Istanbul Altin Rafineri
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 17 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Seks Feromonları ve Zararlılarla Mücadelede Kullanım İmkânları

Zararlılarla Mücadele Bilgileri kategorisinde ve Tarımsal Zararlılarla Mücadele Yöntemleri ve İlaçlar forumunda Seks Feromonları ve Zararlılarla Mücadelede Kullanım İmkânları başlıklı konuyu görüntülüyorsunuz.=>
DEVAMI: 7.1.5.4. Seks Feromonları ve Zararlılarla Mücadelede Kullanım İmkânları Feromonların böcek mücadelesinde kullanılmasına 1970’li yıllarda başlanmış ve bazı önemli türler üzerinde önemli sonuçlar elde edilmiştir. 1960’lı yıllara kadar uzaktan çekici ...

  1. #1
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1

    Seks Feromonları ve Zararlılarla Mücadelede Kullanım İmkânları

    DEVAMI:

    7.1.5.4. Seks Feromonları ve Zararlılarla Mücadelede Kullanım İmkânları

    Feromonların böcek mücadelesinde kullanılmasına 1970’li yıllarda başlanmış ve bazı önemli türler üzerinde önemli sonuçlar elde edilmiştir. 1960’lı yıllara kadar uzaktan çekici maddeler izole edilip tespitler yapıldığı zaman bazı çevrelerde uçup giden bir dönemin endişeleri başlamıştır. 1975-1980 yılları arasında ise feromon araştırmalarının giderek yoğunlaşması sebebiyle bu döneme haber periyodu denilmektedir. Bu dönemde, bazı böcek takımlarına mensup türlerin feromon bileşiklerinin tanımı, tespiti ve ispatı yapılmıştır. Bu çalışmalara bağlı olarak endüstri alanında ise uygulamaya dönük formüle edilmiş feromonların imali yapılmış ve uygun tuzak tipleri geliştirilerek pazarlara çıkarılmıştır. Şu ana kadar böceklerden 9 takıma ait 90 familyadan 1600’den fazla türün feromonu tanımlanmıştır. Bu türlerin çoğunluğu Lepidoptera takımı içerisinde yer almaktadır. 230 türün feromonu ticari olarak kullanılmaktadır. Bunlardan, Dictyoptera’dan 3, Coleoptera’dan 27, Diptera’dan 7, Hemiptera’dan 4 ve Lepidoptera’dan 189 türün feromonu ticari olarak satılmakta ve bu türlerle mücadelede bu feromonlardan yararlanılmaktadır. Bu feromonlardan, 18 tanesi çiftleşmeyi engelleyen feromonlardır. Örneğin;
    Pectinophora gossypiella (Saunders), Earias insulana (Boisduval), E. vitella Sherborn ve Cydia pomonella (L.) da çiftleşmeyi engelleyen maddeler kullanılarak ilaçlama sayısı oldukça düşürülmüş ve popülâsyon yoğunluğu azalmıştır.
    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  2. #2
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    Seks feromonlarının mücadelede kullanımlarım şekilleri şunlardır.
    1. Seks Feromonlarının Zararlıların Popülâsyonlarını İzleyip Mücadeleye Karar Verme ve Zararını Belirlemek Amacıyla Kullanımı
    Bunun için geliştirilmiş tuzaklardan yararlanılır. Seks tuzakları veya eşeysel çekici tuzaklar adı verilen bu tuzaklar değişik yapılıştadırlar. Tuzaklara eşeylerin feromonları ya fitillerine sürülerek ya da kapsül içinde özel yerine yerleştirilmek suretiyle kullanılır. Böylece, karşı eşey tuzağa cezbedilmiş olur. Sürekli kontrol ve sayımlarla zararlının popülâsyon yoğunluğu, ergin çıkışları gibi zararlılarla mücadeleye yönelik bilgiler elde edilir. Günümüzde birçok zararlı böcek türünün popülâsyonunu bu şekilde izlemek mümkündür. Feromonlu cezbedici tuzaklardan özellikle önceden tahmin ve erken uyarı çalışmalarında yararlanılmaktadır. Örneğin, Cydia pomonella (L.), Grapholita funebrana Treitschke, G. molesta (Busck), Lobesia botrana (Denis & Schiffermüller), Ostrinia nubilalis (Hübner) ve Archips spp. gibi zararlılarla ilgili çalışmalar, ülkemizde dahil olmak üzere birçok ülkede kullanılmaktadır. Bu zararlılarla ilgili feromonların hemen tümünün sentetik olanları elde edilmiştir. Ülkemizde özellikle, Cydia pomonella (L.), Bactrocera oleae (Gmelin), Prays citri (Milliere) ve Synanthedon myopaeformis (Borkhausen)’e karşı feromon tuzakları kullanılmaktadır.
    Feromon tuzağının bulunduğu yerin pozisyonu da verim üzerine farklı etkide bulunmaktadır. Tuzaklar birbirine yakın olarak asılmışsa, karşılıklı olarak biri diğerini etkiler. Uzak olmaları ise uçmada farklılıklar gösterir. Bu sebeple, uygun aralıklı olmalıdırlar. Böcekler, ancak, ortalama hava ile iklim şartlarında feromon kaynağı bulabilirler. Rüzgâr yardımıyla lepidopterlerin çekici maddelerinin etkisinin 1000 m2 ye kadar uzanabildiği, fakat değişen hava akımlarıyla yönlerin etkili uzaklığını da değiştirdiği de tespit edilmiştir.

    Ayrıca feromonlar direkt olarak tarımsal zararlılarla bir mücadele yöntemi olarak kullanımı dışında, müçadeleye yardımcı olarak da kullanılmaktadır. Bunlar; kışlayan bir türün popülasyonu yoğunluğunun saptanması, zararlı böcek türlirenin uçuş pireyodu ve dağılımının tespiti, entegre zararlı yönetiminde yararlanma, ilaçlama zamanlarının belirlenmesi ve etkinliğinin kontrol edilmesi amacıyla kullanılmasının yanı sıra, öldürecek, kısırlaştıracak veya patojenlerle enfekte edilecek tuzaklara zararlıları cezbetmek amacıyla da feromonlardan yararlanılır.

    2. Seks Feromonlarının Zararlıları Kitle Halinde Yakalamak Amacıyla Kullanımı


    Belirli aralıklarla ve belirli yoğunluklarda feromonlu cezbedici tuzaklar yerleştirilerek zararlıların kitle halinde yakalanıp popülâsyonlarının azaltılmasıdır. Özellikle ada gibi izole bölgeler ve mikroklima alanlarında bu yöntemin başarı oranı daha yüksektir. Kitle halinde yakalama yönteminde en önemli hususlar, tuzakların birbirine olan uzaklıkları, belirli alanlarda bulunması gereken tuzak sayısı ve tuzaklarda feromon kapsüllerinin yenilenme aralığıdır. Bunlar zararlı türüne, feromon özelliğine, zararlının popülâsyon yoğunluğuna göre değişir. Genellikle, lepidopterlere karşı uygulanan bir yöntemdir. İnsektisit kullanımını engellemek veya entegre zararlı yönetimi programı çerçevesinde diğer mücadele yöntemleriyle kombine edilerek ilaçlama sayısını en aza indirmek kitle halinde tuzakla yakalama yönteminin amacını oluşturmaktadır.


    Feromon veya çeşitli cezbedicilerle yapılan kitle halinde tuzakla yakalama yönteminin uygulanmasında feromon tuzakları, besi tuzakları ve renk tuzakları kullanılır. En yaygın olarak feromon tuzaklarından yararlanılır. Ülkemizde, Cydia pomonella (L.) (Elma iç kurdu)'ya karşı pherocon tip eşeysel çekici tuzaklar, her biri 1 mg codlemone içeren kapsüller ile kitle halinde yakalama çalışmaları yapılmış oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır.


    Kullanılan tuzak maddeleri ve tuzak tipleri, türlere göre değişse bile prensip aynı kalmaktadır. Plantasyona asılan izleme tuzaklarıyla ilk ergin çıkışı saptanır saptanmaz belirli aralıklarda yoğun olarak aynı tip tuzaklar yerleştirilir ve zararlı popülâsyonundan hedeflenen eşeye ait bireyler cezbedilerek eşeysel oran bozulur. Türün çiftleşme şansı azalacağı için doğada yumurta bırakamaz ve zararlı popülâsyonu giderek azalır. Bazı durumlarda kimyasal mücadeleye gerek kalmaz ya da mümkün olan en az sayıda ilaçlamayla mücadele gerçekleştirilir. Kullanımına en sık rastlanan materyal, türe özgü olan bireylerin çiftleşme çağrısı olarak karşı eşeyi cezbetmek için salgıladığı feromon maddesi ve bu feromonlar ile hazırlanan tuzaklardır. Ya doğal olarak böceğin abdomeninden ekstrakte edilerek veya sentezi yapılıp üretilerek bu maddelerden, tuzak sistemlerinde yararlanılır. Türe özgü feromon kapsül veya dispenser denilen yayıcılara belirli miktarda emdirilir, türü en çok cezbeden renk ve biçimde hazırlanan tuzağa kurumayan yapışkan sürülmüş bir tabla yerleştirilir ve bunun üzerine de feromon kapsülü tutturulur. Bitkinin dalına veya bir sırığa bir tel veya ip vasıtasıyla bu tuzaklar uygun aralıklarla ve uygun yükseklikte, tür için önemli ise hakim rüzgâr yönünde yerleştirilir. Böylece tuzaktaki feromonu algılayan karşı eşeyin bireyleri tuzağı bulur ve yapışkan tabla üzerine düşerek çok sayıda yakalanırlar. Bir feromon tuzağından beklenen en önemli özellik, ömrü süresince feromonu en etkili miktarda, yakın oranda ve sürekli olarak dışarı yaymasıdır.

