Türkiye’nin yıllık şeker ihtiyacına bağlı olarak üretilecek şeker pancarı miktarı fabrikalar üzerinden belirlenir. Fabrika iş programına göre yıllık üretilecek şeker pancarı miktarını, bağlı bölgelerine dağılımını yapar. Üretilecek şeker pancarı miktarına o yılın kotası denir.

SÖZLEŞME: Şeker pancarı tarımı sözleşmeli olarak yürütülmektedir. Pancar yetiştirme sözleşmesi çiftçilerle her yıl ekim dönemi öncesi yapılmaktadır. Sözleşmelerde; kota miktarı, ürün teslim şartları, yeri ve zamanı, ödeme şartları, teknik ve hukuki şartlar bulunmaktadır. Her sözleşme, en az 5 çiftçi, en çok 30 çiftçi ile ve her çiftçi birbirine müteselsil kefil olmak şartı ile yapılmaktadır.



MÜNAVEBE: Şeker pancarı 4’lü münavebe sistemine göre ekilmektedir. Pancar-buğday-mısır-fasulye, pancar-buğday-domates-arpa gibi. Münavebe 1/5.000 özel münavebe, 1/12.500 lük köy münavebesi haritaları ile takip edilmektedir.

FABRİKA ÇİFTÇİ İLİŞKİLERİ: Fabrika tarım teknik personeli ziraat mühendisleridir. Her mühendise bir hizmet aracı tahsis edilmektedir. Çiftçilerle ilişki, köylerde pancar yetiştirme sözleşmesinin yapılması ile başlar, o yılın pancar teslimine kadar devam eder. Ancak aynı üretim yılı içinde bir önceki yılın pancar bedel ödemesi, gelecek yıl için sözleşme ve gübre dağıtımı yapılmaktadır. Yani işler girift ve devamlılık göstermektedir.

Bitki yetiştiriciliği; toprak, tarla hazırlığı, tohum, ekim, bakım, gübre, sulama ve hasat gibi safhalardan oluşmaktadır. Ürünün verim ve kalitesi bunların her birinin doğru olarak zamanında yapılması ile mümkün olabilir. Ancak bütün bunların yanı sıra verim ve kaliteye çiftçinin kontrol edemediği tabiat şartları da (yağış, don, sel, feyezan, kuraklık v.b.) etkilidir. Mühendislerin tarımın her safhasında hatta doğal şartlar karşısında çiftçi duruşunun nasıl olacağı konusunda da üreticinin yanında olması zorunludur.

Fabrika sözleşmeli çiftçilerine pancar ekiminden hasadına kadar, teslim ettiği ürün bedelinden kesilmek üzere ayni ve nakdi yardımlar yapar. Ekim, çapalama, sulama ve hasad dönemlerindeki çiftçilerin yaptıkları masrafları karşılamak üzere nakdi avans ödenir. Gübre, şeker, tohum ve mücadele ilaçları gibi ayni avanslarda ödenir.

Her pancar ekicisi aynı zamanda Pancar Kooperatifi üyesidir. Çiftçiler ihtiyaç duydukları her türlü tarım alet ve makinalarını, gübre, yem ve zirai mücadele ilaçlarını Pancar Kooperatiflerinden temin edebilirler. Fabrika çiftçilerine, mekanizasyonu teşvik etmek amacıyla, modern tarım aletlerinin Pancar Kooperatifleri kanalıyla alımı için nakdi avans öder. Fabrika ve Kooperatif ziraat mühendisleri modern tarım aletlerinin kullanımı, kalibrasyonu ve bakımı konularında çiftçilere gerekli eğitim desteğini verir. Tarımdaki yenilik ve gelişmeleri demostrasyonlar düzenlemek suretiyle çiftçilere aktarır.

TOPRAK NUMUNESİ ALINMASI: Pancar ekilecek sahalardan ön ürün hasadını müteakip bölge teknik personelince toprak numunesi alınır. Toprak numunesinin nasıl alınıp gönderileceği hakkında yönetmelik bulunmaktadır. Alınan numuneler Şeker Enstitüsünce analizleri yapılmak suretiyle toprakta mevcut organik madde, P2O5, K2O bulunur. Kaliteli pancar verimi için gerekli olan saf N, P, K ya göre eksiklikler, toprak Ph’ı da gözetilerek ticari gübre ihtiyacı tespit edilir. Bu tespite uygun olarak çiftçiye gübre tevziine başlanır.

