Fındık alım fiyatları açıklandı!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "2017 sezonu fındık için de üreticilerimizin mağdur olmaması ve fındıkta fiyat istikrarı sağlanması için Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) aracılığıyla fındık alımı
...

Ayçiçeğinde büyük beklenti! Son 50 yılın...

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı, bu yıl çiftçilerin buğday ve ayçiçeği verimlerindeki artış nedeniyle yüzlerinin güldüğünü söyledi. Trakya'nın Türkiye'de ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 75'ini karşıladığını
...
Anasayfa | KÜTÜPHANE | TARLA BİTKİLERİ | ÇAYIN EKOSİSTEMİ

ÇAYIN EKOSİSTEMİ

Bu konu tarihinde yayınlandı  14232 defa okundu 
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
  • Ekosistemin Bölümleri ve Onların ilişkileri
  • Ekosistemde Yaşayan Varlıkların Fonksiyonları
  • Çay Ekosisteminde Yönetim

Çay plantasyonunu iyi yönetebilmek, çay ekosistemini anlamayı gerek tirir.  "Ekosistem"  kelimesinin basit anlamı, bir çay plantasyonunun içinde bulunan canlı (çay bitkileri ve mikro organizmalar gibi) ve cansız  (rüzgar ve yağmur gibi) tüm varlıkların kombinasyonudur

Ekosistemdeki tüm varlıkların her biri diğerini etkiler. O kadar ki, bir varlık taki değişim diğer varlıkları etkileyecektir. Ve ekosisteme yeni bir varlığın eklenmesi var olan dengeyi bozacak ve yeni ilişkilerin oluşmasına neden olacaktır. Şu iki sebeple tarımsal uygulamalar çay ekosisteminde önemli bir etkiye sahiptir.

Birinci tarımsal uygulamalar; pestisit kullanımı, yabancı ot mücadelesi, hasat, budama, ekim vb. yollarla ekosistemin sürekliliğini değiştirir.

İkinci tarımsal uygulamalar; ekosistemin içine yeni varlıkları (yeni varyeteleri, kimyasal gübreler, malç vb.) sokar.

Bu nedenle, yapılacak tarımsal uygulamalar hakkında karar vermeden önce ilk olarak çay tarla ekosistemini anlamamız çok önemlidir.

Ekosistemin Bölümleri ve Etkileşimleri
Biz ne zaman bir çay plantasyonu hakkında düşünsek, büyük olasılıkla ilk olarak çay bitkisini düşünürüz (ve özellikle hasat edilen bölüm hakkında düşünürüz; yerden yukarıda olan tomurcuklar  ve yapraklar).

Ancak çay plantasyonunu doğru yönetmenin şartı, çay bitkisinin çay ekosisteminde ki bir çok kısımdan yalnızca biri olduğunu anlamamızdır.

Çay ekosistemi; çay bitkisi, diğer bitkiler, toprak, bitkilerden beslenen hastalıklar ve böcekler, zararlı böceklerden beslenen hayvanlar ve böcekler, hava ve diğerleri olmak üzere bir çok kısımdan oluşmuştur.


 

Çay ekosisteminin tümü hakkında düşünmek önemlidir. Çünkü ekosistem de ki her bir bölüm bir fonksiyona sahiptir. Denge ve sürekliliğin devam etmesine katkıda bulanarak her bölüm diğer bölümleri etkiler. Ekosistemi itme ve çekmelerin birlikteliği olarak düşünebilirsiniz. Yaşayan her bir varlık  (bir çay ocağı veya bir tırtıl böceği gibi) ekosistemin kendisine yaralı olan bölümlerince (iyi bir hava veya iyi bir gıda sağlayıcı gibi) çekilip alınır. Ve aynı zamanda yaşayan her bir varlık ekosistemin kendisini engelleyen bölümleri (kuraklık veya doğal düşmanlar tarafından yenilebilme gibi) tarafından itilmiş olur. Bu itme ve çekmelerin birlikteliği ekosistemi dengede tutar. Yaşayan canlılardan birinde artış olmaya  başlarsa sonuçta gıdanın yetersizliği, yaşa yan diğer canlılar veya kötü atmosfer tarafından itilip uzaklaştırılmış olacaktır.

Bir ekosistemdeki çekme ve itme olaylarının tümünün anlaşılması zor olabilir. Fakat anlamayla ilgili ilk adım , bölümlerinin tümünün bir diğerini derinden etkilediğinin farkında olmaktır. Burada ki ana fikir, diğer bölümlerin etkisiyle ekosistemin bazı bölümlerinin nasıl değiştiğini dikkatlice gözlemlemek tir. Örneğin;

  • Yaprak biti yabancı otların yakınında mı yoksa yabancı otların bulunmadığı yerlerde mi daha boldur ?
  • Doğal düşmanlarının bolluğu yabacı otları etkiler mi ?  
  •  Malç toprağın kalitesini etkiler, fakat aynı zamanda çay ocaklarının sağlığını da etkiler mi ?
  • Yağmur ve nemin etkileri nelerdir?
Dikkatlice gözlemleme ve gözlemlerini diğer çiftçiler ile karşılaştırma yoluyla ekosistemi anlayabilecek ve yönlendirebileceksiniz.

Ekosisteminizi gözlemek ve anlamanıza yardımcı olmak için yaşan canlılar arasındaki ilişki bölüm 2.2 ‘de daha detaylıca ele alındı. Ekosistemin önemli başka bir bölümü çay bitkisi ve toprak arasında ki ilişkidir. Çiftçilerin sık sık daha çok bilgiye ihtiyaç duyduğu bir alan olduğundan kendi bölümü içinde detaylıca ele alınmıştır.


Ekosistemde Yaşayan Canlıların Fonksiyonları

 

Ekolojik Piramit

Bütün ekosistemi özetlemek için ekolojik pramid yararlı bir yoldur. Piramit yaşayan canlıların enerjilerini nasıl elde ettiklerine göre yukarıdan aşağıya (yaklaşık olarak yediklerine göre) bir listedir. Piramid‘in her bir tabakasının (bölümden bölüme) genişliği yaşayan canlıların (bireyin sayısını, türün sayısını değil) nasıl çoğaldığını göstermektedir.

 

Enerjiyi nasıl elde ettiklerine göre yaşayan tüm varlıklar katagorilerden birine girerler

Üreticiler - Tüketiciler - Ayrıştırıcılar .

Üreticiler, klorofil içeren yeşil yapraklı bitkilerdir. Bu klorofil ile havada ki CO2‘i ve su‘dan (şekerler) karbonhidratlar yapmak için ihtiyaçları olan güneşin enerjisini tutarlar. Bu üretim sürecine fotosentez denir. Bitkiler büyüme ve tüm diğer gelişme süreçleri için karbonhidrat temin eder. Bitkiler dışında yaşayan canlılardan hiç birinin gıdasını üretememesi önemli bir noktadır. Bu nedenle onlara üreticiler denir.

Tüketiciler, direk veya indirek üreticilerin ürettiklerini (karbonhidratla) yiyerek yaşayan hayvanlardır. Tüketiciler daha fazla gruplara bölünebilirler: Birinci tür, ikinci tür, üçüncü tür vb. Birinci tür otçul hayvanları (bitki yiyenler) kapsar. İkinci tür et obur hayvanlardır, örümcekler, kurbağalar gibi, parazit (alsak böcekler) ki birinci türün tüketicilerini yerler. Üçüncü tür, yılanlar gibi et obur hayvanlardır ki ikinci türün tüketicilerini yerler. Tüketiciler grubunun son halkasını örneğin; kaplanlar kartallar veya insanlar oluşturur, yüksek tüketici sınıfı adını alırlar.

Ayrıştırıcılar, bazı nematod ve böcekler gibi küçük hayvanlar ve bakteri ve mantarlar gibi mikroorganizmalardır ki tüketici ve üreticilerin (düşen yapraklar, ölü gövdeler, hayvanların gübresi vb.) atıklarını (organik materyali) yiyerek yaşarlar. Toprakta yaşayan ayrıştırıcıların sayısı çok büyüktür  (verimli torağın 1 gramın da 1.000.000.000 dan daha çok) ayrıştırıcıların en önemli fonksiyonu organik materyalden bitkilerin kullanabileceği mineralleri yapmaktır. Sonra bu mineraller bitkiler tarafından absorbe edilebilir.

 

Ekolojik piramit yaşayan tüm varlıkların bir diğerine ihtiyaç duyan ve destek olan ilişkiler içerisinde birbirine bağlı olduklarını göstermektedir. Bir parçaya müdahale edilirse, bütün sistem tepki gösterir.

Bir ekosistemin ana kurucusu üreticilerdir. Fakat toprağa organik madde sağlanmazsa mikroorganizmalar (ayrıştırıcılar) inaktif olur ve toprak verimsizleşir. Bitkiler (üreticiler) verimsiz toprakta iyi büyüyemez ve çoğalamazlar. Üreticiler tarafından üretimin düşmesinin sonucu olarak hayvanların (tüketiciler) sayısı azalır. Diğer bir deyişle her seviye (ayrıştırıcılar dahil ) önemlidir.

Ekolojik piramit de ayrıca alttan yukarıya organizmaların bolluğunda azalma görülür; en bol üreticilerdir, sonra birinci grup tüketiciler, sonra ikinci grup tüketiciler vb. Örneğin; zararlı böceklerin sayısı (birinci grup tüketiciler) belirli limitler içinde korunarak ikinci grubun tüketicileri tarafından kontrol edilir. Bu nedenle dengeli bir ekosistemde böcekler asla yeşil bitkilerin tümünü yiyip bitiremeyecektir. İkinci grup tüketicilerde üçüncü grubun tüketicileri tarafından yenir (kaplanlar, insanlar vb). Bu yolla alt sınıflardan sağlanan gıdanın miktarıyla ve üst sınıfların kontrolüyle her bir sınıfın tüketicileri doğal olarak belirli limitlerde tutulurlar.

FFS ‘nin ana aktivitesi ekosistemde yaşayan farklı varlıkların fonksiyonları ve birbirleri ile ilişkilerini öğretmekten bahseden ekosistem analizleridir. Uygula nan ekosistem analizlerinin bazıları ekolojik pramid ‘in bir analizini içerdiği göz önüne alınmalıdır. Örneğin; çiftçiler bir çay plantasyonu için piramid ‘in her bir düzeyinde yaşayan varlıkların bolluğu hakkında fikir sahibi olurlar.


Besin Zinciri ve Yaşam Döngüsü

Ekolojik piramitekosistem içinde yaşayan tüm varlıklar arasında ki ilişkiyi özetlemeye yardımcı olur. Fakat özel bir tür hakkında daha detaylı çalışmak için (örneğin çay‘dan beslenen bir böcek tipi hakkında) " gıda zinciri " görüşünü kullanmak daha yaralıdır. Bir gıda zinciri kimin kimi yediğinin bir özetidir. Kısaca , ekosistemin bir düzeyinden diğerine enerjinin akışını gösterir. Ekosistemin tüm düzeyleri ile tam bir gıda zinciri çizebilmek olanaklıdır. Enerjinin bir düzeyden diğerine hareket yönü oklarla gösterilmiştir:

Amaç özel bir türün ekolojisini anlamaksa, o zaman besin zinciri yoluyla sadece  bir düzey aşağıda ve bir düzey yukarıda ki türleri tahlil ettiğinizde işiniz kolaylaşır. Aşağıda ki Thrips‘ler için basit bir besin zinciridir; zararlının bir düzey yukarı ve bir düzey aşağısını gösteriyor.


 

Kolay anlaşılan gıda zinciri yapmada, her bir doğal düşmanı tarafından yendiği yaşam döngüsünü gösterebilirsiniz.

Canlı bir varlığın yaşam döngüsü büyüdükçe geçirdiği fiziksel değişimde (farklı bedenler ve boyutlar) devam eder. Örneğin Thrips yaşamına yumurta olarak başlar, sonra iki kurtçuk safhası sonrası dönem geçirir, sonra pupa öncesi ve pupa dönemi ve sonuçta erişkin safhasına geçer.

 

Yanda ki diyagram Thrips‘lerin yaşam döngüsü aşamalarına uygun Thrips gıda zincirini özetler. Her bir halka farklı bir canlı varlığın yaşam döngüsü nü temsil eder (Thrips ‘ler, parazitler vb);

 

Diyagramın ilk görünümü karmaşık olmakla beraber, yaşayan varlıklar arasında ki ilişkiler hakkında özel bilgi verdiğinden çiftçiler için yararlıdır.

Diyagram parazitlerin Thrips yumurtalarına saldırdığını fakat (parazitlerin) Thrips‘in yaşam döngüsün de başka hiçbir safhada saldırmadığını gösteriyor.

Thrips Nymohs ‘leri iki doğal düşman saldırır; kanatlı Staphylinid ve kanatlı dişi. Thrips lerin ön pupa veya pupa‘sına saldıran doğal düşman yoktur.

Çiftçiler bu yolla ekosistemde ki ilişkiler özetlenerek tecrübe kazanma da, çay için IPM ‘nin" Yabancı otların beslenmesi ve yaşam döngüsü" isimli kılavuzunu uygulamaya koyar.


Çay Ekosisteminin Yönetimi

Pestisit kullanımını azaltan ve kanıtlanabilir bir biçimde kazanç artışına yardımcı olmada çay ekosistemi IPM‘nin 4 temel ilkesine göre yönetilmelidir:

1.Sağlıklı bir bitki büyütme: Kuvvetli, dinç bitkilerin böcek zararlarına tahammülleri daha güçlüdür.

2.Doğal düşmanlara yardım ve koruma: Çaylık alanlarda doğal olarak bir çok doğal düşman yaşar, diğerleri tarlanın yakınlarında ki yabani bitkilerdir. Ürün ve zararlı böcekler kontrol altına alındığında çoğalıp etkili olan doğal düşmanlar da mutlaka kontrol altına alınmalıdır.

3.Tarlanın düzenli incelenmesi ve analizi:  Çiftçiler sadece doğru bilgi ye sahip olurlarsa, doğru karara varırlar. Zararlı böcekler, doğal düşmanlar,  ürünün gelişme aşamaları ve hava durumunun gözlen mesi  de analiz edilen faktörler arasında olmalıdır.

4. Çiftçiler uzmanlaşmalıdır
: Çiftçiler kendi bilgilerine güvenmeli ve ken di kararlarını verebilme kabiliyetinde olmalıdır. Aksi taktirde tüm pestisit' leri aşırı miktar da kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.

2 numaralı ilke (doğal düşmanların yardımıyla korunma) çiftçiler için çoğu zaman yeni bir düşencedir. Bu nedenle burada bir miktar daha detaylı ele alacağız. Doğal düşmanların çoğalması ve etkili olmasına yardımcı olmada çay ekosisteminde denge ve sürekliliği amaçlayan yönetimi yüreklendirmek gerekir.

Temel düşünce hiçbir tek tip canlının (özellikle zararlı türler olmamalı) çok fazla çoğalmamasıdır. Ekosistemi yönetmek için daima geçerli bir kural yoktur. Onun yerine bölüm 2.1 ‘de açıklandığı gibi ekosistemi nasıl daha iyi yöneteceğine karar vermeden önce , dikkatlice gözlemleyecek , deneyler ya pacak ve ekosisteminizi basıl daha iyi yöneteceğinize karar vereceksiniz.  

Genellikle doğal düşmanların yardımlarında çoğu ekosistemde iki genel ana nokta vardır :

1. Ekosistemi daha çeşitli yaparak, daha dengeli ve sürekli yaparsın. Bunun anlamı; yaşayan canlı türlerindeki çeşitliliğin daha çok olduğu bir ekosistem genellikle daha süreklidir. Bu yaşayan canlı türlerinin çokluğunun sıkılaşmış bir yapı meydana getirmesi , itenler ve çekenlerin ağının daha kalabalık olmasıdır. Örneğin; eğer plantasyonunuz da neredeyse cansız olan toprakta sadece çay bitkisi varsa, doğal düşmanların yaşamasının birkaç şartı olduğundan istendiği kadar çoğaldıktan sonra hiçbir şey bu zararlı böcekleri durduramaz. Diğer taraftan çay plantasyonu bazı yardımcı yabancı otları , bazı gölge ağaçlarını ve yardımcı mikro organizmalarla dolu bir toprağı içeriyorsa plantasyonda ki yaşam kala balıklaşır. Böyle kalabalık bir ekosistem de yaşayan varlıkların her hangi bir türünün aşırı bollaşması daha zordur.

Ekosistemi dengeli ve sürekli yaparsan, "şok"lardan kurtulursun. Şoklar, ekosistemde pestisitlerin uygulanması , rutubet ve sıcaklıkta ki güçlü değişimleri içeren aşırı ve ani değişikliklerdir. Sürekli, dengeli bir ekosistemin gelişmesi uzun zaman alır. Şoklar dengeyi bozarak bazı canlı varlıkların (zararlı böcekler gibi) dengeden kaçmasına ve aşırı çoğalmasına izin verir. Malç ve gölge ağaçlarının kullanımı gibi uygulamalar mevsimden mevsime sıcaklık ve rutubette ki güçlü değişimi azaltabilir. Ve zararlı böceklerin kontrolünde uygulanan kimyasal olamayan metotların kullanımı pestisit uygulamaların da ki şokları azaltabilir. Bu nedenle bu uygulamalar ekosistemde sürekliliğin ve dengenin devamına yardımcı olabilir.

http://www.biriz.biz/cay/articles/ekosistem.htm

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır