Yeni bir tüketim anlayışı getirilmeli, ihtiyaç fazlası üretim yapılmamalı. Buna inanırsak başarabiliriz. Bilinçsiz ve ihtiyaç fazlası tüketim devam ettiği sürece sorun büyüyecek." şeklinde konuştu.

Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise doğaya gerekli saygının ve özenin gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Doğa ihanet edildiği taktirde onun da kendini savunacak davranışlar sergileyeceğini kaydeden Güzeloğlu, sel, taşkın ve heyelan gibi doğal afetlerini bu tahribatın sonucu olduğunu da kaydetti.

Konferansta 5. Dünya Su Forumu Program Komitesi Eş Başkanı Prof. Dr. Necati Ağıralioğlu ise forum hakkında bilgi verip sürdürülebilir gelişme için su sağlama tekniklerini anlattı.

Çok sayıda bilim adamının yanısıra konferansta ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulundu.

(Cihan Haber Ajansı)