Bilindiği gibi organik yetiştiricilikte sentetik gübre materyallerinin yerine organik kökenli ya da doğada bulunabilen maddelerden faydalanılmaktadır. Çilek yetiştiriciliğinde kullanılabilen bazı organik gübre kaynakları, besin değerleri ve elverişli hale geçme durumları Çizelge 1'de özetlenmiştir.

Çilek Yetiştiriciliğinde Zararlıların Organik Yöntemlerle kontrolü:
Bütün ürünlerde olduğu gibi, çilekte de problem olan pek çok zararlı etmeni vardır. Bunlarla mücadelede öncelikle, belirli bölgelerde yaygın olan zararlıların doğru bir şekilde teşhisi gereklidir. Çileklerde üretim bölgesine göre zararlı problemleri faklılık gösterir. Bununla birlikte yaygın olan zararlılar; beyaz sinekler, çilek bitleri, çilek kök kurtları, Lygus ssp. ve kırmızı örümceklerdir. Aşağıda (Çizelge 2) bunlarla mücadelede ekolojik yaklaşımlar kısaca özetlenmiştir.

Çizelge 1. Organik Çilek Yetiştiriciliğinde Kullanımı Tavsiye Edilen Gübre Materyallerinin Besin Elementi İçerikleri ve Elverişli Hale Geçme Süreleri (Anon, 1997 b)



Organik Gübre
Besin Değeri (kg/100 kg)

Elverişli Hale

Geçme Süresi

N
P205
K 0

Mezbaha Artıkları
7
10
0,5
Orta

Kemik Tozu
2-6
15-27
0
Yavaş

Kompost
1,5-3,5
0,5-1,0
1,0-2,0
Yavaş

Pamuk Tohumu Artıkları
6
2,5
1,7
Yavaş-Orta

Kan Tozu
12
1,5
0,57
Orta-Hızlı

Balık Artıkları (kuru
10
6
-
Yavaş

Deniz Yosunu (Toz
0,9
0,5
4-13
Yavaş

Süthane Artıkları
0,51
0,30
0,46
Orta

At Gübresi (Taze)
0,3
0,15
0,5
Orta

Koyun Gübresi (Taze)
0,6
0,33
0,75
Orta

Midye Artıkları
3
4
3
Orta

Testere Talaşı
4
2
4
Çok Yavaş

Odun Külü

1-2
3-7
Hızlı



1 Beyaz Sinekler
Pullukla, yaz sonunda ya da Sonbaharın başlarında toprağın derince sürülmesi, toprakta bulunan pek çok larva, pupa ve ergin beyaz sineği öldürecektir. Aynı zamanda toprak işleme ile predatörlerin hücumun maruz bırakılan beyaz sineğin zararı azaltılabilir. Bacillus popillae gibi faydalı bakteri grupları kullanılabilir.Ayrıca faydalı nematod gruplarının da beyaz sinekler için kullanımı ilgili bilgiler mevcuttur (Daar, 1988; Easterbrook et. al., 1997).

2 Çilek Göz Kurdu (Anthonomus signatus)
Dinlenme döneminde, ergin zararlılar için konukçu durumunda olan toprak üstündeki yaprakların araziden çıkarılması gereklidir. Bu aşamadan sonra, çiçeklenme öncesinde sıcaklığın 65 °F'ın üzerine çıktığı durumlarda yetiştirme alanında dikkatli bir sürvey çalışması yapılarak çilek tomurcuklarının gelişimleri incelenir. Gerekli görüldüğü taktirde botanik insektisitlerin kullanımı yoluna gidilir (Quarles, 1996).

3. Çilek Kök Kurtları (Paria fragaria)
Kültürel olarak, bu zararlıyla bulaşık alanın hasadı takiben sürülmelidir, gerek görüldüğü taktirde botanik insektisitler ya da predatörler kullanılabilir

