Sayfa 89 Toplam 135 Sayfadan BirinciBirinci ... 3979878889909199 ... SonuncuSonuncu
Toplam 1342 adet sonuctan sayfa başı 881 ile 890 arası kadar sonuc gösteriliyor

Takvimde Bugün

KÜLTÜR/SANAT/EDEBIYAT/MIZAH/MAGAZIN/BİLİNÇ ve ALGILAMA kategorisinde ve Takvim de Bugün forumunda Takvimde Bugün balkl konuyu grntlyorsunuz.=>
...

  1. #881
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    8 Ağustos 2010

    Bugün 8 Ağustos 2010 27 Şaban 1431 Temmuz: 26 Hızır 95 Bitlis'in Kurtuluşu (1916) - İran-Irak Savaşında Ateşkes (1988)-Sultan IV.Mehmet Han'ın tahta çıkışı (1648)-Eyyam-ı Bahur (sıcak günler)'un sonu



    HADİS-İ ŞERİF

    Hz. Mu'az İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor. "İki kişi Reslullah aleyhissaltu vesselm'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Reslullah aleyhissaltu vesselm: "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinde zuhur eden öfke giderdi: Ezu billahi mineşşeytanirracim" buyurdular Ravi: Tirmizi, Da'avat 53



    TERVH NAMAZI NASIL KILINIR?
    Tervh namazı, Ramazan ayına mahss; yirmi rek'at-ten ibaret bir sünnet-i müekkededir. Bu namaza Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile dört halfesi (Hulef-yı R-şidn rıdvnullhi aleyhim) devam etmişlerdir. Tervhin cematle kılınması da, sünnet-i kifyedir. Mescidlerde teravih namazı cematle kılındığı hlde, bir özrü olmaksızın cemati terk edip bu namazı evinde kılan kimse, fazleti terk etmiş olur. Bu kimse evinde cematle kılsa, cemat sevabını alırsa da, mesciddeki cematin fazle-tine eremez. Çünkü mescidlerin fazleti daha fazladır.
    Tervh namazını, her iki rek'atte bir selm vererek on selm ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rek'atte bir selm da verilebilir.
    Tervh namazı, iki rek'atte bir selm verilince, akşam namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır. Dört rek'atte bir selm verilince, yatsı namazının dört rek't sünneti gibi kılınır. Cematle kılındığı zaman, cemat hem tervhe, hem de imma uymaya niyet eder. İmm da kıraati aşikre (sesli) okur.
    Tervh namazında immın güzel sesli olmasından ve hızlı okumasından ziyde, okuyuşunun düzgün olmasına tin gösterilmelidir.
    Bir kimse, imm yatsı namazını kıldırıp tervhe başlamış olduğu sırada mescide gelse, önce yatsı namazını kılar, sonra tervh için imma uyar. Teravih son bulunca noksan rek'tleri tamamlar. Sonra da vitir namazını kendi başına kılar. Evl olan budur. Bununla beraber vitir namazını imam ile beraber kılıp, sonra teravihi tamamlasa da caiz olur.
    Teravih namazını imm ile kılmayan kimse, vitir namazını imm ile kılabilir.
    İmm ve cemat, yatsı namazını cematle kılmamış olursa, yalnız tervh namazını cematle kılamazlar. Çünkü teravihin cemati, farzın cemaatına tbidir.
    Tervh -orucun değil- vaktin sünnetidir. Mazeretinden dolayı oruç tutamayanlar tervhi kılmalıdırlar.

    FIKRA

    Temel idama mahkum olmuş.. İnsancıl idam modası var ya, “Nasıl istersin?” demişler. “Kafamı kesin... Ama en acısız kafa kesen bir celladı isterim!” Öyle bir cellat varmış Çin’de.. Çang Çung Çong... Dünyanın parasını verip Çang’ı getirmişler.. Temel kellesini kütüğe koymuş. Çang kılıcı kaldırmış... Dakikalar geçiyor... Temel daha fazla dayanamamış; “Hadi yahu...” demiş, “... keseceksen kes!” Çang; “Benim işim bitti evlat...” demiş, “... ama, sen sakın hapşırayım deme!”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sürekli olarak kendini yönetebilmek insanın sahip olabileceği en değerli yeteneklerden birisidir. Bertrand Russell

    YEMEK MENÜSÜ
    FIRIN KÖFTE
    MAKARNA
    ÇOBAN SALATA
    MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOMER: (Tür.) Er. - Doğru, katışıksız güçlü kimse.
    Kız: SOHBET: (Ar.) Ka. - Görüşüp, konuşma, arkadaşlık.

    MANİ

    Sarma sararım sarma
    Toprak tenceresine
    Gel konuşalım yrim
    Mutfak penceresine



    BİLMECE
    En güzel kokan fil hangisidir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Ayakkabı bağında

  2. #882
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    9 Ağustos 2010

    Bugün 9 Ağustos 2010 28 Şaban 1431 Temmuz: 27 Hızır 96 I.Anafartalar Zaferi (1915)-Magazaki'ye (Japınya) atom bombası atıldı (1945)

    HADİS-İ ŞERİF

    İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile Allah yolunda uyanık sabahlayan göz. Ravi: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 7



    RAMAZN-I ŞERİF
    11 Ağustos Çarşamba günü idrk edeceğimiz mübarek Ramazn-ı şerf ayı, 11 ayın sultnıdır. Ümmet-i Muham-med'in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri teravih namaz-larıyla ihya edilir. Ramazn-ı şerf Kur'n ayıdır. Bu itibarla, Kur'n okumasını bilen herkes, bu ayda hatim yapmalıdır.
    Ramazn ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden zddır. Ramazn-ı şerifte yapılması tavsiye edilen ibdetler:
    ♦ Birinci on gün içinde, mümkünse, teşbih namazı kılınır ve hatm-i enbiy yapılır.
    ♦ İkinci on gün içinde, mümkünse, yine teşbih namazı kılınır ye hatm-i enbiy yapılır.
    ♦ Üçüncü on gün içinde ise tevbe-istiğfar, hatm-i enbiy ve 7 salt ü selmdan sonra mümkünse hatm-i istiğfar yapılıp, yni 1001 defa, "Estağfirullhe'l-azm ve etbü ileyk" denilip, bittikten sonra da 7 veya 70 sa- ltü selm okunur ve du edilir.
    ♦ İftara yakın, "Allhümme y vsia'l-mağfiratiğfirl",
    ♦ İftarda da, "Allhümme leke sumtü ve bike men- tü ve aleyke tevekkeltü ve al rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü" veya "Zehebe'z-zameu vebtelleti'l-ur- ku ve sebete'l-ecru inşallah" duaları okunur.

    RAMAZN-I ŞERFİN İLK AKŞAMI KILINACAK NAMAZ
    Yarın akşam Ramazn-ı şerf ayının ilk gecesini idrk edecek, ilk teravih namazını kılacağız. Şban'ın son gününü Ramaznın ilk gününe bağlayan bu gece, Ramazn-ı şerfin ilk akşamı olması itibariyle, akşamla yatsı arasında iki rek'at teşekkür namazı kılınır. "Ya Rabbi, Ramazn-ı şerf ile müşerref kıldığın için..." diye niyet edip "Allhü Ekber" denilerek namaza durulur.
    Ftiha'dan sonra birinci rek'atte 1 İnn a'tayn, ikinci rek'atte 1 İhls-ı Şerf okunur.
    Namazdan sonra: 70 istiğfr-ı şerf, 70 salavt-ı şer-fe (Salt-ı Münciye efdaldir) okuyup, du edilir.
    (Du ve İbdetler, Fazilet Neşriyat)

    FIKRA

    Temel ile Dursun helikopter pilotu olmuş. Binmişler helikoptere yükselmeye başlamışlar. Dursun aşağıya bakmış ve “Uyy... Ne kadar güzel... Evler kibrit gutusu gibi da... Haçan biraz daha yükselelum...” Yükselmişler. “Uyy... Uyy... Yollara bak... Yılan gibi kıvrılayi... Biraz daha yükselelum...” Yükselmişler. Hava soğumaya başlamış. Temel “Uyy... Çok serinledi ortalık... Haçan şu tapedeku vantilatörü kapatalum mu!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Söz yuva gibidir, mana kuş gibi , cisim ırmak gibidir ruh akıp giden su gibidir. Mevlana

    YEMEK MENÜSÜ
    ARNAVUT CİĞERİ
    PATA.KIZ.
    ÇORBA
    ÇOBAN SALATA
    MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOMEL: (Tür.) Er. - Doğru, katışıksız, güçlü el.
    Kız: SOLAY: (Tür.) - Ay ışığının azalması, solması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    MANİ

    Güle bindim gülmedim
    Gülden düştüm ölmedim
    Küçükken bir yar sevdim
    Yar kıymeti bilmedim



    BİLMECE
    İlk Türk bayrağını kim dikmiştir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Karanfil

  3. #883
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    10 Ağustos 2010

    Bugün 10 Ağustos 2010 29 Şaban 1431 Temmuz: 28 Hızır 97 Sevr Antlaşması (1920)-Yarın Ramazan-ı Şerif'in 1.günüdür.

    HADİS-İ ŞERİF

    Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: 'Hz. Allah sana hayırlı mukafat versin' derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur. Ravi: Tirmizi, Birr 86



    HASTA ZİYARETİ VE TA'ZİYE
    Hastaları görüp hal ve hatırlarını sormak ve onları ziyaret etmek, cenazelerinde bulunup kabre kadar götürmek, birbirimize karşılıklı haklarımızdandır.
    Bu vazifeleri yapanlara büyük sevaplar vardır. Hads-i şeriflerde;
    "Hastaları ziyaret eden rahmet deryasına dalar. İslam kardeşliği hakkını ödemek maksadıyla cenazeye gidenlere de Uhud dağı gibi ecirler verilir." buyurulmuştur.
    Cenaze defnedildikten sonra akrabasına; 'Hüküm, takdir, Allhü Tel'nındır. Mevl sabr-ı ceml (metanet, bol sabır), ecr-i cezl (çok sevap) ihsan buyursun.' gibi teskn ve teselli sözleri ile ta'ziye edilir.
    Taziye sadece cenazelere mahss değildir. Bir belya, bir musibete uğrayan Müslüman'a taziyede bulunmak da sünnettir.
    Ölüm veya bir felket nında, hatt ayağımıza bir diken batsa "İnn lillh ve inn ileyhi rcin" (Biz Allah içiniz ve biz nihayet ona döneceğiz.) demek sünnettir.

