Bodur Ağaç Yetiştirme
Bodurlaştırıcı anaçlar, en çok kullanılan bodur ve yarı bodur anaçlar, Bodur elma anaçları, Bodur armut anaçları, Bodur kiraz ve vişne anaçları, Bodur şeftali anaçları, Bodur anaçların budanması

Meyve yetiştiriciliğinde birim alandan elde edilecek verimin artırılması, ağaçları küçülterek birim alana daha fazla sayıda ağaç dikilmesi yoluyla sağlanır. Ağaçları küçültmede en etkili vasıta da bodurlaştırıcı anaç kullanmaktır. Bodurlaştırıcı anaçlar sadece birim alandan elde edilecek verimi artırmakla kalmazlar. Aynı zamanda verime yatma yaşını öne alırlar kaliteyi artırırlar, bütün kültürel (Budama, ilaçlama, hasat gibi) uygulamaları kolaylaştırırlar, maliyeti düşürürler ve kısaca meye yetiştiriciliğini modernleştirirler.

MODERN MEYVECİLİĞİN GEREKLERİ

Her Yıl ve Düzenli Ürün
Meyve ağaçları tam verim çağına gelinceye kadar her yıl gittikçe artan bir şekilde ürün verir ve bu yaştan sonra da ekonomik ömrü süresince düzenli olarak ürün vermeye devam eder. Ancak az da olsa bazı çeşitler bir yıl meyve verir, ertesi yıl az meyve verir veya hiç meyve vermez. Bu duruma periyodizite diyoruz. Bu özelliği gösteren çeşitlerden sakınmak gerekir. Bodur anaçlar üzerine aşılanan çeşitler erken verime yatarak, her yıl düzenli ürün verirler.



Yatırımın İlk Yıllarda Geriye Dönüşü
Erken yaşlarda verime yatma ve birim alana daha çok ağacın kullanılması, bodurlaştırıcı anaçların özelliğidir. Çok bodur bir anaç olan M 9 üzerine aşılı elmalar, dikimin hemen ertesi yıl çiçek açar ve meyve verirler. Yarı bodur bir anaç olan MM 106 üzerine aşılı kuvvetli gelişen çeşitler üçüncü yılda, zayıf gelişen çeşitler ikinci yılda meyve verirler. Halbuki geleneksel olarak kullanılan çöğür (Yabani) üzerine aşılı olan çeşitler, dikimi izleyen beşinci veya altıncı yılda verime geçerler.Şunu önemle belirtmek gerekir ki; M9 anacına aşılı çeşitler tam ve ekonomik verime 3. ve 4. yaşında geldiği halde; çok kuvvetli gelişen anaçlar üzerine aşılı aynı çeşitler 12-15. yılda gelirler. Bu nedenle, yatırımın erken yıllarda geriye dönüşünün sağlanması bodur anaç kullanmakla mümkün olur


Armut çeşitleri için kullanılan ve bodurlaştırıcı bir anaç olan ayva kökenli EM Quince A üzerine aşılı çeşitleri, dikimin üçüncü-dördüncü yılında verime yatarak erken yaşlarda karlılık getirir. Şeftali, erik, kiraz ve kaysılarda kullanılan bodurlaştırıcı anaçlar, elma ve armuttaki kadar olmasa da, geleneksel çöğür anaçlarına göre, çok daha erken verime yatarak, karlılık sağlarlar. Özellikle, son yıllarda değişik ülkelerde kullanılmaya başlanan ve yarı-bodur, bodur olarak bilinen kiraz anaçlarından Gisel A 5 ve Gisel A 6’nın da erken verime yattığı ve birim alana daha fazla ağaç (70- 80 ağaç/dekar) dikimine müsaade ettiği bildirilmektedir.

