TOPRAK VE TUZ
Ölümcül Karışım-Bölüm I

Tuzlu topraklar normalde sodyum klorid içerirler. Bu genelde EC ( elektrik iletkenliği) ile ölçülür. Toprak yada su içindeki tuzluluk oranı arttığı zaman EC’de artar. Azot ve alçıtaşı gibi ürünler EC ölçümünü arttırır. EC oranı artınca sodyum klorid ile artar. EC artarsa (belirli bir miktarın üzerinde), bitkiye zararı da artacaktır. Bitkide bu iki elementten hangisi en fazla zarara neden olmaktadır? Genel olarak büyük problemleri klorun yaptığı düşünülmektedir. Neden? Çünkü bu bir çok kez kanıtlanmış ve şimdide doğru olarak kabul edilmiştir. Birçok Arap ülkesinde klor içeren gübrelerin ithalatına karşı olan yasalar vardır.Aslında gerçek olan şudur ki; tuzlu topraklarda büyük zararları yapan element klor değil sodyumdur.

Diğer taraftan sodyumun bitki tarafından alınımı kalsiyum ile dengelenebilir. Bu çok ciddidir. Eğer hücre duvarlarındaki kalsiyumun yarini sodyum alırsa, bitki bazı bölümlerini kaybetmeye başlar. Bu olay genelde tuzlu topraklarda yetişen bitkilerin köklerinde görülür. Aynı neden küçük bitkilerin ölümüne neden olur.Tuzlu topraklarda yetişen bitkilerde fiziksel etkenlerden dolayı pek meyve oluşmaz.

Eğer sodyum bitkideki kalsiyum alınımı ile rekabete girerse, bitki hastalıklara karşı direncini kaybeder...ve bu tuzlu topraklarda yetişen bitkilerde sıkça görülür.

Sodyum bitkiye zarar verse bile bu durum çok kötü değildir. Meyveye şeker taşınmasında sodyum potasyumdan daha etkilidir. Yıllar süren çalışmalar göstermiştir ki sodyum % 20 oranında potasyumun yerini alabilir. Bunun sonu ise verim ve kalitede artıştır. En lezzetli kavunlar tuzlu topraklarda gelişir. Bu kantalop çeşidi kavunlar için kısmen doğrudur.

İrlanda ve İngiltere’deki şekerpancarı gübreleri 4 madde içerir ve dördüncüsü sodyumdur. Bitki güçlü hücre duvarları için yeterli kalsiyuma sahipse, hastalık, azot dengesi, hormon dengesini sağlayabilecek kadar kalsiyum sitosollerinde varsa sodyum bitkiye zarar vermez. Bu nedenle tuzluluk probleminin çözümü bitkiye yeterli miktarda kalsiyum sağlamaktır. Böylece sodyum ona zarar veremez.

Ne kadar kalsiyum gerekir?
Kalsiyum ne zaman uygulanmalıdır?
Kalsiyum uygulamanın en iyi metodu nedir?
En etkili kalsiyum ürünü hangisidir?

Ölümcül karışım-Bölüm II

Aşağıda Sodyum (Na) ve Klorid (Cl)’nin toprağın fiziksel yapısını nasıl etkilediğini gösterilmektedir.


Tuzlu Toprak Yüksek Sodyum (Na) İçeriği


* Kil paletleri Sodyum ile birbirine yapışır.
(Bazende Mağnezyum ile)
Bu olay sadece toprak suyunda önemli miktarda soyum varsa ve kil paletlerinde kalsiyumun yerini almış ise görülür.

* Kalsiyum kildeki sodyumun yer alabilir.

Ve kil paletleri birbirine yapışmaz.
Eğer toprak suyuna fazla miktarda çözünür kalsiyum eklenirse, “kütle hareketi” ile kalsiyum kil üzerindeki sodyumun yerini alır.
- Topraktaki kalsiyum çözünür olmalıdır.
- Toprağa eklenecek fazla miktarda çözünür kalsiyum ile kil paletlerinin değişim bölgesinde bulunan sodyumun yerini alır. Bu kimyada kütle hareketi (Mass action) olarak bilinir.
- Toprağa az çözünür kalsiyumdan çok fazla vermek doğru değildir. Kalsiyumun miktarı önemli değildir 300 günde parçalansa bile...Önemli olan su toprak solüsyonunda her an bulunan kalsiyum miktarıdır.

EĞER YÜKSEK KALSİYUMLU TOPRAKLAR KİLLER ÜZERİNDE SODYUM İÇERİYORSA BU TOPRAKLARDAKİ KALSİYUMUJN NE KADARI ÇÖZÜNÜRDÜR?

(ÇOK AZ)

Amonyum azotu kil değişim bölgesinde sodyumun yerini etkili bir şekilde alır.

NH4+’da kil üzerindeki sodyumun yerini alabilir.

AMA DİKKATLİ OLUN


Bakteriler NH4+’u NO3 ‘e dönüştürecekler ve NO3 kil paletlerinden ayrılacaktır.

Eğer toprakta yeterince sodyumun yerini alabilecek kadar kalsiyum yoksa, NH4+ NO3 ‘e dönüştüğü zaman sodyum toprakta kil paletlerindeki eski yerine geri dönecektir.


Kil paletlerinden sodyumu uzaklaştırmanın en iyi yolu toprağa fazla miktarda çözünür kalsiyum içeren amonyum uygulamaktır.

Örnek:5-0-0-10(Ca)

1. Kalsiyum ve amonyum kildeki sodyumun yerini alır
2. Amonyum nitrata dönüştüğü zaman hazırda varolan kalsiyum amonyumun yerine geçer


Sodyum kil paletlerinden ayrılır ve toprak suyuna karışır. Bunun sonucunda küçük bitkiler çok miktarlarda sodyum alır. Sodyum alınımının artması bitkide toksik seviyeye çıkar.

