Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Toplam 14 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

  1. #1
    akcabey
    Guest

    Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde “Doğal Yaşam ve Ekolojik Çözümler Çiftliği" adı altında organik tarım üzerine çalışmalar yapan imece evinde kostiksiz sabun üretmek için yapılan çeşitli denemeler başarısız olunca, doğal sabun yine kostik ile yapıldı.
    Sabunda bulunan kimyasal maddelerin cilde zarar verdiğini söyleyen imece evi kurucularından İsmail Yenigün’ün 13. kez gerçekleştirdiği kostiksiz sabun yapma denemesi yine başarısız oldu. İzmirli bazı sanayicilerin de katıldığı denemede kül suyu ile zeytinyağından organik sabun elde etmeyi düşünen katılımcılar, sabunda gerekli kıvamın tutturulamaması için zeytinyağından organik sabun yapma denemesini bir başka güne ertelediler. Sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar kostiksiz sabun yapmak için uğraşan deneyimciler, kül suyu ve zeytinyağı karışımında başarılı olamayınca tuz da ilave etmelerine rağmen sonuç alamadılar. Denemeler ileriki günlerde yeniden yapılacak.

    iha

  2. #2
    denizakvaryumu
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    İmece evi ile ilgili biraz bilgi vereyim

    ---------------------------------------------------------------

    http://www.imeceevi.org/

    Ekolojik yaşama merhaba ::-)

    İmece Evi Kurucusu İsmail Yenigün'ün yaşamındaki radikal dönüşümün ilk mektubu;

    Ekim,2004,


    Beni bir parça da olsa tanıyanların bilmesi gerektiğini düşünerek gecikmeli de olsa bu yazıyı kaleme alıp size yaşamımdaki önemli bir dönemeçte olduğumu bildirmek istedim.


    Babamın rahatsızlığı ile Lise-2’den okulu bırakıp başladığım 28 yıllık “Ayakkabı Malzemeciliği Ticareti” işimi 1 Ekim günü resmen sonlandırmış durumdayım.

    Artık ayaklarımın gitmediği,her geçen gün köreldiğimi,öldüğümü hissettiğim,geleceğe daha karamsar baktığım işi bırakıp beni mutlu edecek,daha sağlıklı olacağım,üretken olacağımı düşündüğüm hayalimin araştırmasına başladım.

    Ailemin geleceği,çocuklarıma bir ticarethane,bir tüketim modeli yerine;

    Üreten,paylaşan bir seçenek hazırlamanın daha doğru olacağını düşündüm.


    Yaşadığımız kentlerin cazibesi olan sosyal,kültürel çekiciliğine aldanmayıp, aslında zamansızlıktan yıl içinde bile doğru dürüst kullanmadığımız bu olanakların yanındaki dezavantajları bizi insanlardan,dostlarımızdan ve hatta aile içi ilişkilerden uzaklaştırdığı,azalttığ ı,yabancılaşmaya başladığımızı fark ettim.


    Tüm ihtiyaçlarımızı gidermenin en basit ve zahmetsiz tek yolunun PARA olduğunu keşfettik.

    Günde 12 saat çalışıp çocuklarımızı,geleceğimiz i garanti altına almak adına kazandığımız paranın satın alma gücünü fark ettik.Ve komşudan istemek,onunla temasa geçmek yerine telefon yada internet ile sipariş vererek
    soğanı,limonu,tuzu evimize paket servis yaptırdık.

    Üşendik yemeği de eve getirttirir olduk. Paranın gücü ailenin tüm bireylerini mutlu ediyordu.

    8 yaşındaki kızımın arkadaşlarında cebinde cep telefonu ve 20 milyon harçlık varken ve bir elinde “kola” diğerinde “fanta” ile dolaşırken bu içinde bulunduğumuz durumun vahametini henüz anlayamamıştık.

    Çocuklar “televole,popstar,avrupa yakası” dizilerinin ağızı ile de konuşunca anlayamadık.