Her ne kadar bodurlaştırıcı anaçlarla dekara daha çok sayıda ağaç kullanılması nedeniyle, başlangıç masrafı biraz fazla ise de, dikimi izleyen hemen ertesi yıl verimin alınmaya başlamasıyla, yapılan bu masrafın, diğer kuvvetli gelişen anaçlara göre çok daha kısa zamanda geriye dönüşünü sağlamak mümkün olmaktadır.
Üretim Maliyetinde Azalma ve İşgücünde Azalma
Bodur ağaçların ilaçlanmaları, tartışmasız olarak, kuvvetli gelişenlere göre daha kolay ve ekonomiktir. Çünkü büyük ağaçların ilaçlanmaları daha çok dikkat, daha uzun zaman ve daha güçlü makinaların kullanımını gerektirirler. Bodur ağaçlarda kimyasal yolla ve elle seyreltme ile budama da, aynı ilaçlamada görüldüğü gibi kolay ve daha ekonomik olmaktadır. Her türlü kültürel uygulamadaki gerekli işgücü miktarı önemli ölçüde azalmaktadır. Örneğin budama için dekara gerekli işgücü M 9’da 2 saat, kuvvetli gelişen anaçlarında ise 8 saate çıkmaktadır. Bodur ağaçlarda tartışılmayan diğer bir üstünlük de, meyve hasadının daha kolay ve ucuz olması ile hasat esnasında ağaçlarda mekanik zararlanma ihtimalinin az olması ve merdiven kullanmaya gerek kalmamasıdır . Bodur ağaçlardaki meyveleri çocuklar ve bayanlar yerden, merdiven kullanmaksızın kolayca ve çok kısa zamanda toplayabilirler.
Yalova-Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde sonuçlandırılan bir çalışmada, kuvvetli anaç üzerindeki 1 kg elmanın maliyetinin, bodur anaç üzerindekinin en az 2, 2.5 katı olduğu tespit edilmiştir.
Değişen Şartlar ve Pazar İsteklerine Kolay Uyabilme
Yaşlı ve büyük ağaçların bahçede tutulması karlı olmayıp, bunların sökülmeleri de çok zor ve pahalıdır. Yetiştiricilerdeki genel kanaat, kuvvetli gelişen ağaçların 6-10 yaşında verime yattıkları ve 15-20 yıl tam verimde kalarak, 25-30 yılda ekonomik ömürlerini tamamladıkları şeklindedir. Yani böyle ağaçlar ekonomik ömürlerini 25-30 yılda tamamladıklarından, bunların yerine yeni ağaçların dikilmesi 25-30 yıl alır.
Bodur ağaçlar ise, dikimden sonra hemen verime yatıp, ilk yıllarda kara geçtiklerinden ve küçük ağaçlar yaptıklarından sökülmeleri kolay olup, yeniden dikilenler daha kısa zamanda verime yatarlar. İşte bodur ağaçların bu özelliği nedeniyle, pazar istekleri azalarak cazibesini kaybeden bir çeşit, daha cazip olan bir çeşitle kısa sürede değiştirilebilir.
Yüksek Meyve Verimi ve Meyve Kalitesi
Bodur ağaçlarla kurulu meyve bahçelerinde ilk birkaç yıl içerisindeki verimin, kuvvetli ağaçlardan kurulu bahçelere göre çok fazla olduğu tartışma kabul etmez.
Bu konuda elmalar üzerinde Yalova’da yapılan çalışmalar sonucunda, tam bodur M 9 anacı üzerine aşılı Starking Delicious ve Golden Delicious çeşitleri dekara 143 ağaç dikilmiş ve 8 yıllık toplam dekara verim olarak Starking Delicious’dan 30.556 Kg, Golden Delicious’dan 20.040 kg, buna mukabil aynı yaşta tohum anacı(çöğür) üzerine aşılı aynı çeşitlerden sırasıyla 6.472 ve 7.784 kg verim alınmıştır. Bir başka ifade ile bodur ağaçlarla kurulmuş bir elma bahçesinden, kuvvetli gelişen ağaçlardan kurulmuş geleneksel elma bahçelerine göre, ilk 8 yılda Starking Delicious için yaklaşık 5 kat ve Golden Delicious için 2.5 kat verim almak mümkün olmuştur.

Çok bodur ağaçlarla kurulmuş aynı bahçede ilaçlama, budama, meyve seyreltmesi, sulama ve hasat gibi kültürel uygulamalar da daha kolay, ucuz ve etkili olduğundan, 1 kg elmanın maliyeti de düşük olmuştur. Sonuç olarak, ilk 8 yıllık verilere göre, sık dikilmiş bodur elma bahçeleri, seyrek aralıklarla dikilen geleneksel bahçelere göre Starking Delicious için 11.5 kat, Golden Delicious için 3.5 kat daha ekonomik olmaktadır. Golden Delicious elma çeşidinde periyodisite eğiliminin mevcut olması nedeniyle, Starking Delicious’a göre daha az karlı olmuştur.
Bodur anaçlar üzerine aşılı ağaçlar, alçak boylu ve açık gelişen ağaçlar olduklarından, gölgelenme ortadan kalktığı için, iyi bir güneşlenme ve havalanma ile yeknesak ve çok iyi renkli meyveler meydana getirirler. Böylece pazarlanabilir I. sınıf meyve oranı da %85-95 arasındadır. Oysa geleneksel, kuvvetli gelişen ağaçlarda bu oran %50-60 arasındadır.

BODUR MEYVE YETİŞTİRİCİLİĞİNİN PRATİK ESASLARI
Bodur ağaçları standartlarından ayıran özellik, sadece daha küçük olmaları değildir. Ağacın şekli ve yayılması, meyveye yatma yaşı, çiçeklenme ve hasat zamanı, sürgün çapı, ağacın ömrü, meyve verme tabiatı, yaprak/meyve oranı ve bitkinin besin maddeleri isteği yönünden bodur ağaçlar standartlarından farklıdırlar. Ağaçlardan bol meyve almak, bizzat bodurlaştırma yöntemidir. Genç ağaçlarda gelişmenin fazla oluşu meyvesiz oluşlarındandır. Verim çağına geldikçe verim arttığı için, yani depo maddelerinin bir kısmı meyveye gittiğinden, gelişmeleri azalır. Bu bakımdan erken yaşta meyve veren ağaç, geç yaşta meyve verene göre daha bodur olur. Örneğin, türlerden şeftali ve elmalardan M 9 anacında olduğu gibi. Bir yaşlı fidanın dikim esnasında 70-80 cm’den tepesi vurularak uygulanan alçaktan taçlandırma yöntemi de, erken meyveye yatma ve bodurlaştırma etkisi yapar. Genç ağaçlarda budamanın hafif şiddette yapılması da erken çiçek ve meyve oluşumuna neden olarak, bodurluk sağlar. Kuvvetli gelişme gösteren bir sürgünde yapılacak uç alma, yan gözleri teşvik ederek, daha yaygın ve bodur gelişmeye neden olur. Kök budaması yoluyla da bodurluk elde edilebilir. Kökler su ve suda erimiş besin maddelerinin ağacın üst kısımlarına taşınması sağladığından; bunların gelişmelerinin sınırlı tutulmaları, vegetatif gelişmeyi azaltmak suretiyle meyve gözü teşekkülü teşvik edilmiş olur. Sürüm esnasında pullukla veya doğrudan yapılan kesim yoluyla köklerde meydana getirilen zararlanma ile bu sağlanır. Bunun adı kök budaması olup, en iyi yapılma zamanı da sonbaharda ağaçların pişkinleştiği dönemdir.

Bilezik alma, boğma ve çentik açma gibi uygulamalar da meyve gözü oluşumunu teşvik ederek, bodurluk sağlar. Meyve türlerindeki çiçek gözleri bir yıl önceki geç ilkbahar veya erken yaz döneminde oluşmaya başladığından, bu işlemlerin en iyi zamanı da bu dönemdir.

Ağaç dallarını aşağıya eğerek bağlama veya dik gelişme yerine geniş açılı dallar elde etmek de meyve gözü oluşumunu teşvik ederek bodurluk sağlar. Fakat, bu uygulamayı spur tipi (yarı bodur) çeşitlerde yapmamak gerekir.



Yukarıda sayılan bodurlaştırma amacıyla uygulanan yöntemlerden en etkili ve sağlıklı olanı şüphesiz ki; genetik bodur anaç kullanmaktır. Genetik bodur anaçların kullanılması ile modern meyvecilik gereklerinin hemen hemen hepsinin yerine getirilmesi mümkün olmaktadır.
MEYVECİLİKTE BODURLAŞTIRICI ANAÇLAR
Bodur bitkiler yüzyıllardan beri bilinmektedir. Ancak, daha çok süs bitkisi olarak ilgi çeken bodur bitkilerden meyvecilik açısından ilk kayıtlar M.S. 1700’lerde bodur kayısılar hakkında elde edilmiştir. Avrupa kıtasında, ılıman iklim meyve türlerinde bodurluk daha büyük önem kazanmış ve bodur anaç kullanılarak meyve yetiştiriciliği yapılmıştır. Bodur anaç kullanılması her ne kadar oldukça eski tarihlere dayanıyorsa da, modern meyvecilik açısından ilk bodur anaçlar 19. Yüzyılın başlarında kullanılmaya ve 1960’lı yıllarda da ticari olarak kullanılmaya başlamıştır.
Bodurlaştırıcı olan ve klonal olarak üretilebilen anaçlar konusunda üzerinde en çok çalışılan meyve türü elma olup, bunu armut takip etmektedir. Ancak, son yıllarda erik ve kirazda da giderek yaygınlaşan bodur anaç kullanımı hızla artmaktadır.

Ülkemizde de 1980’li yıllardan beri özellikle elma ve armut yetiştiriciliğinde kullanılan bodur anaçlara esas ilgi 1990’lı yıllarda artmış ve bu ilgi ve talep gittikçe artmaktadır.

Meyvecilikte En Çok Kullanılan Bodur, Yarı-Bodur Anaçlar
Elma anaçları
Bugüne kadar yapılan çalışmalarda elde edilen elma klon anaçları “çok bodur”dan “çok kuvvetli”ye kadar değişen bir seri oluştururlar ve aşağıdaki gibi sınıflandırırlar.
Çok bodur (M 9, M 27)
Bodur (M 26)
Yarı bodur (M 7, Mm 106)
Kuvvetli (M 2, MM 111)
Çok kuvvetli (M 25, geleneksel tohum anaçları)
Ancak, burada en çok kullanılanlar özetlenecektir.

M 9: Çok bodur ve bodur sınıfa giren elma klon anaçlarından dünyada en çok kullanılanı M 9 anacıdır. Sürgünleri kalınca olup, düzgün gövde yaparlar. Yaprakları geniş ve uzunca şekillidir. Kaliteli kök yaparlar ancak, kökleri biraz gevrek olup kolayca kırılır. Çok bodur ağaçlar meydana getirirler. Verimli topraklarda daha iyi gelişirler, dikimden itibaren desteğe ihtiyaç gösterirler. Dikimin hemen ertesi yılı meyve vermeye başlar ve en iyi koşullarda bile boyu hiçbir zaman 2.50-2.70 m’yi geçmez. Ağaçlara “ince iğ şekli” terbiye sistemi budaması tavsiye edilir.
M 9 boğaz çürüklüğüne dayanıklı fakat, ateş yanıklığı ve pamuklu bite hassastır. Fidanlıklarda “değiştirilmiş hendek daldırması” ile çoğaltılırlar. Bu anaç, özellikle sulamanın sorun olmayacağı bölgelere tavsiye edilmektedir. Verilecek dikim aralıkları da toprak verimliliğine göre 1.5 m x 3.5 m veya 2.0 m x 3.5 m olmalıdır. M 9 üzerine kesinlikle Starkrimson Delicious ve Starkspur Golden Delicious gibi spur tipi (yarı bodur) gelişen çeşitler aşılanmamalıdır.


MM 106: Yarı bodur bir anaç olup, pamuklu bite dayanıklı, ancak kök boğazı çürüklüğüne hassastır. Dikilecek toprakların çok iyi drene edilmesi gerekmektedir. Çok iyi kök sistemi oluşturur ve ağaçları kazıkla desteklemeye gerek göstermezler. Yarı bodur gelişen ağaçlar oluşturur, dikimi izleyen 2-3’üncü yıllarda önemli ölçüde meyveye yatar. Hem yarı bodur (spur tipi) ve hem de kuvvetli gelişen çeşitler için uygun bir anaçtır. Üzerine yarı bodur gelişen çeşitler aşılandığında, ağaçlar hemen hemen M 9 üzerine aşılı kuvvetli gelişen çeşitler gibi küçük kalır. Bu bakımdan, verilecek dikim aralıkları, üzerine aşılanan çeşide göre değişir. Kuvvetli gelişen çeşitler aşılandığında, toprağın kuvvetine göre 5 m x 3 m veya 5 m x 2.5 m; yarı bodur gelişen çeşitler aşılandığında, 4.0 m x 2.5 m veya 4 m x 2.0 m dikim aralıkları verilmesi uygundur. Üzerine kuvvetli gelişen çeşitler aşılandığında değişik doruk dallı, yarı bodur çeşitler aşılanınca çam şekli (bir lider ve çok sayıda yan dallı) terbiye sistemi tavsiye edilir.

MM 111: Kuvvetli ve dik gelişir. Köklenmesi çok iyi ve kalitelidir. MM 111 üzerine aşılı çeşitler yarı kuvvetli ağaçlar meydana getirirler ve kuvvetli büyüyen tohum anaçlarının %75-80’i kadar gelişirler. Dikim aralıkları, kuvvetli gelişen çeşitler için 6 m x 3.5 m, spur çeşitler için 5 m x 3 m olarak tavsiye edilmektedir.

MM 111 üzerine aşılı çeşitler değişik toprak şartlarına iyi adapte olan, sağlıklı, toprağa iyi tutunan ve kazıkla destek gerektirmeyen ağaçlar meydana getirirler.

Armut anaçları
Armudun kendi türü içerisinde bodur anacı geliştirilmişse de (OH x F51, OH x F 69 gibi), genel olarak ayva kökenli klon anaçları bodurlaştırıcı anaç olarak kullanılmaktadır.

M Quince A: Üzerine aşılı armut çeşitlerini bodurlaştırıcı etkiye sahiptir. Yabani armut anacı üzerine aşılanmış aynı çeşitlerin %30-60’ı kadar büyür ve ortalama bir yıl daha önce verime yatar. Araziyi ekonomik olarak kullanmak için, sık dikilmeleri tavsiye edilir. Her ağaca bir herek verildiği zaman, 4.5 m x 3 m, tele alındığında 3 m x 2.5 m aralıklarla dikilirler. Ancak bazı armut çeşitleri ile aşı uyuşmazlığı gösterdiği için, ara anaç kullanılmasını gerektirmektedir.

M Quince C: Armut çeşitleri için kullanılan ve çok bodur olan klonal ayva anacıdır. Quince A’nın % 50’si kadar gelişir. Birim alanda oldukça yüksek verim ve erkencilik sağlar.

Ayrıca M Quince B, BA 29, Sydo, Adams gibi diğer ayva klon anaçları var ise de, bunlardan BA 29 dışındakiler kullanılmamaktadır.