    RAMAZAN AYI İÇTİMİ, RU'YET VE BAŞLANGICI
    Hicr-Kamer 1431 yılı Ramazan ayı içtimi bugün 10 Ağustos Salı günü Türkiye saati ile 06.09'dadır.
    Ru'yet yine bugün (10 Ağustos Salı) Türkiye yaz saati ile 18.12'dedir.
    Hill'in görüldüğü yerler: Antarktika kıtasının kuzey batı kıyıları, Hint Okyanusu'nun batısı, Madagaskarın batı sahilleri, Afrika kıtasının güney kesimi ile Güney Amerika kıtasının tamamı.
    Hilal; Türkiye, Mısır, Fas, Cezayir, Tunus ve Arap yarımadasından asla görülemeyecektir.
    Hillin görüldüğü günü takip eden 11 Ağustos Çarşamba günü de Ramazan ayının (1)'idir.

    FIKRA

    Köyün gençleri Temel'e gelip: “Temel amca, sen eski avcılardansın bize avlanmayı öğretir misin?” demişler. Temel de onları kıramamış ve hep birlikte ava çıkmışlar. Ormanda gezerken küçük bir delik görmüşler. Temel: “Çocuklar ha bu gördüğünüz tavşan deliğidir. Silahı doğrultup bekleyeceksin. Tavşan çıktı mı, vurdun vurdun... Vuramadın gitti!” demiş. Biraz beklemiş ve tavşan çıktığı anda Temel onu halletmiş. Biraz daha gitmişler, bu sefer ilk delikten daha büyük bir delik görmüşler. Temel: “Aha bu da tilki deliğidir. Silahı doğrultup bekleyeceksin tilki çıktı mı, vurdun vurdun... Vuramadın gitti!” demiş ve tilki çıkınca onu da vurmuş. Biraz daha gitmişler bu sefer bir insan boyunda delik görmüşler. Temel: “Bu gördüğünüz de ayı inidir. Silahı doğrultup bekleyeceksin, ayı çıktı mı, vurdun vurdun, vuramadın gitti!” demiş ve daha öncekilerde olduğu gibi ayıyı da vurmuş. Biraz daha gittiklerinde, neredeyse 5 insan boyunda bir delikle karşılaşmışlar. Temel biraz çekinmiş: “Ula uşaklar... Bu kadar yeter, ha’di geri dönelim!” demiş. Gençler dönmek istememiş; “İllaki buraya da bakalım!” demişler. Temel ısrarlara dayanamamış. “Pekala herkes tüfeğini hazırlasın. Hep birlikte içeri girelim...” demiş. Hep birlikte dev gibi ine girmişler. Biraz sonra içerden silah sesleri gelmiş. Ertesi gün gazetelerde manşet: "Teröristler, Trabzon-Rize seferini yapan trene saldırdı!.."

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sorumluluğunu taşıyacağın fikrin adamı ol. A.Hamdi Tanpınar

    YEMEK MENÜSÜ
    KABAK DOLMA
    MERCİMEK ÇORBA
    YOĞURT
    K.PAŞA TALISI

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SONGÜN: (Tür.) Er. - Sonuncu, son olan. Eğilim, yetenek.
    Kız: SOLMAZ: (Tür.) Ka.- Her zaman taze, körpe ve genç.

    MANİ

    Karadutun altında
    Ben de bunun farkında
    Ben yrimi kaybettim
    Kuzuluk'un parkında



    BİLMECE
    Gözlemeyi en çok kim sever?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Terzi

  4. #884
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    11 Ağustos 2010

    Bugün 11 Ağustos 2010 1 Ramazan 1431 Temmuz: 29 Hızır 98 Otlukbeli Zaferi (1473)-Ramazan-ı Şerif

    HADİS-İ ŞERİF

    Bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar. Ravi: Tirmizi, Cenaiz 11



    RAMAZN-I ŞERİFİN FAZLETİ
    Ashb-ı. Kiram'dan İbn-i Huzeyme (r.a.), Selmn-ı Pk'dan (r.a.) naklediyor:
    Reslullh (s.a.v.) Şbn ayının son günündeki hutbelerinde şöyle buyurdular: "Ey insanlar! Büyük, mübarek bir ay size geliyor. Öyle bir ay ki; onda bin aydan hayırlı bir gece vardır. Allah o ayın orucunu farz kılmıştır. Gece sahura kalkmayı da sünnet kılmıştır.
    Kim o ayda iyilikten bir hasletle (Allah'a) yaklaşırsa Ramazan'ın dışında farzı yerine getiren kimse gibi olur. Kim Ramazan ayında bir farz ed ederse, Ramazan'ın dışında yetmiş farz ed eden gibi olur.
    O, sabır ayıdır. Sabrın sevabı cennettir. Yardımlaşma ayıdır. Onda mü'minlerin rızkı artar. Kim bir oruçluya iftar ettirirse, günahlarını affettirir, boynunu ateşten kurtarır. Onun sevabından bir şey eksilmeksizin kendisi de aynı sevabı alır."
    Dediler ki: "Y Reslallh! Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir şey bulamıyoruz."
    Bunun üzerine Reslullh (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Hz. Allah bu sevabı, bir hurma ile veya bir yudum su ile veya bir tadımlık sütle oruçluya iftar ettirene de verir.
    O öyle bir aydır ki, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden zd olmaktır. Kim bu ayda köle veya cariyesinin (veya işçisinin) işini hafifletirse, Allhü Tel onu affeder ve cehennemden zd eder.
    Şu dört hasleti mümkün olduğunca çoklaştırın: Bundan iki hasletle Rabb'inizi hoşnut edersiniz, iki haslete de siz muhtaçsınız.
    Rabb'inizi hoşnut kıldığınız iki haslet: Allah'tan başka ilh olmadığına şehdet etmeniz ve ondan bağışlanma dilemenizdir.
    Muhtaç olduğunuz iki haslet de Allah'tan cenneti istemeniz ve cehennemden ona sığınmanızdır.
    Kim oruçlu birine su içirirse; Allah da ona benim hav-zımdan içirir ki o, cennete girinceye kadar susamaz."

    FIKRA

    Fadime’nin ikizi olmuş. Dursun baba Temel’i kutlamaya gitmiş. Temel’in suratı bir karış; “Diğer herifi bir bulursam!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Size yol gösterilebilir fakat yalnız yürümek zorundasınız. Sang H. Kim

    YEMEK MENÜSÜ
    KADINBUDU KÖFTE
    DÜĞÜN ÇORBA
    PİYAZ
    SPANGLE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SONAT: (Tür.) Er. - Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı.
    Kız: SOMAY: (Tür.) - Ay gibi kusursuz, eksiksiz güzel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    MANİ

    Bahçede örümceğim
    Ben sana görümceyim
    Başkasına bakarsan
    Ağabeyime söyleyeceğim



    BİLMECE
    Hangi kazanın kaymakamı yoktur?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Nöbetçi

  5. #885
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    12 Ağustos 2010

    Bugün 12 Ağustos 2010 2 Ramazan 1431 Temmuz: 30 Hızır 99 Bulgaristan'ın 250 Bin Türk'ü Sınırdışı Etmesi (1950)-Pamuk toplama zamanı

    HADİS-İ ŞERİF

    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksenbin hizmetçisi, yetmişiki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Cbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir. Ravi: Tirmizi, Cennet 23



    EVLERDE KUR'N-I KERM OKUMAK
    Kur'n-ı Kerm'in evlerde okunarak evlerin* Kur'n-ı Kerm'den nasiplendirilmesi sünnettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Müslümanların evlerinde arşa kadar uzanan kandiller vardır. O kandili, yedi kat sem ve yedi kat yerdeki mukarreb (Allah'a yakın olan) melekler bilirler. O melekler şöyle söylerler: "Bu nr, mü'minlerin Kur'n-ı Kerm okunan evlerinden çıkan nurdur." buyurmuşlardır.
    Bir hads-i şerfte şöyle Duyuruldu: "İçinde Allah'ın kitabı okunan ev, ehline geniş olur, hayrı çok olur, melekler orada hazır olur, şeytanlar oradan çıkarlar. İçinde Kur'n-ı Kerm okunmayan ev ise, ehline dar olur, hayrı az olur, oradan melekler çıkar, şeytanlar gelir."

    ORUÇİslam'ın üçüncü şartı oruç; şafaktan güneşin batmasına kadar yemekten içmekten ve cins münsebetten sakınmaktır.
    Allhü Tel nefislerimizi terbiye ve ıslah için senede bir ay oruç tutmayı bütün Müslümanlara farz kılmıştır.
    Ramazan ayında Müslüman, nefsinin isteklerinden uzaklaşmalıdır. Cenb-ı Hak on bir ay yemekte içmekte serbest bıraktığı insanlara bir ay bunları yasaklamak suretiyle melekler makamına davet ediyor, midelerini dinlendirmek, ruhlarını uyandırmak istiyor. Senede bir ay da olsun açlık yokluk ve sıkıntı çekenlerin yardımlarına koşmamızı murd ediyor.
    Oruç, nefislere en ağır gelen bir ibdet olduğundan Rabb'imiz, bir hads-i kudsde 'Oruç benim içindir, mükfatını kendim vereceğim.' buyuruyor ki, sevabının çokluğuna işarettir.

    BEYİT:
    Olsa kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded,
    Gelmeye bu şişe-i çarh içre bir saat gibi.
    Muhibb (Knn Sultan Süleyman)
    Ömrüne kumlar sayısınca hadd ü aded (uzunluk verilmiş) olsa (bile bu uzun ömür) bu felek şişesi (denebilecek muazzam kum saati) içinde (sana) bir saat gibi gelmeyecektir.)