4. Lygus ssp.
Özellikle nötr gün çeşitlerinde problem olmaktadır. Yonca, burçak ve alfalfa gibi bitkiler arazide bulundurulmamalıdır. Plastik malç kullanıldığı durumlarda, kışlama yerlerini iptal etmek için, plastik örtü sıkı sıkıya yere tutturulmalıdır. "Honeoye, Sparkle, Veestar ve Canaga" gibi bu zararlıdan minimum düzeyde etkilenen çeşitlerle yetiştiricilik önerilebilir. Beuveria bassina (Mycotrol TM, gibi) ve Perislenus digneutis gibi mantar ve predatörlerin kapsayan biyolojk insektisitler kullanılabilir (Day, 1990; Kovach and English-Loeb, 1997). Daha etkin bir mücadele için hedef olarak nimfler seçilmeli, diğer kültürel kontrol yöntemleri de (Bitki yakınındaki konukçu otların biçilmesi, dayanıklı çeşit seçimi gibi) birlikte uygulamalıdır. Mücadelede yüksek vakumlarda, zararlıları içine çeken değişik aletler ve ekipmanlar (Bucvac ® gibi) geliştirilmiştir. Bu ekipman traktörün arkasına takılarak, yaklaşık dört yastığı süpürüp vakumlamak suretiyle mücadele işlemi yapılmaktadır Easterbrook et al., 1997; Ames and Bom, 2000).

5. Kırmızı Örümcekler (Tetrauychus ssp)
Sabun spreyleri, kimyon esaslı spreyler (Valero TM gibi) bu amaçla kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda predatörlerden yararlanılacaksa ekolojik ve coğrafik özelliklere göre değişse de faydalı örümceklerle kırınızı örümcekler arasındaki oranın, yetiştiricilik bölgesinde 1/10'undan daha az olmaması gerektiği gözlenmiştir. İlaçlama yapılmaksızın kırmızı örümceklerle mücadele için 10 kırmızı örümcek için en az 1 faydalı predatörün varlığı şarttır. Bunun yanında kırmızı örümceklerin başarılı bir şekilde ekolojik olarak kontrolü için sıcakhklarm yüksek olması, nispi nemin ise % 60'ın altında seyretmesi gereklidir. Halen ABD'de Phytoseiulus persimilis Typhodramus occidentalis, Typhodramus pyri, Amblyseut californicus ve Phytosiulus macropilis predatörleri kırmızı örümceklerle mücadelede kullanılmaktadır (Stenseth, 1979; Pralovorio and Rojas, 1980; Zacharda and Hluchy, 1996; Beylemans and Meurrens, 1997).

Çilek Yetiştiriciliğinde Organik Yöntemlerle Hastalıkların Kontrolü:
Başarılı bir çilek yetiştiriciliği için yer seçimi çok önemlidir. Çilekler drenajı iyi, pH= 6.0-6.5 olan topraklarda daha iyi gelişirler. Arazide iyi bir su drenajı ve hava sirkülasyonu sağlanmalıdır. Böylece Botrytis gibi hastalıkların azalmasına katkı sağlanmış olur. Sıra aralarının dar tutulması hava sirkülasyonunu ve yaprakların güneşlenmesini azaltacaktır. Yüksek düzeyde organik madde içeren topraklar, toprak kaynaklı patojenlerin barınmasına uygun değildir. Bu yüzden siyah kök çürüklüğü ve kırmızı kök çürüklüğü hastalıklarının baskı altında tutulmasına örtü bitkileri ve kompost da faydalı olmaktadır. Uygun rotasyon sistemi de bazı çilek hastalıklarının baskı altında tutulmasına yardımcı olabilir. Rotasyon aynı zamanda yabancı otların ve zararlıların kontrol altında tutulmasını da sağlar, toprağa organik madde katkısı yapar ve toprağın fiziksel strüktürünü geliştirir. Çilekler için en iyi rotasyon; soya fasulyesi, alfalfa, sığır bezelyesi ya da çavdar otu gibi baklagilleri kapsamaktadır. domates, biber ve patlıcan gibi Solanaceae familyasının üyeleri çileklerden önce aynı yere dikilmemelidir. Çünkü bunlar Verticillum gibi patojenlerin üremelerine yardımcı olurlar. Uzun yıllar çilek yetiştirilen alanlar da tercih edilmemelidir. Aksi taktirde yıllar sonra pek çok hastalık problemiyle karşı karşıya kalınacaktır. Bitki dikiminden önce yapılacak toprak solarizasyonu, çilek yetiştiriciliğinde pek çok toprak kaynaklı patojenin baskı altında tutulmasını sağlayabilir. Yaprak ve bitki artıkları, hasadı takiben en kısa sürede çeşitli ekipmanlarla alandan uzaklaştırılır. Bu sayede, yaprak lekesi, Botrytis ve yaprak yanığı gibi hastalıkların azaltılmasına katkıda bulunulmuş olur (Scroch and Shribbs, 1986; Pritts and Kovach, 1996). Bunun yanında en önemli uygulamanın yörede problem olan hastalığa dayanıklı, en azından toleranslı çeşitlerin kullanılması olduğu unutulmamalıdır (Brightoon, Canoga, Delite, Dover, hrliglow, Veestar, Totem, Micmac, Hood" gibi çeşitler Verticillunı'a dayanıklı; "Aiko, Aptos, Benton, Pajaro, Heidi, Toro, Totem, Vista" gibi çeşitler Virüslere toleranslıdır).
Aşağıda, çileklerde ekonomik kayıplara sebep olan belli başlı bazı hastalıklarla organik mücadele yöntemleri özetlenmiştir.

