Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tülin Aksoy, kuş gribinin ortadan kaldırılması için ortaya atılan "köy tavukçuluğunun yok edilmesi" önerisinin doğru bir yaklaşım olmadığını söyleyerek, "Köy tavukçuluğunun yok edilmesi kırsal kesimde yaşayan insanların beslenmesinde ciddi sorunlara yol açar" dedi.
Doç. Dr. Tülin Aksoy, tek başına köy tavukçuluğunun yok edilerek, kuş gribi riskinin azaltılacağına inanmadığını söyledi. Köy tavukçuluğunun kuş gribi riskini artıran faktörlerden sadece birisi olduğunu vurgulayan Aksoy, "Ülkemizdeki nüfusun yaklaşık yüzde 30'u kırsal kesimde yaşıyor. Bu nedenle ülkemiz için köy tavukçuluğu vazgeçilmez bir unsurdur. Biz ülkemizde köy tavukçuluğunun ne ölçüde yapıldığını öğrenmek için bir çalışma yaptık. Antalya ve Çanakkale'de kırsal kesimde yaşayan ailelerin yüzde 85'i


köy tavukçuluğu yapıyor. Özellikle aileler kendilerinin ve şehirdeki yakınlarının yumurta gereksinimlerini karşılamak için köy tavukçuluğu yapıyor. Bu da bize köy tavukçuluğunun kırsal kesimde bir yaşam biçimi olduğunu gösteriyor. Bu iki araştırma sonucuna dayanarak ülkemizde üretilen yumurtanın yüzde 30'unun ve tavuk etinin ise yüzde 10'unun köy tavuklarından elde edildiği sonucuna vardık" diye konuştu.

Gelir düzeyi düşük kırsal kesimdeki vatandaşlar için köy tavuğunun beslenmede önemli bir yer tuttuğunu belirten Aksoy, "Köy tavukçuluğunun yok edilmesi mümkün değil. Mümkün olsa bile bu insanların beslenmesinde ciddi sorunlara yol açacaktır. Ayrıca dünyada köy tavukçuluğunun bulunmadığı Hollanda gibi ülkelerde de kuş gribi görülmektedir. Bu nedenle köy tavukçuluğunu yok etmek hem mümkün değildir, hem de mümkün olsa bile kuş gribini yok etmede tek başına bir çözüm değildir. Ayrıca Türkiye böyle bir kararı

alıp uygulamaya geçse bile son derce ciddi eleştiriler alır. Çünkü köy tavukçuluğu sürdürülebilir bir tarım biçimidir, ekolojik dengede büyük öneme sahiptir. Örneğin köy kadınlarına, 'Neden köy tavukçuluğu yapıyorsunuz?' diye sorulduğunda 'Tavuk beslemezsek evimizi yılan, fare, böcek basar' demişlerdir. Orada bir ekolojik denge vardır. İnsanımız gerek yumurtası, gerek eti ve gerekse yaşam biçimi acısından tavuk yetiştirmektedir" şeklinde konuştu.

Türkiye'de tavukçuluk sektörünün çok gelişmiş olduğunu vurgulayan Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tavukçuluğumuz, Avrupa ülkeleri standartlarındadır. Fakat buna karşılık halkımızın yüzde 30'unun kırsal kesimde yaşaması nedeniyle köy tavukçuluğu yapılmaktadır. Bu nedenle köy tavukçuluğunun yok edilmesi yerine bunun iyileştirilmesi gerekmektedir. Bunu iyileştirmek için en önemli konu eğitimden geçmektedir. Mutlaka kırsal alanda yaşayan insanları eğitmeliyiz. Onlarla daha yakın diyalog halinde olan ziraat mühendisi ve veteriner yetiştirmeliyiz. Ayrıca akademisyenlerimiz köy tavukçuluğunu gündemlerine

alıp bunu incelemeliler."

Aksoy ayrıca, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın kuş gribiyle mücadelesindeki çalışmaların son derece başarılı olduğunu kaydetti.

(İhlas Haber Ajansı)