    FIKRA

    Kekeme Temel, yolda bir adamın önünü çevirir ve;
    - Bu... bu... bura... Lar... lar... Da... Bi... bi... Ke... ke... ke... Me okulu var... Var... Mış. Ne... ne... Re... De?”
    - Lan oğlum, n’apcan okulu; fıstık gibi kekeliyon işte!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Siz kendinize inanın,başkaları da size inanacaktır. Montaigne

    YEMEK MENÜSÜ
    KADINBUDU KÖFTE
    MER.ÇORBA
    ÇOBAN SALATA
    TATLI

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SONGUR: (Tür.) Er. 1. Şahin. 2. Ağır, hantal.
    Kız: SONAY: (Tür.) - Ay'ın son günleri. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    MANİ

    Derede incir ağacı
    Tadı zehirden acı
    İçme dedim şarabı
    Dedi sevda ilacı



    BİLMECE
    Arı ile eşek arasında ne fark vardır?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Trafik kazasının

  6. #886
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    13 Ağustos 2010

    Bugün 13 Ağustos 2010 3 Ramazan 1431 Temmuz: 31 Hızır 100 Okullara Din Dersinin Konulması (1956)

    HADİS-İ ŞERİF
    Yiyiniz, tasadduk ediniz, giyiniz. Fakat bunları yaparken israfa ve tekebbüre kaçmayınız. Ravi: Nesi, Zekat 66



    GİZLİ VERİLMESİ DAHA FAZİLETLİ OLAN SADAKA
    Nafile sadakanın gizli verilmesi daha faziletlidir;
    Evvel gizlemek gösteriş ve başkalarına duyurmaktan uzaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Allah ne işittiren (süm'acı)dan, ne gösteriş yapan (mür)den, ne de imin-netçiden (başa kakandan) bir şey kabul etmez." buyurmuştur. Sadakasını söylemeye ve ellem ortasında vermeğe kalkan da riya süm'a (gösteriş ve işittirme) peşinde dolaşır, susup gizlemek ise bundan kurtarır.
    İkinci olarak, sadakasını gizlediği zaman insanlar arasında şöhret, medih ve ta'zm bulunmaz ki bu da nefse zor gelir ve sevabı da çok olur.
    Üçüncü oiarak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Kul gizlice bir amel işler, Allah da onun gizlice verildiğini yazar, sonra bu ameli açıktan yaparsa gizliden alıp, aşikara yazar. Sonra lakırdısını ederse gizli ve aşikrdan alır riyaya yazar." "Kıyamet gününde kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmadığı o günde Allhü Tel yedi kişiyi arşının gölgesinde gölgelendirir. Bunlardan birisi de bir sadaka verip sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyen kişidir." ve "Gizli sadaka Rabb'ın gadabını söndürür." buyurmuştur.
    Dördüncü olarak, sadakayı açıkça vermekte onu alan kimseye birtakım zararlar vardır. Açıkça vermekte fakrin haysiyetine dokunmak, fakirNğini iln etmek 'onlar iffetlerinden isteyemezler.' yetinde medhedilen iffet hlinden çıkarıp ve ahlkını bozmak vardır. Halk, fakirin sadaka almasını -muhtaç değilken aldı diyerek- kötüler ve gıybete düşer. Veren el alan elden hayırlı olması itibariyle sadakayı açıktan vermekte fakiri küçük görme mnsı vardır. Halbuki mümini zelil kılmak caiz değildir. Sadaka hediye yerindedir. Bir hads-i şerfte "Her kime bir hediye takdim olunur da yanında bir topluluk bulunursa onlar o hediyyede ona ortaktırlar." buyurulmuştur. Binenaleyh açıktan sadaka verildiği zaman fakirin yanında hazır bulunanlara ondan bir şey vermezse, açıkça verdiğinden dolayı uygunsuz bir hle düşmüş olur ki, buna sebep olmak da uygun değildir.

    FIKRA

    İstanbul’a yeni göçen Temel karısı alır, AKM’ye gider. İnsanlar; ”Romeo ve Juliet’e 2 bilet...” “Kerem ile Aslı’ya 2 bilet...” deyince, Temel; ”Temel ile Fadime’ye 2 bilet!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sıradan öğretmen anlatır,İyi öğretmen açıklar,Yetenekli öğretmen yapar ve gösterir,Büyük öğretmen esin kaynağı olur. William A. Ward

    YEMEK MENÜSÜ
    ETLİ TÜRLÜ
    BULGUR PİLAVI
    YOĞURT
    MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOYTEKİN: (Tür.) Er. - Cesur, yiğit.
    Kız: SONGÜN: (Tür.) Er. - Sonuncu, son olan. Eğilim, yetenek.