    3. Seks Feromonlarının Zararlıyı Şaşırtmak Amacıyla Kullanımı


    Bu teknikte, bir bölge feromonla doyurulup erkek bireyleri şaşırtmak suretiyle çiftleşme davranışları bozulur ve bunun sonucunda normal yaşayışlarını engellemek suretiyle popülâsyonları azaltılır. Burada da seks feromonlarından yararlanılır. Bu teknikte her tür için ayrı ayrı geliştirilmiş sentetik feromonlar genellikle kapsüller içerisinde bölgeye uçaklarla veya özel araçlarla atılır. Böylece, bu bölge feromonla doyurulmuş olur. Bunun sonucunda zararlı böceğin karşı eşeyi yönünü belirleyemez ve dişiye ulaşamaz. Böylece, çiftleşme olmayacağından üremede engellenmiş olur. Bu tekniğin başarılı olması için zararlı böcek türünün mutlaka eşeyli üremesi gerekir. ABD'nde elma iç kurduna karşı bu şaşırtma tekniği uygulamalarında başarılı sonuçlar alınmıştır. Ancak, bu yöntemin pahalı bir uygulama oluşu, uygulanması için uzmanlık gerektirmesi ve feromonların gıda maddeleri üzerinde toplanma sorunu ise dezavantajlı yönlerindendir.


    4. Seks Feromonlarının Kısırlaştırıcı Kemosterilantlar ile Birlikte Kullanımı


    Feromonla cezbedilmiş eşeylerin kemosterilant maddeyle kısırlaştırılmak suretiyle popülâsyonlarının azaltılması yöntemidir. Bu yöntem son yıllarda sınırlı olarak uygulanmaktadır. Bu yöntemin başarılı olabilmesi için feromon ile kısırlaştırıcının aynı eşeyler üzerinde etkili olması gerekir. Örneğin, kullanılan feromon dişi tarafından salgılanan ve erkekleri cezbeden bir feromon ise kemosterilantın da erkekleri kısırlaştıran veya hem erkek hem de dişileri kısırlaştıran kemosterilant olması gerekir. Kültür alanlarında feromonun etki mesafesi göz önünde tutularak belirli aralıklarda nokta halinde ilaçlamalar yapılabilir. Ayrıca, feromon tuzağına zararlıya özelleşmiş patojen mikroorganizmaların ilavesi ile zararlı hastalandırılarak popülâsyonu baskı altında tutulabilir.
    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  3. #3
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1

    Bazı Böcek Türlerinde Tespit Edilen Feromonlar

    7.1.5.5. Bazı Böcek Türlerinde Tespit Edilen Feromonlar
    Takım Familya Tür Feromonun Kimyasal Yapısı
    Dictyoptera Blattidae Blatella germanica 3-11-dimethyl-2-nonacosanone 29-hydroxy-3,11 -dimethyl-2-nonacosanone
    Coleoptera Bruchinae Acanthoscelides obtectus Methyl (-) (E) -2,4,5-tetradecatrienoate
    Coleoptera Dermestidae Anthrenus flavipennis (Z)-3-decanoic asit
    Coleoptera Dermestidae Attagenus megatoma (E,Z)-3,5-tetradecadienoic asit
    Coleoptera Dermestidae Attagenus elongatulus (Z,Z)-3,5-tetradecadienoic asit
    Coleoptera Dermestidae Trogoderma inclusum (Z)-14-methyl-8-hexadecenal
    Coleoptera Dermestidae Trogoderma variabile (Z)-14-methyl-8-hexadecenal (Z)-14-methyl-8-hexadecenal (trogoderma)
    Coleoptera Dermestidae Trogoderma glabrum (E)- 14-methyl-8 -hexadecenal (E)- 14-methyl-8 -hexadecenal-1 -ol
    Coleoptera Dermestidae Trogoderma granarium (E)- 14-methyl-8 -hexadecanol
    Coleoptera Apionidae Cylas formicarius (Z)-dodecenly (E)-2 butenoate
    Coleoptera Elateridae Melanotus okinawensis 12:Ac
    Coleoptera Scolytinae Dendroctonus micans Exo-brevicomin
    Coleoptera Scolytinae lps sexdentatus metyl butenol+cisverbenol-ipsdienol(Ipslure)
    Coleoptera Scolytinae Orthotomicus erosus Methyl butenol+ ipsdienol
    Coleoptera Scolytinae Trypodendron lineatum Linoprax (ethanol-pinene+ (2,6,6- trimethyl bicyclo (3.1.1.) hep +-2-ene)
    Coleoptera Tenebrionidae Tribolium confusum 1-pentadecene n-hexadecene 1-heptadecene 4, 8-dimethyldecanol
    Coleoptera Tenebrionidae Tribolium castaneum 4,8-dimethyldecanol
    Coleoptera Cucujidae Cryptolestes ferrugineus (E,E)-4-8-dimethyl-4,8-decadien-10-olide (ferrulactone 1) (3Z,11S)-dodecen-11 -olide (ferrulactone 2)
    Coleoptera Curculionidae Sitophilus oryzae (R,S)-4 -methyl-5 -hydroxy-3-heptanone (sitophilure)
    Coleoptera Curculionidae Sitophilus zeamais (R,S)-4 -methyl-5 -hydroxy-3-heptanone (sitophilure)
    Coleoptera Bostrichidae Rhizoperta dominica 1-methylbutyl (E)-2-methyl-
    2-pentenoate(dominicalure 1)
    1-methylbutyl (E)-2,4-dimethyl-
    2-pentenoate (dominicalure, 2)
    Coleoptera Anobiidae Stegobium paniceum 2,3-dihydro-2,3,5- trimethyl-6( 1 -methyl-2-oxobutyl)-4 H-pyran-4-one
    Coleoptera Anobiidae Lasioderma serricorne 4, 6-dimethyl-7-hydroxynonan-3-one
    Diptera Tephritidae Dacus oleae (1.7-dioxaspiro (5.5) undecane
    Lepidoptera Gelechiidae Pectinophora gossypiella (7,11 -hexadecadien-1 -ol-acetata) (Gossyplure)
    Lepidoptera Yponomeutidae Prays citri (Z)-7-tetradecena
    Lepidoptera Yponomeutidae Prays oleae (Z)-7-tetradecena
    Lepidoptera Lyonetidae Leucoptera scitella min. 5,9-dimethyloctadecane maj.5,9-dimethylotadecane
    Lepidoptera Noctuidae Earias insulana (Z)-9-tetradecenly formate
    Lepidoptera Noctuidae Limantria dispar (cis-2-decyl-3-(5-mothyl-hexyl) oxirane) (Disparlure)
    Lepidoptera Noctuidae Spodoptera littoralis Cis-9,trans-11-tetradecadienly acetata Z-9 E-11-14:Ac,Z9,E12-14:Ac
    Lepidoptera Sesiidae Synanthedon myopaeformis 3-13-hexadecadienly acetate
    Lepidoptera Sesiidae Synanthedon pictipes (3E,13Z)-3,13 -octadecadienly acetate
    Lepidoptera Tortricidae Adoxophyes orana cis-9 ve cis-11 tetradeanly acetate
    Lepidoptera Tortricidae Argyrotaenia velutinana cis-11tetradecenly acetate(Riblure)
    Lepidoptera Tortricidae Cydia pomonella E,E- 8,10-dodecadion-1-ol (Codlemone)
    Lepidoptera Tortricidae Grapholita funebrana Denacyl (Z)-18-dodecenly acetate %1-3 (E) izomerleri Acenol (Z)-8-dodecenly acetate %5-7(E) izomerleri
    Lepidoptera Tortricidae Lobesia botrana (E7,Z9)-dodecadienly acetate
    Lepidoptera Gelechiidae Sitotraga cerealella (Z,E)-7,11 -hexadecadien-1 -ol acetate
    Lepidoptera Pyralidae Plodia interpunctella (Z,E)-9,12-tetradecadien-1-ol acetate
    Lepidoptera Pyralidae Cadra cautella (Z,E)-9,12-tetradecadien-1-ol Acetate
    Lepidoptera Pyralidae Cadra figulilella (Z,E)-9,12-tetradecadien-1-ol acetate
    Lepidoptera Pyralidae Ephestia elutella (Z,E)-9,12-tetradecadien-1-ol acetate
    Lepidoptera Pyralidae Ephestia kuehniella (Z,E)-9,12-tetradecadien-1-ol acetate

    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  4. #4
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.6. Alarm Feromonları ve Mücadelede Kullanım İmkânları

