ÇINAR (Platanus sp.) HASTALIKLARI
(Ağaç)


Gerçek Külleme: Londraçınarı (Platanus acerifolia), Microsphaera a/n/'mantarının hücumlarına karşı bilhassa hassastır. Yapraklar ve genç sürgünler beyazımsı bir küf ile öyle bir boyutta örtülür ki yaprakların çoğu tahrip edilir. Hava halleri hücumun boyutuna etki yapmaktadır, bazı mevsimlerde hiç külleme görülmez, büyük boyutlu genç ağaçların nakledilip dikilmesi halinde hastalık şiddetli olmaktadır.
Mücadele: Fidanlık dikimlerinde ağaçlara "benlat" veya "karathan" püskürtülmesi uygulanır. Tek tek ağaçlara külleme denetimi nadir olarak yapılır.
Doku Ölümü : Gnomonia platani mantarı tarafından husule getirilen "lekeli doku ölümü (antraknoz)", doğuçınarı (Platanus orientalis) ve özellikle batıçınan'nın (Platanus occidentalis) en tehlikeli hastalığıdır. Hastalık, bu mantarın eşeysiz safhası olan Gloeosporium nervisequum tarafından yaratılmaktadır. İlk belirtiler, açıldığı sırada çok genç yapraklarda görülür ve "don hasan" ile karıştırılma eğilimi vardır. Zaman içinde yapraklar tam büyüdüğünde, damarlar boyunca açık esmer ve ölü kısımlar görülür. "Leke"ler tüm yaprağı kapsayacak biçimde genişleyebilir ve bunlar hemen yere dökülür. 20-25 cm uzunluktaki ince sürgünlerin uçları da öldürülür, bunlar ya ağaca asılı kalırlar veya ölü yapraklar ile beraber yere dökülürler. Genç iri dallar üzerinde daha aşağılarda "doku bozuklaşması" oluşumları görülür. Bu oluşumlar oldukça geniş iri dallarda da gelişebilir, dallar nihayette öldürülür, budanıp atılmadığı takdirde oluşumlar büyük ağaçlarda dikkat çekicidir. 50 santimetre kadar olabilen ölü dal uçları sık sık rastlanan olaydır. Hücuma uğramış olan eski yapraklar, sık sık caddeler boyunca yer alan akçaağaç'larda (Acer sp.) görüldüğüne benzer, "kavrulma" belirtileri gösterirler. Hastalık, ilk bulaşmış yapraklar üzerinde gelişmiş

olan sporlar ile hızlı bir biçimde yayılır.
Hastalığın şiddeti ve yaygınlığı, başlıca hava şartları ile yönetilmektedir, özellikle yağmurlar ve serin sıcaklıklar hızlı yayılmayı teşvik eder. Eğer ilk yaprakların çıkışını izleyerek 2 haftalık dönem boyunca ortalama sıcaklık 12-13 oC'nin altında olursa, hastalığın "sürgün yanıklığı" devresi çok şiddetli olacaktır; eğer sıcaklık 12-16 oC arasında olursa daha az şiddetli olacak, 16 oC'nin üstünde olursa hiçbir hasar ortaya çıkmayacaktır.
Mücadele : Açık arazilerde ve ormanlarda yer alan Çınar'larda hastalığı denetim altına almak üzere nadir olarak teşebbüs edilir. Özellikle kıymetli ağaçlar, süs ve gölgelik olarak kullanılanlar üzerinde düşünülür. Gelecek ilkbahardan sonra bulaşmaları gerçekleştirecek olan sporları oluşturan kışlayan miseli tahrip etmek üzere, tüm dökülmüş yapraklar ve ince sürgünler toplanır ve yok edilir. Hastalıklı ince sürgünler ve çıkıntılar, herne zaman uygulanabilirse budanır ve yok edilir. Değerli ağaçları korumak üzere bunlara, yaprakların açıldığı zaman, son boyuta ulaştığı zaman ve 2 hafta sonra tekrar, "zineb" veya "maneb" püskürtmesi yapılır. "Difolatan" püskürtülmesi de denetimi sağlamaktadır. Tekrar tşkrar hastalığa yakalanan ağaçlar, kuvvetini artırmak için, sonbaharda veya izleyen ilkbaharda gübrelenmelidir.
Doku Bozuklaşması : Ceratocystis fimbriata var. platani mantarının sebep olduğu "doku bozuklaşma renklenmesi" hastalığı ile çok sayıda Londraçınarı (P. acerifolia) ağacı öldürülmektedir. Büzülmüş "doku bozuklaşması" oluşumları gövdelerde, büyük dallarda ve zaman zaman küçük dallarda görülür. Bu oluşum' lar sık sık uzunluğuna "çatlak"lı ve "pürüzlü kabuk"ludur. Oluşum'un kenarında gelişen yara dokusu (kallus) erken ölür. Oluşum'lardan iç tarafa odundan öz'e doğru koyu renkli "çizgi"ler uzanır. Başka kısımlarda ise öz'den dışarı doğru sağlam odun içinden geçen ağ biçimli esmer çizgiler uzanır. Öz ışınları çoğunlukla koyu renklidir. Hastalık ilerledikçe, yapraklarda yavaş yavaş bir seyrekleşme ve olağandan daha küçükleşme görülür. Hastalık sanki gölgelik ağaçlar ile sınırlanıyor gibi gözükmektedir ve büyük ölçüde budama testereleri, ağaçlara tırmananların açtığı yaralar, bağlanan iplerden dolayı yaratılan hasar ve insanların kullandığı başka aletler ile yayılmaktadjr. 5 kadar Nitidulid türü böceğin etmen mantarı yayma kabiliyeti olduğu ifade edilmektedir. Batıçınarı'nın (P. occidentalis) bu hastalığa karşı dirençli; diğer türlerin ise ılıman biçimde hassas olduğu söylenmektedir. Mücadele; teşhisten emin olur olmaz hemen hastalanmış ağaçlar uzaklaştırılır ve yok edilir; sağlam ağaçlara olan tüm hasarlardan kaçınılır. Çınar'ları budamada kullanılan testere ve başka aletler, her ağaçtaki daha ağır olarak istila edilmiş kısımlarda kullanıldıktan sonra seyreltilmiş alkol ile veya başka kuvvetli dezenfekte ediciler ile yıkanarak baştanbaşa dezenfekte edilmelidir; bulaşık yara örtücüler vasıtası ile mantarın muhtemel yayılma ihtimalinden dolayı, mantara toksik fakat ağaç dokularına zararsız olan "thiabendazol" veya "benlat" gibi mülayim dezenfekte edicilerin örtme malzemesine katılması teklif edilmektedir; böyle dezenfekte edicilerin kullanılmadığı kısımlarda ve hastalığın baskın olduğu yörelerde taze yaralara bir örtü malzemesi uygulamak en iyisidir; daha önceleri eğer budama Aralıktan Şubat ortalarına kadar yapılırsa bulaşık testereler vasıtasıyla hastalığın yayılmadığına inanılıyordu, şimdilerde ise bu inanışın sadece bir temenni olduğu ve mevsime bakılmaksızın budama aletlerinin her ağaca kullanıldıktan sonra % 70'lik "alkol" ile sterilize edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Botryosphaeria dothidea mantarı "uçtan ölüm" veya "Botryosphaeria doku

bozuklaşması" hastalığına sebep olarak, aynen Verticillium albo-atrum ve Armillaria mellea'öa olduğu gibi, çoğu profesyonel bahçecilerin ve fidanlıkçıların kavradığından ve bildiğinden çok daha yaygındır. Bu mantar, sığlaağacı'nın (Liquidambar sp.) da içine girdiği başka önemli gölge ağaçlarına da bulaşır, "dal uçtan ölümü,' ve "odun 4 renk bozulması" hastalıklarını yaratır. Mantara karşı hassas olan ağaçlar arasında elma (Malus sp.), yabancevizi (Carya sp.), kavak (Populus sp.), ayva (Cydonia sp.) ve söğüt {Salix sp.) bulunmaktadır. Mücadele: mantar bir kere ana gövdeyi işgal etti mi hiçbir denetim uygulanamaz; hastalık sadece dallarda ise, bozuklaşma kısmının aşağısına kadar budama işlemi ile hastalıklı materyalin tümü uzaklaştırılmaktadır; ağaçlar, gübreleme ve kuru dönemlerde sulama ile; yaprak çiğneyici ve yaprak emici böceklerin denetlenmesi için ilaç püskürtrfle ile korunmalıdır.
Bulaşıcı olmayan bir hastalık olarak, köpeklerin devamlı gezdiği cadde kenarları boyunca dikilmiş ağaçlara olan köpeklerden "doku bozuklaşması" hasarı, gövdenin 50 santimetrelik alt kısmında ortaya çıkar. Çap bakımından 15 santimetre kadar olan birçok ağaç bu biçimde öldürülmektedir. Erkek köpeklerin ziyaret ettiği ağaçların etrafına madeni bir kuşak takılması "bozuklaşma" oluşumunun önlenmesine yardım eder. Ancak köpek sidiği hala toprağa ve kök bölgesine" sızar, köklere hasar verir ve ağaçların olgunlaşamadan ölümü sonucunu doğurur.
Başka Mantar Hastalıkları: "Esmer yaprak lekelenmesi" gibi küçük önemde birkaç hastalık şu mantarlar tarafından husule getirilmektedir: Phyllosticta platani, Septoria platanifolia ve Mycosphaerella platanifolia. Bu mantarların husule getirdiği hastalıklar, "doku ölümü" hastalıklarında benimsenen ilaç püskürtme usulleri ile denetim altına alınabilir.
Botryodiplodia theobromae mantarı çınar'da "kabuk doku bozuklaşması" hastalığına sebep olur.
Nematod: Platanus türleri Meloidogyne sp. nematodu tarafından "kök yumrusu" hastalığına uğratılır.

Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008