1. Kurşuni küf (Botrytis cineria)
Kurşuni küfün kontrol edilmesinde, enfekteli bitki ve meyve artıklarının alandan uzaklaştırılması yardımcı olur. Ayrıca bitkilerin, hafif eğimli arazilere dikilmesi, sulama ve yağışlardan sonra bitkilerin çabucak kurumasını kolaylaştırmaktadır. Bakım işlemleri sırasında yaprakların uzaklaştırılması Mayıs ve daha sonraki aylarda oluşan meyvelerde kurşuni küfün etkisini önemli oranda azaltabilir. Gliocladium roseum mantarının kurşuni küfle mücadelesinde olumlu sonuçlar alınmıştır. Gliocladium spor süspansiyonunun sprey şeklinde uygulanmasının etkili olduğu fakat araştırmalarda arıların da kullanımıyla daha yüksek bir etkinlik sağlanabileceği bildirilmektedir. Bu amaçla, Gliocladium sporları geniş bir tablaya konur, bu tabla arıların kovana giriş kısmına yerleştirilir. Arıların bu tablada yürümesi sporların bacaklarına ve vücutlarına yapışmasını sağlar. Polen ve nektar toplama işlemi sırasında çiçeklere bulaşan sporlar, kurşuni küfün kontrolünde oldukça iyi sonuçlar vermiştir. Bu işlem, ticari olarak kullanılan Trichoderma harzianum sporları için de benzer bir düzenekle gerçekleştirilmektedir. Kurşuni küfe dayanıklı çeşitlerin kullanımı yoluna gitmek de ekolojik çilek yetiştiriciliğine hizmet eder. Bununla birlikte çilek çeşitleri içinde sadece "Earlyglow" çeşidinin nispeten dayanıklı olması bu yöntemin kullanımını sınırlandırmaktadır (Sutton,1988 Peng and Sutton, 1992; Legard et al., 1997; Archbold et al., 1997).

2. Yaprak Lekesi (Mycosphaerella fragaria) ve Kök Çürüklüğü (Phytoptora fragaria).
Düşük ve zayıf drenajlı yerlerde, toprak, neminin yüksek olduğu bölgelerde yayılmaları hızlanır. Patojenlerden ari, iyi drene edilmiş arazilerde sertifikalı ve hastalıklardan arındırılmış bitkilerle yetiştiricilik yapılarak bu hastalığa karşı koruma sağlanabilir. Aynı zamanda patojene dayanıklı çeşitlerin seçilmesi de en önemli ekolojik uygulamadır. Bu amaçla yapılan çalışmalarda Jewel ve SJ85189 arasındaki melezlerden seçilen "Joilette" çeşidinin yaprak lekesiyle birlikte kök çürüklüğüne de dayanıklı olduğu saptanmıştır. Bunun yanında "Apollo, Arking,Atlas, Cardinal, Holiday, Honeoye, Redchief, Summer ve Surecrop" gibi çeşitlerin de yaprak lekesi ve kök çürüklüğü hastalıklarına karşı dayanıklı olduğu unutulmamalıdır (Khanizadek et. al., 1996; Childers et.al., 1995; Legard et. al., 1997; Ames and Born; 2000).

3. Antraknoz
Simptomları özellikle yaz ortasında kurak periyotlar boyunca oldukça belirgindir. Toprak verimliliğinin çok yüksek olması, antraknoz gelişimini artırdığı için, hastalık baskısı olan yerlerde Temmuz ve Ağustos ayları süresince çok az ya da hiç gübre verilmemelidir. Ayrıca dayanıklı çeşitlerle yetiştiricilik yapılmalıdır (Maas, 1987).

Serada Çilek Üretimi
Açık arazideki uygulamayla karşılaştırıldığında; sera ortamında kışın çilek üretimi ekonomiklik, hastalık ve zararlı kontrolü, toplama, sıcaklık ve ışıklanma gibi önemli faktörler bakımında ayrılırlar. Öncelikle kış ayları boyunca üretim planlanmışsa ışıklanma çok önemlidir. "Tribute ve "Tristar" gibi nötr gün çilek çeşitleri ile "Jewel" gibi kısa gün çilek çeşitlerini yetiştirmek diğer çeşitlere göre daha kolaydır. Haziranda ürün veren çeşitleri sezonun dışında yetiştirmek hem zor, hem de oldukça pahalıdır. Hatta nötr gün tiplerinde bile yüksek kalitede meyve eldesi, ışıklanmanın iyileştirilmesiyle mümkün olmaktadır. Bazı durumlarda yeterli ışıklanma, gerekli sıcaklığı sağlasa da, sıcaklığın da en azından gündüz 68 °F, gece 54 °F olması iyi, kaliteli ve bol ürün için gereklidir. Çilek yetiştiriciliğinde tozlanma da önemlidir. Sera üretiminde muhtemelen en iyi alternatif tozlanma için Bumble arılarının kullanmaktır. Fakat bu arıların kullanılmasının bazı hastalık ve zararlıların bulaşmasını kolaylaştırdığı gözden uzak tutulmamalıdır (Sterk and Meesters, 1997).

Ekonomiklik
Çilek çok önemli ve yaygın olarak tüketilen bir meyve türüdür. Özellikle küçük çaplı üretimler dünyanın pek çok yerinde yaygınlaşmıştır. Diğer meyve türerine göre karlı ve daha az girdi istemesi yaygınlaşmasını hızlandırmıştır. Bununla birlikte organik yöntemlerle çilek 'yetiştiriciliği herkes için uygun değildir. Çilekler kısa raf ömürleri ve pazarlama sezonları dolayısıyla özel üretim gereksinimlerine sahiptirler. Arazi hazırlığı, sulama ve diğer ekipmanlarla birlikte diğer bitkilerin kültürü de yapılacaksa ilk yatırımlar oldukça yüksek olmaktadır. Organik üretimin geleneksel üretime oranla bazı farklıkları vardır. Öyle ki; organik yetiştiricilik ürün münavebesi sistemine dayanır. Bu yüzden ekolojik yöntemlerle yapılan çilek yetiştiriciliği kısa sürede gerçekleştirilmek zorundadır. Verim hem düşük hem de konvansiyonel sistemlere göre daha değişkendir. Ayrıca iş gücü gereksinimi iki kat daha fazladır. Yüksek üretim masraflarıyla yüzyüze olan organik yetiştiriciler, kar yapmak için ilk masraflardan kaçınmamalıdırlar. Organik yetiştiricilikte, konvansiyonel yetiştiriciliğin hemen hemen yarısı kadar verim alınır. Fakat, ekolojik ürünün fiyatı % 30-50 daha yüksektir. Organik sistem üç yıllık yetiştiricilik periyodundan sonra oldukça karlı hale geçmektedir. Yapılan çalışmalar bölgelere göre kara geçiş durumunun 2. yıldan sonra başlayabildiğini göstermiştir. Ayrıca, organik sistemlerin geleneksel sistemler kadar karlı olabilmesi için ürün primlerinin % 35-40 daha yüksek olması gerektiği hesaplanmıştır (Gliesman, 1994; Yanmaz, 2001).
Yazar(lar):Muharrem Güleryüz , Yaşar Ertürk , Lütfi Pırlak
Yayınlanan kitap/dergi:Türkiye 2. Ekolojik Tarım Sempozyumu (14-16 Kasım 2001)
Yayın Yılı:2001