Türkiye'nin en erkenci üzüm çeşidi

Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü, Türkiye’nin en erkenci üzüm çeşidi olan Trakya İlkeren üzüm çeşidinden hem daha önce olgunlaşabilen hem de çeşitli özellikleriyle İlkeren üzüm
...

“TİGEM’de tarım dışında bir faaliyet yok”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ceylanpınar TİGEM’e ilişkin iddialara karşılık, işletmede tarım ve hayvancılık dışında herhangi bir faaliyet yürütülmediği açıklaması yaptı. 20 Temmuz’da Şanlıurfa’nın Suruç İlçesinde
...
Anasayfa | KÖŞE YAZILARI | Zıraat Mühendisi Kenan Albayrak | Arılar Neden Toplu Halde Ölürler?

Arılar Neden Toplu Halde Ölürler?

Bu konu tarihinde yayınlandı  4671 defa okundu  ve  5 adet farklı yorum eklendi.
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

balarisiTabiatta öyle bir denge kurulmuş ki halkanın bir tanesi kırıldığında domino taşı gibi yıkılıveriyor. Bunun örnekleri o kadar çok ki sadece bir örnek vereyim. Okavenko havzasında zehirli yılanlardan korkan çiftçiler bir kampanya ile bütün zehirli yılanları öldürmüşler. Bir müddet sonra bakmışlar ki yetiştirilen bitkiler zehirlemeye başlamış. Bilim adamları  araştırmalar yaptıktan sonra zehirli yılanla bağlantıyı kurup tekrar bölgeye getirilmesini sağlamışlar. Bu zehiri yılan mı alır? Yoksa yılanın yediği bir canlı mı verir? Bilinmiyor ama kesin olan şey kurulan halkanın-dengenin ne kadar hassas olduğudur.

Arılar da bu dünyada insanlar için halkanın çok önemli bir yerini işgal etmektedir. Arıların ürettiği o leziz şifalı bal onun bonusu veya hediyesidir sadece. Esas işlev çiçeklerin tozlaşmasında ve dolayısıyla meyve vermesindedir.

      Bu girişten sonra arıları tanıyalım. Dünyanın her yerinde kendi iklim ve tabiat şartlarına uygun bal arısı türleri vardır. Kimi sıcak sever kimi serin sever kimi nemli vesair. Her birisinin optimum yaşama değerleri farklıdır. Optimumlarında ki yaşam aralığı aşılınca toplu ölümler olabiliyor.

    Bal arılarının belirli bir sıcaklığın altında metabolizmaları çok yavaşlar. Adeta uyuşurlar ve enerji sarfiyatları sıfıra yakın olur ve dolayısı ile yiyecek stoklarını idareli kullanırlar. Bu sıcaklıklar dahada düşerse tedbir alınmazsa hayvanlar ölürler.

     Erken ilkbahar veya geç sonbahar dediğimiz zamanlarda havaların erken ısınması sonucu bal arılarının metabolizmaları tekrar hızlanır. Hayvanlar yiyecek bulmak maksadıyla kovanı terk ederler. Hava sıcaklığı akşamüstü ani düşünce otomatik olarak metabolizma yavaşlar. Hayvan kovana dönemez. Ve dışarıda çoğu ölür. Geri dönebilen hayvanlarda yiyecek bulamadığından stoktakini tüketir. Tedbir alınmazsa yine toplu arı ölümleri olur. Yine havaların zamansız ısınması ana arıyı yumurtlamaya teşvik eder. Buda aynı sonucu doğurur.

   Tabii bu saydıklarımız doğal şartlarda ormanın derinliklerindeki veya dağların ulaşılamaz yerlerindeki bal arısı kovanlarını pek etkilemez. Zira onların balını alacak bir çiftçi sahipleri olmadığından her zaman stokları fazla verir.

       Bal arıları koloniler halinde yaşayan sosyal varlıklar olmalarına rağmen diğer sosyal koloniler halinde yaşayan hayvan toplulukları gibi  bireysel kimlikleri yoktur. Koloni kimlikleri vardır. Bu kimlikleri de ana arıdan aldıkları kovan kokusudur. Aynı koloniden olan bir arının bir şekilde kokusu değişirse kovana giremez. Girerse anında öldürülür. Çünkü o artık bir yabancıdır. Mesela arıcılıkta ana arı yetiştirilip başka kolonilere verilir. Bu işlemde önce koruyucu bir kafeste bir süre kovan içinde bekletildikten sonra serbest bırakılır ki kovanın kokusu üzerine sinsin

      Bunları neden anlattım? Esas arı ölümleri bunlara bağlı gerçekleşir. Küresel ısınmanın bu olaylar zincirinde bir kabahati yoktur. Zirai alanda kullanılan ilaçların hepsi kesif koku yayar hatta bunlara böcekle alakası olmayan herbisit ve gübreleri de dahil ederiz. Herhangi bir maksatla kullanılan ilaç veya gübrelerin alanda çalışan  bal arısını direkt öldürmez. Fakat  bu maddelerin kokusu arının üzerine siner ve arının kokusunu değiştirir. Kovana dönen arı artık bir yabancıdır ve yapılacak işlem bellidir ilaçlama yapılan bölge yakınındaki arı kovanlarının  önleri çok miktardaki arı ölüsü ile doludur sebep bu.

   Mevsimlerdeki bu yıllar itibarı ile oluşan sıcaklık kaymaları olağandır. Meteorolojik verilerden bu anlaşılır. Doğal şartlardaki bal arıları bunu zaten tolere edebilir. Ancak insan müdahalesinin olduğu durumlarda mutlaka insanların ek tedbir alması gerekir. Nasılmı? Mesela kovanda yeterli bal bırakarak. Nasılmı? Kokusuz zirai  ilaç üreterek.

   Ne dersiniz?

    Selam ve dua ile.

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (5 gönderilen)

avatar
orgtekniker 22/05/2007 04:36:00
pekı madem bu kadar mukemmel denge var bu kaybolan yada olen arıların yarattıgı bosluk doldurulabılınecekmı?bızı bu konuda bılgılendırırsenız cok seinirimım.ayrıca hassas bı konuya degendıgınız ıcın tebrık ederım
avatar
kalbayrak 22/05/2007 05:37:00
aslında sorunuzun cevabı yine yazının içinde. hem vahşi doğada medeniyetten uzakta hem de insan eliyle tarım alanlarından uzaklaşarak yani taşımalı sistemle korunyorlar. işin ucunda parada olunca....
avatar
idedeoglu 23/05/2007 03:44:00
bir tüketici olarak arılar hakkında verdiginiz detaylı bilgi için teşekkürler, halk arasında acı bal denilen bal ile normal bal arasındaki farkı nasıl anlarız?
avatar
orhan66 30/06/2007 06:25:00
evet olabilir.ancak bizim oralarda hiç bir zirai ilaç kullanılmamasına ve arı kovanların ballı olmasına karşı bahara bomboş kovanlar çıkıtı?bunun sebebi ne olablir?
avatar
salim acar 01/09/2007 05:58:00
bazı şahıslar başkalarının petegindeki arıyı kendi peteklerine çekmek için bir ilaç kullanıyorlarmış. böyle bir ilaç varmıdır yoksa uydurma bir şeymi. bilgi verirseniz sevinirim
toplam: 5 | gösteriliyor: 1 - 5

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
ILANSEL.COM YENI ILANLARI
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır

Etiket:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00