Menemen Tarımsal Hidroloji Araştırma ve Eğitim Merkezi (THAEM), 2. Uluslararası Kuraklık Değerlendirme, İzleme ve Zararlı Etkilerinin Azaltılması Toplantısı'na evsahipliği yapıyor. 16-27 Haziran 2008 arasında devam edecek toplantıya, Türkiye dahil 11 ülkeden 40 uzman katılıyor. Toplantı Menemen Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü, THAEM ve İsrail Bölgesel Meteoroloji Eğitim Merkezi işbirliği, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ve İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İşbirliği Merkezi (MASHAV) desteğiyle İzmir'in Menemen ilçesinde yapılıyor.
Çin, Hindistan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Uganda, Barbados, Fildişi Sahilleri, Bosna Hersek, Güney Afrika, İsrail ve Türkiye'den uzmanların da bulunduğu açılış törenine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ramazan Kadak, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Müslüm Beyazgül, Menemen Kaymakamı Turgut Subaşı, İsrail Başkonsolosu Mordehai Amihai, araştırma enstitüleri müdürleri ve Menemen Sol Sahil Sulama Birliği Başkanı da katıldı. Toplantıda görüşülecekler arasında kuraklığın tanımı, kuraklık veri tabanı oluşturulması, tarım kuraklığı gözlem ve değerlendirmesi, kuraklık değerlendirmelerinde su dengesi ilişkileri, palmer kuraklık indisleri, normalleştirilmiş yağış indislerinin tahmini, kuraklık etkilerinin azaltılmasında tarım meteorolojisi yöntemleri ve kuraklık politikaları gibi konular yer alıyor. Teorik anlatımlar, İsrail'den Moshe Mandel ve Jacob Kutsher isimli iki uzman tarafından yapılacak. Ayrıca Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden iki uzman, kuraklık ve değerlendirilmesi konusunda üç günlük eğitim verecek.

THAEM Müdürü Dilek Kahraman, özellikle son iki yıldır Ege Bölgesi ve bütün Türkiye'nin en önemli meselesinin kuraklık olduğunu belirterek, "Yağış geçen yıl olduğu gibi yetersiz. Tedbir alınmadığı takdirde işimiz gitgide zorlaşıyor. Kuraklık uzadıkça etkileri toplumun daha geniş kesimlerine yayılmakta. İnanıyorum ki bu çalışma, bu anlamdaki sorumluluğumuzu yerine getirmemize büyük katkılar sağlayacak." dedi. Kahraman ayrıca yurtdışından gelecek uzmanlarla deneyimlerin ve bilgilerin paylaşımını içeren çalışmanın araştırma projeleriyle desteklenmesi ve bilgilerin pratiğe dökülmesini hedeflediklerini anlatarak, "Değişik coğrafyalarda benzer sıkıntıları yaşayan ülkelerden uzmanların katıldığı bu çalışma, ülkeler arası işbirliğini güçlendirir. Böylece daha somut projelerle tarım camiasının karşısına çıkabiliriz." şeklinde konuştu.

Küresel ısınmanın sebepleri ve etkileri konusuna değinen Müsteşar Yardımcısı Dr. Kadak ise, "Sıcaklık artışından daha çok, çölleşme tehdidi altında bulunan Güneydoğu ve İç Anadolu gibi kurak ve yarı kurak bölgelerle yeterli suya sahip olmayan, yarı nemli Ege ve Akdeniz bölgelerinin daha fazla etkileneceği tahmin edilmektedir. Bakanlığımız tarafından kuraklığın ülke genelinde büyük bir dikkatle takip edilerek gerekli tedbirlerin zaman geçirilmeden alındığını söyleyebilirim." dedi. Kadak, Tarımsal Kuraklık Eylem Planı'nın sadece kuraklık olduğunda uygulamaya konulmadığını, normal yağışlı yıllarda unutulan bir plan olmayıp gelecek kuraklıklara hazırlık amacıyla kısa, orta ve uzun dönem tedbirlerin yerine getirilmesini öngören, sürdürülebilir bir plan olduğunu açıkladı.

(Cihan Haber Ajansı)