    MANİ
    Bahçe kapısı kilitli
    İttirdim açamadım
    Anneme duyurmuşlar
    Çıktım da kaçamadım



    BİLMECE
    Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ama eşeğin arısı yoktur

  7. #887
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    14 Ağustos 2010

    Bugün 14 Ağustos 2010 4 Ramazan 1431 Ağustos: 1 Hızır 101 II.Kıbrıs Harekatı (1974) - Süleymaniye Camii Açılış Töreni (1556)-Pakistan'ın istiklali (1947)

    HADİS-İ ŞERİF

    Müslüman bir kimsenin, bir malda kusur olduğunu bildiği halde, müşteriye haber vermeden satması haramdır. Ravi: Buhari, Büyu 1



    ORUÇ TUTMAMAYI MUBAH KILAN HALLER
    Bazı sebeplerden dolayı oruç tutmamak veya başlanılan orucu açmak mubahtır. Bunlar:
    Yolculuk: Ramazanı Şerifte en az üç günlük (yaya on sekiz saatlik = 90 km) bir yere gidecek olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bundan dolayı o gün yola çıkınca oruçlu bulunmamış olur. Fakat bir kimse oruca niyet ettikten sonra gündüzün yolculuğa çıksa, orucunu tamamlar. Bozarsa, sdece kaza gerekir.
    Hastalık: Bir hasta öleceğinden, aklının gitmesinden, hastalığının artmasından veya uzamasından korkacak olursa oruç tutmayabilir veya tutmuş olduğu orucu açabilir. Bunda sdece korku kfi değil, hastanın tecrübesi veya görülen almetlerden kafi kanaati bulunmalı veya Müslüman bir doktor haber vermelidir. Sonradan iyileşince tutamadığı günleri kaza eder.
    Şiddetli açlık ve susuzluk: Oruçlu bir kimse açlıktan veya susuzluktan dolayı ölmesinden, aklına bir noksanlık gelmesinden bir tecrübe bir almet veya müslüman bir doktorun haber vermesi ile korkarsa, -orucunu sonra kaza etmek şartı ile- açabilir.
    Gebelik, süt annelik: Ramazan-ı Şerfte gebe bulunan, kendisinin veya başkasının çocuğuna süt veren bir kadın, kendisine veya çocuğa bir zarar gelmesinden korkarsa, orucunu açabilir. Sonra onu kaza eder.
    Hayız ve nifas hli: Bir kadın Ramazan-ı Şerfte gündüzün det görmeğe başlarsa veya çocuk doğurursa, orucu bozulmuş olur. Artık det günlerinde ve lohusalık müddetinde oruç tutması caiz olmaz, tutamadığı oruçları kaza eder.
    Ziyafet: Ziyafet vermek veya bir ziyafete davet olunmak, nafile oruçları açmak hususunda bir özür sayılabilir. Bunun için kişi, sonradan kaza etmek üzere, vereceği veya çağrıldığı bir ziyafetten dolayı, nafile olarak tutmuş olduğu orucunu açabilir.
    Yaşlılık: Vücudu artık oruç tutamayacak kadar takatsiz olan çok yaşlı ve güçsüz kimse oruç tutmayabilir. Böyle bir kimse için Ramazan-ı Şerf in her gününün orucuna bedel olarak bir fidye vermesi gerekir. Bu fidye Ramazan-ı Şerf in evvelinde veya sonra, bir fakire yahut daha çok fakire verilebilir.

    FIKRA

    Temel karşıya geçmek üzere kaldırımın kenarına gelmiş. Bakmış trafik akacak. Eliyle durdurmuş araçları, burnunu yana çevirmiş ve işaret etmiş; ”Ha şimdi geçun!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sevmek mutluluğumuzun bir başkasının mutluluğu içine yerleştirmek demektir. Wilheim Van Lubreitz

    YEMEK MENÜSÜ
    PİLİÇ IZGARA
    SPAGETTİ
    ÇORBA
    ÇOBAN SALATA

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOYSALTÜRK: (Tür.) Er. – Uygar Türk.
    Kız: SONNUR: (Tür.) - Ay'ın son günleri.

    MANİ

    Mendil versem almazsın
    Sen mendilsiz kalmazsın
    Sigaranı yakayım
    Sana zahmet olmasın



    BİLMECE
    Hangi macunla diş fırçalanmaz?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Öğretmen

  8. #888
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    15 Ağustos 2010

    Bugün 15 Ağustos 2010 5 Ramazan 1431 Ağustos: 2 Hızır 102 Trablus'un Fethi (1551) - Trabzon'un Fethi (1461)-Panama Kanalı'nın açılışı (1915)

    HADİS-İ ŞERİF

    Mü'minlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlkı en güzel olanıdır. Ahlkı en güzel olanınız da, kadınlarınıza en güzel davrananınızdır. Ravi: Ebu Davud, Sünnet 15



    AÇIKTAN VERİLEN SADAKA
    Bir kimse halkın da kendisine uyup sadaka vereceklerini ve böylece fakirlerin menfaatlanacağını bilirse sadakasını açıktan vermesi gizli vermesinden daha faziletlidir. Nitekim Reslullh (s.a.v.) buyurmuştur ki: "Gizli aşikreden daha fazletlidir, kendisine uyulan kimsenin aşikare (ameli) daha fazletlidir."
    Hakm Tirmiz demiştir ki: "İnsan halktan gizleyerek bir amel işler ve nefsinde onu halkın görmesini arzu ettiği halde bu arzuyu defederse bunun bu gizli ameli aşikar olandan yetmiş kat fazla katlanır."
    Farz olan zektın açıktan verilmesinin daha faziletli olması:
    Birinci olarak "Onların mallarından bir sadaka al..." (Tevbe; 103) mealindeki yetle emredilmiştir.
    İkinci olarak zektın gizli verilmesinde kendine -zekt vermiyor diye- töhmet ve herkesi s-i zanna düşürmek tehlikesi vardır. Açıktan vermek bunu defedeceğinden daha faziletli olur. Nitekim Reslullh (s.a.v.) farz namazlardan başka namazların eksersini hne-i saadetinde (evlerinde) kılardı.
    Üçüncü olarak zektı açıktan vermekte Allah'ın emrine koşmak vardır.
    Hsılı farzlarda açıktan yapmak, nafilelerde ise gizli yapmak daha iyidir.

    BİR MESELE
    Sual: Hat ile yiyip içmek orucu bozar mı?
    Cevap: Hat ile yemek ye içmek orucu bozar. Bir kimse oruçlu olduğunu bildiği halde kasdı olmaksızın hat ile bir şey yese veya içse, mesel abdest alırken ağzından veya burnundan içerisine su kaçsa veya ağzına kar veya yağmur damlaları düşüp içerisine gitse orucu bozulup kaza lzım gelir.
    Fakat oruçlu olduğu hatırında bulunmazsa bunlardan dolayı orucu bozulmaz.
    Abdestte ağza su verdikten sonra ağızda kalan yaşlığın tükrükle beraber yutulması orucu bozmaz.

    FIKRA

    Temel ile Fadime’yi boşayan yargıç;
    - Sizi boşuyorum, karına da 50 milyon TL nafaka bağlıyorum!
    Temel etekleri zil çalarak;
    - Allah razı olsun hakimim, 3-5 milyon da ben veririm; gül gibi geçinir gider!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir Dünyada,kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir.Bu savaş bir başladımı,artık hiç bitmez!... E.e Cummings

    YEMEK MENÜSÜ
    SOS.KARIŞIK KIZARTMA
    SPAGETTİ
    YOĞURT
    SÜTLAÇ

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOYSALDI: (Tür.) Er. - Soyu genişledi, tanındı.
    Kız: SONTAÇ: (Tür.) Ka. - Eşsiz taç.

    MANİ

    Kolumdaki saati
    Yediye kuruyorum
    Hiç üzülme sen yrim
    Sözümde duruyorum



    BİLMECE
    Kim evini kiraya vermez?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Lahmacunla

  9. #889
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    16 Ağustos 2010

    Bugün 16 Ağustos 2010 6 Ramazan 1431 Ağustos: 3 Hızır 103 Hacı Bektaş Veli'nin Vefatı (1271)-Milli Kütüphane açıldı (1948)-8 Yıllık kesintisiz eğitimin TBMM'de kabulü (1997)

    HADİS-İ ŞERİF

    Ey Allah'ın Resulü. dendi, hangi kadın daha hayırlıdır?' "Kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden, nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadın!" diye cevap verdi. Ravi: Nesi, Nikh 14



    ZEKT VERME ŞEREFİ
    İslm dininin şartlarından olan zekt ibdeti Kur'n-ı Kerm'de otuzdan fazla yerde namazla beraber zikro-lunmuştur. Allhü Tel (melen):
    '...Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zektı verirlerse yollarını açık bırakınız...' (Tevbe-5) diğer bir yet-i kermede (melen):
    ... Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zektı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar...' (Tevbe-11) buyuruyor.
    Cenb-ı Hakk'a karşı malımız ile olacak kulluk, zektımızı vermekle olur. Zengin (nisab miktarına mlik) olanlar malının kırkta birini her sene zekt olarak vermelidirler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
    "Karada ve denizde mal, ancak zektın verilmemesi sebebiyle telef olur." buyurmuştur.
    Müslümanlar bu gibi ibdetleri yaparken gönlünde ferah, ruhunda zevk ve sürür duymalıdır. Çünkü Mevl, kendisini almaktan kurtarmış, vermek şerefiyle şeref-lendirmiştir. Zenginlerimizin bu şerefi takdir edemeyip de borçlarını vermekte ağır davranmaları veya hile yollarına sapmaları cehalettendir. Bu, ibdetin ruhunu, sü-rrunu, şeref ve hakikatini takdir edememelerindendir.
    Zekt, namaz gibi de değildir. Bunu ihmalde hem Hakk'a isyan, hem de kul hakkına tecvüz vardır. Cimriler hakkında Kur'n-ı Kerm'de (melen):
    "Allhü Tel'nın kendilerine lütfundan olarak verdiği şeyde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır o, onlar için bir serdir. O cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Ve göklerin ve yerin mrsı Allhü Tel'nın-dır. Ve Hak Tel yaptığınız her şeyden tamamiyle haberdardır." (l-i lmran-180) buyurmaktadır.
    Hsılı, aklı, iz'nı ve mnı tam bulunan bir Müslüman bu gibi yolsuzluğa asla cesaret etmemelidir.

    FIKRA

    Dursun iki gündür kendisinden haber alınamayan Temel’in kapısını kırıp içeri girmiş. Bir de ne görsün, Temel ayağından tavana asılmış, sallanıyor.
    - Uyy, Temel, ne ediyisun?
    - Fadime beni terkettu, ben de kendimi intihar ettim!
    - İyi de, intihar edenler boyunlarından asıliyılar.
    - Yok be uşağum... Bi’ seferinde öyle ettum, az daha boğuliyidum!..

    GÜNÜN SÖZÜ

    Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur. Benjamin Franklin

    YEMEK MENÜSÜ
    FIRIN PİLİÇ
    PİLAV
    M.SALATA
    MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SOYSAL: (Tür.) Er. - Uygar, medeni.
    Kız: SONVER: (Tür.) Ka. - Son olması istenen çocuklara verilen isimlerden.

    MANİ

    Dereler akar akar
    Karışır denizlere
    Kurşunlara diz yrim
    Verme beni ellere



    BİLMECE
    Dokunmadan tutulan şey nedir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Kaplumbağa

  10. #890
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Kasm.2007
    Mesajlar
    1,409
    Post Thanks / Like
    Downloads
    0
    Uploads
    0

    17 Ağustos 2010

    Bugün 17 Ağustos 2010 7 Ramazan 1431 Ağustos: 4 Hızır 104 Marmara Depremi (1999) - İbni Sina Haftası-Hanya'nın fethi (1645)

    HADİS-İ ŞERİF
    Resulullah (sav)'a bir adam kebairden sormuştu, şöyle cevap verdiler: "Onlar dokuzdur!" buyurdular ve saydılar: "Şirk, sihir, insan öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, namuslu kadınlara iftirada bulunmak, anne ve babaya haksızlık, kıbleniz olan Beytu'l-Haram (da masiyet işlemey)i sağlığınız ve ölümünüzde helal addetmek. Ravi: Ebu Davud, Vesaya 10



    BİNALARDA ALINACAK ZELZELE TEDBİRLERİ
    Kontroller: Binanın temelleri ve münferit temellerin pabuçları arasındaki bağ kirişleri kontrol edilmeli, kolonlar mutlaka zemine kadar inmiş olmalıdır.
    Bina, su baskını ve heyelan bölgesinde olmamalı, su basmış, sürekli rutubet almış, uzun müddet inşaat hlinde kalmış ve çatısı akmış olmamalıdır.
    Tehlikeler: Bodrumda su veya su deposu bulunması ve kolonların veya perdelerin su deposunun içinden geçmesi veya rutubet olması. Bodrum katların tavan kiriş ve kolonları sıvasız, pas payları patlamış, kolonların perde duvarlarının demirleri açılmış ve görülen demirlerin paslı ve çürümüş olması, binanın içinde büyük boşluklar bulunması,
    Binanın altında tadilat yapılmış, giriş katın diğer katlardan daha yüksek olması yahut zeminde asma kat bulunması, kolonların alt katta bir konsol kiriş ucuna basması, kolonların kesilerek zemin katta genişletme yapılması ve binanın döşeme, kolon ve kirişlerinde 2 mm. den daha geniş çatlak bulunması,
    Kat kirişlerinin kolonlarda birbirine kavuşmuyor olması, tavanda gelişigüzel birbirine saplanması ve kirişlerin eninin 25 cm den az olması,
    Altı kattan fazla olan binaların yangın merdiveni olmaması veya bu merdivenin zemine doğrudan ulaşmaması,
    Bütün duvarların briketten veya yatık tuğladan yapılmış ve tavan betonunun doğrudan bu duvarlara oturması, kiriş ve kolonlardan boru geçirilmiş olması,
    Avantajlar: Binanın şeklinin simetrik veya basit küp şeklinde olması,
    Binanın bodrum duvarlarının çepeçevre betonarme olması, perde duvarları tamamen 20 cm. lik beton perdeler ile yapılmış olması,
    Apartmanın merkezinde betonarme perde duvarlı asansör olması, bina inşaatının hazır beton ile yapılması,
    Temel zeminin kaya olması, temelin, binanın tammını kaplayan radye temel olması faydalıdır.

    FIKRA

    Bir düğün için Almanya’dan gelen Temel, üzerindeki oldukça yüklü parayı yanında taşımak istemez ve bir taşın altına saklar. Taşın üzerine de; ”Burada para yoktur!” yazar. Oradan geçmekte olan Cemal yazıyı görür, parayı alır ve aynı yere; ”Ha buradaki parayı Cemal almamıştur!” yazar.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir. Balzac

    YEMEK MENÜSÜ
    PATLICAN MUSAKKA
    BULGUR PİLAVI
    YOĞURT
    SPANGLE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: SORGUN: (Tür.) Er. 1. Bir tür söğüt ağacı. 2. Sıtkı, sert. 3. Çok uzun ve güzel saç.
    Kız: SOYHAN: (Tür.) Ka. - Han soyundan gelen.

    MANİ

    Doldur yrim testini
    Şu karşıki çeşmeden
    Baban seni everse
    Büyük aşka düşmeden



    BİLMECE
    Denizler niçin tuzludur?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Oruç

Bu Konu için TurkCoderler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306