Eğer sodyumu topraktan uzaklaştıramıyorsak ne yapmalıyız?



Bitki köklerinin hemen altına gelen kısımdaki toprak alanına çok miktarda kalsiyum ekleyin. Eğer sodyum seviyesi artarsa, daha fazla kalsiyum ekleyin.

Ölümcül karışım-Bölüm III

Bazı bitki türleri tuzlu topraklarda çok iyi gelişmektedir. Bunlara Halofit (Halophytes) denir. Neden?
Çünkü Halofitler hormonlarını ve buna bağlı olarak da fonksiyonlarını ayarlayabilirler. Buna rağmen çoğu halofit ticari olarak kabul görmemektedir.

Tuzlu Toprağın Etkileri

Hormon Dengesi

Oksinler: Tuzlu koşullarda azalır. Oksinler tohum yada büyüme döneminde uygulanırsa gelişmeye etkili olur.

Giberellinler: Tuz stresi atında oldukça azalır. Ürüne tuz stresi altında iken uygulandığında gelişmeye etkili olur.

Sitokininler: Tuz stresi altında yapraklardaki sitokinin seviyesi düşer. Bu etilenin kontrolü için kritik bir durumdur.

Etilen: Tuz stresi altında hemen artar. Bu olay bitki dokularını olumsuz etkiler ve bitkinin hastalıklardan kolay etkilenmesine neden olur.

Absisik asit: Tuz stresi altında hemen artar. Bu hormon şekerin taşınmasına yardımcı olsa bile, erken ölüme neden olabilir. Kuraklık stresinde de hemen artar. Bu bitkinin üst bölgeleri ve köklerinde gelişmeyi olumsuz etkiler.

Çevre Koşullarına Bitkinin Adaptasyonu

Bitki hücrelerinin adaptasyonu çimlenmeden sonraki 5-10 gün içinde oluşur. Bu adaptasyon büyüme dönemi boyunca sürer.
Görüldüğü dönemlerde bitki hormon dengesini tekrar ayarlar. Normal koşullar altında bu “yeni denge” son yıla kadar görülür.

Sonuç:
1. Tuzlu topraklarda yetiştirilen bitkilere çimlenme döneminde maksimum adaptasyon için Nitro Plus yada Aqua Cal uygulanmalıdır
2. Çimlenme ve çimlenme sonrasındaki kısa bir süre boyunca bitki tarafından Nitro Plus ve/veya Stimulate uygulanmalıdır.
3. Bitkinin kuraklığa toleransı için çimlenmede 15 gün sonra kuru toprağa uygulanmalıdır.

Tüm bitkiler adapte olmayabilir.

Adaptasyon sırasında Oluşan Olayların Varsayıma Dayanan Şeması

Gelişim başladığı zaman stres görülür

Hormonların değişimi: (ABA, CK, GA değişir)

Kısa süreli cevaplar: Stress proteinlerinin sentezi

Uzun süreli cevaplar: Tekrarlı DNA değişimi

Tekrarlı DNA değşimi: DNA konformasyonunu etkiler

Genom ifadelerinde değişmeler

Bitki yapısında gelişme, ABA’da azalma, CK’da artma /yada CK hassasiyeti),GA yenilenmesi (yada GA ‘ya karşı hassasiyet değişimi)

Adaptasyon: Çevre artık daha fazla stres oluşturamaz

Ölümcül karışım-Bölüm IV

Tuzlu toprakları ele aldığımızda hatırlanması gereken bazı şeyler vardır:

1. Kalsiyum oldukça iyi çözünürlükte olmalıdır.
2. Topraktaki sodyumdan kurtulmayı yada sodyumu azaltmayı denemeyin...sadece bitkide kalsiyumu arttırın.
3. Kalsiyum uygulamalarında bant uygulaması açık alan uygulamalarından çok daha etkili olmaktadır.
4. Bitkinin genç olduğu dönem kalsiyum uygulamasındaki en önemli dönemdir.
5. Genç kök saçakları için az miktarlarda kalsiyum uygulaması gerekli olabilir. Bu saçak kökler bitkinin besinleri aldığı yerlerdir. Ayrıca bu alanda bitki hormonları üretilmektedir.
6. Stres koşulları altında oksin, sitokinin ve giberralik asit uygulanması hormonların kontrolünde yardımcı olacaktır.

- Daha fazla verim
- Daha iyi kalite
- Hastalıklara karşı yüksek dayanıklılık
- Daha iyi su penetrasyonu
- Her yıl iyi mahsul için

Stoller ürünleri tuzluluğun neden olduğu problemleri çözmede yardımcı olacaktır.

Ölümcül karışım-Bölüm V

Bazı insanlar yalnızca topraklarının daha iyi yapıya sahip olması yada su penetrasyonu ile ilgilenirler.

- Asla kalsiyum’ u dahil etmeyin. Toprak yüzeyinde daima yüksek konsantrasyonda kalsiyum bulundurun ve bırakın su onu aşağı taşısın. Kalsiyum aşağıya doğru hareket ettikçe, daha seyrelecek ve daha az etkili olacaktır.
Bir çok insan toprak düzenleyicisi olarak “sülfürik asit” kullanmaktadır. EĞER TOPRAKYETERLİ MİKTARDA KALSİYUM KARBONA İÇERİYORSA, bu uygulama işe yarayabilir. Eğer değilse, sülfürik asit tuzluluk problemlerine neden olacaktır.

Çeviri; “Soil and Salt..A Deadly Mixture”, Jerry Stoller