    Alarm feromonlarının kaçırtıcı etkisi göz önüne alınarak bu bileşiklerin yaprak bitlerinin virüs naklinin önlenebilmesinde kullanımı yoluna gidilmiştir. P-farnesene patates Y virüsünü nakleden kanatlı yaprak bitlerine karşı repellent ve beslenmeyi engelleyici etki yaratmak amacıyla kullanılmıştır. Ancak, sonuçlar beklendiği kadar başarılı olmamıştır. Alarm feromonları çok çabuk buharlaştığından ve okside olduğundan yaprak bitlerinin koloni oluşturmasını ve virüs naklini engelleyemediği
    tespit edilmiştir. Bu sebeple, son yıllarda doğal feromonların yerini alabilecek sentetik analoglarının üretimi yoluna gidilmiştir. (E)- P-farnesene ve diundecyl acetylenedicarboxylate'den oluşan 1,4 cycloaddition maddesi ilkbaharda ekilen arpalardaki arpa sarı cücelik virüs hastalığının yaprak bitleri tarafından taşınmasını azalttığı saptanmıştır.
    Bitki yüzeyinde bulunan hava katmanı (E)- P-farnesene içeriyorsa bu durum kanatlı bireylerin bu bitkiye yerleşmesini engellemektedir. Yabani patates (Solanum berthaultii)'in yaprakları üzerinde bulunan 1-3 cm yüksekliğindeki hava tabakası Myzus persicae (Sulzer) (Şeftali yaprak biti)'nin uzaklaşmasına yol açmaktadır. Ayrıca, bitki üzerindeki yerleşik yaprakbiti kolonilerinin hızla dağılmasına sebep olmaktadır. Bu durum, (E)-P-farnesene'nın yaprak bitlerinin meydana getirdiği davranışa benzerlik göstermektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda yabani patates bitkisinin yapraklarındaki salgı kıllarının (E)- P-farnesene salgıladığı anlaşılmıştır. Bu özelliğin kültür patates çeşitlerine geçirilebilmesi durumunda yaprakbiti zararı ve naklettiği virüslere karşı korunmasının sağlanabileceği düşünülmektedir.
    (E)- P-farnesene ani etkili kontak pestisitlerin etkinliğini artırabilir. Bu durum yaprakbitlerinin hareketlerinin fazlalaşmasından kaynaklanmaktadır. Alarm feromonu ve kontak insektisit birlikte kullanıldığında alarm feromonu etkisiyle dağılma hızlanmakta böylece, insektisit ile temas oranı artmaktadır. Afitlerdeki türler arası alarm feromonu olan trans-P-farnesene'nin kullanımı ile non-persistent olan bitki virüs hastalıklarının yayılması önlenebilmektedir. Bu konu üzerindeki araştırmaların, pratiğe intikali ile ilgili çalışmalar yoğunlaşarak devam etmektedir.
    7.1.5.7. Antimikrobial Alarm Feromonları ve Mücadelede Kullanım İmkânları
    Bazı Arthropoda türlerinin salgıladığı semiokimyasal salgıların, bazı mikroorganizmaların bulundukları ortamlarda çoğalmalarına yardımcı olduğu saptanmıştır. Toprak altındaki yuvalarında yaşayan karıncalar, buralardaki bakteri ve fungusların yardımıyla bazı besinleri sağlamak suretiyle daha güçlü bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedirler.
    Yine, arthropodlar mikroorganizmaların patojenik gelişmelerini sınırlamak için de bazı semiokimyasal maddeler salgılamaktadırlar. Örneğin, Acarina takımının bazı familyalarının salgıladıkları alarm feromonlarının bazı fungus türlerine karşı fungusit etki gösterdiği saptanmıştır. Carpoglyphus lactis (L.)'in alarm feromonu salgılaması sonucu fungus gelişiminin önlendiği belirtilmektedir. Bu akarın yokluğunda ise Aspergillus cinsine ait fungusların hızlı bir şekilde geliştiği kaydedilmektedir. Yine, 214 tane alarm feromonunun antifungal özelliğinin saptanması sonucu, bu konu üzerindeki çalışmaların gittikçe yoğunlaştığı görülmektedir. Yapılan bir çalışmada, Citral, 2-heptanone ve 4-metil-3 heptanone'nin bitki, insan ve böcek patojenlerini içeren 10 cinse ait funguslara etkileri değerlendirilmiştir. Citral'in diğer iki alarm feromonundan daha çok fungusit etki gösterdiği,Dermatophytes'in bazı ticari fungusitler karşısında daha başarılı, fakat bitki ve insan patojenleri karşısında etkilerinin daha az olduğu saptanmıştır. Nezara viridula (L.)'nın (E)-2-hexanal ve (E)-decenal alarm feromonları önemli bir böcek patojeni olan Metarhirzium anisopliae fungusunun entomopatojen sporlarının çimlenmesini engellediği saptanmıştır. Alarm feromonlarının fungustatik etkisinin de oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir. Bu husustaki uygulamaya dönük çalışmalar hızla devam etmekte ve ümit var olarak görülmektedir.
    7.1.5.8. Toplanma Feromonları ve Mücadelede Kullanım İmkânları
    Bazı böcek türlerinin sık toplanmaları alarm feromonlarının salgılanması sonucu olmaktadır. Özellikle sosyal yaşayan bazı türler, son derece çekici alarm feromonlarıyla bir saldırının etrafında toplanabilirler. İşçilerin tehlikeyi haber verme davranışları sonucu salgılanan alarm feromonu yardımıyla, bir grup davranışı göstererek alarma geçerler. Alarm feromonlarının görev gücündeki taraftar toplama dürtüsü genellikle karıncalarda yaygındır ve diğer bazı hymenopterlerde de görülür. Alarm feromonları rakip ve yem olarak nitelendirilen anahtar tanıtma işaretinde görevlidirler. Yine de yaradan ileri gelen dürtünün yokluğunda, alarm feromonunun düşük konsantrasyonunun serbest bırakılması toplanmaya olumsuz etki yapabilir.
    n-undecane hidrokarbonu, birçok karınca türü tarafından alarm feromonu ve savunma allomonu olarak kullanılır. Ayrıca, Iridomyrmex pruinosus (Roger)'da 2-heptanone, beslenmek için toplanmalarında alarm feromonu olarak kullanılmaktadır. n-undecane ve 2-heptanone gibi bileşikler sosyal yaşayan böcek türlerinde alarm feromonu ve savunma allomonu olarak görev yapmaktadırlar.
    Karıncalar mantar yetiştirmek için yaprakları keserek parçalara ayırırlar ve bunları sürükleyerek yuvalarına taşırlar. Bu esnada, Atta texana (Buckley) 4-methyl 3 heptanone alarm feromonu ile uyarıldığında, işçilerin yiyecekleri bırakıp yuvalarına geri döndükleri, daha sonra bu tehlike ortadan kalkıncaya kadar çalışmalarına başlamadıkları tespit edilmiştir.
    Birçok böcek türü korunma ve diğer bazı olaylar için bir araya toplanırlar. Örneğin, Trogoderma granarium Everts (Khapra böceği)'un toplanma feromonu yağ esterlerinin etil eleate, etil palmitate, etil stearate ve etil linoleate karışımı olduğu bilinmekte ve bu feromon sayesinde bir araya toplanmaktadır. Bu feromonlar üzerinde de yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle, bu feromonlar sayesinde zararlıların bir araya toplanmaları sağlanarak imhası hususundaki çalışmalar devam etmektedir.


    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  5. #5
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.9. Kabuk Böceklerinde Toplanma Feromonları ve Mücadelede Kullanım İmkânları

    Kabuk böceklerindeki toplanma feromonları hakkında ilk çalışmalar 1948'de yapılmış, fakat 1960 yılından sonra istenilen sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Seks feromonlarının aksine kabuk böceklerinde feromonlar dışarıya bir salgı bezinden verilmez. Bunlar, genellikle, maddelerin değişimi olarak dışkıyla verilir. Aynı konukçuyu işgal eden akraba türlerde de, benzer koku maddeleri bulunmaktadır. Kimyasal haberleşmenin sağlanmasında, günlük ve mevsimlik hareketler, feromon bileşiklerinin kombinasyonu, konukçu bitkinin koku maddesi, tür ve popülâsyonlarının özel durumları etkilidir.
    Kabuk böceklerindeki toplanma feromonları, uygun kuluçka materyalini belirlemek amacıyla çıkarılır. Toplanmada amaç, bir konukçu ağacın birlikte işgal edilmesi ve eşlerin birbirini bulabilmesidir. Eğer, böcek herhangi bir sebeple karşı konulmaya maruz kalmaz veya karşı bir mukavemetle topluluk dağıtılmazsa, konukçu ağaç başarıyla işgal edilir. Konukçu ağacın bireylerle aşırı derecede işgal edilmesi, kuluçkalanmayı önleyici ve uzaklaştırıcı feromon yardımıyla veya çekici madde üretiminin kesilerek durdurulmasıyla önlenmiş olur. Çekici ve uzaklaştırıcı maddelerle oluşturulan toplanmalar bir ağaçtan diğer ağaca doğru yönlendirilerek, ormanlarda zararlar öbek öbek başlayarak ilerler.
    Scolytus türlerinde son bağırsakta bulunan salgı bezine benzeyen bir yapı, feromon salımına katılır. Kabuk böceklerinde feromon salımı dışkı ile olur. Bu türlerde toplanma feromonunun üretim ve verimine konukçu ağacın etkisi de bulunur. Birçok Ips türü konukçu ağacın monoterpen'ini terpen alkole dönüştürür ve bunu feromon olarak kullanır. Örneğin, Ips paraconfusus Lanier'un erkeklerinin, konukçu bitkideki mircene maddesini kullanarak Ipsdienol ve Ipsenol ürettikleri saptanmıştır. Bu maddeler, konukçuda galeri oluşturduktan sonra erkekler tarafından salgılanmaktadır. I. paraconfusus ve I. avulsus'un erkekleri feromon üretimi için yeterli mircene ihtiyaç duymaktadırlar. I. calligraphus ve I. grandicollis'in erkekleri mircene'yi ipsidenol'a dönüştürmeden önce mutlaka beslenmelidirler. Dendroctonus ponderosae (Dencpo)'nın erkeklerinin trans-verbenol feromonunu üretmek için bir uyarıcı olarak konukçu ağaçlardaki a-pinene'yi kullandıkları tespit edilmiştir.
    Yapılan çalışmalarda, Lepidoptera türlerinde dişinin günlük feromon üretim düzeni, erkeklerin günlük arama uçuş düzeniyle paralel olduğu tespit edilmiştir. Dışkıya bağlı olarak verilen feromonun toplanma sinyali de ancak, günlük bir düzen içerisinde olabilmektedir. Kabuk böceklerinin uçuşu ve günlük feromon verimi, iklim şartlarına ve erginin çıkışına bağlıdır. Genellikle türlerde konukçunun işgali öğleden sonra en yüksek noktaya ulaşır, fakat serin günlerde uçma sıcak öğle saatlerinde, sıcak günlerde ise akşam serinliğinde olmaktadır. Kabuk böceklerinin aksine odunda üreyen scolytidler cezbedici devreleri sırasında hiçbir gıda alımında bulunmazlar. Dolayısıyla, bir dışkı verimi yoktur. Çünkü toplanma feromonu son bağırsak ile dışarı verilir.
    Kabuk böceklerinde popülâsyonu cezbedici maddeler ise, daha karmaşık bir yapı gösterir. Dendroctonus türlerinde dişi, Ips türlerinde erkek tarafından üretilen bu maddelerin verimi, ağaçlardaki işgalin sıklığına, eşeysel duruma ve konukçu ağacın kalitesine bağlı olarak değişmektedir. İğne yapraklı ağaçlardaki kabuk böceklerinde reçine, direkt veya indirekt olarak feromon verimini etkilemektedir. Böceğin delme faaliyetine bağlı olarak, popülâsyon cezbedici maddesi, ancak, terpen bileşikleri içerisinde açığa çıkabilmektedir. Bu sebeple, işgalin olabilmesi, kaynaktaki çekici madde yoğunluğuna bağlıdır.
    Ips typographus (L.) için geliştirilen ve seri üretimi yapılarak pazarlarda satılan pheroprax feromon preparatının arazi uygulamalarında etki aralığı 5-30 m'dir. Tuzaklar arası 30 m ve dikili ağaçlardan en az uzaklığın ise 5 m olması istenmektedir. Yapılan bir çalışma sonucunda ise tuzakların en az 30 m aralıklı olması, fakat uçuş yapan böcekler için 100 m veya daha fazla uzaklığın yeterli olabileceği tespit edilmiştir. Dendroctonus brevicomis LeConte'in feromonlarla haberleşme sistemi ve biyolojisi şu şekilde gerçekleşmektedir. Bu tür ilkbaharda yaşlı ağaçlardaki kışlama yerini terk ederek, önce dişiler konukçu ağaca gelirler. Delme sırasında dış kabuktan soymuğa geldiği zaman, giriş deliği civarında reçine hunisi oluşur ve bu giriş deliğinden dışarıya dışkıyla beraber exo-brevicomin salgılanır. Bu madde erkekleri çeker. Çekilen erkekler frontalin üretiminde bulunarak daha çok dişiyi çekerler. Bu arada verbenon da üreterek aşırı işgal önlenir, gelen dişilerin bir kısmı ağacın işgal edilmemiş kısımlarına ve komşu ağaçlara doğru yönelirler. Reçine akışı ve feromon verimi durur.
    Dentroctonus micans (Kugelann), ülkemizde ilk kez 1966 yılında Kars'ın Posof ormanlarında görülmüş, daha sonra popülâsyonu artmış ve bugün Artvin doğu ladini ormanlarında yaygın durumdadır. Bu türün, kabuğu delip soymuk tabakasında ana yollarını açmaları sırasında büyük oranda okside olmuş terpineol üretmektedir. Yapılan araştırmalarda, henüz yiyimde bulunmamış genç erginleri ise a-pinen'in oksidasyonuyla oluşan mirtenol ürettikleri tespit edilmiştir. Ips sexdentatus (Börner), Doğu Karadeniz Bölgesi'nde doğu ladini ormanlarında periyodik olarak popülâsyon artışıyla ekonomik zararlara sebep olan bir türdür. Bu türe karşı"Ipslure" feromon denemesi yapılmış ve bu uygulamalardan başarılı sonuçlar alınmıştır. Orthotomicus erosus (Wollaston)'un konukçu ağaca yönelmesi ilk defa erkek erginler tarafından olmakta ve bunlar ağacı yeni işgal ettikleri zaman, toplanma feromonu olan methyl-butenol ve ipsdienol üretimine başlarlar. Bu maddeler ile yapılan arazi çalışmalarında ipsdienolun uzaktan çekici ve methyl-butenolun ise konma etkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.


    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  6. #6
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.10. Sosyal Böceklerde Feromonlar ve Mücadelede Kullanım İmkânları