    Çünkü biz o sırada para kazanıyor ve toplumu toptan kurtaracak çalışmalar içerisindeydik.


    Yaşadığımız sosyal,kültürel ve ekonomik kirliliği henüz kavrayamamışken öncelikli duyarlılığımız olan çevresel,doğal ekolojik felaketin neticesi kapımızı çalmış 13 yaşımdaki oğlum “alerji” 8 yaşındaki kızım “erken ergenlik” rahatsızlığı ile bu yaşamın doğal sonucu olarak boğuşuyordu. Ve bizim gözümüz kör olmuşçasına insanlara gezegenimizin uçuruma yuvarlandığı “kimyasal kirlilik,GDO,küresel ısınma,savaşlar,adaletsizli k”nutukları atarken hala kendimize toz kondurmuyorduk.

    Biz elimizden geleni yapıyorduk (!)

    Çocuklar özel okula servisle gidip geliyor.Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında.

    TV’den kalkıp bilgisayara,sıkılınca MP3 Cd-lerine ondanda sıkılınca tekrar TV. vs..

    Koca şehirde milyonların arasında aslında hep beraber yalnız yaşıyoruz.

    Çocuklar diyerek kendimiz için “güvenli” fanuslar yaratmışız.


    Bu örnekleri uzatmak mümkün.

    Özetle yanlış yolda olduğumuzu fark edip yanlıştan dönmenin yollarını arıyoruz.


    Hızlı bir şekilde yaşamımızı sadeleştirmemiz gerektiğini,israfı önleyip üretime geçebileceğimiz temel ihtiyaçlarımızı en doğal yoldan nasıl karşılayabileceğimizi, kültürel ve sosyal zenginliğe kavuşmanın yollarını araştırmaya başladık.


    Bizim gibi düşünen insanlar varmı?

    Varsa onlar ne düşünüyor?

    Küçük kent,kasaba yaşamını göze alabiliyorlar mı?

    Kendimize köy kurabilir miyiz?

    Dünyadaki eko-köyleri bilip sıcak bakıyorlar mı?

    Tüketim sarmalından çıkınca temel gereksinimlerimiz için üretim yapmamızın yeterli olduğunu düşünen var mı?

    Türkiye’de %45’in çiftçi ve bunun %98’inin küçük üretici olduğunu,Ve bunun büyük çoğunluğunun kendine yeten çiftlikler,aileler olduğunu bilen var mı?

    Kendine yetmek; Hayvansal ve bitkisel ürünleri birarada üretmek olduğu,yağını,ununu hatta kakao yerine keçi boynuzu kullandığı demek olduğunu ben daha yeni öğrendim.

    Davarın büyük baş (sığır,inek) olduğunu sanırdım değilmiş;Küçükbaş,keçi- koyunmuş.


    Şu an gezmekte olduğum,staj yaptığım çiftliklerde ve civardaki köylerde yaşamın gayet yavaş aktığı ve kendine yeter oranda ihtiyaçların giderildiğine tanık oluyorum.

    Çocuğumu evlendireceğim,onlara şehirde ev alacağım, eeee şehire gitmişken eğlenmemek olmaz diyen,geleceği garantiye alalım, daha çok çalışıp PARA kazanalım diyen çiftçi arazisine para kazandıracağını düşündüğü tek bir ürün ekiyor,dikiyor.

    Bazısı kendine bostan bile ayırmıyor hepsini örneğin; ya domates, ya mısır yada ay çiçeği dikiyor. Bu arazisindeki elementlerin azalmasına neden oluyor. Doğal gübre alacağı hayvanlarını uğraşmayayım diye sattığı için basıyor suni gübreyi. Sonra yetmiyor basıyor ilacı.

    Arazisini kirlettiği gibi hesap ettiği paraya da satamıyor ürününü. Bankaya kredi borcu,kimyacıya borç sarmalına giriyor. Kabzımal yada celepte bu durumu kullanıp çiftçiyi neredeyse fasoncu durumuna sokuyor.