TOPRAK HAZIRLIĞI

SONBAHAR HAZIRLIĞI: Ekim-Kasım aylarında 20-25 cm derinliğinde tarlalar 1-2 defa pullukla sürüm yaptırılır. Sürüm yapılmadan önce toprağın tava gelip gelmediği kontrol edilir. Sürüm kuru olarak yada ağır tavda yapılmamalıdır. Sonbahar yağışlarının geciktiği yıllarda imkan varsa sulama yapılmak suretiyle toprak tava getirilip sürüm yapılmalıdır. Sulama imkanı olmayan yağışı düzensiz bölgelerde bir önceki ürün hasadını müteakip gölge tavında veya yağış durumuna göre gecikmeden sürüm yapılır. Üç yılda bir defa dip kazan pulluğu ile 30-40 cm derinliğinde sürüm yapılmalıdır. Bu sürüm (patlatma), aynı derinlikte pulluk ile yapılan sürüm ile oluşan sert tabanı kırmaya yarar. Pulluk tabanının kırılması, topraktaki fazla suyun drene olmasına, bitkilerin farklı uzunluktaki köklerinin daha iyi gelişmesine ve suyun topraktaki hareketine olumlu etkide bulunur.

İLKBAHAR HAZIRLIĞI: Mart-Nisan aylarında bölgelerin iklim ve toprak yapısına göre değişmekle beraber tarlalar çiftçilerle kontrol edilir. Toprağın 7-8 cm derinliğinin tava gelmiş olması gerekir. Toprağın tava gelip gelmediğini tecrübeli bir tarımcı tarlada yürürken anlar. Toprak basıldığı yerde halı üzerinde yürür gibi esner. Avuç içine alınıp sıkılıp atıldığında parçalanır. Bakıldığında örümcek ağı gibi bir şekilde görülür. İlkbaharda tohum yatağı hazırlamak için kültivatörle 7-8 cm derinliğinde toprak karıştırılır. Kültivatörle azotlu gübre ve çıkan yabancı otların da imhası sağlanır. Kombi kürümler ile üst toprak parçalanır ve sıkıştırılır. Yabancı otlara karşı ekim öncesi atılan ilaç, kombi kürümler ile toprağa karıştırılır. Sıkıştırılma işlemi yeterli değil ise, merdane çekilir. İlkbaharda toprak tavının korunması için, tarlada tarım aletleriyle fazla işlem yapılmamalıdır. Bu işlemler bölge mühendislerince kontrollü olarak yürütülür.

GÜBRELEME: Ahır gübrelerinin olgunlaştıktan sonra sonbaharda toprağa atılması ve bekletilmeden toprağa karıştırılması gerekir. Ahır gübresi bitki besin maddesi ilavesi yanında toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını düzeltme gibi faydaları da vardır. Toprağın havalanması, su tutma kapasitesinin artırılması, mikroorganizma faaliyeti için uygun ortamın sağlanması v.b. birçok faydaları vardır.

Ülkemizde yeşil gübre alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Toprakta organik gübrelerle oluşacak besin maddesi varlıkları (Organik madde, P2O5, K2O), alınacak numunelerin analizi neticesinde tespit edilir. Eksiklikleri ticari gübrelerle toprağa verilir.

Fosforlu gübreler (TSP % 42-44), kompoze gübreler ( DAP %I8-46, 15-15-15, 20-20-0, 8-24-8, vb.) ve potaslı gübreler (K2SO4 %48-52, KCl2 %60 vb) sonbaharda gübrenin tamamı, son sürümden önce atılır. Fosforun topraktaki hareketi az olması nedeniyle, gübrenin pulluk altına yani 20-25 cm derinliğe verilmesi sağlanır.

Azotlu gübrelerin (%21 A. Sülfat, %26 A. Nitrat, %46 Üre) 1/3’ü ilkbahar toprak hazırlığında, 1/3’ü çapalama sırasında ve 1/3’ü de ilk sulama ile toprağa verilir. Üreticiler; azotlu gübrelerin bilhassa amonyumlu gübrelerin gerek depolanmasında gerekse de toprağa verilmesinde özen göstermelidirler. Toprak yüzüne saçılıp günlerce kalan yada çok az bir yağışla toprağa atılan gübrenin, amonyak halinde buharlaşma olacağından etkinliği azalır. Halen ülkemizde ticari gübreler granül haldedir. Ancak ekim sonrası üst gübrelemenin sıvı gübre ile yapılması idealdir. Pahalı ve nakliye güçlüğü nedeniyle tarımda henüz yerleşmemiştir. Analiz laboratuarlarının etkinleştirilmesi ile yaprak analizi de yapmak suretiyle, gelişme döneminde tespit edilen bitki besin maddesi eksikliğinin yaprak gübresi ile verilmesi mümkündür.

Son yıllarda önem kazanan mikro elementlerin (S, Zn, Mn, Mg, Fe), eksikliğinde yapraktan verilmesi bilinci de henüz istenen seviyede değildir. Bir takım art niyetliler ticari gaye ile üreticilere bu konuda yanlış bilgiler aktarmaktadırlar. Kaliteli şeker pancarı yetiştirmek için toprakta toplam 12 kg saf N, 10 kg saf P2O5 ve 5 kg saf K2O yeterlidir. Bundan fazla toprağa gübre verilmesi, gerek toprakta gerekse bitkide zararlı olur. Bilhassa fazla verilen N’lu gübre şeker oranını düşürür ve rafinasyonu güçleştirir.

Netice itibarıyla iyi bir gübreleme için; kalite ve verim gözetilerek, yaprak ve toprak analizleri neticesinde görülen besin maddesi eksikliği ticari gübrelerle tamamlanmalıdır.

EKİM: Tohum yatağı hazırlanmasından sonra pancar ekimi mibzerle yapılır. Ekimde hassas ve pneumatik mibzerler kullanılır. Sıra arası 45 cm ve sıra üzerinde tekleme sonucunda 22 cm de bir pancar istenir. Dekarda 9.000 bitki idealdir. Ekim derinliği toprak ve iklim şartlarına bağlı olarak 3–4 cm dir. Mibzerlerin ekim öncesi bakımlarının yapılması şarttır. Hassas mibzerlerde ekici teker, tohum atma bıçağı, balta ayaklar, örtücüler, ekim derinlik ayarları, Pneumatik mibzerde tohum atma aparatı, ekici teker, balta ayak, örtücüler ve hava düzeni kontrol edilmelidir.

TOHUM: Tarımda yüksek verim ve kalite için iyi tohum kullanmak şarttır. Şeker pancarı ekimlerinde son yıllarda genetik monogerm tohum kullanılmaktadır. Tohumlar toprak kurtlarına ve fide hastalıklarına karşı ilaçlanmak suretiyle ekilmektedir. Tohumların yaklaşık 1.000 dane ağırlığı 12-13 gr, dekara ekilen tohum sayısı 28.000 adet ve tohum sarfı 400 gr civarındadır. Tohum çeşit tespitinde ürün verimi yanında şeker verimi de önem arz etmektedir.

ÇAPALAMA: Şeker pancarı bir çapa bitkisidir. Tarlada ekilen tohumların çimlenmesine müteakip 4-6 yapraklı devreden sonra çapalamaya başlanır. Çapalamaya ara çapa ile başlanır.
İkinci çapa daha sonra tekleme yapılır. Ara çapa son yıllarda çapa makineleri ile yapılmaktadır. Tekleme işçi ile sıra üzerinde 22 cm de bir adet kalacak şekilde yapılır. İlkbahar yağışlı giderse 2. çapadan sonra da ot alımı yapılmalıdır. Yabancı ot mücadelesi ilaçla da yapılmaktadır. Ekim öncesi ve çıkış sonrası herbisitlerle ot mücadelesi yapılır. Ekim öncesi ot mücadelesinin başarılı olması için ilaçlamadan sonra 20 gün içinde 20 mm civarında yağmur yağması ya da sulama yapılması şarttır. Geniş yapraklı ve dar yapraklı yabancı otlara karşı veya her ikisine birlikte etkili yabancı ot ilaçları bulunur. Yabancı otlara karşı ilaçlı mücadelede önemli olan; tarlada mevcut ot çeşidinin tespiti, ilaçlamanın uygun zamanda yapılması, iyi kalibre edilmiş mücadele vasıtalarıyla ve yeterli dozda ilaç atılmasıdır.

HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI MÜCADELE: Hastalık ve zararlılara karşı mücadeleye tohum ilaçlamasıyla başlanır. Dekardaki bitki sayısını temin için, fide çökerten etmenlerine (Pythium sp., Alterneria sp., Fusarium sp.) karşı hymexzazol ve toprak kurtlarına (Agriotes sp., Agrotis sp.) karşı imidacloprid ilacı ile tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Pancarın 2–4 yapraklı devresi çok önemlidir. Bu devredeki zararlı tahribatı bitkinin ölümüne neden olabilir. Genel zararlılara (danaburnu, manas gibi) karşı trichlorophon terkipli ilaçlarla kepekli yem yapılarak mücadele edilir. Erken devrede pancar piresi (Chaetochnema sp.) zararı da önemlidir. Bu zararlıya karşı tohum ilaçlaması yanında Deltamethrin terkipli ilaçla mücadele edilir. Haşere cins ve yoğunluğu bölgelere göre değişir. Kalkan böcekleri, hortumlu böcekler, yaprak bitleri, pancar güvesi, pancar sineği, karadrina gibi önemli zararlılarda vardır. Bu zararlılar ile sentetik pritroitler, organik fosforlular gibi böcek öldürücü ilaçlarla mücadele edilir. Şeker pancarının ileri dönemde en önemli hastalıkları mildiyo, külleme ve cercospora yaprak leke hastalığıdır. Bu hastalıklarla da kükürtlü, kalaylı ve sistemik fungusitlerle mücadele edilir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede zamanında, yeterli dozda, iyi kalibre edilmiş uygun zirai mücadele vasıtalarıyla bulaşık sahanın tamamında mücadele yapılmalıdır. Mücadelenin amacı hastalık ve zararlıyı kontrol ederek kültür bitkisinin sağlıklı büyümesini temin olmalıdır.

SULAMA: İlkbaharı kurak geçen yıllarda ekim yapıldıktan sonra tohum tavda değilse veya ekimin üzerine yağış alınmamışsa intaş sulaması yapılır. Genellikle yağmurlama sulama yapılır. İntaş için bir defa sulamak kafi değildir. Bu sulamada kural, kısa süreli fakat sık sık intaş gerçekleşene kadar sulamaya devam edilir.

Şeker pancarı çapa yapıldıktan sonra gelişme hızlanır. Kök sistemi topraktaki tava göre derinlere doğru teşekkül eder. Çapa yapılması da topraktaki kapilariteyi bozduğu için bitkinin su ihtiyacını geciktirir. Erken ve tavda ekilip zamanında intaş etmiş pancarın gelişmesi de iyi olur. Yabancı ot rekabetinden kurtarılmış pancar, toprakta yeteri kadar su ve besin maddesi var ise kök sistemi düzgün ve konik şekilde teşekkül eder. Pancarın ilk sulaması, bölgelere göre ve ilkbahar yağışlarına göre değişmekle beraber, haziranın son haftasında başlar. Pratik olarak sabah tarlaya bakıldığında yapraklar solgun yayılmış durumda ve rengi koyu yeşil vaziyette ise sulamaya başlamak gerekir. Sulama her bölge ve her yörede aynı tarihte başlamaz. Toprak yapısı, yağış durumu, rakım ve bitkinin gelişme durumuna göre değişir. Sulama suyu kalitesi içme suyu kalitesine yakın olması gerekir. Çok soğuk yada çok sıcak olmamalıdır. Ph 6-7 civarında olmalı, tuzlu veya yüksek alkali değerde olmamalıdır. Sulama akşam serinliğinde başlayıp, gece boyunca devam etmelidir. Gündüz öğle saatlerinde sulama yapılmamalıdır.

Pancarda ilk suyun biraz geç verilmesi, pancar köklerinin derinlerde su araması nedeniyle yumru konik yapısı düzgün teşekkül eder. İlk su pancarda stres yaratmaması için, az verilir. İkinci suya fazla ara vermeden başlanır. Bitkinin ihtiyacı kadar sulama yapılır.

Şeker pancarında damlama sulama kullanımı çok fazla yaygın olmamamkla birlikte kullanılmaya başlanmıştır. Yağmurlama sulama sistemleri ile sulama yaygınlaşmaktadır (%30-40). Su kaynakları bol olan yörelerde, sulamanın ucuz olması nedeniyle salma (genellikle tava usulü) sulama yapılır. İklim, toprak yapısı ve bölgelere göre değişmekle beraber 4-6 defa sulama yapılır. Sulamada en fazla görülen hatalar; bitkinin su ihtiyacına bakmaksızın sulama yapılması, suyun bol olduğu yörelerde aşırı sulama yapılmasıdır. Aşırı sulama; toprak erozyonu, fazla yapraklanma, kök çürüklüğü hastalığı, toprakta besin maddesi yıkanması, toprak tuzluluğunun artması (çoraklaşma) ve şeker oranının düşük teşekkül etmesine neden olur. Sökümden 15 gün önce sulamaya son verilmelidir. Pratik olarak bitkiyi gözlemleyerek ihtiyaç duyuluyorsa sulama yapılmalı, aşırı sulamadan kaçınmalıdır. Damlama sulama sisteminin şeker pancarında da kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.

HASAT: Şeker pancarının yetişme süresi optimal 180 gündür. Bitkinin hasat olgunluğuna gelip gelmediği vejetasyon seyri için numuneler alınıp analiz edilmesiyle anlaşılır. Analiz neticesinde şeker varlığı, azot, kül ve safiyet gibi değerleri kontrol edilir. Hasada erken ekilip söküm olgunluğuna gelmiş pancarlardan başlayarak, fabrika günlük işleme kapasitesini de dikkate alarak başlanır. Sökülen pancarların başları yaprak gözleri kalmayacak şekilde kesilir. Yabancı maddelerden (toprak, taş, yaprak) ayrılan pancarlar tesellüm merkezlerinde fabrikaya sevk edilmek üzere alımı yapılır. Hasat genellikle işçi ile yapılır. Bir günde 1 dk şeker pancarını 5 işçi söküp, temizleyip ve nakliye olacak şekle getirir. Hasat son yıllarda pancar hasat makineleriyle yapılmaktadır. Ülkemizde genellikle tek sıralı söküm makineleri çalıştırılmaktadır. Hasat makinesi ile günde 7-8 dekar pancar hasat edilebilmektedir. Avrupa’da 2-6 veya 12 sıralı hasat makineleri kullanılmaktadır. 6 sıralı hasat makinesi ile günde 170 dekar pancar hasat edilebilmektedir. 6-12 sıralı hasat makineleri baş kesimi ve söküm yapmaktadır. Sökülen pancarlar toplama makineleri ile toplanıp tarla kenarına taşınmaktadır. Ayrıca, tarlada toplanan pancarlar temizleme makinaları ile temizlenmektedir.

SONUÇ: Şeker pancarı tarımı, sözleşmeli ve münavebeli olarak yapılmaktadır. Kaliteli ve yüksek verim alabilmek için; uygun tarım arazisi, tarla hazırlığının doğru ve zamanında yapılması, kaliteli tohum kullanılması, tavında ekim yapılması, çapa ve teklemenin zamanında yapılması, pancarın yabancı ot rekabetinden kurtarılması, hastalık ve zararlılara karşı mücadele, bitkinin ihtiyacı kadar sulama yapılması ve hasadın zamanında ve uygun makinalarla zayiatsız olarak yapılması gereklidir. Daha az masrafla kaliteli pancar üretebilmek için, modern tarım usullerini ve tarımsal mekanizasyonun kullanılması zorunluluktur