    Yavru bakımı, besin sağlanması ve ortak korunma, yuva yapan ve sosyal yaşayan böceklerde en yüksek düzeye ulaşmıştır. Bunun yanı sıra aynı yuvada yaşayan bireyler arasında belirli bir iş bölümü meydana gelmiş ve morfolojik yapıda, bu iş bölümüne uygun bir şekilde farklılaşmalar ortaya çıkmıştır. Kural olarak üreme işi, eşeysel bireylerle, besin sağlama ise işçiler ve varsa askerlerle yapılmaya başlanmıştır. Sosyal yaşamın temelinde bir sosyal çekim ve sosyal taklit söz konusudur. Sosyal çekimle birlik oluşturma, sosyal taklitle kendine özgü yuva yapımı ve yavru bakım işleri yürütülür. Bununla beraber her iki özellik de belirli ölçülerde tüm böcek takımlarında mevcuttur. Sadece, Vespidae familyasına ait 800 tür sosyal ve yarı sosyal yaşama sahiptir.
    Gerçek sosyal yaşayan böceklerde, sadece ortak bir yaşamın ortasında, karşılıklı fizyolojik etkileşim söz konusudur. Metabolizma düzeyinde ve aktivitede bu karşılıklı etkileşim büyük rol oynar. Bu sebeple toplu bulunan zararlıların larvaları tek tek olduklarından daha fazla besin tüketirler ve bu daha fazla zarara sebep olurlar. Yine, bu etki ile eşeysel bireyler olgunlaşır, büyüme, yaşam uzunluğu ve davranışlarda değişikler meydana gelir. Bu uyarıcı etki büyük olasılıkla bireyler arasında feromon alışverişinden dolayı ortaya çıkar. Sosyal yaşamın temeli bu etkileşmeye bağlanabilir. Bu maddeler çoğunlukla bir birey tarafından ve genelliklede kraliçe tarafından çıkarılarak yuvanın tüm bireylerini etkisi altına alır ve sosyal yaşantıda belirli bir düzenin oluşmasını sağlar. Bu feromonlara verilen tepki yuvanın farklı kastlarında değişiktir. Bu şekilde yuvada polimorfizm gösteren bireyler oluşur. Sosyal böceklerde feromonlar, çoğunlukla çiftleşmek için eşlerin birbirini bulmasında, korunmada ve yuva yapımında kullanılır.
    Sosyal yaşayan böceklerde feromonların araştırılması, onlar hakkında birçok sorunun açığa çıkmasına sebep olmuştur. Özellikle termitlerde alarm feromonları çok çekicidir. Bu feromonu algılayarak harekete geçenNasutitermes türlerinin başlarındaki alın bezlerinden yapışkan bir sıvı 1-2 cm uzağa fışkırtılır. Böylece, düşmanları hareketsiz kalır. Alın bezleri küçülmüş türlerinde, çıkarılan salgı, korunmadan ziyade bir çeşit alarm feromonu olarak görev yapar ve topluluğun diğer bireylerini saldırganlığa iter. Portakal kokusunda olan bu koku, %83-99 limon asidi, %1-8 terpinol, %0-8 alfa phellandı'den oluşmuştur. Termitlerde yuva yapımında ve yol izlemede bu alın bezinin büyük önemi vardır. Keza, alarm feromonu çıkaran bir karınca, diğer tüm karıncalarda ısırma, koparma ve saldırma tepkilerinin meydana gelmesine sebep olur. Alarm feromonları karıncaların mandibula bezlerinden salgılanır.
    Balarısında, ana arı mandibula bezlerinden ana arı hormonu veya kraliçe maddesi denen bir sıvı salgılanır. İşçiler bu maddeyi yalayarak alırlar ve diğer işçi arılara da ağızdan verirler. Ana arı hormonu 9-ketodenoyin asittir. Kovandaki yaşamın düzenlenmesi büyük ölçüde feromonlarla olur.
    Balansının salgıladığı feromonların önemli bir kısmı ana arı tarafından mandibula bezlerinden salgılanmaktadır. İşçiler çoğunlukla alarm feromonu salgılarlar bunlar genellikle zehirle birlikte salgılanmaktadır. Etkili bir alarm feromonu olan 2-heptanone, mandibula bezleri salgısıdır. Arı zehrinde 20'den fazla uçucu bileşik tespit edilmiş ve bunların çoğunun tanısı yapılmıştır. Arı kolonisi bir tehlike ile karşı karşıya kaldığında kovanın giriş deliği civarında veya koloni kümesi etrafındaki arılar, abdomenlerini yukarı kaldırır, iğneleri dışarı çıkarır ve atmosfere alarm feromonu salgılarlar. Bu feromonların varlığını anlayan kolonideki diğer arılar derhal harekete geçer ve tehlikeyi ortadan kaldırmaya veya kendilerini savunmaya çalışırlar. Balarısı, insan veya memelileri soktuğunda iğne dokuda gömülü olarak kaldığı için alarm feromonu salgısı devam eder. Böylece, diğer balarılarının aynı hayvana saldırmaları sağlanmış olur.
    Balarılarında, ana arı feromonları, çiftleşme feromonları, alarm feromonları, nasonov feromonu, ayak izi feromonu gibi feromonlar başta olmak üzere, 31 farklı feromonun mevcut olduğu tespit edilmiş, fakat bunlardan sadece, 13 tanesinin özellikleri bilinmektedir.
    Yapılan çalışmalarda, ana arının mandibular bezlerinde (E)-9-oxo-2 decenoic asit ve (E)-9-hydroxy-2 decenoic asit olmak üzere iki farklı feromon tanımlanmıştır. Ana arının mandibular bezlerinden salgılanan bu feromonlar, işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesini ve kolonideki yeni bir ana arı yetiştirmelerini önler. Ana arının salgıladığı feromonlar arıların vücut teması ve gıda bölüşümü yoluyla kolonideki bütün bireylere ulaştırılır. Koloni anasını yitirdiğinde işçi arılar, hemen yumurtadan yeni çıkmış birkaç larvayı sürekli arı sütüyle beslemek suretiyle, yeni ana arıları yetiştirmeye başlarlar. Eğer içinde larva bulunan bir ana arı gözü yoksa işçi arılar bir iki işçi arı gözünü ana memesine dönüştürürler ve gözlerdeki larvaları sürekli arı sütüyle beslerler. Ana arı koloniden uzaklaştırıldığında işçi arılar hemen etrafına koşarlar, vızıldaşır ve kanat çırparlar. Anasız bir koloni tanımlanan bu sesle fark edilebilir. Ana arı ve feromonların varlığı muhtemelen işçi arıların bu davranışını etkiler ana arı memelerin bozulması da, yine, bu feromonlarca uyarılır. Herhangi bir sebeple anasız kalan ve ana arı yetiştirme olanağı bulunmayan bir kolonide işçi arılardan bazılarının yumurtalıkları gelişerek yalancı ana meydana gelir. Ana arı feromonları, döllenmemiş ana arıların çiftleşme uçuşları sırasında, çiftleşme feromunu olurlar. Bu feromonlar kovan içerisinde erkek arıların ilgisini çekmezken, çiftleşme uçuşuna çıkmış döllenmemiş ana arılar açık havada uçarken erkek arılar feromon yoğunluğunu araştırarak ana arıyı izlerler.
    Ana arı feromonu işçi arıların düzen içerisinde çalışmalarını sağlar. İşçi arılar rahatsız edildiklerinde veya yuvası için bir tehlike sezdiğinde abdomenini kaldırarak iğne çemberini açarak iğnesini çıkarır ve bazen iğnesinin ucundan bir damla arı zehiri salgılar. Kanatlarını hızlı biçimde çırparak alarm feromonlarının çevreye yayılmasını sağlar. Böylece, diğer arılar, uyarılır ve tehlike kaynağı araştırılarak saldırılır.
    Ayrıca, 2-heptanon adlı alarm feromonu işçi arıların mandibula bezlerinden üretilir. Ana arılar, erkek arılar ve gözden yeni çıkmış genç işçi arılar, 2-heptanon üretemezler. Arıların 2-heptanon niçin ve ne zaman kullandıkları henüz tam olarak bilinmemektedir. Kovan içine giren yabancı ve yağmacı arılar 2-heptanon ile işaretlenir. Çiçekler üzerine sürülen 2-heptanon arıların bu çiçeklere yaklaşmasını önlemektedir. Arıların nektarı alınmış çiçekleri bu maddeyle işaretleyerek diğer arıların uğramasını engellediği de sanılmaktadır.
    Nasonov feromonu işçi arıların 7. tergit'inde bulunan salgı bezinden salgılanır, tarlacı işçi arıları çok zengin kaynak bulduklarında bu feromon ile kaynağın yerini işaretleyerek diğer arıların kaynağı kolayca bulmasını sağlarlar.
    Koloninin oğul vermesi sırasında ana arı feromonları ve nasonov feromonu oğulun hareketini yönlendirerek ve birliğini sağlar ve izci arıların bulunduğu yeni yuva yerleri nasonov feromonu ile işaretlenir ve böylece diğer arılar tarafından kolayca bulunur.
    Balarıları herhangi bir yüzey üzerinde yürüdüklerinde diğer arıları da cezbeden ayak izi feromonu denen bazı kimyasal maddelerle burayı işaretleyebilirler. Dışarıdan gelen arılar uçuş deliğini bu feromon yardımıyla kolayca bulurlar. Ayak izi feromonunun vücudun neresinden salgılandığı kesin olarak bilinmemektedir.
    Balarısı feromonlarının tarımda geniş bir şekilde kullanılma imkânları vardır. Feromonlar kullanılarak arıların belli bölgelerdeki bitkiler üzerine çekilmesi veya ilaçlama yapılan alanlardan uzak tutulması mümkündür. Arıları cezbetmek için nasonov feromonu, uzaklaştırmak için ise 2-heptanon kullanılabilir. Bu suretle arılar tarafından tozlaşmasını istediğimiz bitkilerde arıların etkinliği artırılabilir veya ilaçlamalar esnasında ilaçlardan arıların etkilenmeleri azaltılabilir.
    Feromonlar, yarı sosyal bir türün kraliçe karakterinin belirlenmesinde de rol oynamaktadırlar. Balansında, kraliçedeki semiokimyasal maddenin bileşimi, erkek arılarda seks çekici, işçilerde ise birey fonksiyonun belirlenmesinde rol oynamaktadır. Diğer hymenopterlerin dişileri, sokma organlarından (ovipozitör veya savunma organı) salgıladıkları bazı semiokimyasal maddelerden seks feromonu olarak istifade etmektedirler. Bazı türler ise vücutlarının değişik kısımlarında bulunan savunma salgılarını kullanmaktadırlar.


    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  7. #7
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.11. Depolanmış Ürün Zararlılarında Feromonlar ve Mücadelede Kullanım İmkânları
    Depolanmış ürün zararlısı böceklerle mücadelede feromonların kullanımı ümit var olarak görülmektedir. Depolanmış ürün zararlısı türlerin gıda maddelerindeki tolerans seviyeleri genellikle sıfırdır. Depolanmış ürün zararlısı böcekler için feromon tuzakları yöntemi bu zararlıları baskı altında tutma programlarının bir parçası olarak değerlendirildiği gibi yakalanması zor olan böcekleri ortaya çıkarıp bulma, sanitasyon (halk sağlığını koruma), kalite kontrol programları, böceklerin biyoloji ve davranışlarının izlenmesinde de kullanılmaktadır.
    Attagenus unicolor (Brahm) (Siyah halı böceği)'un 1967 yılında feromonun tanımlanmasından sonra depolanmış ürünlerdeki böceklerin mücadelesinde ve popülâsyonlarının izlenmesinde feromonların kullanımı önemli bir metot haline gelmiştir. Önemli depolanmış ürün zararlısı türlerin neredeyse tamamının feromonları belirlenmiş ve buna bağlı olarak da depolanmış ürün zararlısı türler için yeni tuzak tipleri geliştirilmiştir. Depolanmış ürün zararlısı böceklerden 9 familyaya ait birçok türün feromonları tanımlanmıştır. Bunlardan bazıları ise şunlardır. Trogoderma spp.'inde trogodermal izomerleri, Attagenus spp.'inde megatomoic asit izomerleri, Rhizopertha dominica (F.) (Ekin kambur böceği) ve Prostephanus truncatus (Horn) (Bostrychidae)'da dominiculure, Sitophilus spp.'inde sitophilure, Lasioderma serricorne (F.) (Tatlı kurt)'de ise serricornintanımlanmıştır. Bunlar, depolanmış ürün zararlısı böceklerin popülâsyonlarının izlenmesi ve kontrolü için mevcut en önemli feromonlardır.
    Depolanmış ürünlerde zararlı böcekler, üreme stratejileri ve haberleşme durumlarına göre iki farklı grup altında toplanırlar. Bunlar;
    Birinci gruptaki böceklerde erginler kısa ömürlüdür (bir aydan az) ve üremenin gerçekleşmesi için beslenme gereksizdir. Örneğin, güveler, dermestidler, bruchidler ve anobiidler bu gruba girer ve bunlar haberleşmede seks feromonlarını kullanırlar. Bu feromonlar da dişi bireyler tarafından salgılanır.
    İkinci gruptaki böceklerde erginler uzun ömürlüdür (bir aydan fazla) ve üremeleri için beslenme zorunludur. Örneğin, Sitophilus spp., un ve tohum coleopterleri bu gruba girer ve bunlar uzun mesafelerde haberleşme için erkeklerin salgıladığı toplanma feromonlarını kullanırlar.
    Böceklerin bir araya gelip çiftleşmelerinde erkek veya dişi bireyler tarafından salgılanan feromonların, bireyleri uyararak bir iletişim sağlandığı ve böylece çiftleşmenin vuku bulduğu bilinmektedir. Çoğu kez, bu feromonlar, dişi bireyler tarafından salgılanmakla birlikte, bazen erkekler veya her iki cinsiyetinde seks feromonu salgıladığı belirtilmektedir. Trogoderma spp.'nin hem erkek ve hem de dişilerinin her iki cinsiyet için birbirini çekici feromon salgıladığı, ancak, erkeğe oranla dişilerin on kat daha fazla aktif bileşik içerdiği saptanmıştır. Yine, Tenebrio molitor L. (Un kurdu)'de her iki cinsiyet de feromon salgılamaktadır. Ayrıca, feromonların, belirli konsantrasyonların üzerinde olmadıkça seks çekici olmadığı kaydedilmektedir.
    Erkek feromonları iki farklı tiptir. Birincisi dişileri cezbeder, ikincisi ise dişi feromonuna diğer erkeklerin tepkilerini engeller.
    Erkek güvelerde feromon salgılanması türlere göre thorax, abdomen, kanat veya bacaklarda bulunan yapılardan olmaktadır. Kanatlarda bazen dağınık, bazen gruplar halinde bulunan koku pulları, kanat zarındaki bez hücreleriyle ilişki halindedir. Bu bezlerin ürettiği koku maddesi, bezin içindeki boşluğu diffizyonla geçerek, saçaklardaki ufak deliklerle dışarı çıkar ve yayılır. Bacak ve abdomende de bu tip pullar bulunmaktadır. Ephestia kuehniella (Zeller) (Değirmen güvesi)'nın erkeklerinin 8. abdomen segmentinin dorso-lateralinde androconia pullar bulunmaktadır. Ephestia elutella (Hübner) (Tütün güvesi)'da genital deliğin etrafında bu tip pulların bulunduğu tespit edilmiştir. Dermestidae türlerinin dişileri, seks feromonlarını, elytra, anten, palpler, pronotum, metasternum ve abdomen gibi kısımlardan salgıladıkları kaydedilmektedir. Tenebrio molitor L.'da feromon salgılama metathorax'ın sternum'undan ve ilk iki anteriör terganın yüzeyinden olduğu ve feromon salgılanmasının direkt olarak hormon ile kontrol edildiği saptanmıştır. Feromon algılanması ise antenlerle olmaktadır. Örneğin, seks feromonları böceklerin antenlerinin uç segmentlerindeki duyu hücreleri tarafından, toplanma feromonları ise hemen sonraki segmentlerden algılanmaktadır. Bir türün salgıladığı feromon, bazen diğer türler ve hatta cinsler üzerinde de tepki oluşturabilmektedir.
    Aynı habitatta yaşayan Pyralidae familyasından Plodia interpunctella (Hübner) (Kuru meyve güvesi), Cadra cautella (Walker) (İncir kurdu), C. figulilella Greg (Kuru üzüm güvesi), Ephestia elutella (Hübner) (Tütün güvesi) ve E. kuehniella (Zeller) (Değirmen güvesi) türlerinde seks feromonlarının aynı yapıda olduğu saptanmıştır. Fakat dişiler tarafından salgılanan feromonun multiple yapıda olması sebebiyle, aynı habitatta görülen yakın türler arasındaki cinsi yaklaşmanın engellendiği ve böylece, seçici seks çekiciliğinin varlığı tespit edilmiştir. Trogoderma granarium Everts (Khapra böceği)'un erkeklerinin, T. inclusum Le Conte ve T. glabrum (Herbst) dişilerinin salgıladığı feromonla cezbedildiği, fakat Anthrenus vorax Waterhome, Attagenus megatoma (F.) ve Dermestes maculatus (De Geer) (Dermestidae)'un feromonlarıyla cezbedilmediği saptanmıştır. Burada görüldüğü gibi bazı böceklerin salgıladığı feromonlar bazı yakın türleri etkilemekle birlikte bu bir kural haline gelmemekte ve bu durum böceklere göre değişmektedir. Fakat bir feromonun, zararlılarla mücadelede kullanılmasında daha geniş bir böcek grubunu etkilemesi istenilen bir özelliktir.
    Ülkemizde, Ege Bölgesindeki incirlerde incir kurtlarının bulaşmalarının seks feromon tuzaklarıyla önlenmesi üzerine bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada, 5 yem tuzağı formülasyonu ve 2 sentetik seks feromon tuzağı hem tarla ve hem de laboratuar şartlarında denemeye alınmış, sonuçta, feromon tuzaklarının çekicilik yönünden yem tuzaklarından daha etkili olduğu, fakat bulaşmaları önleme açısından etkili olmadığı tespit edilmiştir.
    Plodia interpunctella (Hübner) (Kuru meyve güvesi) üzerinde yapılan bir çalışmada kapalı alanlarda, erginlerin çiftleşme sıklığının sentetik seks feromonuyla azaldığı ve popülâsyon yoğunluğunun bir metrekarede 0,1 çiftten az olduğunda zararlının kontrolünün sağlandığı saptanmıştır. Cadra cautella'da feromon sonucu çiftleşmiş dişi oranında 24 saatte %51, 48 saatte %71 oranında engellendiği saptanmıştır. Cadra cautella, Ephestia elutella, E. kuehniella ve Plodia interpunctella popülâsyonlarının Çekoslovakya'da bazı depolarda ve gıda fabrikalarında feromon tuzakları kullanılarak dağılımları, yoğunlukları ve mevsimsel hareketleri saptanmış ve kimyasal uygulama sayısının yarıya indirilebildiği belirtilmektedir.
    Bugün, pratikte önerilen feromon uygulamaları genellikle Lepidoptera türleri içindir. Ancak, Coleoptera takımında yer alan çok sayıda önemli depolanmış ürün zararlısı türün de feromonlarının saptanması ve uygulamaya konması için çalışmalar yapılmaktadır. Cryptolestes ferrugineus (Stephens) (Küçük kırma biti)'un kapalı yerlerde feromon tuzaklarıyla popülâsyonlarını izlemek amacıyla kullanımlarında çok iyi sonuçlar alınmıştır.Attagenus unicolor (Brahm)'un erkeklerini tuzakla yakalamak için, sentetik seks feromonu olan megatomic asitin 0.25 mg dozu kullanılmış ve 22.5 saatte erkeklerin %50'si yakalanmıştır. Yine, Trogodermaferomonundan 2.5 mg, Attagenus feromonundan 10 mg kullanılmasıyla erkeklerin %70'i yakalanmıştır. Aynı böcekleri yakalamak için feromonlarla kısırlaştırıcıların birlikte kullanılmasında ise daha iyi sonuçlar alınmıştır.Trogoderma granarium'un, üst üste çuvalların yığıldığı bir hububat deposunda feromonunun Z izomeri 10 mg dozunda kullanılmış ve başarılı bir şekilde yakalanmıştır. Rhizopertha dominica (F.) (Ekin kambur böceği)'nın feromonu olan dominiculure 2 ve dominiculure 1, 1:2 oranında yapışkan tuzaklarda kullanılmış ve doz artışıyla cezbedilme oranının arttığı görülmüştür. Yapılan çalışmalarda, Prostephanus truncatus veRhizopertha dominica'nın yakalanması için etkili feromonun dominiculure 2 olduğu kaydedilmektedir. Sitophilus oryzae (L.) (Pirinç biti), S. zeamais Motschulsky (Mısır biti) ve S. granarius (L.) (Buğday biti)'un erkekleri tarafından toplanma feromonu salgılandığı ve ilk iki tür için sitophilure adı verilen feromonun üretildiği ve bu feromonun, aynı zamanda, S. granarius'u da cezbettiği kaydedilmektedir. Ayrıca, bu feromon hem erkek, hem dişi bireyleri cezbetmektedir. Lasioderma serricorne (F.) (Tatlı kurt)'nin Japonya'da bir sigara fabrikasında yapışkan tuzakların yüzeyine serricornin, cezbedici bir besin ve methyl phenylacetate sürülerek, çıkış zamanlarını tespit etmede ve yakalanmalarında kullanılmış ve oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Tribolium castaneum (Herbst) (Un biti) ve T. confusum Jaqcquelin du Val (Kırma biti)'un erkeklerinin salgıladığı toplanma feromonları, kısırlaştırıcılarla birlikte kullanılarak başarılı yakalama sağlanmıştır.
    Günümüzde, Cadra cautella, Ephestia elutella, E. kuehniella, Plodia interpunctella, Phthorimaea operculella (Zeller) (Patates güvesi), Sitotraga cerealella Olivier (Arpa güvesi) ve Pyralis farinalis (L.) (İç fındık güvesi) gibi bazı depolanmış ürün zararlılarına karşı feromon tuzaklarının kullanımı önerilmektedir. Depolanmış ürünlerdeki güvelerin mücadelesinde seks feromonlarından faydalanılmıştır. Örneğin, Cadra cautella ve Plodia interpunctella için feromon kullanılmış ve erginlerin çıkış zamanları ile yoğunlukları belirlenmiş ayrıca, yapışkan tuzaklarla kitle halinde yakalanmışlardır.


    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  8. #8
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.12. Feromon Kullanılarak Depolanmış Ürün Zararlılarına Karşı Yapılan Gözlem ve Mücadelenin Başarısı Üzerinde Etkili Olan Faktörler
    1.Tuzakların Yerleştirilmesi
    Depolarda tuzakların yerleştirilmesi, deponun ölçülerine, mücadele yapılacak yere, hareketlilik durumuna bağlıdır. Depodaki bütün alan değerlendirmeye alındığında tuzaklar yaklaşık olarak 16 m arayla ızgara şeklinde yerleştirilmelidir. Yapılan bir çalışmada, mukavva tuzaklardaki feromonlarla, Trogoderma erginlerinin en fazla kapı ve pencere bulunan duvarların yanına yerleştirilen tuzaklarda belirlenmiştir. Başka bir çalışmada ise coleopterler için tuzağın zemin üzerinde veya zeminden 1.5 m yüksekte olmasının yakalama yönünden farklı olmadığı belirtilmektedir. Tuzaklar eğer kötü hava şartlarından korunabilirse, göç eden böceklerin depoya girmeden yakalanabilmeleri için depo dışına da kurulabilirler.
    Sıcak veya yarı tropik bölgeler dışındaki yerlerde sıcaklık 19 °C'ye ulaştığında tuzaklar kurulmalı ve Mayıs ayından Ekim'e kadar devam edilmelidir. Sıcak ve yarı tropik bölgelerde ise tuzaklama yıl boyu devam etmelidir. Ayrıca, güveler için konulacak tuzaklar ergin popülâsyonunun yoğunluğu azami sınıra ulaştığında daha etkili olmaktadır.
    2. Fotoperyodizm
    Depolanmış ürünlerdeki zararlı güveler ve coleopter erginlerinin yaşama süreleri kısadır. Anthrenus flavipes LeConte ve Trogoderma spp.'nın dişileri aktivite periyodu süresince gizlenmiş veya uyuşuk durumdadırlar. Bu türler yerlerinden rahatsız edildiklerinde, abdomenlerini yukarı doğru kaldırıp ovipozitörlerini kısmen dışarı çıkararak çağrı durumu alırlar. Ephestia kuehniella erkeklerinin, tamamen karanlıkta uçamadığı, fakat 1-10 lux'lük ışık yoğunluğuna maruz bırakıldığında, feromon salgılayan pulların aktif olduğu ve erginlerin uçtuğu, günlük uçuş aktivitesinin bu şartlarda 8 saat olduğu belirtilmektedir. Plodia interpunctella erginlerinin günün erken saatlerinden itibaren uçtukları kaydedilmektedir.
    3. Seksüel Durumları
    Rhizopertha dominica (F.), Tribolium spp. ve Sitophilus spp.'inde her iki cinsiyetin de uyarmaları algılaması çiftleşme şansını ve başarısını artırmaktadır. Genellikle kısa ömürlü coleopter ve güve erginlerinde, dişilerin feromon salgılama aktiviteleri azaldığı için çiftleşme şansı da azalır. Trogoderma glabrum (Herbst) tarafından feromon üretimi ve salgılanması çiftleşmeden hemen sonra durmaktadır. Çiftleşmiş dişiler, çok düşük oranda feromon aktivitesine sahiptirler. Çiftleşmiş dişilerin bazıları tekrar çiftleştiği için feromon aktivitesinin düşük seviyede bulunduğu, diğer erkekleri cezbetmede dişilerin bunu muhafaza ettiği belirlenmiştir. Trogoderma granarium'un erkeklerinin, dişi feromonuna hassaslığı çiftleşmeden sonra %50 dolayında azaltılmaktadır. Cadra cautella erkekleri, çiftleşmeden 24 saat sonra dişi ekstraktları ile artık cezbedilemediği, çiftleşmiş dişilerin çiftleşmemiş dişilerden daha az sıklıkla cezbedilebildiği, bu durumda, dişi cezbedici ekstraktları konsantrasyonun çiftleşmede etkisiz olduğu belirtilmektedir.
    4. Sıcaklık
    Trogoderma glabrum (Herbst) erkeklerinin (E) trogodermal seks feromonuna karşı hassaslığı, sıcaklık 15 °C'den 35 °C'ye yükseltildiğinde 2-3 kat arttığı, bunun yanında sıcaklık artışına bağlı olarak feromonun salgılanma oranın ise %50 dolayında arttığı belirtilmektedir. Benzer durum, Cadra cautella'da da görülmüştür. Erkeklerin dişi seks feromonlarına cezbedilmesi 15 °C'de 0.001 mg/ml, 30 °C'de ise 0.0001 mg/ml dozla gerçekleşmiştir. Bu durumda sıcaklık artışına bağlı olarak feromonun kullanım dozu azaltılabilir.
    5. Yoğunluk
    Böceklerde popülâsyon yoğunluğu, larva ve pupa ölümlerinde artış, ergin oranı ve nesil sayısında azalma, çiftleşme ve yumurta bırakma teşebbüsünün engellenmesi gibi birçok dezavantaja sahiptir. Yüksek popülâsyon yoğunluğunun etkisiyle Trogoderma, Attagenus ve Anthrenus gibi dermestidlerde cezbetme davranışının azaldığı saptanmıştır. Ephestia kuehniella'nın son larva döneminde mandibular bezlerde bir feromon salgılandığı ve bu feromonun, larva yoğunluğunu ayarladığı belirtilmektedir. Benzer feromonların Ephestia elutella ve Plodia interpunctella'da da bulunduğu kaydedilmektedir. Böyle feromonların bulunması faydalıdır, çünkü yoğunluğun oluşturduğu baskıya direkt cevap vererek daha erken dönemde optimum popülâsyon seviyesi ayarlanmaktadır.
    Feromon tuzakları, depolanmış ürün zararlısı böceklerin, yeni besin kaynaklarına göçlerini engelleyebilmektedir. Bu durum iyi inşa edilmiş depolarda, modern besin saklama ve depolama yöntemlerinin uygulandığı yerlerde geçerlidir. Feromon tuzakları, depolanmış ürün zararlılarının kitle halinde yakalaması, depoların böcekle bulaşık olup olmadığı ve salgın alanlarının belirlenmesi, zararlıların popülâsyon durumlarının izlenmesi ve çiftleşme davranışlarının bozulması amacıyla kullanılmaktadır. Feromon tuzaklarının, bu faydalarının yanı sıra ürünlerin feromonla bulaşma ihtimali ve riski de bulunmamaktadır. Trogoderma glabrum'un mücadelesinde, feromonla cezbedilen bireyler üzerine patojen spor uygulaması yapılmış ve oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır.
    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  9. #9
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.1.5.13.Ülkemizde Tarımsal Zararlılar İçin Ruhsatlandırılmış Feromon ve Tuzaklar
    Feromonun Adı Kullanılan Bitki Kullanılan Zararlı Firma Adı
    Cm-Pherocon Kit Elma, Armut, Ayva ve Cevizde Elma İç Kurdu Agromed Tarım Ürün. Ltd. Şti.
    Imm+4- Storgard Hububat ve Tütünde Kuru Meyve Güvesi ve Tütün Güvesi
    Pbw-Pherocon Kit Pamukda Pembe Kurt
    Abw-Pherocon Kit Pamukda Yeşil Kurt
    Spod- I Pherocon Kit Pamukda Yaprak Kurdu
    Baw- Pherocon Kit Pamukda Çizgili Yaprak Kurdu
    Crs- Pherecon Kit Turunçgillerde Kabuklu Bit
    Cfm- Pherecon Kit Turunçgillerde Limon Çiçek Güvesi
    Om- Pherecon Kit Zeytinde Zeytin Güvesi
    Egvm- Pherecon Kit Bağda Bağ Salkım Güvesi
    Ptb Pherecon Kit Meyve Ağaçlarında Şeftali Güvesi
    Ofm- Pherecon Kit Meyve Ağaçlarında Doğu Meyve Güvesi
    Mff- Pherecon Kit Meyve Ağaçları ve Turunçgillerde Akdeniz Meyve Sineği
    Pb Ropel Pamukda Pembe Kurt Sumitomo Corp. Dış Tic. A. Ş.
    Isonet L Bağda Üzüm Salkım Güvesi
    Isomate C Plus Elmada Elma İç Kurdu
    Rebell Rosso Fındıkda Dalkıran Vit Verim İnş. ve Tur. Ltd. Şti.
    Rebell Amarillo Kirazda Kiraz Sineği
    Rebell Bianco Meyve Ağaçlarında Meyve Testereli Arısı
    Rebell Giallo Serada Sebzelerde Sera Beyaz Sineği ve Sera Yaprak Galeri Sineği
    Tmd Süsbin Turunçgil ve Narda Akdeniz Meyve Sineği
    Rhyfer Palmiye ve Hurmada Palmiye Kırmızı Böceği
    Qlure Tua Domateste (Sera) Domates Güvesi
    Kapar Ks Kirazda Kiraz Sineği Kapar Organik Tar. San. Tic. Ltd. Şti.
    Kapar Ei Elma, Armut, Ceviz ve Ayvada Elma İç Kurdu
    Kapar Bz Elmada Bakla veya Çiçek Zınnı
    Kapar Syt Serada Sebzelerde Sera Beyaz Sineği ve Sera Yaprak Galeri Sineği
    Kapar Dmg Şeftalide Doğu Meyve Güvesi
    Kapar Sg Bağda Salkım Güvesi
    Kapar Yb Fındıkta Dalkıran ve Daldelen
    Pherobank E/P Lure Depolarda Kuru Meyve Güvesi, Tütün Güvesi ve Değirmen Güvesi Ecosystem Levent Demirbaş
    Eco-Trap Zeytinde Zeytin Sineği Vioryl Kim. ve Tar. San. Bil. Arş. A.Ş.
    Plodes Trap Depolanmış Hububat, Kuru Meyve, Değirmen ve Un Fabrikalarında Değirmen Güvesi ve Kuru Meyve Güvesi Güragro Tarkim San. Ltd. Şti.
    Lasiodel Trap Depolanmış Tütün ve Mamullerinde Tütün Güvesi ve Tatlı Kurt
    Hockwin Trap Depolanmış Un, Hububat, Kuru Meyve, Un Değirmenleri ve Un Fabrikalarında Un Biti ve Kırma Biti
    Lasiotrap Depolanmış Tütünlerde Tütün Güvesi ve Tatlı Kurt Nardel Zir. Fum. Teks. Konf. San. Tic. Ltd. Şti.
    Econex Sanidad Agricola Turuçgillerde Akdeniz Meyve Sineği Mühürbiraderler Zir. Tic. San. Ltd. Şti.
    Fuji Trap Gachon Depolanmış Tütünlerde Tütün Güvesi Kimagro Kim. Mad. Tar. İlaç. Ltd. Şti.
    New Serrico Depolanmış Tütünlerde Tatlı Kurt
    Smc Epku Un, Hububat, Tütünde ve Kuru Meyvelerde Akdeniz Un Güvesi, Tütün Güvesi, Kuru Meyve Güvesi ve Kuru İncir Kurdu Smc İlaç. Kim. Yap. San. Tic. A.Ş.
    Smc Prol Zeytinde Zeytin Güvesi
    Smc Lasido Depolanmış Tütünlerde Tatlı Kurt
    Smc Sitoko Un ve Hububatta Buğday Biti, Testereli Böcek, Kırma Biti, Un Biti ve Un Kurdu
    Smc Lobo Bağda Salkım Güvesi
    Hyperlife Sarı Yapışkan Tuzak Domateste (Sera) Beyaz Sinekler Akdeniz Flora Zir. İlaç İml. Tar. Ür. Tur. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
    Hyperlife Mavi Yapışkan Tuzak Biberde (Sera) Tripsler
    Mytrap Blue Biberde (Sera) Tripsler Maya Tar. Tic. Ltd. Şti.
    Mytrap Syt Domateste (Sera) Beyaz Sinekler
    K-Trap Mavi Yapışkan Tuzak Domateste (Sera) Tripsler Kare Tarım
    K-Trap Sarı Yapışkan Tuzak Domateste (Sera) Beyaz Sinekler

    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

  10. #10
    Bahcesel.net Kurucusu/Yöneticisi
    Zıraat Mühendisi
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    4,851
    Post Thanks / Like
    Blog Entries
    75
    Dosyasel
    25
    Uploads
    1
    DEVAMI:

    7.2. Gömlek Değiştirme ve Gençlik Hormonu Etkili İnsektisitler

    Böceklerde iç salgı bezleri salgılarını vücut içine salgılar, bu salgılara hormon adı verilmektedir. Böceklerdeki gelişme, olgunlaşma ve metamorfoza gibi olaylar hormonlar tarafından düzenlenmektedir. Corporo allata adı verilen salgı bezi ise gençlik (jüvenil) hormonu salgılar. Bu hormon, deri değiştirme hormonu ile birlikte böceklerin gelişme dönemlerindeki faaliyetlerini düzenler. Gençlik hormonu bir büyüme hormonudur. Ergin dönemde cinsel olgunluğu ve yumurta gelişimini kontrol ederken, ergin öncesi dönemlerde ise larva ve pupa dönemlerinin, belirli bir sırada oluşmasını sağlar. Gençlik hormonu ile deri değiştirme hormonlarından herhangi birinin zamansız veya yeterli düzeyin altında veya üzerindeki miktarlarda salgılanması böceklerde gelişmeyi durdurur veya anormal gelişmeye sebep olur. Deri değiştirme ve gençlik hormonu özellikle her gömlek değiştirme esnasında epidermis tarafından meydana getirilen yeni kutikulanın oluşmasında etkilidirler. Böceklerde, larva ve nimf dönemleri bitinceye kadar bu hormonların salgısı devam eder.
    Deri değiştirme ve gençlik hormonun dışarıdan zamansız verilmesi suretiyle, böceklerde gelişme düzenini bozmak mümkündür. Bunun için sentetik olarak deri değiştirme ve gençlik hormonları elde edilmiştir. Bunlar, böceklerin embriyo gelişme düzenini, başkalaşım düzenini ve bir gelişme döneminden diğer gelişme dönemine geçiş düzenini bozarak etkili olan bileşiklerdir. Gelişme düzenlerini bozmak, dolayısıyla gömlek değiştirmemelerini sağlayıp, zararlarını engellemek amacıyla kullanılan bileşiklerde etkili dozlar oldukça düşüktür ve türlere göre de değişmektedir.
    Gençlik hormonu etkili bazı insektisitlerin aktif maddelerinin isimleri ise şunlardır. Fenoxcarb, Hydroprene, Kinoprene, Methoprene, Pyriproxyfen ve Diofenolan'dır.
    Gençlik hormonu analoglarının afitlere karşı kullanımı sonucu, kanatlı ve yavru verme yeteneğindeki bireylerin gelişmesinin önlendiği tespit edilmiştir. Bazı, Lepidoptera tırtıllarına karşı da uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Adoxophyes orana (Fischer v. Roslerstamm) isimli yaprak büken türüne karşı Fenoxycarb isimli gençlik hormonu analoğu elma bahçelerinde kullanılmış ve etkili sonuçlar alınmıştır.
    Gençlik hormonu analogları çevreyi en iyi şekilde koruyan ilaçlar olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple, sıcakkanlılara gerek direkt etki ve gerekse kalıntısı sebebiyle herhangi bir ciddi zararlarının olmadığı belirtilmektedir. Fenoxycarb, üzerinde yapılan çalışmalarda bu aktif maddenin balıklara, kuşlara, balansının erginlerine ve memelilere düşük toksik etkiye sahip olduğu belirtilmektedir. Ağızdan LD50 değerinin 10 g/kg, deriden ise 2 g/kg olduğu saptanmıştır. Fakat bunlarla ilgili bazı tereddütler tamamıyla açıklanamamıştır. Balarılarına, parazitoit ve predatör böceklere etkilerinin nasıl olduğu üzerinde fazla çalışma yapılmamıştır. Ancak, ülkemizde yapılan bir çalışmada, Chrysoperla carnea (Stephens) üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu saptanmıştır.
    Gençlik hormonu analogları, farklı böcek takımlarına bağlı birçok zararlıya karşı denenmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Özellikle, yaprak bitleri, lepidopter larvaları ile bazı coleopterlerden oldukça iyi sonuçlar alınmıştır. Son yıllarda ise bazı depolanmış ürün zararlılarına karşı preparatları ruhsatlandırılmıştır. Fenoxcarb, depolanmış buğday ve pirinç zararlısı birçok Coleoptera ve Lepidoptera türlerine karşı kullanılmış ve oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır. Yine, Fenoxycarb'ın Logic preparatı ateş karıncaları, Torus sinek ve hamam böcekleri, Pictyl ise sivrisinek larvalarının mücadesinde kullanılmaktadır.
    Pyriproxyfen'in sivri sinek türleri, coccid, diaspid, Musca domestica L., Musca autumnalis De Geer, Bemisia tabaci (Gennadius), Trialeurodes vaporariorum (Westwood), Myzus persicae (Sulzer) veCacopysilla pyricola (Foerster)'ya etkili olduğu belirtilmektedir.
    Methoprene, özellikle son dönem larvalarda anormalliklere sebep olmakta ve bunun sonucu olarak larva ve pupa dönemine geçememektedir. Yani, böceğin gelişme düzenini bozarak etkili olmaktadır. Erginlere ise öldürücü etkisi yoktur. Ancak, üremesini engellediği belirtilmektedir. Bu aktif madde depolarda kuru tütünlerdeki zararlı coleopter ve lepidopterlere karşı da önerilmektedir.
    Diofenolan en son geliştirilen gençlik hormonu analogudur. Lepidoptera takımına ait birçok meyve ve turunçgil zararlısına karşı oldukça iyi etki gösterdiği bildirilmektedir.
    Gençlik hormonu analoglarına karşı bazı türlerde dayanıklılık görüldüğü tespit edilmiştir. Örneğin, Bemicia tabaci (Gennadius) (Beyazsinek)'de pyriproxyfen'e, Drosophila melanogaster Meigen'de methoprene'ye karşı dayanıklılığın geliştiği saptanmıştır. Ayrıca, gençlik hormonu analoglarının geniş spektrumlu olmaları, bazı zararlılarda bunlara karşı dayanıklılık gelişmesi ve yavaş toksitite göstermeleri bunların kullanım alanlarını sınırlamaktadır.
    Gömlek değiştirme hormonunun antogonistleri ilk defa 1983 yılında sentetik olarak Rohm and Haas şirketi tarafından sentezlenmiştir. Lepidoptera, Coleoptera ve Diptera takımlarına ait zararlıların larvalarına karşı etkilidirler. Memelilere, kuşlara, balıklara karşı düşük toksitite gösterdikleri ve çevre koruyucu oldukları kaydedilmektedir.
    Gömlek değiştirme hormonu etkili bazı insektisitlerin aktif maddeleri isimleri ise şunlardır. RH-5849, Tebufenozide (RH-5992), Halofenozide (RH-0345) ve Methoxyfenozide (RH-2485).
    Tebufenozide, 1992 yılında piyasaya sunulmuştur. Sadece, Lepidoptera larvalarına karşı etkili ve selektif bir insektisit olduğu, bu sebeple entegre zararlı yönetimi programlarında bu insektisite geniş yer verildiği bildirilmektedir. Halofenozide'nin bütün zararlıların mücadelesinde etkili olduğu belirtilmektedir. Methoxyfenozide ise 1996 yılında piyasaya sunulmuştur. Mısır ve pamuktaki lepidopter zararlılarına ve diğer önemli bazı zararlılara karşı etkili ve yararlı böcekler için oldukça güvenli bir insektisit olduğu kaydedilmektedir.
    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmis ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
    Sayın ziyaretçimiz, hayatınızı değiştirmenize sadece bir adım kaldı. Hemen şimdi, Türkiye'nin en kaliteli tarım ve bahçe forumuna ücretsiz kayıt olarak en özgün ve güncel bilgilerin titizlikle sunulduğu, 40'tan fazla akademisyenin desteklediği, 8 yıldır aralıksız sizler için yayın yapan sitemize sadece 20 saniyede üye olabilirsiniz. Unutmayın bu gün burada olmanız bir tesadüf değildir çünkü evrende tesadüfe yer yoktur.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306