    Yani köyde de para peşine düşen birileri oluyor onlarda boyunun ölçüsünü toprağını sattıkça fark ediyor.


    Çiftçinin sorunlarını parlamentoya iletecek STK’lar bizim kentteki STK lardan ve siyasi partilerden bir farkı yok. Gönüllüyüm diyen kuruluşlarda PARA peşinde. Pek çok dernek,vakıf ve kooperatifin başına resmen çöreklenen ve etki alanındaki enerjileri emen gönüllü maskesine bürünmüş insanlar doldurmuş.

    Ülkemizin enerjilerini,umutlarını sömürmenin yanında bir Dünya ve Avrupa FON ‘larını da bizim adımıza emmek için harika cilalanmış FON PROJELERİ üretiyorlar.

    Ağzı çok iyi laf yapan bu insanların gerçek yüzünü görenlerde genellikle kendi kendine söylenip meydanı kurtlara bırakmayı tercih ediyor-uz.


    Ben en azından kendi adıma yeter,stop ve hatta çüşşş diyorum.

    Şu an sesim tek kişilik yani az çıkıyor.

    Yarın çiftlik,üretim yeni ilişkiler yaşama dahil oldukça sıra siyasi boyuta da gelecek,gelmeli diyorum.


    Ve bu mesaj inanıyorum ki bazı insanlara yaşamını değiştirmesi,dönüştürmes i için güç verecek,yüreklendirecek.

    Herkesin kıra gelmesini gerektirmeyen sağlam bir proje oluşturabiliriz.

    Önemli olan aynı hayali görüp,aynı hedefe bakabilmek. Aynı dilden,frekanstan konuşabilmek.

    Kendimizi ait hissedeceğimiz bir gurubumuzun olması.


    Kimimiz doğada yaşar üretim yapar,

    Köyümüzde çiftçi olur,balık avlar,hayvan besler,marangoz olur,taş ustası olur,elektrikçi,bilişimci olur.

    Kimimiz perakende satış yapar,

    Kimimizde toptan dağıtım ağını kurar.

    Kimimizde siyaset yapar,dernek,parti,dergide çalışır.

    Size sevgilerimi iletiyorum.


    İsmail Yenigün

  3. #3
    gminef
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    İzmirli sanayicilere üzülerek söylüyorum: kostiksiz sabun yapmak mümkün değildir. Burada kostikten kastedilen sodyum hidroksittir (güçlü bir baz). Kül suyundan hangi maddenin kastedildiğinden emin değilim ama eğer sabun yapımında kullanılacaksa içinde yine sodyum veya potasyum hidroksit içermesi gerekmektedir (potasyum hidroksit de sabun yapımında kullanılan başka bir güçlü bazdır). Yani sonuçta ikisinin de içindeki madde aynı: sodyum (veya potasyum) hidroksit.

    Sodyum hidroksit çok kuvvetli ve yakıcı bir bazdır ama sabun yapmak için bundan kullanıyoruz diye "sabun cilde zararlı" diyemeyiz. Zira bu yakıcı madde yağlarla tepkimeye girip tamamen farklı bir bileşik olan "sabun"u oluşturur. Birazcık lise kimyası okuyan herkes kimyasal tepkimelerde oluşan bileşiklerin onu oluşturan bileşiklerden farklı özellikler taşıdığını bilir. (Örnek: hidrojen yanıcı bir gazdır, oksijen yakıcı bir gazdır ama bu iki elementten oluşan suyu söndürücü olarak kullanıyoruz) Sodyum hidroksit/yağ oranını iyi tutturduysak ve tepkimeden artakalan sodyum hidroksit olmamışsa sabunumuzu gayet de güzel kullanabiliriz.

