Karadeniz'de hamsinin fiyatı 25 TL’ye dayandı

Marmara ve Karadeniz’de balığın az olması, Ege’deki balık fiyatlarının artmasına neden olurken, Karadeniz hamsinin fiyatı 25 TL’ye dayandı. Marmara ve Karadeniz'de balığın az olması, Ege'deki balık
...

Artık lop et de ithal edilebilecek

Canlı hayvan ve karkas etten sonra şimdi de kemiksiz et olarak bilinen lop et ithalatına izin çıktı. Ancak sektör yetkilileri tepkili. Hem lop etin denetimi
...
Anasayfa | KÖŞE YAZILARI | Prof.Dr. Atila GÜNAY | Sebze Filizleri (Micro Filizler)

Sebze Filizleri (Micro Filizler)

Bu konu tarihinde yayınlandı  150 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Sebze Filizleri (Micro Filizler)

Sebze filizlerinin üretiminin bundan yaklaşık olarak 5000 yıl önce başladığını, ilk üretiminin Çin de yapıldığını bildiren literatür bilgileri mevcuttur. Günümüzde sebze filizlerinin insan sağlığı açısından önemi ortaya kondukça, üretimi dalga dalga bütün dünya ülkelerine yayılmaktadır.

Sebze filizleri, sebze üreticileri, seracılar için önemli ve karlılığı yüksek bir ürün, restoran ve lokanta yöneticileri için müşterilerine görünüş güzelliği ile beraber tat ve aromasıyla, değişik menüleri hazırlama alternatifi sunan, tüketicilerin sağlıklı beslenmeleri için her geçen gün daha çok istenen ve aranan ürünlerdir.

Sebze filizleri, Katı ve sıvı ortamlarda üretilebilir. Ancak sıvı ortamdaki üretimler tam anlamıyla organik bir yetiştiriciliktir. Üretimi sırasında hiçbir kimyasal madde, hormon, ilaç ve benzeri maddeler kullanılmaz. Böylece ürettiğimiz ürünler İnsan sağlığı açısından en garantili, temiz, organik bir besin kaynağıdır.

Yoğun bir lezzete, aromaya, kokuya, sahiptir.

En önemlisi, tohumun bünyesinde, yeni bir bitki oluşumu için ana madde olarak karbonhidratlar, proteinler, yağlar ve çeşitli hormonlar, vitaminler, antibiyotikler, antioksidan maddeler bulunmaktadır.


Belli sıcaklık derecelerinde tohum ortamdaki suyu ozmoz yoluyla bünyesine alır ve içindeki maddeler suda çözünür.

Tohumdaki minyatür bitki filizi bu maddeleri kullanarak büyümesine başlar. Önce kök oluşur, artık su alımı ve suda erimiş besin maddeleri bu kök tarafından  yapılır ve bundan sonraki bitki yaşamın gerekli su ve besin ihtiyacı karşılanır. Daha sonra sürgün ucu gelişerek  filizin büyümesi başlar.

Tohum İçindeki bütün maddeler  bu filize geçer. Filiz büyüyerek yapraklar oluşuncaya kadar tohumdaki besin maddelerini kullanır.

Filizin boyu 1-5 cm oluncaya ve yapraklar meydana gelinceye kadar tohumdaki maddeler kullanıldığından tohum içi boşalır ve kurur.

Bu bakımdan, filizin 0-5 cm büyümesine kadar geçen sürede, tohumdaki maddelerin hepsi aynen filize de geçer. Artık bundan sonra, bitki kendi besin maddelerini kendisi üretmeye başlar.

Bu bakımdan filiz üretiminde, sebze filizinin boyu ne kadar küçükse içerdiği maddeler o kadar çoktur.

Beslenmemizde sebze filizi kullanıldığında, bu sefer filizde bulunan maddeler insan vücuda geçer.

Filizlenme sırasında ortaya çıkan maddeler önce kompleks bileşikler iken daha sonra basit yapılı bileşiklere dönüşür. Bu dönüşümün insanlar açısından bir çok faydalı özellikleri vardır.


Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

       1. Çimlenme sırasında tohumdaki depolanmış besin maddeleri şekil değiştirir. Yarı yarıya sindirilmiş besinler haline döner ve hazmedilmeleri, bağırsaklardan kan dolaşım sistemine geçmesi, hücrelere taşınması ve hücrelerin bu besinlerini alması da kolaylaşır.

       2.Alkali özellikleri vardır ve asitli yiyeceklerin olumsuz etkisini nötralize eder. Vücuda alındıklarında esasen asite dönük vücut reaksiyonunu (pH’sını) düzenler ve kan ve idrarın asitliğini giderir.

       3.Bitkilere karşın tohumlarda vitamin içeriği yüksektir. A ve B kompleksleri ile C ve D vitaminlerini içerir.

       4. Filizlerin lif içeriği, tohumlardakinden fazladır. Bitkisel lifler vücuttaki yağları ve toksinleri bağlar ve hızla bünyeden atılmalarını temin eder. Böylece kilo alınmasını önler, yani kilo vermeye yardımcı olur.

       5. Tohumdaki proteinin yapısı, filizlerde daha gelişmiştir. Örneğin filizlenmede bağışıklık sistemimizi koruyan lisin amino asitleri miktarı filizlerde yükseliş gösterir.

       6. Filizler birer enzim deposu gibidir. Bu enzimler vücudun katalizör görevine sahip özel proteinler olan enzimlerdir. Yediğimiz çeşitli gıdalardan daha fazla vitamin, mineral madde, amino asit ve esansiyel yağ asitleri elde etmemizi sağlar ve onlardan daha çok yararlanmamıza vesile olur.

       7. Filizlerin, yüksek tansiyonu düşürmeye etkileri vardır. Kardiyovasküler riskleri azaltır. Karaciğer yağlanmasını ve diyabeti önleme özelliği vardır.

       Uzakdoğu ülkelerinin yüzyıllar boyu kullandığı sebze ve tahıl filizleri, son yıllarda batı ülkelerinde de yaygın biçimde kullanılmaya başlamıştır. Filizler pişirilmeden tüketilmelidir. Aksi halde yukarıda sayılan özelliklerini büyük ölçüde kaybederler. Bunu için önce direkt sabah kahvaltısında yalın olarak yenmesi, daha sonra üzerine zeytin yağı dökülmüş ve limon sıkılmış salatasının yenmesi tavsiye olunur. Diğer salatalara karıştırarak, yemekler üzerine garnitür şeklinde konarak da değerlendirilebilir.

       Çeşitli ülkelerde ki aşağıda verdiğimiz değişik yemek yapım şekillerine ait resimler de bu ürünlerin iştah açıcı görünüşlerine rağmen kilo aldırmamaları sağlığımız açısından çok önemlidir.

Ülkemizde üretimine henüz yeni başlanan sebze filizlerini, halkımızın büyük çoğunluğu tanımamaktadır.  Bu yüzden marketlerde sunulan sebze filizlerini ancak dış ülkelere gitmiş insanlar almaktadır. Tezgaha konulan ürünlerin çoğu satılmamaktadır. Büyük lokantalarımız ve restoranlarımız da ise kısmi bir kullanım yapılmakta, daha çok özel günlerde ve kutlamalarda sebze filizlerine yer verilmektedir.

 Nadir olarak günlük menülere girmektedir. Ancak az sayıdaki büyük otellerimizde Günlük menülerde de kullanımının başlaması bizlere bu ürünlerin kullanımın giderek artacağı ümidini vermektedir.

Ben sebze konusuna uzun yıllarımı verdim ve ülkemize bir çok yenilikler getirmeye çalıştım.

Bunlardan bir örneği, 1960 yıllarında mantar konusunu bilimsel olarak ele alıp çeşitli uğraşlardan sonra bu seviye ulaştırmağa muvaffak oldum.

Bu gün Türkiye’de, yemeklik mantarı hemen hemen tanımayan ve yemeyen çok az sayıda insan bulunmaktadır. Şu andaki gayem tek tük kişilerce yapılan sebze filizleri konusunu da aynı mantar üretimindeki gibi yaymaktır.

Bu konuda yetiştirilen ürünler, bilimsel şekilde su kültüründe ve hiçbir katkı maddesi kullanmadan tam anlamıyla organik olarak üretilmektedir. Halen tere, su teresi, roka, turp, maş ve soya fasulyesi, börülce, soğan, brokoli, lahana, pancar, fesleğen, fencel, maydanoz, kereviz, kişniş üretimi yapılabilmektedir. Sırada bazı çiçeklerin filizlerinin üretimini isteyenlerin bu isteklerini karşılamak da var. Ancak Türkiye’de ilaçlanmamış, temiz, çimlenme yüzdesi yüksek tohum bulmakta zorlanıyoruz. Önümüzdeki yıllardan itibaren bazı firmalar bu istemimizi karşılayabileceklerini beyan ettiler.

Sizlerin düşünce ve görüşleri benim ve bu konuda çalışanlar için çok önemlidir.

Çünkü Bu ürünleri sizler kullanıyorsunuz. Ürünlerin nasıl olursa daha iyi olacağını sizlerin vereceği fikirler geliştirecektir.

Bu yayını sonuna kadar okur ve görüşlerinizi ve yardımlarınızı iletirseniz bu konuya böylece sizin de katkınız olacak.

Prof. Dr. Atila GÜNAY

(Bahcesel.net editör notu: Saygıdeğer Hocam, değerli büyüğüm Prof. Dr. Atila GÜNAY Bey'in bu konuda yapmış olduğu çok özel çalışma ve uygulama notlarını Bahcesel.net forumsel sayfalarımızdan özel Sebzecilik kategorisi altında http://www.bahcesel.net/forumsel/ozel-sebzecilik/33832-sebze-filizleri-micro-filizler.html sayfasında detaylı olarak yayınlıyoruz.)

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır