TRABZONA AĞIT
Sokakların değişti,çehrene dokundular,
Özünü yok ettiler,sen hala ayaktasın.
Sesin hiç çıkmaz oldu ses telini yoldular,
Sözünü yok ettiler sen hala ayaktasın.

Kurtarmıştın halbuki kim kırdı kanatını,
Yok ettiler be gülüm aşkını,sanatını,
Tuz ektiler yarana kaçırdılar tadını,
Adını yok ettiler sen hala ayaktasın.

Değişti her bir şeyin insanların değişti,
Değişen insanların başı göğe erişti,
Hiç kimse anlamadı bu ne biçim bir işdi,
Yüzünü yok ettiler sen hala ayaktasın.

Kediler tırmaladı, köpekler hav hav dedi,
Söndürdüler ateşi daha yanmaz ebedi,
Her şeyi gören gözler bunu nasıl görmedi,
Gözünü yok ettiler sen hala ayaktasın.

Kimisi kuyu kazdı,kimisi dövdü seni,
Kimi yüzüne güldü,şamarladı enseni,
Hakkını vermediler hep yediler hisseni,
Aşını yok ettiler sen hala ayaktasın.

Papaz,maça,kız derken kahvelerde köşesin,
Kirpiklerde rimelsin,tırnaklarda ojesin,
Eskiden şeffaf idin,şimdi bir bilmecesin,
Dokunu yok ettiler sen hala ayaktasın.

Bir elinde birası "delikanlının hası!"
Nerde bunun kanunu,nerde bunun yasası,
Pezevenk,dürzülerin Çömlekçi'de kasası,
Irzını yok ettiler sen hala ayaktasın.

Sen ki Yavuz Selim'in doğduğu bir vilayet,
Kulların artık haktan medet ummuyor medet,
Sabır taşı çatladı sabret diyorsun sabret,
Mazini yok ettiler sen hala ayaktasın.

Ayaktasın diyorum çökmedin çünkü daha,
Vazgeçelim bu yoldan sarılalım Allah'a,
Karanlık aydınlansın ulaşalım sabaha,
Gününü yok ettiler sen hala ayaktasın.

ENGİN AKYOL engin_a61@hotmail.com