    Kostiğin kimyasal prosesle elde edilmiş olması cilde zararlı olmasını gerektirmez, aynı şekilde kül suyunun doğal yollardan elde edilmiş olması da cilde zararlı olmayacağını garanti etmez. Bu günlerde kimyasal yollardan elde edilen herşey sağlığa zararlıdır doğal yollardan elde edilenler de yep yararlıdır diye bir kanı oluştu nedense. Hadi hep birlikte doğal ve sonuna kadar bitkisel bir bitki olan zakkumu yiyelim sağlığımıza ne kadar iyi geliyor görelim. İnsanlar kimyasal diye ilaç bile kullanmayacak neredeyse. Ama bilmemne otu bitkisel, onu kullanabiliriz. O bilmemne otunun etkisi kanıtlanmış mı, yan etkileri, dozajı, vesaire belirlenmiş mi... önemli değil. Bitkisel ya, hiç bir zararı olmaz. Koskoca ilaç şirketleri ilaç geliştirmek için milyarlarca dolar harcıyor, bu otun içindeki bir bileşiğin yararı olsaydı ondan da bir ilaç yapmazlar mıydı? O da kar edecek sonuçta...

    Nereden nereye geldik, ama sonuç: etrafta bir yanlış bilgi fırtınasıdır gidiyor. Bunun önüne geçmek için de en önemli şey bilim eğitimidir. Biyoloji, kimya okuyan insan doğruyu yanlıştan daha iyi ayırabilecektir ve her söylenene kanmayacaktır diye düşünüyorum.

  4. #4
    gminef
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Bu konuyla ilgili çok güzel bir yazı buldum, buraya ekliyorum:

    http://www.turkmekatronik.com/mforum...pic=2539.0;wap

  5. #5
    Nimet
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Sayın, İmece evi sakini (ilk mesajım olduğu için resmi-sayın diyorum, kabul edilirse ismail bey veya imece evi demeyi tercih ederim) kostisiz bitkisel sabun yapımı ilegili püf noktalarını bana yazarmısınız.? Çok memnun olacağım. Veya bu bilgiye sahip başkaları da olabilir. Selam ve saygı ile dualarım sizin için Nimet. 13.12.2009

  6. #6
    Nimet
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu .. nednini bulabildinzmi daha sonra başadınız mı? Nimet

  7. #7
    Nimet
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Kostiksiz sabun yapımını başarabildinizmi. Tecrübenizi benimle paylaşırmısınız.. yeni.dogan3@hotmail.com

  8. #8
    karaselvi
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Atıyorum 10 zeytin yağı atomu 5 kostik atomuyla birleşip zararlı olmayan başka bir bileşik sabun ortaya çıkıyor. Tamam güzel ama adam ayarını tam ayarlayamayıp 10 birim zeytin yağına 6 birim kostik katarsa boşta kalan 1 kostik birimi sabunun içinde aktif kalır çünkü kendisine tebkimeye gireceği yağ kalmamıştır. Dolayısıyla sabunu kullanırken bize zarar verecektir.

    Bunun için profesyonel firmalar özel labaratuvarlarda ölçüm yapmaktalar. Ama benim köylü mehmet amcam bu ölçümü parmağını batırıp tadına bakarak yapmaktadır. Acıysa birazdaha yağ tatlıysa biraz daha toksit. Fazla toksiti fazla olmuşsa bu bizim derimizde yıllarca birikecek ve deri kanserine yol açabilecektir.

  9. #9
    Nimet
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    Verilen bilgi için teşekkürler... Benim ilgilendiğim konu kostiksiz, yani odun külü suyu ile sabun yapımı. Bu konuda incelikleri, püf noktaları hakkında bilgi ihtiayacım bulunmaktadır.

  10. #10
    ayboya
    Guest

    Cevap: Kostiksiz Doğal Sabun Yapma Denemesi Başarısız Oldu

    kostiksiz sabun mümkün arkadaşlar...biz dün ismail bey yaptık...zaten insanlar 1823 e kadar başka bir formul bilmiyorlardı..

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •